İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/207 E. 2026/636 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/207
- Karar No
- 2026/636
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/207 Esas KARAR NO : 2026/636
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 12/03/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2023 yılıyla ... şirketine eits alkollü ürünlerin satış ve dağıtımını yapmaya başladığını, siparislere istinaden ürünlerin teslimini gerçekleştirerek tahsilatları kendi adına yaptığı, davranışın önciye ticari ilişkisi kapsamında yeniden sıparı verdiğini ve sapırida konusu ürünlerin davalya teslim edildiği, düzenlenen futuralara davali tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, buna karşın yapılan ödeme taleplerine rağmen borçun tamamının ödenmediğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davali tarafından kısmi ödemeler yapılmakla birlikte 22.750,00 TL bakiye borçun kaldığını, söz konusu alacağın tahili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’ndan ... Esasun dayışı üzerinde- icra takibi başlatıldığını, davranışın takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle davacının alacağın tespit edileceğini, bu nedenlerle davalmıştır. icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devlama, 22.750,00 TL alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsiline ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükümdelimesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; fatura ve cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında alınan 10/08/2026 tarihli bilirkişi raporu sonucunda özetle; dava konusu taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya satışı ve teslimi gerçekleştirilirdiği beyan edilen ürünlerle ilişkin faturalardan kaynaklanan 22.750,00 TL asıl ve 1.529,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.279,35 TL cari hesap alacağına tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra tabibine davalı tarafından payılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağı fatura tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine ve alacağı %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükümdelmesi talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibaryla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, davacı 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sisteme başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldı, davacının incelenici ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılardan hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte ulup; davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlemek ve .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/... Esas sayılı dosyasına cari hesap alacağına konu 06.11.2025 tarihli, ... numaralı, 62.750,25 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılardan hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak kaydedildiği, söz konusu faturaya karşılık davalı tarafından 06.11.2025 tarihinde 20.000,00 TL ve 08.12.2025 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığı, yapılan kısmi ödemelerin cari hesaba kaydedildiği, bu işlemler neticesinde davacının düzenlenen faturadan kaynaklı takip tarihi (05.02.2026) itibarıyla davaldan 22.750,25 TL tatarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı 15/06/2026 günü saat 14.30'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılımamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturanın E-Fatura şeklinde usulene uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki incelemeye göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, söz konusu faturanın tarafora arasındaki ticari ilişki kapsamında muhtelif alkollü içecek ürünlerinin satışına ilişkin olarak düzenlenenliği, takibe konu faturanın ve içeriği ürünlerin davalya teslimine dair somut bir belge ibraz edilmediği görülmekle birlikte faturanın alt kısmında “İrsaliye yerine geçer.” ibaresinin bulunduğu, diğer yandan davalı tarafından zutra bedine karşılık 10.11.2025 ve 08.12.2025 tarihlerinde 20.000,00’er TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL tatarında kısmi ödeme yapılmış olduğu gözetildiğinde bir teamül oluşturduğunu söylenebileceği, ayrıca davalı tarafta söz konusu faturaya karşılık Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca öngörülen 8 günlük süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulduğu gösterir yazılı veya somut bir belgenin dosyada yer almadır, birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturanın geçerliliği ile kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak hukuki değerlendirme ve sonucuna göre bir karar verilmesi, tamamen Sayın Mahkeme’nin takdirine bırakıldığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen fatura yönünden dava konusu faturanın e-Fatura olarak düzenlenen olması nedeniyle, bu faturaya ilişkin herhangi bir inceleme veya teyidin BA-BS formları üzerinden yapılması mümkün olmadığı, neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 06.11.2025 tarihli, ... numaralı, 62.750,25 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturaya karşılık davalı tarafından toplam 40.000,00 TL tatarında kısmi ödeme yapıldığı, yapılan kısmi ödemelerin mahsubu neticesinde davacının takip tarihi (05.02.2026) itibarıyla davaldan 22.750,25 TL asıl ve 1.529,30 TL işlemi faiz olmak üzere genl toplamda 24.279,55 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 22.750,00-TL asıl alacak ile 1.529,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.279,30-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliği üzerine davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu, davacı tarafından fatura ve cari hesap alacağının olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafça ticari defterin incelemeye sunulmadığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığı, davacı tarafın 2025 yılı yasal defter kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/... Esas sayılı dosyasında cari hesap alacağına konu 06.11.2025 tarihli, ... numaralı, 62.750,25 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak kaydedildiği, söz konusu faturaya karşılık davalı tarafından 10.11.2025 tarihinde 20.000,00 TL ve 08.12.2025 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığı, yapılan kısmi ödemelerin cari hesaba kaydedildiği, bu işlemler neticesinde davacının düzenlenen faturadan kaynaklı takip tarihi (05.02.2026) itibarıyla davalıdan 22.750,25 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmemekle şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, netice itibariyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 22.750,25-TL alacaklı olduğu, davalının asıl alacak yönünden icra takibine itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Takip talebinde yer alan işlemiş faiz istemi yönünden; taraflar arasında vadeye ilişkin bir sözleşme bulunmadığı takdirde, TBK'nın 117. maddesi uyarınca borçlunun temerrüde düşürülmesi için usulüne uygun şekilde keşide edilen ihtarname bulunması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve tebliği veya faturaya tek taraflı olarak vade konulması anılan maddedeki şartları sağlamadığı için borçluyu temerrüte düşürmek için yeterli değildir. Faturaya TTK'nın 21/2 maddesinde düzenlenen süre içerisinde itiraz edilmemiş olsa dahi faturaya konulan tek taraflı vade kaydı faturanın asgari/zorunlu unsurları arasında bulunmadığından davalıyı bağlayıcı nitelikte değildir. Davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair ihtarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığına dair bir delil sunulmamış olup, somut olayda dava konusu sözleşmenin ifasıyla ilgilidir. Taraflar arasında vadeye ilişkin bir sözleşme bulunduğu iddia ve ispat edilmediği gibi, borçluya gönderilen bir ihtarname bulunmamaktadır. Buna göre, icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Davacının takipten önce işlemiş faizi talebinin yerinde olmayacağı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kısmen kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibe 22.750,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 4.550,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 22.750,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 4.550,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.554,05-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 822,05-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin 5.622,07-TL'sinin davalıdan tahsili, bakiye 377,93-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından ödenen 732,00-TL başvurma harcı, 732,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.464,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen 10.085,00-TL tebligat ve bilirkişi ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 9.449,76-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 22.750,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.529,30-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince Miktar İtibari İle Kesin Olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın / vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır