Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/861 E. 2026/911 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/861
- Karar No
- 2026/911
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/861 - Karar No:2026/911 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/861 KARAR NO : 2026/911
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2023/902 E-2024/768 K
DAVACI : VEKİLİ : Av. ... -E-TEBLİGAT DAVALI : VEKİLİ : Av. ... - E-TEBLİGAT
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanınr reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; taraflar arasında 22.08.2022 tarihli Taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin davalı ile arsa sahipleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu "...Parsel" üzerinde konut inşaatını yapmayı üstlendiğini, sözleşmenin imzalanması ile birlikte derhal İş'e başlayan müvekkilinin, hafriyat işlerini belirli bir noktaya getirdikten sonra davalının haksız ve kötüniyetli engellemeleri sebebiyle inşaata devam edemediğini, davalı tarafın, müvekkilinin edimini ifa etmesine müsaade etmediğini, müvekkilinin engellenmesi ve İş'e devam etmesinin önüne geçilmesinden sonra Kırıkkale 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/8 D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile dava konusu parsel üzerinde "kazı ve dolgu imalatlarının ve hafriyat işlerinin yapıldığı" tespiti yapıldığını, müvekkilinin davalı yararına yapmış olduğu iş ve kazanımlar mevcut olsa da yapılan bu işlerin karşılığı davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini belirterek, davalı yararına Sözleşme uyarınca yapmış olduğu tüm işler, Hafriyat, Kazık, Beton İşleri ile Kırıkkale 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/8 D.iş sayılı dosyası ile tespit edilen işlerin, güncel ve rayiç maliyetlerinin hesaplanarak şimdilik 1.000,00TL'sinin 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ıslahla taleplerini artırarak 2.011.432,18TL'nin 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle, davacının sözleşme şartlarını yerine getirmediğini ve herhangi bir alacağı olmayacağının açık olup bilirkişinin de eldeki verilerle tespit isteyenin kusurlu olduğunu bilmesinin mümkün olmayacağını ve kendisine verilen görev gereği hesaplama yapması olağan olsa da yapılan bu hesaplamanın da hatalı olduğunu, çünkü raporda her ne kadar işyeri teslim tarihi 01.09.2022 tarihi olarak belirtilmiş ise de davacının sözleşmenin 13.2 maddesini yerine getirmemesinden dolayı kendisine iş yeri teslimi yapılması da mümkün olmadığını, ayrıca gerek uydu görüntülerinin sağlıklı sonuçlar vermemesi ve gerekse de davacının işyeri teslimi yapılmadan çalışma yapmasının mümkün olmaması karşısında hesaplamanın da hatalı olduğunu, öncelikle davacı taraf sözleşmedeki teminat verme yükümlülüğü olan sözleşmenin 13.2 maddesini yerine getirmesi gerekirken bu hususa aykırı hareket etmiş olup, müvekkili şirketçe de işyeri teslimi yapılamadığını, davacının sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmeden ve müvekkili şirketçe kendisine işyeri teslimi yapılmadan bu şekilde kendi başına hareket ederek iş yaptığını iddia etmesi ve alacak talebinde bulunmasının hem basiretli tacir sıfatına aykırı hareket ettiğinin hem de iyi niyetli olmadığının açık göstergesi olduğunu, ayrıca yine davacı tarafa hak ediş usulü ödemenin yapılabilmesi için sözleşme gereği ilk hakedişin, hafriyat, forekazık, temel betonu ve 1. Bodrum kat betonu atıldıktan sonra yapılacağının açıkça belirtilmiş olduğundan davacı tarafın taleplerinin haksız olduğu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Taraf ve iddia savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dava konusu üzerinde talimat yoluyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan bilirkişi raporunda özetle; dava konusu parsel üzerinde sözleşme kapsamında olan imalatlardan sadece hafriyat çalışmasını yapıldığı, bu hafriyat çalışmasının ise %60'ının tamamlandığı diğer imalatlara ise başlanılmadığı tespit edildiği, tamamlanan hafriyat imalat bedelinin 1.521.000,00 TL olduğu, dava tarihi değerinin ise TEFE-TÜFE oranları kullanılarak 2.011.432,18TL olarak tespit edildiği, dava konusu parsel üzerinde yapılması planlanan inşaat seviyesinin ise yapılan ve yapılmayan imalat bedelinin oranlanması sonucu %0.78 olduğunun tespit edildiği , yapılan inceleme sonucunda tüm dosya kapsamında toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporu dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen Taşeron Sözleşmesinin 11. Maddesine göre hafriyat imalat bedelinin ödenebilmesi için forekazık, temel betonu ve 1.bodrum betonu atılmış olması gerektiğinin görüldüğü, ancak forekazık, temel betonu ve 1.bodrum betonu imalatının tamamlanmadığının tespit edilmemesi ayrıca sözleşmenin feshi başlıklı 27. Maddesine göre de taşeronun sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle işi yapamamış olmasından dolayı mahrum kaldığı kar veya herhangi bir isim altında işverenden tazminat talep edemeyeceği düzenlemesinden dolayı davacı lehine hafriyat imalat bedeline hükmedilemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki sözleşme konusu işin davalı tarafça tek taraflı ve haksız olarak durdurulduğunu ve davacı İşçilerinin Şantiyeye alınmadığını ,dolayısıyla Sözleşmenin taraflarca feshinin söz konusu olmadığını davalı tarafın davacının belirli bir noktaya getirdiği İş'i tek taraflı ve bildirimsiz bir şekilde sonra erdirdiğini ,o yüzden Mahkemenin Ret Gerekçesini oluşturan 11. Maddenin burada uygulama olanağı bulunmadığını ,zira 11. Madde devam eden bir İş'teki hakediş zamanını gösterdiğini burada ise hakediş zamanından önce ve tamamen davalı tarafın tek taraflı iradesi ile sona eren bir süreç bulunduğunu ,sözleşmenin imzalanması ile birlikte derhal işe başlayan müvekkilinin, hafriyat işlerini belirli bir noktaya getirdikten sonra davalının haksız ve kötüniyetli engellemeleri sebebiyle inşaata devam edemediğini davalı tarafın, müvekkilinin edimini ifa etmesine müsaade etmediğini dolayısıyla burada 11. Maddenin uygulama olanağı bulunmadığını ,Mahkemenin ret gerekçesini oluşturan 2. Hususun ise Taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 27. Maddesi olduğunu oysa bu maddenin de işbu uyuşmazlıkta uygulama olanağı bulunmadığını ,zira bu maddenin İşverenin haklı fesih hallerini düzenlemediğini dosya kapsamında ise İşverenin haklı fesih halini gösteren hiçbir somut delil bulunmadığını ,davalının tek iddiası olan Davalının Davacıya yer teslimi yapmadığını bu iddianın doğru olmadığı bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile ortaya çıktığını kaldı ki Sayın Mahkemenin de bu hususu ret gerekçesi olarak da değerlendirmediğini ,dosya kapsamında dinlenen tanıklardan;Tanık ...; "Dava konusu işler devam ederken Davalı tarafça bize karşı herhangi bir engelleme veya zorluk çıkarılmadı",Tanık ...; "Bize verilen talimat doğrultusunda hafriyat işini yapıyorduk. Bu aşamaya kadar yapılan işler tarafımıza resmi olarak yer teslimi yapılmadan şifahi olarak yapılan yer teslimiyle bitirdik." demek suretiyle davalı tarafın davacının çalışmalarına izin verdiği, ve engel olmadığı, davacı çalışanlarının ise rahatlıkla çalışabildiğini kaldı ki davalının yer teslimi verdiği ve teminat istemediğinin açık olduğunu ,çalışma sahasının, davalıya ait ve etrafı çevrilmiş bir bir şantiye olduğunu dolayısıyla kendisine izin verilmemesi halinde davacının çalışabilmesinin mümkün olmadığı bir alan olduğunu ,davacının ücretini alamayacağı bir İş için zorla ve izin almadan şantiyeye girebilmesi ve bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere geri alamayacağını bilerek milyonlarca lira masraf yapmasının ticari hayatın işleyişine ve hayatın olağan akışına bütünüyle aykırı olduğunu ,tanık beyanları ile de anlaşıldığı üzere, sözleşmede yer alanın aksine, davalının şifahi olarak yer teslimi yaptığı ve teminat da istemediğinin davacının teminatsız çalışmasına muvafakat ettiğinin anlaşıldığını ,davacı müvekkilinin, yapmış olduğu İş'lerden ötürü davalı nezdinde meydana gelen zenginleşmenin ve kazanımların bedelini istediğini bilirkişi raporuna göre davacının yapmış olduğu hizmetin karşılığı olan bedelin, davalı tarafı sebepsiz yere zenginleştirdiğini, bu bedelin ödenmemesine gerekçe olarak sözleşmede yer alan ilgili maddelerin ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını ,işin sona ermesine davacının sebep olmadığı da açık olduğundan, haksız ve sebepsiz zenginleşen davalının, bu zenginleşmeyi davacıya iade etmesi gerektiğini ,davalı tarafın bir yandan davacının çalışmasına imkan tanırken diğer bir yandan haksız ve gerekçesiz bir şekilde kendi yararına yapılan işlerin bedelini davacıya ödemekten imtina etmeye ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki 22.08.2022 tarihli anahtar teslimi taşeron sözleşmesi kapsamında birtakım hafriyat işlerinin yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; Sözleşmenin konusu ve kapsamı başlıklı 3.Maddesinde ...Mahallesinde imarın ... Parsel üzerine İŞVEREN firma...LTD. ŞTİ. tarafından arsa sahipleriyle anlaşılan kat karşılığı daire yapım sözleşmesinde olan 2 dükkan ve 193 konuttan oluşan toplam 195 adet bağımsız bölümden oluşan tesisin Tüm Forekazık, Hafriyat, Betonarme, Altyapı, İnce işler, Mekanik işleri, Elektrik işleri, Asansör işleri, Pvc işleri, Ahşap İşleri, peyzaj işleri ve adı yazılmayan inşaatın teknik şartnamesine uygun anahtar teslim bitirilebilmesi için gerekli her türlü işler (Beton, Demir, ve anahtar teslim yapımı için gerekli her türlü malzemeler dahil) uygulaması imalatlarının her türlü malzeme, işçilik, genel giderler ve 4. maddede yazılı giderler dahil TAŞERON tarafından 7. maddedeki fiyat ve şartlarla yapılması ve teslim edilmesi işleri bu sözleşmenin konusunu teşkil eder.
3.1. Sözleşme kapsamında TAŞERON tarafından yapılacak işler: a)İlgili birimlerce onaylı mimari betonarme+mekanik+elektrik+peyzaj+forekazık ve diğer tüm uygulama projelerine uygun olarak Forekazık, Hafriyat, Betonarme, Altyapı, İnce işler, mekanik işleri, Elektrik işleri, Asansör işleri, Pvc işleri, Ahşap İşleri, peyzaj işleri ve adı yazılmayan inşaatınteknik şartnamesine uygun anahtar teslim bitirilebilmesi için gerekli her türlü iş (Beton, Demir, ve anahtar teslim yapımı için gerekli her türlü malzemeler dahil) uygulamalarını ilişik teklif kapsamı dahilinde tekniğine, TC.Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı yapı müfredatına ve tesis standartlarına uygun olarak taşeron tarafından yapılacaktır. Sözleşmenin yer teslimi, işe başlama, bitirme ve gecikme cezası başlıklı 6.Maddesinde; 6.1 İş bu sözleşme imzalanması tarihinde yürürlüğe girecektir. Yer teslimi aynı zamanda işe başlama tarihidir. 6.2. İşe Başlama Tarihi: 01.09.2022 (işyeri teslim tutanağı başlangıç tarihidir.) 6.3. İş bitirme tarihi iş yeri teslim tutanağı başlangıç tarihinden itibaren 730 gün içinde bitirilecektir, bitirilmezse ilave olarak 120 gün verilecektir. Sözleşmenin bedeli ve birim fiyatları başlıklı 7.maddesinde 7.1. İş anahtar teslim bedeli KDV hariç 195.000.000,00-TL (yüzdoksanbeşmilyon Türk Lirası)+%18 KDV (Her türlü anahtar teslim işlerin, malzeme, işçilik, iskele, maaş, yemek, barınma, aletler, taşınma, iş güvenliği ve kule vinç bu fiyata dahildir.) Sözleşmenin feshi başlıklı 27.Maddesinde ise; 27.1."Sözleşme yapıldıktan sonra taşeronun taahhüdünden vazgeçmesi veya taşeronun bu sözleşmedeki maddelerden herhangi birisine kısmen veya tamamen uymaması ve işi şartname ve sözleşme hükümlerine uygun, zamanında ve tam olarak yerine getirmemesi halinde ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın, işveren sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederek işine son verebilecektir. Bu durumda hesabı genel hükümlere göre yapılır ve işi tasfiye edilir. Tasfiye işleri tamamlanıncaya kadar beklenmeksizin taşeronun kalan işleri onun nam ve hesabına emaneten veya başkasına yaptırılacak bundan dolayı oluşacak fiyat artışları ile her türlü zarar ziyan taşerondan tahsil edilecektir. Sözleşmenin bu şekilde feshi halinde taşeronun kesin teminatı, cezai şart olarak nakde çevrilecek ve irat kaydedilecektir. Taşeron sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle işi yapamamış olmasından dolayı mahrum kaldığı kar veya herhangi bir isim altında işverenden tazminat talep edemez." düzenlemeleri içerdiği görülmüştür. Yine taraflar arasında yapılacak işlere ilişkin pursantaj tablosu düzenlediği tespit edilmiştir. Dosya kapsamı, taraf ve tanık beyanları, mahallinde keşfen alınan rapor birlikte değerlendiriliğinde davacı tarafça davaya konu parsel üzerinde kısmi hafriyatın yapılmış olduğu sözleşmenin fesihle sona erdiği anlaşılmıştır. Mahkemesince sözleşmenin 27.maddesine atıfla taşeronun sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle işi yapmamış olmasından dolayı mahrum kaldığı kar veya herhangi bir isim altında işverenden tazminat talep edemeyeceği düzenlemesine atıfla davacı lehine hafriyat bedeline hükmedilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dayanılan madde düzenlemesinde işverence sözleşmenin tek taraflı feshi halinde yapılan imalatlara ilişkin genel hükümlere göre hesap yapılacağı ve işin tasfiye edileceğinin düzenlendiği, davacının yaptığı ve faydalı imalatların bedelini istemeyeceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeyi içermediği, mahkemenin gerekçesinde belirttiği düzenlemenin ise davacının fesih nedeniyle kalan işleri yapamaması sonucu buna ilişkin bir kar kaybı ve tazminat istemeyeceğine yönelik olmakla, mahkemesince sözleşmenin 27.maddesi düzenlemesinin hatalı yorumlanması yanında bir an için maddenin feshi halinde yapılan iş bedelinin talep edilebileceğine ilişkin açık düzenleme olarak kabul edilmesinde dahi Yargıtay yerleşik içtihatları gereği bu düzenleme batıl kabul edileceğinden (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 28.05.2015 gün 2014/5067 E-2015/2909 K; 01.10.2012 gün 2011/5360 E-2012/5918 K sayılı ilamları), sözleşmenin yüklenicisi tarafından sözleşmenin ifası noktasında yapılan faydalı imalatlar bedelinin feshi ile akdi ilişki sona ermiş olması nedeniyle talep edilebileceğinin kabulü gerekir. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olayın incelenmesinde; sözleşmenin fesihle sona ermiş olması nedeniyle genel hükümlere göre tasfiyesinin gerektiği dikkate alınarak sözleşmenin 2.maddesinde belirtilen tüm işlere ilişkin toplam iş bedeli, yine götürü bedel sözleşme kapsamında davacı tarafça kısmen ifa edilen kazı imalatına yönelik taraflarca kabul edilen pursantaj oranı ve bu imalatta davacının yapmış olduğu tespit edilen tamamlama oranı dikkate alındığında mahkemesince dava ve ıslah da dikkate alınarak 1.521.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-b.2 madde gereğince kaldırılmış, davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2024 tarih ve 2023/902 E-2024/768 K sayılı kararının HMK 353/1-b.2 madde gereğince kaldırılmasına, 3- Davanın kısmen kabulüne, 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 1.520.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 27/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 103.831,20 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ile 34.333,16 TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 69.228,19 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5- Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ile 34.333,16 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 230.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen edilen miktar üzerinden hesaplanan 78.469,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- Davacı tarafça yapılan 496 TL tebligat ve posta masrafı, 650 TL araç ücreti ve 8.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.146,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 6.911,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-HMK 333. madde gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 11- Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 12-Davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvurma harcı ile 380 TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. Madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10.09.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır