İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/971 E. 2026/654 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/971
- Karar No
- 2026/654
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/971 Esas KARAR NO:2026/654
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:14/07/2025 KARAR TARİHİ :23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin .... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasıyla davalı ... ... aleyhine ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, Davalının kendisine gönderilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde, takibe konu edilen, borca, borcun tamamına ve takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının aleyhine başlatılan icra takibine yönelik itirazların haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketin taşıma işleri için nakliyecilik, taşımacılık diğer işleri konusunda ticari iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasındaki söz konusu ticari ilişkiler sebebiyle davalının müvekkiline işlemiş faizler ayrı tutulmak suretiyle, cari hesaptan kaynaklanan 983.017,89 TL borcu doğduğunu, alacağını davalıdan birçok kez talep ettiğini, davalının söz konusu borcunu kabul etmediğini ve ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla .... İcra Dairesi’nin 2024/... esas sayılı dosyası ile davalı / borçlu aleyhine 983.017,89 TL asıl alacak ve 68.515,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.051.532,89 TL bedel için icra takibine giriştiğini, davalının itirazı sonucunda, icra takibinin durdurulduğunu ve müvekkili şirketin alacağına ulaşmasının engellendiğini, davalının mevcut borcunu ödemekten haksız bir şekilde kaçınması ve borcu kabul etmemesi müvekkilinin alacağını tahsil edememesine ve haliyle zarara uğramasına sebep olduğunu, davalının bu davranışının müvekkil şirketin itibarını zedelediğini, bu davranış biçiminin ticari hayata, iş ve güven ilişkisine uygun düşmediğini, bu nedenlerle Davalının ... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu takibe ve borca yönelik itirazlarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olması sebebiyle iptaline, takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile ilişkindir. Lojistik Hizmet Sözleşmesi ve Araç Devir Protokolünün İncelenmesi, Araç Satış Sözleşmelerinin İncelenmesi, GİB'a yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. İcra Dosyası:Dosyamız arasına alınan ... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 28/02/2019 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 11/03/2019 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi Raporu:Dosya Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda özetle ; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2021-2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket defterleri sunulmadığından incelenemediği, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 27.03.2024 tarihli trafik ceza bedeli yansıtma faturası ile 31.05.2024 tarihli üç adet araç satış faturasının e-Fatura sistemi üzerinden Temel Fatura senaryosu ile düzenlenerek elektronik ortamda davalı şirkete gönderildiği, dosya kapsamında bu faturalara karşı yasal süresi içerisinde usulüne uygun şekilde itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, trafik ceza bedeline ilişkin faturanın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki ile uyumlu olduğu, davacı ticari defterlerinde yapılan kısmi ödeme ve mahsup işlemleri sonrasında bu faturadan 5.617,89 TL bakiye alacak kaldığı, mevcut dosya kapsamına göre davacının bu tutarı davalıdan talep edebileceği, ancak davalı tarafça fatura içeriğine yönelik somut itiraz ileri sürülmesi halinde, trafik cezasına ilişkin tutanak ve diğer dayanak belgelerin dosyaya sunulmasının istenebileceği, Araç satış faturaları yönünden; dava konusu ... plakalı araçların, taraflar arasındaki Lojistik Hizmet Sözleşmesi uyarınca 23.05.2024 tarihli .... Noterliği'nin ..., ... ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmeleri ile davalı şirkete satıldığı, buna ilişkin satış faturalarının davacı şirket tarafından düzenlenerek ticari defterlerine kaydedildiği, noter satış sözleşmelerinde satış bedellerinin banka/EFT/havale yoluyla ödendiğinin belirtilmesine rağmen dosya kapsamında bu ödemelerin yapıldığını gösterir herhangi bir banka dekontu, hesap ekstresi veya sair ödeme belgesinin bulunmadığı, davacı şirket ticari defterlerinde de söz konusu araç satış bedellerine ilişkin tahsilat kaydına rastlanılmadığı, bu nedenle mevcut dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacı şirketin araç satış faturalarından kaynaklanan alacağını davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığını, davalı tarafça satış bedellerinin ödendiğinin ileri sürülmesi halinde, buna ilişkin banka kayıtları ve ödeme belgelerinin dosyaya sunulmasının uygun olacağı, davacı şirket kayıtlarında yer alan açık hesap alacağının bir adet trafik ceza bedeli yansıtma faturası ile üç adet araç satış faturasından kaynaklandığı, davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği dikkate alındığında, davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 983.017,89 TL asıl alacak talep edebileceği, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen tutar kadar alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi...” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4/b maddesinde, düzenlenen faturaların fatura tarihini takip eden 7 gün içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüş olup, bu kabule göre yapılan hesaplamada takip tarihine kadar 166.371,53 TL işlemiş faiz hesaplandığı, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin ise 68.515,00 TL ile hesaplanan tutarın altında kaldığı, bu nedenle 68.515,00 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, davacı lehine hüküm kurması halinde; takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3093 s.k m.2/2.maddesinde öngörülen faiz oranları üzerinden hesaplama yapılabileceği, mahkemenin bilirkişi görüşü aksine, somut olayda TTK'nın 1530.maddesinin uygulanabileceği yönünde hukuki değerlendirmede bulunması halinde; anılan madde hükümlerine göre yapılan hesaplamada takip öncesi işlemiş faiz 124.582,72 TL olarak hesaplanmış olup, bu durumda da davacının talep ettiği 68.515,00 TL takip öncesi işlemiş faiz, hesaplanan tutarın altında kaldığından, talep edilen 68.515,00 TL işlemiş faiz tutarının yerinde olduğunu belirten raporunu mahkememize sunmuştur. Dava; Alım satım ilişkisi kapsamında cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Taraflar arasında araç satışından kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalının davaya süresinde cevap vermediği duruşmalara katılmamış, verilen sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2021-2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 27.03.2024 tarihli ... no.lu trafik ceza bedeli yansıtmış faturası ile 31.05.2024 tarihli üç adet araç satış faturasının e-Fatura sistemi üzerinden Temel Fatura senaryosu ile düzenlenmiş elektronik ortamda davalı şirkete gönderildiğinde, dosya kapsamlamda bu faturasal kararı yasal süresi içerisinde usulene uygun şekilde itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, Trafik ceza bedeline ilişkin faturasın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve taraflar arasındaki süregelen ticari ilişkisi ve uyumlu duradan, davacı ticari defterlerinde yapılan kısmi ödeme ve mahsup işlemleri sonrasında bu faturasal 5.617,89 TL bakiye alacak kaldığı, davacının bu tutarı davalıdan tep edebileceği araç satış futuraları yönünden; dava konusu 34DVZ383, 34DVZ425 ve 34DVZ384 plakalı araçların, tarafı arasındaki Lojistik Hizmeti Sözleşimi uyarından 23.05.2024 tarihalle Kartal 34. Noterliğinin 11681, 11679 ve 11680 hyimeiye numaralı araç satış sözleşmeleri ile davalı şirkete satıldığı, buna ilişkin satış futuralarının davacı şirket tarafından düzenlenerek ticari defterlerine kaydedildiği, noter satış sözleşmelerinde satış bedellerinin banka/EFT ve yoluyla ödendiğinin belirtilmesine rağmen dosya ekstresi veya sair ödeme belgesinin bulunmadığı gösterir herhangin bir banka dekontu, hesap ekstresi veya sair ödeme belgesinin bulunmadığı, davacı şirket ticari defterlerinde de söz konusu araç satış bedellerine ilişkin tahsilat kayıtta rastlanmadığı, bu nedenle mevcut dosya kapsamında bilgi ve belgelerle göre davalı şirketin araç satış futuralarından kaynaklanacaklan alacağını davalıdan talep edebileceği, 28/07/2020 tarihli RG'de yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "... Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığı, Davacı şirket kayıtlarında yer alan açık hesap alacağına bir adet trafik ceza bedeli yansıma faturası ile üç adet araç satışı faturasından kaynaklandığı, davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin bir belge ibraz edilmediği dikkate alındığını, davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 983.017,89 TL asıl alacak talep edebileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4/b maddesinde, düzenlenen faturaların fatura tarihini takip eden 7 gün içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, takip tarihine kadar 166.371,53 TL işlemiş faiz hesaplandığı, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin ise 68.515,00 TL ile hesaplanan tutarın altında kaldığı, bu nedenle 68.515,00 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, Ancak davacı vekilinin icra takibinde TTK.1530. Maddeye göre işlemiş faiz talep ettiği, Davacı taraf her ne kadar takip öncesi işlemiş faiz talebini TTK'nın 1530. maddesine dayandırmışsa da somut olayda dava konusu alacağıın taraflarlar arsında imzalanan 06.10.2021 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmaya kapsamda düzenlenmiş araç satış faturaları ile masraf yanıtma faturasından kaynaklandığı, TTK'nın 1530. maddesinin ise itcari işletmeleri arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmeler kapsamda, kanun koyucunun özellikle zayıf konumdaki üretici niteliğiindeki işletmeleri geç ödemelere karşı korumak amacıyla düzenlenmiş istisnai bir hüküm olduğu dikkate alındığında, somut olayda davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin TTK'nın 1530. maddesi kapsamda değerlendirilmesinin uygun olmadığı, Davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2.maddesinde öngörülen faiz oranları üzerinden hesaplama yapılabileceği anlaşılmakla; Davanın Kısmen Kabulüne, davalı tarafından.... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 983.017,89 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa 3093 s.k m.2/2.maddesi gereği avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı tarafından .... İcra Dairesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN iptaline, takibin 983.017,89 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa 3093 s.k m.2/2.maddesi gereği avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 67.149,95-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 12.699,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 54.450,05-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 153.453,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 12.699,90-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 13.315,30TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davacı tarafından yapılan; 12.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.325,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.825,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.924,20-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 2025/71808 Arabulucu Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.300,28-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 1.305,45 TL'lik kısmın davalıdan, 399,72 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır