Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/681 E. 2026/1474 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/681
- Karar No
- 2026/1474
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/681 - 2026/1474 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/681 KARAR NO : 2026/1474
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.01.2025 NUMARASI : 2024/184 Esas 2025/73 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 24.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 01.10.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.05.2023 tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 50.000,00 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici bakıcı gideri 15.012,00 için TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 275.323,49 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya mübrez bilgi ve belgelerin hiçbirinin tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre kaza sırasında davacı...'ın kaskının takılı olmadığının anlaşıldığını, bu nedenle müterafik kusurlu olduğunu, maluliyeti yönünden adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %15 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %85 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %7 oranında, bakıcı ihtiyacı süresinin 45 gün olduğunun belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararı ve geçici bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 275.323,49 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 15.012,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 290.335,49 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminata uygulanacak faiz türünün avans faiz olması gerektiğini ve 15.05.2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, aktüerya hesabında aylık gelirden AGİ indirimi yapılmaması gerektiğini, davacının maluliyetinin belirlenenden daha fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığı ve malul kaldığını belirterek sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. 1- Mahkemece, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin belirlenmesi yönünden Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, kurul tarafından fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının %7 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 45 gün olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2-Davacının işgöremezlik zararının ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacının esas alınan gelirinin dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olduğu görülmekle tarafların aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 3- Davalı vekili, bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; bakıcı gideri, yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 4-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Somut olayda, davacı tarafça, maluliyete ilişkin belgeler temin edilerek davalı sigorta şirketine 02.01.2024 tarihinde başvuru yapıldığı, davacının zararının tazmin edilmesinin talep edildiği anlaşılmakla başvuru tarihi esas alınarak davalı şirketin temerrüt tarihinin 12.01.2014 olarak belirlenmesinde ve buna göre hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde, davanın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, davalı şirkete sigortalı aracın gerçek şahıs adına kayıtlı ve aracın ticari niteliğinin bulunmaması nedeniyle faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 19.832,82 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.958,20 TL'nin mahsubu ile kalan 14.874,62 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.