İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/428 E. 2026/774 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/428
Karar No
2026/774
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/428 Esas KARAR NO :2026/774

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/05/2026 KARAR TARİHİ:20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... ile ... sıfır parça temini hususunda anlaştıklarını, davalı tarafça müvekkiline parça temin edileceği, ürünün sevk edilerek teslim edileceği bildirilmiş; müvekkilinin de davalının bu beyanlarına güvenerek ödeme yaptığını, Davalının, bedeli almasına rağmen edimini yerine getirmediğini bedeli tahsil edilen motor/parça müvekkiline teslim etmediğini bunun üzerine icra takibine girişilmiş ise de davalı yanca haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini belirterek ... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptalini, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: "MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir. Somut olayda, eldeki davanın taraflar arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davalardan olduğu anlaşılmış olup uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır.Mahkememizce tarafların tacir durumunun tespiti amacıyla Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde gerekli araştırmalar yapılmış olup, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün müzekkere cevabında; davacı ... ve davalı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesi müzekkere cevabında ise; davalı ...'ın Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) yönünden mükellefiyetinin bulunduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 172. maddesi kapsamında defter tutma mecburiyetinin bulunmadığı bildirilmiştir. Davanın nisbi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden davanın ticari dava olarak kabulü ve davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, somut olayda; 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanamayacağı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Genel görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay içtihatları, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/10/2026

Katip ... e-imzalı*

Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/428, K. 2026/774, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-428-e-2026-774-k-375ed78ccc93