İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1143 E. 2026/1066 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1143
Karar No
2026/1066
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1143 Esas KARAR NO :2026/1066

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/10/2025 KARAR TARİHİ:21/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalı ...Ltd.Şti.'ne ait ve diğer davalı ... ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç arasında 27/12/2024 tarihinde Beyoğlu/İstanbul'da maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini kolluk tarafından tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında davalı sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda tam (%100) kusurlu bulunduğunu, kazanın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilerek ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, atanan sigorta eksperince hasar bedelinin belirlenerek araca değişim ve onarım onayı verildiğini, müvekkiline ait araçta çok sayıda parçanın değiştirildiğini ve toplam 332.140,47 TL tutarında hasarın meydana geldiğini, aracın görsel öneme sahip bir kısım parçalarının değiştirilmiş, onarılmış ve boyanmış olması nedeniyle ikinci el piyasa değerinde azalma yaşandığını ve aracın değer kaybına uğramasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin kamu ve özel kurumlara turizm taşımacılığı hizmeti verdiğini, aracın onarım işlemlerinin oldukça uzun sürdüğünü ve bu süre boyunca aracın çalıştırılamaması nedeniyle ticari kazanç kaybına uğradığını, belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ileride artırılmak üzere şimdilik 50,00 TL ticari kazanç kaybı ile 50,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacıya ait ... plakalı aracın ... Bulvarı üzerinde park etmenin yasak olduğu yerde ve sağ şeritte park halinde bulunduğunu, bu nedenle kazanın oluşumunda davacı taraf sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, aracın arka kısımlarından hafif derecede hasar gördüğünü, hasarın mini onarım ile giderilebilecek nitelikte olduğunu ve araçta değer kaybı oluşmayacağını, değiştirilen parçaların vidalı, plastik ve sökülüp takılabilir nitelikte parçalar olduğunu, meydana gelen hasar ile yapılan onarımın uyumlu olmadığını ve hasar miktarının şişirildiğini, değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde ve 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren yeni hesaplama formülü kullanılarak yapılması gerektiğini, aracın makul onarım süresinin belirlenmesi gerektiğini, parça tedariki, eksper ataması ve sigorta şirketinden kaynaklanan gecikmelerden müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, hasarın 1-2 günlük sürede giderilebileceğini, yakıt ve benzeri zorunlu giderlerin araştırılması ile davacı şirketin filosunda boşta araç bulunup bulunmadığının tespiti için ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, beyan ederek davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 27/12/2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonucunda davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Davacı vekilinin 16/10/2026 tarihli dilekçesinde; Mahkeme dosyasında tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri olmaksızın anlaşma sağladıklarını, iş bu anlaşmaya istinaden karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını her iki davalı bakımından da davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalılar vekilinin 16/10/2026 tarihli dilekçesinde; Mahkeme dosyasında tarafların karşılıklı vekalete ücreti ve yargılama gideri olmaksızın anlaşma sağladıkları, iş bu anlaşmaya istinaden davacı tarafın davadan feragat dilekçesi sunduğunu, bu kapsamda vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini bildirmiştir.

Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307.md.) Feragat ve kabul, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. Md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311. Md.) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312.md.) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. (HMK 74/1.md.) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1.md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT 6.md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır. Feragat tek taraflı irade beyanı ile davayı sonlandıran işlemlerden olduğundan feragat tarihi itibariyle esasen dava sonuçlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 4-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1143, K. 2026/1066, T. 21.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1143-e-2026-1066-k-113db63de81d