Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/766 E. 2026/1700 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/766
Karar No
2026/1700
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/766 - 2026/1700 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/766 KARAR NO : 2026/1700

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2026 NUMARASI : 2026/140 Esas - 2026/130 Karar

DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ -.... Şişli/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ...... İzmit/KOCAELİ DAVALI : .... (T.C. NO:...) - ...... Suruç/ŞANLIURFA VEKİLİ : Av. ... - ...... Suruç/ŞANLIURFA DAVA TÜRÜ : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 25/02/2026 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 23/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı borçlu ... arasında ve imza olunan şirket genel kredi sözleşmelerine istinaden kendisine krediler kullandırıldığını, ancak sözleşme hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle davacı banka tarafından kredinin geri çağrıldığını, davalıya ihtarname keşide edilerek kredinin geri ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığından Kocaeli İcra Müdürlüğü 2025/32741 Esas sayılı icra dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, davalının itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak kedi sözleşmesine aykırı davranışı sonucu muaccel olan kredi borcunu ödemediğini, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazları kaçırma girişimlerinde bulunduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz talepleri olduğunu, haciz talebinin kabulünü, itirazın iptaliyle takibin devamını, davalının aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bekirpaşa şubesinden kullandırıldığından davalı yan tarafında icra dosyasına yapılan yetki itirazı ve mahkemenin öncelikle bu itirazı inceleyip itirazı yerinde bulması ve bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermesi usul ve yasaya uygun olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kredinin Kocaeli/Bekirpaşa şubesinden kullandırıldığı yönündeki iddiası: somut, açık ve kesin delillerle ispatlanamadığını, davalının yaşı, ekonomik durumu ve sosyal koşulları dikkate alındığında, bu nitelikte bir kredi işlemini gerçekleştirmesi hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2026 Tarih - 2026/140 Esas - 2026/130 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden davalıya krediler kullandırıldığı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranması üzerine kredilerin geri çağrıldığı ve keşide edilen ihtarname ile borcun ödenmesinin talep edildiği; ancak ödeme yapılmaması üzerine Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2025/ 32741 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın haksız olduğu, talep edilen temerrüt faizinin sözleşme ve yasal düzenlemelere uygun bulunduğu belirtilerek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı banka tarafından genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunup bulunmadığı talep edilen temerrüt faizinin sözleşme ve yasal düzenlemelere uygun olup olmadığı ve buna bağlı olarak itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, icra dairesi kendiliğinden yetkisizliğini gözetemeyeceği için borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir. İtirazın iptali davalarında; icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi durumunda; İİK'nın 50. maddesi uyarınca; öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca; ön sorun olarak incelenmesi gerekir. İcra Dairesi'nin bu konuda re’sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır. İcra Dairesi'nin yetkisine yönelik itirazının incelemesi neticesi; mahkeme, icra dairesinin yetkili olduğuna karar verirse; borçlunun, icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazı hakkında; Anayasa'nın 141/3 ve HMK'nın 27. maddesi uyarınca gerekçeli olarak icra dairesinin yetkisine vaki itirazın kaldırılmasına karar verilecektir ve bu kararını da taraflara tefhim veya tebliğ edecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesi; takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilecektir (YHGK. 27/11/2013 Tarih ve E:2013/13-372 Esas - K:2013/1606 sayılı kararı).

İlamsız icra takibinde yetkili icra daireleri 2004 sayılı İİK'nın 50. maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın yetkiye ilişkin 6. vd. maddelerine göre belirlenir. Yine 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre para alacaklarına ilişkin icra takibi alacaklının yerleşim yeri icra dairesinde de yapılabilir. Taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığı ispat edilemediğinde alacak bir para alacağına dönüşmeyeceğinden yetkili icra dairesi 2004 sayılı İİK'nın 50. maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca borçlunun takip tarihindeki yerleşim yeri icra daireleridir. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; "...takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığı görülmekle, davalının mernis adresinin Suruç/Şanlıurfa olduğu, davacının adresinin Şişli/İstanbul olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede yetki sözleşmesi yapılmamış olması, dava konusu kredinin Kocaeli de bulunan davacı bankanın şubesinden çekilmemiş olması dikkate alınarak davalının usulüne uygun şekilde İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş olması sebebiyle takip yetkisiz icra dairesinde yapıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine..." şeklindeki gerekçeyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüşse de; somut olayda, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin dosyaya eksiksiz ve açık şekilde alınmadığı, ayrıca, davalıya gönderilen noter ihtarnamesinde borcun Kocaeli Bekirpaşa şubesi aracılığıyla kullandırılan krediden kaynaklandığının belirtildiği, bu durumda, kredi sözleşmeleriyle kredi kullandırımına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya getirtilerek, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının sözleşme hükümleri ve genel yetki kuralları (6100 sayılı HMK m.6, 10; 6102 sayılı TTK m.7; 6098 sayılı TBK m.89) kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2026 Tarih - 2026/140 Esas - 2026/130 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/766, K. 2026/1700, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-766-e-2026-1700-k-b1111412d502