İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1058 E. 2026/928 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1058
Karar No
2026/928
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1058 Esas KARAR NO : 2026/928 Karar

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ürünlerinin satış işlemlerini anlaşma sağladığı bayiler veya işletmeciler aracılığıyla gerçekleştirebildiğini, bu kapsamda, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında da ürün satışlarının gerçekleştirilmesine yönelik ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davalı şirketin, müvekkili şirket'ten farklı tarihlerde çeşitli ürün alımlarının gerçekleştiğini, davalı şirketin satın aldığı bu ürünlerin, müvekkili şirket tarafından koliler halinde davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin satın aldığı bu ürünler dolayısıyla müvekkili şirkete borcunun bulunduğunu, ancak davalı şirketin, aradaki ticari ilişkiden doğan bu borcunu ödemediğini, davalı şirketin bakiye borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirketin, alacağını tahsil etmek amacıyla, ... 10. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasıyla davalı şirket hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, açılan takip üzerine gönderilen ödeme emri davalı şirkete tebliğ edildiğini, ancak davalı şirketin, dosyaya sunduğu dilekçe ile borca ve ferilerine haksız bir şekilde itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, müvekkili şirketin, işbu davayı ikame etmeden önce dava şartı olan arabuluculuğa da başvurduğunu ancak davalı şirketin toplantıya herhangi bir mazereti bildirmeksizin katılmaması sebebiyle arabuluculuk görüşmelerinden herhangi bir sonuç alınamadığını, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas No'lu dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle davalı şirket aleyhine en az %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşme irsaliye, fatura, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının itirazın da haklı olup olmadığı hususlarında olduğunun tespitine ilişkindir. ... 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya Mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 20.746,88-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısı ve ... 10. İcra Dairesi cevabi yazısı ve delil niteliğindeki tüm bilgi ve belgeler dosyamız içerisine aldırılmıştır. Mahkememiz dosyası sözleşme irsaliye, fatura, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının itirazın da haklı olup olmadığı hususlarının tespiti için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması amacıyla SMM bilirkişisi...'ye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 04.09.2026 tarihli raporda özetle; Davacı ...Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğuna, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 01.08.2025 tarihli ve ... numaralı e-faturanın, 17.169,96 TL mal/hizmet bedeli, 1.717,00 TL KDV ve 1.860,00 TL depozito bedeli olmak üzere toplam 20.746,96 TL tutarında olduğuna, faturaya bağlı ... numaralı e-irsaliyenin 31.07.2025 tarihinde düzenlendiği, sevk tarihinin 01.08.2025 olduğuna, fatura ve irsaliyede yer alan ürün cinsleri, ürün numaraları ve miktarların birbiriyle uyumlu bulunduğuna, sevk irsaliyesinde teslim eden ve teslim alan imzaları ile davalı şirkete ilişkin kaşe izinin bulunduğuna, faturaya konu toplam 31 koli ve 744 adet ürünün davalıya teslim edildiğini gösteren belge bulunduğuna, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilen karşılaştırmalı alış-satış analizinde, davalının 2025 yılında davacıdan yaptığı alışlara ilişkin 5 adet belge ve KDV hariç 61.496,38 TL tutar bildirdiğine, davacının karşıt satış bildirimlerinin de belge sayısı ve tutar yönünden davalı bildirimleriyle uyumlu olduğuna, davacının 2025 yılı ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu ve incelenen e-defter beratlarının yasal sürelerinde oluşturulduğuna, söz konusu ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinde olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğuna, davacı tarafından davalı adına tutulan cari hesap kayıtlarının 06.12.2025 tarihi itibarıyla 20.746,88 TL borç bakiyesi verdiği ve davacının kayıtlarında davalıdan bu tutarda alacaklı göründüğüne, davalı tarafından ticari defter ve belgelerin incelemeye sunulmadığı; dava konusu borcun ödendiğini, mahsup edildiğini veya başka bir nedenle sona erdiğini gösteren herhangi bir ödeme belgesi, iade faturası veya benzeri karşı belgenin dosyaya ibraz edilmediğine, mevcut ticari defter, cari hesap, fatura, irsaliye ve vergi idaresi kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 20.746,88 TL asıl alacaklı olduğuna, davacının ... 10. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında talep ettiği 20.746,88 TL asıl alacağın mali ve ticari kayıtlarla doğrulandığına, takip tarihinden sonra talep edilen ticari avans faizinin türü ve oranı ile icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında nihai takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğuna dair görüş ve kanaatini bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ...E. - ...K. sayılı kararı ) Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı tarafından davalı adına düzenlenen 01.08.2025 tarihli ve ... numaralı e-faturanın, 17.169,96 TL mal/hizmet bedeli, 1.717,00 TL KDV ve 1.860,00 TL depozito bedeli olmak üzere toplam 20.746,96 TL tutarında olduğu, faturaya bağlı ... numaralı e-irsaliyenin 31.07.2025 tarihinde düzenlendiği, sevk tarihinin 01.08.2025 olduğu, fatura ve irsaliyede yer alan ürün cinsleri, ürün numaraları ve miktarların birbiriyle uyumlu bulunduğu, sevk irsaliyesinde teslim eden ve teslim alan imzaları ile davalı şirkete ilişkin kaşe izinin bulunduğu, faturaya konu toplam 31 koli ve 744 adet ürünün davalıya teslim edildiğini gösteren belge bulunduğu, Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilen karşılaştırmalı alış-satış analizinde, davalının 2025 yılında davacıdan yaptığı alışlara ilişkin 5 adet belge ve KDV hariç 61.496,38 TL tutar bildirdiğine, davacının karşıt satış bildirimlerinin de belge sayısı ve tutar yönünden davalı bildirimleriyle uyumlu olduğu, davacının 2025 yılı ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu ve incelenen e-defter beratlarının yasal sürelerinde oluşturulduğu, davacı tarafından davalı adına tutulan cari hesap kayıtlarının 06.12.2025 tarihi itibarıyla 20.746,88 TL borç bakiyesi verdiği ve davacının kayıtlarında davalıdan bu tutarda alacaklı göründüğü, mevcut ticari defter, cari hesap, fatura, irsaliye ve vergi idaresi kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 20.746,88 TL asıl alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya Mahkememiz ara kararı ile gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebi bulunmadığından ayrıca bu hususta inceleme yapılmamıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile Davalı tarafın ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 4.149,37 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile TAKİBİN DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 4.149,37 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.417,21-TL olup, peşin alınan 732,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 685,21-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 885,00-TL, bilirkişi ücreti 8.000,00-TL'den oluşan 8.885,00-TL yargılama gideri ile 732,00-TL başvuru harcı, 732,00-TL peşin harç toplamı 10.349,00-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 20.746,88-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, davalının yokluğunda, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1058, K. 2026/928, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1058-e-2026-928-k-744cfbe19f0a