İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/751 E. 2026/824 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/751
- Karar No
- 2026/824
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/751 Esas KARAR NO : 2026/824 Karar
DAVA : TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... firmasının, ...adresinde faaliyet gösterdiğini ve ağırlıklı olarak yazılım ve bilişim teknolojileri ile uğraştığını, davalı firmanın, yaptığı işlere ilaveten, ... ili ... Organize Sanayi Bölgesi içinde, banka kredi kartlarının personalizasyonu (kişiselleştirme) Merkezi kurmayı amaçladığını, bununla birlikte davacı müvekkilin ... firmasının da banka kredi kartlarını ham olarak yurt dışından ithal eden ve yine yazılım programlarını ithal eden bir firma olduğunu, neticede tarafların bir araya gelerek, kurulacak olan bu yeni işletmenin hem kurulması ve hem de işletilmesi amacıyla gerekli şartlarda anlaşıp 29.05.2023 tarihli protokolü düzenlediğini, taraflar arasındaki 29.05.2023 imza tarihli bu sözleşmenin, taraflar için yürürlük tarihi yani maddi yükümlülüklerin başlayacağı tarih olarak da, ...’de kurulacak olan tesisin binasının ... Belediyesi'nden yapı inşaat izinlerinin alınmasıyla birlikte işlerlik (aktiflik) kazanacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki bu sözleşmeye göre davalı ... firmasının yükümlülüklerinin paraya dayalı maddi yükümlülükler olduğunu, davalı firmanın işletmenin kurulması ve işletilmesi dahil tüm maddi yükümlülükleri üstlendiğini ve hatta çalışmaya başladıktan sonra da hemen para kazanılamayacağı düşüncesiyle, sertifikasyon sürecinin tamamlanmasından sonra da devam eden 18 ay süresince de finansman desteğinde bulunma edimini üstlendiğini, taraflar arasındaki bu sözleşmeye göre davacı müvekkilinin ... firmasının yükümlülüklerinin ise teknik danışmanlık ve ayrıca satış/pazarlamaya yönelik konularda da hizmet vermek şeklinde olduğunu, inşaat izninin alınmasından itibaren, işletmenin kurulması ve hazırlık aşaması olarak kabul edilen birinci fazda aylık 100.000,00 TL+ KDV’den ve daha sonra sertifikasyon sürecinin tamamlanması ve ilk müşteriye fatura kesilmesi ile başlayacak olan ikinci fazda ise aylık 200.000,00 TL+KDV’den müvekkili şirkete ödeme yapılacağını, gerek birinci fazda ve gerekse ikinci fazda belirlenen ücretlere her altı ayda bir enflasyon verilerine göre güncelleme yapılacağını, araç tahsisini, bu ödemelerin işletme çalışmaya başladıktan sonra ve bir yılın sonunda performans değerlendirmesi ile aylık ödemelerin belirleneceği ve en önemlisi de personalizasyon merkezinin faaliyete geçmesiyle birlikte %2 davalı şirket hissesinin müvekkiline verileceğinin taahhüt edildiğini, tarafların belli bir tarihe kadar sözleşmedeki karşılıklı yükümlülüklerini yerine getirerek, sözleşmenin konusu olan .. Organize Sanayi Bölgesi'ndeki, banka kredi kartlarının personalizasyonu (kişiselleştirme) Merkezini kurarak faal hale getirdiklerini, tüm sertifikasyon süreçleri de Nisan/2024 ayı içinde tamamlandığını, ... ile anlaşma yapılma ve bu bankadan sipariş alınarak 2024 yılı Ağustos ayı itibarı ile fatura kesilme aşamasına dahi gelindiğini, ancak tam bu süreçte davalı firmanın, 31.07.2024 tarihinde sebepsiz ve haksız bir şekilde taraflar arasındaki sözleşmeyi, .. 29. Noterliği'nin... tarih ve ... no.lu ihtarnamesi ile tek taraflı olarak fesih ettiğini, ... 29. Noterliği'nin .. tarih ve ... no.lu ihtarnamesi ile de davacı ... şirketinin yetkilisi olan ...’den, tahsis edilen aracı da geri istediğini, davalının yaptığı fesih işleminin, tipik olarak hakkın kötüye kullanılmasına örnek olduğunu, davalı firmanın, 2024/Mayıs ayından 2025/Ekim (dahil) ayına kadar 18 ay daha davacı müvekkilinin sözleşmede belirlenen hesaplama şekliyle danışmanlık hizmet bedellerini ödeme yükümlülüğünde olduğundan ve 31 Temmuz 2024 ayındaki haksız fesih sebebi ile en azından devam edecek olan, 2024/Ağustos ayı ile 2025/Ekim ayları arası toplam 15 ay daha sözleşme gereği danışmanlık ücret alacağının olduğunu, bu aylara ait danışmanlık ücret alacağının 6 aylık enflasyon düzenlemesi ile ve müşteriden fatura kesilmesi halinde faz 2 olarak nasıl hesaplanacağının sözleşmede belirlendiğini, 2024/Nisan ayında sertifikaların alınmasından sonra görüşme yapılan bankalardan sipariş alınacağını anlayan davalı şirketin birden bire Nisan ayından itibaren müvekkili şirketin sözleşme gereği her ay kesmiş olduğu danışmanlık hizmet faturalarını da ödememeye ve ödeme konusunda devamlı oyalamaya başladığını, bu ödememe durumunu başlangıçta anlamlandıramayan müvekkilinin, sözleşmenin feshinden sonra davalının kötüniyetini anladığını, 2024 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarına ait ödenmeyen bu hizmet faturalarının tahsili için işbu davadan önce, 11.10.2024 tarihinde, davalı şirket hakkında ... 14. İcra Müdürlüğü'nün...Esas no.lu icra takibine başlanıldığını ve davalı firmanın ilk önce “borca itiraz” ederek takibi durdurduğunu akabinde faiz istenmemesi ve taksit yapılması şartıyla müvekkili ile anlaşarak bu kez borcu ödemeye başladığını, müvekkilince hukuksal sürecin uzun süreceği düşünülerek faizsiz ve taksitle ödeme konusunda davalı taraf ile anlaşma yapılmak zorunda kalındığını, belirsiz alacak davası olarak, bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak gerçek değere kadar artırım yapma ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik HMK madde 107 gereği asgari miktar olarak, 50.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve davacıya ödenmesini, manevi tazminat olarak 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davasında açılmasında hiçbir hukuki yararın bulunmadığını, davacı tarafın dava değerini tam olarak belirtmesi gerektiğini, alacağı kesinlikle kabul manasına gelmemek kaydıyla; davada talep edilen maddi tazminat bedeli davacının iddia ve beyanlarına bakıldığından hesaplanabilir nitelikte olduğunu, zira davacının dava dilekçesinde aylık danışmanlık ücretini net bir şekilde ifade ettiğini, 15 ay daha sözleşme gereği danışmanlık ücreti alacağı olduğunu iddia ettiğini, o halde alacağı kesinlikle kabul manasına gelmemek kaydıyla HMK Madde 107 gereğince belirsiz alacak davası ikame edebilmek için alacağın belirlenememiş olması koşulunun somut olay için geçerli olmadığını ve davacının iddia ettiği alacağı hesapladığını ve belirli hale gelmiş iken belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığının gözetildiğini, davacının usul ve yasaya aykırı şekilde belirleyememe hali olmaksızın belirsiz alacak davasını ikame ettiğini, HMK 107 ile getirilmiş belirsiz alacak davası açılabilmesi hürriyeti sınırsızca kullanılabilecek bir hak olmadığını, bu hak alacak miktarının tam ve net olarak belirlenememesi ve bu miktarın tespitinin karşı yan tarafından sunulabilecek ya da mahkeme aracılığıyla temin edilebilecek evrakın celbine bağlı olması ve asgari miktarda da olsa belirlenememesine bağlı olduğuna, davacı yanın davasını kısmi eda tam tespit davası şeklinde açmadığını, dava konusu alacağın tamamının tahsilini hedef tutan şekilde usul ve yasaya aykırı olarak belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, davacının maddi tazminat talebinin somutlaştırılmasını, maddi tazminatın ne için talep edildiğinin belirgin olmadığını, tarafların basiretli birer tacir olup protokolde belirtilen tüm maddelerin tarafların tam mutabakatı ile imzalandığını, taraflar aralarında imzaladıkları protokolde fesih hakkını ve süresini açıkça belirttiklerini, ortada sözleşmeye aykırı hiçbir durum bulunmadığını, müvekkili şirkete tanınan fesih hakkının belirli bir dönem ve süre için tanınmış olup her zaman kullanılacak bir fesih hakkı olmadığını, davacının hiçbir tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davacının bu hususu bilerek sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme gereği tüm yatırımların müvekkili şirket tarafından yapılmış olduğunu, davacının fesih nedeniyle hiçbir zararı bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir kötüniyeti bulunmadığını, müvekkili şirketin davalıya şirket hissesi vereceğini taahüt etmediğini, davalı müvekkilinin yine sözleşmedeki hakkını kullanarak şirket hissesi ile ilgili taahhüdünden vazgeçtiğini, sözleşmeye aykırı hiçbir durum bulunmadığını, davacının, müvekkili şirketten hisse bedeline karşılık maddi tazminat talebinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup sözleşmeye göre hisse bedelini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının danışmanlık hizmet bedelinin alacağı adı altında talep edebileceği hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, kar kaybı ile taleplerin haksız ve hukuka aykırı olup bu şekilde bir anlaşma maddesinin de bulunmadığını, yapılan protokolün süresinin dahi belirlenmediğini, sertifikasyon tamamlanma sürecine kadar müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, manevi tazminat taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekilinin vermiş olduğu cevaba cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki tazminat/alacak taleplerinin çeşitli olduğunu, taleplerinin hiçbirinin belirli ve ölçülebilir talepler olmadığını, tespitin bir yargılama gerektirdiğini, kâr kaybına dair dava konusu alacak kalemlerinin de belirsiz olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu alacak kalemlerinin, mahkemedeki yargılama sırasında net olarak belirlendiğinde, dava miktarının belirlenen rakamlarda güncelleneceğini, dava dilekçesindeki maddi tazminat kalemlerinin tek tek sayıldığını, hangi tazminat talebinin hangi gerekçeyle istediğini detaylı, basit ve somut olarak açıklandığını, tarafların basiretli bir tacir olduğunu, protokolde belirtilen tüm maddelerin tarafların tam mutabakatı ile imzalandığını ve bu sebeple taraflar bu protokol hükümlerine aynen uyulması gerektiğini, sözleşmeyi fesih nedeni/nedenleri içinde müvekkiline dair en ufak bir ihmal ya da buna dair bir suçlama olmadığını, haksız fesih sebebi ile manen zarara uğradığının, bu sebeple maddi zararları ile birlikte manevi zararlarının da tazminini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki personalizasyon yatırım ve işletmeye yönelik ortak protokolünün davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiası ile davacı tarafın protokolden kaynaklı danışmanlık hizmet alacağı, kar kaybı ve yine protokolden kaynaklı şirket hisse bedeline ilişkin maddi tazminat istemi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı, ... 14. İcra Ceza Mahkemesi cevabi yazısı ve delil niteliğindeki tüm bilgi ve belgeler dosyamız içerisine aldırılmıştır. Mahkememiz dosyası tarafların 2022-2023-2024-2025 yıllarında ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması amacıyla bilişim uzmanı ..., borçlar hukuçusu bilirkişi ... ve SMM bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.09.2025 tarihli raporda özetle; Davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi taşıdığına, davalı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığına, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023-2024 yılına ait 11 adet ve 1.427.520,00 TL tutarlı danışmanlık faturasının olduğuna, faturaların açıklama kısmına “Danışmanlık Bedeli” diye yazıldığına, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiğine, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığına, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığına, iş bu faturaların tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiğine, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023-2024 yılına ait 11 adet danışmanlık faturasının olduğu, tarafların 2023-2024 yılında BS-BA Formu beyanlarının karşılıklı olarak adet ve tutar yönünden birbirini teyit ettiğine ve iş bu faturaların tamamının taraflarca BS-BA Formu ile beyan edildiğine, mali inceleme sonucunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının değerlendirilmesinde yapılan tespitlere göre, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 20.12.2024-31.12.2024 tarihinde davalı taraftan 305.462,80 TL alacaklı olduğuna, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 16.12.2024-31.12.2024 tarihinde davacı tarafa 187.520,00 TL borçlu olduğuna, taraflar arasında dava tarihi itibariyle 117.942,80 TL cari hesap farkı olduğuna, iş bu farkın tarafların ticari defterlerine tek taraflı olarak yaptığı kayıt işlemlerinden kaynaklandığına, davacı tarafın ticari defterlerine tek taraflı olarak 222.057,20 TL tutarlı kayıt işlemi yaptığına, iş bu kayıt işleminin davalı tarafın lehine ve tahsilat kayıt işlemine ait olduğuna, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı olarak 340.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi yaptığına, iş bu kayıt işleminin kendi lehine ve tahsilat kayıt işlemine ait olduğuna, davacı tarafın tazminat taleplerinin mali yönüyle değerlendirildiğinde, maddi olarak davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılı mayıs, haziran ve temmuz ayına yani son 3 aya ait danışmanlık hizmet faturasının aylık KDV dahil 203.760,00 TL tutarlı olduğuna, davacı tarafın talebi doğrultusunda danışmalık aylık hizmet bedelinin 203.760,00 TL, 15 aylık danışmanlık hizmet bedelinin 3.056.400,00 TL olarak hesaplandığına, davacı tarafından kar kaybı talebinin somutlaştırılamadığı ve davalı tarafın 2023-2024 yılında herhangi bir karı olmadığından bu hususta herhangi bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığına, davalı tarafın 2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında sermayesinin 13.859.900,12 TL olduğuna, davacı tarafın talebi doğrultusunda 13.859.900,12 TL sermaye tutarının 902 oranın 277.198,00 TL olarak hesaplandığına, manevi olarak mahkemenin takdirinde olduğu, e-postalar üstünde yapılan incelemelerde, davacının bankalar ile görüşüp fiyat teklifleri yollamış olduğuna, bankaların davacıya kart basımı ile adet bilgileri yollamış olduğuna, davacının kart basımları ile ilgili bilgileri bankalara iletmiş olduğuna, gerekli sertifikalar ve kart basımı için gerekli tedarikçiler ile görüşüp taraflar arasında toplantılar düzenlemiş olduğuna, yani davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğinin tespit edildiğine, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde davalı firmanın sertifika süreçlerinin resmi olarak tamamlanmasından itibaren ilk 6 ay içerisinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğine ilişkin maddenin bulunduğuna, davalı tarafından sözleşmenin sertifika süreçleri tamamlandıktan 3 ay sonra feshedildiğinin tarafların kabulünde olduğuna, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince tarafların sözleşme ile tek taraflı fesih hakkı düzenleyebileceğine, bununla birlikte TMK md. 2 ve hukukun genel ilkeleri uyarınca hakkın kötüye kullanılması teşkil edecek şekilde taraflarca tek taraflı fesih hakkının kullanılamayacağına, davalı tarafça ekonomik sebepler ileri sürülerek sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edip etmeyeceğine, davalı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği ihtimalinin kabulü halinde davacının sözleşmenin haksız feshi sebebiyle doğan zararını talep edebileceğine, bununla birlikte sözleşmenin “Finansal Koşullar” başlıklı maddesinde kararlaştırılan aylık hizmet bedelinin 18 ay süre ile devam edeceğine ilişkin taraflar arasında kararlaştırılmış bir düzenlemenin sözleşme kapsamında tespit edilemediğine, sözleşmede işletme sermayesinin sertifika süreçlerinin tamamlanmasından itibaren en az 18 ay süre ile davalı tarafça karşılanacağının kararlaştırıldığına, sözleşme kapsamından aylık ödenmesi gerekli hizmet bedelinin davalı tarafça 18 ay süre ile karşılanacağı kararlaştırılan işletme sermayesi bedeline dahil olduğunun sözleşme kapsamında tespit edilemediğine, davacı tarafça “danışmanlık hizmet bedeli"ne ilişkin zararın ispat edilip edilemediğine, sözleşmede “Şirket Hissesi Tahsisi” başlıklı maddesindeki “taahhüt edecektir” ifadesinin niteliği itibariyle hisse devretmeyi değil hisse devretmeyi taahhüt etmeyi içerdiğine, işbu nedenle davacı tarafça kural olarak öncelikle vaadin yerine getirilmesinin ve daha sonra hisse devrinin talep edilmesinin gerektiği ancak usul ekonomisi dikkate alınarak davacının her ikisini aynı anda talep edebilmesinin mümkün olduğuna, heyetçe mali değerlendirmeler kısmında davacının kar kaybı talebini somutlaştıramadığının tespit edildiğine ve manevi tazminat talebi hususlarının mahkemenin takdirinde olduğuna dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyası davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmak üzere bilişim uzmanı ..., borçlar hukuçusu bilirkişi ...ve SMM bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.12.2025 tarihli ek raporda özetle; Davalı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği ihtimalinin kabulü halinde davacının sözleşmenin haksız feshi sebebiyle doğan zararını talep edebileceğine, bununla birlikte sözleşmenin “Finansal Koşullar” başlıklı maddesinde kararlaştırılan aylık hizmet bedelinin 18 ay süre ile devam edeceğine ilişkin taraflar arasında kararlaştırılmış bir düzenlemenin sözleşme kapsamında tespit edilemediğine, sözleşmede işletme sermayesinin sertifika süreçlerinin tamamlanmasından itibaren en az 18 ay süre ile davalı tarafça karşılanacağının kararlaştırıldığına, aylık ödenmesi gerekli hizmet bedelinin davalı tarafça 18 ay süre ile karşılanacağı kararlaştırılan işletme sermayesi bedeline dahil olduğunun sözleşme kapsamında tespit edilemediğine, davacı tarafça “danışmanlık hizmet bedeli"ne ilişkin zararın ispat edilip edilemediğine, sözleşmede yer alan madde uyarınca hizmet bedelinin enflasyon verilerine göre güncelleneceği ihtimalinin kabulü halinde, hesaplamanın nitelikli hesaplama uzmanı veya tarafından yapılabileceğine, heyetin uzmanlık alanı itibariyle, şirket adına kayıtlı olan taşınmazların ve demirbaşında bulunan tüm makine ve araçların gerçek değerleri üzerinden şirket değerinin incelenebilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın 2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında sermayesinin 13.859.900,12 TL olduğu, davacı tarafın şirket hissesi talebi doğrultusunda 13.859.900,12 TL sermaye tutarının 902 oranın 277.198,00 TL olarak hesaplandığına dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememiz dosyası ek rapor aldırılmak üzere ayrıca sözleşme hükümleri uyarınca davacının talep edebileceği danışmalık hizmeti alacağının bulunup bulunmadığı, taraflar defterlerindeki ödemelere ilişkin kayıtlar da irdelenerek bakiye bedelin bulunup bulunmadığı hususlarında inceleme yapılmak amacıyla üzere nitelikli hesaplama uzmanı ...ve SMM bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29.06.2026 tarihli ek raporda özetle; Dosyada yeralan E-postalar ve finansal kurum entegrasyonları, kök rapordaki tespitlere göre davacının sözleşmesel edimlerini Aralık 2023'ten Temmuz 2024 sonuna kadar fiilen ifa ettiği ve Mayıs 2024'te hedeflenen sertifikaların alınmasını sağlayarak yükümlülüğünü tamamladığına, taraflar arasında akdedilen 29.05.2023 tarihli “... ve ... Firmalarının ... Personalizasyon (Kişiselleştirme) Merkezi Yatırımı ve İşletimine Yönelik Ortak Konu Protokolü”nün Fesih maddesinin dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı kullanılıp kullanılmadığının takdiri mahkemeye ait olmakla birlikte; feshin haksız bulunması halinde bakiye süre tazminatının talep edilebilir hale geleceğine ancak 3.056.400,00 TL tutarında danışmanlık bedeli talebiyle ilgili olarak davacının, danışmanlık bedelinden fesih nedeniyle sözleşmeyi ifa etmediği için tasarruf ettiği giderler (personel, operasyon vb.) düşülerek net danışmanlık hizmeti kârı hesaplanması gerektiğine, dosyada davacının danışmanlık geliri elde ederken yaptığı giderlere ve net danışmanlık kârına dair herhangi bir belgeye veya tespite rastlanmadığına, bu nedenle net danışmanlık kârına dair herhangi hesaplama yapılamadığına, davacının kâr kaybı tazminatı talebine ilişkin, davacı tarafından kâr kaybı talebinin somutlaştırılamadığı ve davalı tarafın 2023-2024 yılında herhangi bir kârı olmadığından bu hususta herhangi bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığına, davalının 2024 yılındaki -2.893.554,30 TL'lik dönem net zararının, işletmenin gerçeğe uygun kâr potansiyelinin tespitinde indirim (TBK m. 52) unsuru olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğuna, feshin haksız bulunması halinde sözleşmede yeralan şirket 962 hisse karşılığı tazminatının talep edilebilir hale geleceği, alternatifli olarak yapılan hesaplamalara göre 962 hisse karşılığının nominal sermayeye göre 277.198,00 TL, gerçek sermaye değerine göre 4.526.986,92 TL olarak hesaplandığına dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan ... Personalizasyon (Kişiselleştirme) Merkezi Yatırım ve İletimine Yönelik Ortak Protokolü kapsamında kar kaybı, şirket hisse bedeli ve danışmanlık hizmet bedeli taleplerine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan ... personalizasyon (kişiselleştirme) merkezi yatırım ve işletimine yönelik ortak protokolün 29.05.2023 tarihli olduğu, Protokol Konusu Kısmına, “...’de gerçekleştirilmesi planlanan personalizasyon (kişiselleştirme) Merkezinin ... Firması tarafından yönetilmesine (Operasyonel ve Satış faaliyetleri) yönelik ana hükümleri içermektedir.” Protokol Geçerlilik Tarihi Kısmına, “Personalizasyon Merkezinin kurulacağı binanın ... Belediyesinden yapı inşaat izinlerinin alınmasıyla birlikte işlerlik(aktiflik) kazanacaktır.” ... Firmasının Sorumlulukları Kısmına, “Personalizasyon Merkezinin kurulması (tüm inşaat, alt/üst yapı süreçleri), ...vb. güvenlik sertifika süreçleri ile işletmeye alınması aşamasına kadar gerekli olacak tüm yazılım/donanım yatırımları (yatırımlara dair finansman kredi süreçlerinin tesisi), Tesisin işletilmesine dair gerekli olan kadro/personellerin istihdam edilmesi, Makine yatırımlarının gerçekleştirilmesi ile sertifikasyon süreçlerinin tamamlanmasından itibaren en az 18 ay süreli işletme sermayesi” ... Firmasının Sorumlulukları Kısmına, “... Firması, ... firmasınca kurulacak bu personalizasyon merkezinin, ... ve ... otoritelerince sağlanan güvenlik sertifkalarının alınabilmesi için gerekli olan tüm teknik desteği verecektir.” ... firması, inşaatına başlanacak binanın giriş katındaki personalizasyon merkezinin hazır hale gelmesiyle birlikte, binanın tamamının bitmesi beklenmeksizin ...sertifikasyon süreçleri için gerekli tüm hazırlıkları başlatacak ve ilgili kuruluşlar nezdindeki başvuruları yerine getirecektir. ... firması, bu personalizasyon merkezinin 7/24 işletilmesinden sorumlu olacaktır. ... firması, işbu protokolün geçerlilik süresince, bu personalizasyon merkezinin fiili gerçek üretim kapasitesinin alınacak işlerle doldurulmasına yönelik tüm hizmet satışları faaliyetlerini yönetecektir. Yukarıda belirtilen tüm bu sorumlulukların karşılanmasına yönelik olarak, ... firmasından ... Merkezindeki bu tesise Genel Müdür olarak atanacaktır. ... firmasının bu tesisteki hizmet satışlarına yönelik faaliyetleri aşağıda belirtilen üç ana unsuru kapsayacaktır. a) ... firmasının ana faaliyet alanlarından olan her türlü akıllı kartların satışları sonucunda gerekli olacak kişiselleştirme hizmetleri, b) Tüm müşterilerimizin mevcut akıllı kart tedarikçilerinin her tipteki kartlarının kişiselleştirme hizmetleri, c) Türkiye'deki mevcut tüm personalizasyon merkezlerini yedekleme hizmetleri,” Finansal Koşullar Kısmına, “... firması tüm bu faaliyetlerin karşılığı olarak, protokol geçerlilik tarihinden itibaren başlamak üzere, a) Makine yatırımları ve sertifikasyon süreçlerinin tamamlanması aşamasına kadar olan ilk fazda, her ayın son gününde düzenlenecek fatura karşılığında aylık 100.000 TL+KDV karşılığı Türk Lirasını ... hesabına ödeyecektir. b) Protokol geçerlilik tarihi itibariyle Genel Müdür ...’ye 1 adet şirket aracını tahsis edecektir. (Araç benzin vb. operasyonel giderleri ...’a ait olacaktır). c) Sertifikasyon süreçlerinin resmi olarak tamamlandığı ay ikinci faz olarak kabul edilerek, ilk kişiselleştirme faturasının düzenlendiği aydan itibaren başlamak üzere, her bir ay için o ayın son gününde düzenlenecek fatura karşılığında 200.000 TL+KDV karşılığı Türk Lirasını ... hesabına ödeyecektir. d) Belirlenen bu hizmet bedelleri, her 6 ayda bir gerçek enflasyon verilerine göre güncellenecektir. Fatura ödemeleri, fatura tarihinden itibaren 7 gün içerisinde gerçekleştirilecektir.” Hizmet Seviyesi Değerlendirmesi Kısmına, “... firması, sertifikasyon süreçlerinin resmi olarak tamamlandığı ay başlangıç kabul edilmek üzere, personalizasyon merkezinin ilk 12 ayı için fiili gerçek kapasite doluluğuna ve personalizasyon hizmeti satışına yönelik ... firmasının performansının değerlendirmesini gerçekleştirecektir. ... firması, bu performans değerlendirmesi sonucuna göre, ilk 12 aylık sürede fiili gerçek kapasitenin 75%’ine (alınan resmi perso hizmetleri siparişleri anlamında) ulaşılamaması durumunda ... firmasından, belirtilen bu doluluk oranına ulaşılıncaya kadar geçecek olan sonraki işletme sürelerinde, fiili kapasite doluluk oranlarına (alınan resmi perso siparişleri anlamında) uygun olarak aylık hizmet bedellerinden indirim uygulayacaktır. Örnek: İlk 12 ay sonunda 40%’lık doluluk kapasitesine ulaşılması durumunda, İkinci 12 ay için 106.000 TL+KDV/AY, İkinci 12 ay sonunda 60%’lık doluluk kapasitesine ulaşılması durumunda, Üçüncü 12 ay için 160.000 TL+KDV / AY Olacak şekilde hizmet bedelleri kararlaştırılacaktır.” Şirket Hissesi Tahsisi Kısmına, ... firması, personalizasyon merkezinin faaliyete geçmesiyle birlikte (Sertifikasyon süreçlerinin resmi olarak tamamlanması milat kabul edilerek) toplamda 2% oranında bir ... ya da ayrı Şirket statüsünde kurulacak olan ... firması hissesini ... firmasına vermeyi taahhüt edecektir.” Protokolün Feshi Kısmına, “... firması, personalizasyon merkezinin faaliyete geçmesiyle birlikte (Sertifikasyon süreçlerinin resmi olarak tamamlanması milat kabul edilerek) ilk 6 içerisinde bu protokolü tek taraflı olarak fesih etme hakkına sahip olacaktır. Bu durumda ... firması, ... firmasına taahhüt ettiği 2%’lik şirket hissesinin verilmesinden vazgeçebilecektir. ... firması, bu protokolde yer alan ... sorumluluklarının yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak bu protokolü tek taraflı olarak fesih edebilecektir.” şeklinde olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m. 27) ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Sözleşme serbestisi kavramının temeli irade özgürlüğüne dayalıdır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın irade özgürlüğüne ilişkin hükümleri (m. 12/1, 13, 17/1, 19, 35/1, 48/1, vb.) göstermektedir ki; hukuk sistemimiz kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğunu temel bir ilke olarak benimsemiştir. Davacının davalı taraftan olan alacak talepleri taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve davalı tarafın sözleşmeyi haksız feshine dayanmaktadır. Kar kaybı ve şirket hisse bedeli talepleri yönünden taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddelerinin incelenmesinde davalıya vazgeçme hakkı tanıdığı, davalının feshinin TMK m. 2 anlamında kötü niyetli olduğuna dair dosyaya sunulan delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Danışmanlık hizmet bedeli talebi yönünden ise danışmanlık bedeli talebiyle ilgili olarak davacının, danışmanlık bedelinden fesih nedeniyle sözleşmeyi ifa etmediği için tasarruf ettiği giderler (personel, operasyon vb.) düşülerek net danışmanlık hizmeti kârı hesaplanması gerektiğine, dosyada davacının danışmanlık geliri elde ederken yaptığı giderlere ve net danışmanlık kârına dair herhangi bir belgeye veya tespite rastlanmadığı, belirtilen dönmeler için davacının faaliyet karının bulunmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise, davacının belirtilen fiiller nedeni ile manevi zarara uğradığı kabul edilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat talepli olarak açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEPLİ OLARAK AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Maddi ve manevi tazminat talebi yönünden ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL olmak üzere toplam 1.464,00-TL harcın 1.707,75 peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 243,75-TL'nin DAVACIYA İADESİNE, 2-Manevi tazminat talebi yönünden; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA ÖDENMESİNE, 3-Maddi tazminat talebi yönünden; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır