İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1208 E. 2026/875 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1208
Karar No
2026/875
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1208 Esas KARAR NO:2026/875

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/11/2025 KARAR TARİHİ:25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin temizlik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete ait ... ... ... bünyesinde bulunan ... ... ... ve ... kampüslerinde temizlik malzemesi temini, temizlik hizmeti verilmesi ve temizlik personeli temini hizmetlerinde bulunduğunu, müvekkili tarafından, verilen hizmetler karşılığında davalı adına, 30.04.2025 tarihli ... numaralı 118.422,00 TL tutarlı, 08.05.2025 tarihli .... numaralı 79.866,00 TL tutarlı, 26.05.2025 tarihli ... numaralı 440.640,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 638.928,00 TL bedelli üç adet fatura düzenlendiğini, söz konusu faturaların verilen temizlik hizmetleri ile temizlik personeli teminine ilişkin hizmet bedellerini içerdiğini, faturaların davalı şirket yetkilileri ile davacı şirket çalışanları arasında gerçekleştirilen elektronik posta yazışmaları ve mutabakatlar doğrultusunda düzenlendiğini, düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, dava konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve fiilen yerine getirilen temizlik hizmetleri ile personel temin hizmetlerine dayandığını, davalının hizmetlerden faydalanmasına rağmen fatura bedellerini ödemediğini ifade ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin 638.928,00 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından düzenlenen faturaya konu hizmetlerin müvekkili şirkete sunulmadığını, şirket yetkilileri tarafından onaylanmayan ve herhangi bir sözleşmeye dayanmayan iş karşılığında bedel talep edilemeyeceğini, davacı tarafça, faturaya sekiz gün içerisinde itiraz edilmemiş olmasının borcun kabulü olarak değerlendirildiğini; ancak TTK’nin 21/2. maddesi kapsamında faturaya süresinde itiraz edilmemesinin yalnızca faturanın içeriği bakımından karine oluşturduğunu ve tek başına borcun varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, taraflar arasında işin varlığını, kapsamını ve bedelini gösteren herhangi bir yazılı sözleşme, sipariş, onay veya sair belge bulunmadığını, davacının faturaya konu hizmetlerin sunulduğunu ve ücretini gösteren herhangi bir belge ibraz etmediğini, bir kısım faturaların şirket yönetiminin gözünden kaçmış olmasının hizmetin alındığı veya borcun kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini; ayrıca tüzel kişiler yönünden işlemlerin şirketi temsile yetkili kişi veya organ tarafından onaylanması gerektiğini, somut olayda şirketi bağlayacak nitelikte herhangi bir onay, kabul, icap veya belgenin mevcut olmadığını, davacının alacağının varlığını ispatla yükümlü olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgelerin alacağı kanıtlamaya yeterli bulunmadığını beyan ederek; davanın reddini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : ... İcra Dairesi, İstanbul defterdarlığı yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan ... İcra Dairesi 2025/... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle yetkiye, takibe, borca, faize ve borcun her türlü fer’ilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ... İcra Dairesi 2025/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 638.928,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 26.08.2026 tarihli raporunda; Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Davacı şirketin 2025 yılı ticari defterlerinin, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulmuş sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu; davacının elektronik sistemine kayıtlı faturalarını ticari e-fatura senaryosu ile müşterilerine gönderdiği, ticari e fatura senaryosunda e-faturayı alan tarafın faturayı kabul, ret veya iptal etme hakkına sahip bulunduğu, dosya kapsamında davaya konu faturaların satıcısına iade edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığından, düzenlenen e-faturaların alıcısına tebliğ edilmiş sayılması gerektiği; söz konusu faturalara itirazın TTK m. 18 uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak KEP sistemi üzerinden yapılmasının mümkün olduğu, davalı tarafın ise TTK m. 21’de düzenlenen sekiz günlük süre içerisinde faturalara itiraz ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge sunmadığı anlaşılmakla, davalının davacıya 638.928,00 TL borçlu olduğunun kabulünün gerektiği mütalaa edilmiştir. Davacının davalı aleyhine başlatmış oldu icra takibinde; davalıdan; 638.928,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği avans faiz uygulanması gerekeceğini bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 638.928,00 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu ve hizmetin alındığına karine teşkil ettiği, davalının faturaya itiraz etmediği anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklı cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 127.785,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 43.645,17 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 7.716,66 TL harcın mahsubuyla bakiye 35.928,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 7.716,66 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.332,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 19.080,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 101.839,20 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1208, K. 2026/875, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1208-e-2026-875-k-e4fc6e401469