İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1017 E. 2026/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1017
- Karar No
- 2026/694
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1017 Esas KARAR NO:2026/694
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/08/2025 KARAR TARİHİ:30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket ile davalı taraf arasında 2024 yılı Mart ayından 2025 yılı Haziran ayına kadar ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilin davalıya bilişim desteği şeklinde hizmet verdiğini, tarafların çalışma ve ödeme şekli gereğince her ay verilen hizmetler karşılığındaki hakediş çizelgelerinin e-posta vasıtasıyla gönderildiğini ve davalı yanın mutabık olduğunu e-posta ile ifade ettiğini, icra takibine konu olan aylarda da taslak hakediş çizelgelerinde mutabık kalınmasına rağmen .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibine konu alacak miktarında ödeme yapılmadığını, yalnızca 2025 yılı nisan ayına dair 100.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, nisan ayının geriye kalan kısmı ile 2025 yılı mayıs ve haziran aylarına dair ödeme yapılmadığını, müvekkilin vergilerini dahi ödediği faturalara ilişkin hak ettiği alacakların ödenmediğini, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borcun likit olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosya üzerinden davacı yan tarafından müvekkil aleyhine ticari iş gereği alacak iddiasıyla haksız ve mesnetsiz şekilde başlatılan icra takibine karşı itiraz ettiklerini, huzurdaki davanın ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davası olduğunu, ispat yükünün alacaklıya ait olmasına rağmen davacı tarafça icra takibine konu alacağa ilişkin herhangi bir belge, sevk irsaliyesi, sözleşme veya delil ibraz edilmediğini, takip talebinde borcun kaynağı ile ilgili açıklamaya yer verilmediğini, tarafların defter kayıtları ile cari mutabakatları incelendiğinde müvekkil şirketin davacı tarafa karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının görüleceğini, alacak likit veya belirli olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu, ayrıca davacı taraf kötüniyetli bir şekilde işbu takibi başlattığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi gereğince davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın tümden reddini, takibin iptalini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : İcra Dosyası: Davacı taraf 30.06.2025 tarihinde cari hesap fatura alacağı istinaden .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasi ile Örnek No:7 İmlazs Takiplerde Ödeme Emri 6. İcra takibi başlamıştır, borçlu yetkilisinin Örnek No:7 Ödeme Emrine itiraz dilekçesinde; müvekkirinin bir borçunun bulunmadığını, borçun tamamına, ferilerine, faiz miktarına ve oranına itiraz etmiş ve icra takibin durduğu görülmüştür. Bilirkişi Raporu :Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ticari defterlerinin 2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB beratlarının zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı ... A.Ş.'nin Ticari defterlerinin incelenemediği, Davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı Alacağı Yönünden: davalı şirketin defter belge sunmadığı için incelemediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Bs-Ba Formları ve E posta yazışmaları ile görüldüğü, davalının onaylamalarından sonra faturaların düzenlendiği, Davacı şirket tarafından düzenlenen E Faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, E faturaların Senaryosunun Ticari Fatura olduğu ve GİB ortamında elektronik olarak davacıya teslim edildiğinin görüldüğü, söz konusu faturalar karşılığında davalıdan bir RED yada İADE faturasına dosya kapsamında rastlanmadığı için davacının takip tarihinde ( 30.06.2025 ) söz konusu 3 faturadan dolayı 335.181,92 TL alacaklı göründüğü ve alacağını talep edebileceğinin mütalaa edildiğini, ancak Davacının takip talebi 337.210,04 TL olup takip tarihindeki bakiyesi 335.181,92 TL ile arasında 2.028,12 TL fark vardır. Bunun nedeni takipten bir gün sonra 01.07.2025 tarihinde yaptığı 2.028,12 TL lik borç virmanı dekontudur. Ancak tutarı talep edemeyeceği değerlendirildiği, takdirin mahkemeye ait olduğu, takipteki taleple bağlılık gereği takip öncesinde faiz talep edilmediğinden bu hususta bir değerlendirmenin yapılmadığı, mahkemenin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkar tazminatı ve sair hususların mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur.
Dava; hukuki niteliği itibariyle fatura cari hesap alacağı nedeniyle davacı tarafından başlatılan .... İcra Dairesi 2025/... Esas Sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında bilişim hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Davalı davanın reddini savunmuş, ticari defter ve kayıtlarını verilen ihtarlı kesin sürede sunmamış, yerinde inceleme talep ettiği, davalı vekiline bilirkişi tarafından 27.04.2026 ve 02.05.2026 tarihinde mail atılmış olduğu, telefon ulaşılmış olduğu halde yerinde inceleme öncesi istenilen belge ve defterlerin bilirkişiye ulaştırılmadığı, davalı vekilinin savunma olarak önceki ... ile sözleşmelerinin 13.04.2026 feshedildiği, Yeni ... ile 14.04.2026 tarihinde yeni sözleşme imzalandığı bu nedenle defterlerin hazır edilemediği savunmasında bulunduğu, inceleme gününün 27.04.2026 olduğu, Davacı vekilinin; şirket defterlerinin sunulması şirketin sorumluluğunda olduğunu defter incelemesi için davalı tarafa yeniden süre verilmesine muvafakatlarının olmadığını beyan ettiği, anlaşılmakla davalı defterleri için yeniden inceleme günü verilmemiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin ticari defterlerinin 2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB beratlarının zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin defter belge sumadığı için incelemediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Bs-Ba Formları ve E posta yazımaları ile görüldüğü, davalının onaylamalarından sonra faturaların düzenlendiği, Davacı şirket tarafından düzenlenen E Faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, E faturaların Senaryosunun Ticari Fatura olduğu ve GİB ortamında elektronik olarak davacya teslim edildiğinin görüldüğü, söz konusu faturalar karşılığında davalandan bir red yada İade faturası bulunmadığı için davacının takip tarihinde ( 30.06.2025 ) söz konusu 3 faturadan dolayı 335.181,92 TL alacaklı göründüğü ve alacağını talep edebileceği anlaşılmaktadır. 28/07/2020 tarihli RG'de yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "... Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil olduğu, Davacının takip talebi 337.210,04 TL olup takip tarihindeki bakiyesi 335.181,92 TL ile arasında 2.028,12 TL fark olduğu, bunun nedeninin takipten bir gün sonra 01.07.2025 tarihinde yaptığı 2.028,12-TL lik borç virmani dekontu olduğu, Ancak tutarı talep edemeyeceğini değerlendirildiği, takip öncesinde faiz talep edilmediği, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılması olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz, talebinin verinde olduğu anlaşılmakla; Kısmen Kabulüne, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın Kısmen iptaline, takibin 335.181,92 TL Asıl Alacak üzerinden devamına, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN iptaline, takibin 335.181,92 TL Asıl Alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Hükmolunan alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 22.896,28-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.072,66-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 18.823,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 53.629,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.028,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 4.072,66-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 4.688,06TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 7-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 160,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.160,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.098,89-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 9-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 2025/111171 Arabulucu Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.600,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 4.572,33 TL'lik kısmın davalıdan, 27,67 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır