Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/748 E. 2026/1476 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/748
Karar No
2026/1476
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/748 - 2026/1476 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/748 KARAR NO : 2026/1476

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.02.2025 NUMARASI : 2023/442 Esas 2025/162 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - : 2 - VEKİLİ : Av.

: 3 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.09.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.11.2022 tarihinde, davacı adına kayıtlı park halindeki ... plakalı araca, davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL hasar bedeli ve 100,00 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 27.11.2022 tarihinden, davalı ... Şirketinden ise arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 21.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile hasar bedeli için 185.000,00 TL'ye, araç mahrumiyet zararı için 10.500,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazadan dolayı ... plakalı araçta meydan gelen hasar için ... Şirketine 27.02.2023 tarihinde 100.000,00 TL maddi hasar ve 07.03.2023 tarihinde 100.000,00 TL rücu sovtaj ödemesi yapıldığını, aynı araç için 15.05.2023 tarihinde ...'e 26.956,46 TL ve 12.130,41 TL hasar masrafı ile 05.04.2023 tarihinde 9.167,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 48.253,88 TL ödeme yapıldığını, böylece poliçe teminat limitinin tüketildiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar, tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kadar ödemeyi davacı tarafın kasko sigorta şirketine yaptığı, bakiye bedelden diğer davalıların sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 185.000,00 TL hasar bedeli tazminatının ve 10.500,00 TL araç mahrumiyeti tazminatının davalılar ... ve ...’dan haksız fiil tarihi olan 27.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... AŞ yönünden davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, davacıya ait aracın rayiç bedelinin fahiş belirlendiğini, farazi olarak hesaplama yapıldığını, araç mahrumiyet zararı yönünden davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle tamir bedeli ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı adına kayıtlı park halindeki araca, davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek davalılardan hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının tazminini talep etmiştir. Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespit edilmesi,onarımının ekonomik olması halinde makul tamir süresi ve onarımının ekonomik olmaması halinde ise aynı özelliklere sahip yani araç almak için gerekli olan makul süre için araç mahrumiyeti bedeli belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 26.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda, aracın 2018 model ... marka araç olduğu, dava konusu kaza nedeniyle oluşan onarım bedelinin hesaplanmadığı, dolayısıyla aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının değerlendirilmediği, sadece aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el rayiç değerinin belirlendiği (925.000,00 TL), bu bedelden davacı tarafın kasko sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan 740.000,00 TL’lik ödeme mahsup edilerek davacının talep edebileceği hasar bedelinin 185.000,00 TL olduğunun belirlendiği görülmüş olup raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, aracın, dava konusu kaza nedeniyle hangi parçalarının hasarlandığının ayrı ayrı tespit edilmesi, kaza ile illiyet bağının kurulması, parça bedeli ve işçilik bedeli toplamı üzerinden onarım bedelinin hesaplanması, belirlenen onarım bedeli ile aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri gözetilerek aracın onarımının ekonomik olup olmadığının belirlenmesi, ekonomik olmadığının anlaşılması halinde (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespit edilmesi, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki aracın ikinci el piyasa değerine ilişkin çelişkinin giderilmesi, aracın markası, modeli, kilometresi ve daha önceki hasarları değerlendirilerek ikinci el piyasa değerinin belirlenmesi, davacıya kasko sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere ait hasar dosyasının getirilmesi ve yapılan hasar ödemesinin dikkate alınması, aracın pert olduğunun kabul edilmesi halinde yeni bir araç alımı için gerekli makul süre esas alınarak, onarımın ekonomik olduğunun anlaşılması halinde makul onarım süresi belirlenerek davacının araç mahrumiyet zararının hesaplanması yönünden bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmayan, yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/748, K. 2026/1476, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-748-e-2026-1476-k-00a00246a897