İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/210 E. 2026/638 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/210
Karar No
2026/638
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/210 Esas KARAR NO : 2026/638

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirket tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takibine davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, borca itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edilmemiş olsa da itirazı haricen öğrendiklerini, süresi içinde İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2025/... dosya numarası ile arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını ancak anlaşma sağlanamaması üzerine huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, müvekkil şirkete ait ticari kayıtlar incelendiğinde davalının borcu olmadığı yönündeki itirazının gerçeği yansıtmadığının anlaşılacağını, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin davalı şirkete teslim ettiği menkuller ve gayrimenkul karşılığında ... nolu, 16.09.2025 tarihli ve 11.969.000-TL bedelli fatura düzenlediğini, davalının bu faturaya itiraz etmediği gibi faturanın bir kısmını da ödediğini, ancak dilekçe ekindeki cari hesaptan da anlaşılacağı üzere faturanın bakiye 2.183.388-TL'lik kısmını müvekkilinin tüm taleplerine rağmen ödemediğini, davalı borçlunun piyasaya çok fazla borçlandığını ve borçlarını ödemediğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olup takibi durdurarak zaman kazanmaya ve borçtan kaçınmaya yönelik olduğunu ileri sürerek; alacağın güvence altına alınması amacıyla borçlu adına kayıtlı tespit edilecek taşınmazlar, araçlar ile hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; fatura ve cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Dosya kapsamında alınan 10/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu, davacı tarafından davalıya teslim edildiği belirtilen menkul ve gayrimenkuller karşılığında düzenlenen 16.09.2025 tarihli, 11.969.000,00 TL tutarlı e-faturadan kaynaklı 2.183.388,00 TL asıl alacak ve 6.370,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.189.758,71 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı ve ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Davacının usulüne uygun tutulan ve lehe delil vasfı mahkemenin takdirinde olan ticari defterlerinin incelenmesinde; takibe konu faturanın yasal defterlere usulüne uygun kaydedildiği, fatura öncesinde davacının davalıya 9.785.612,00 TL borçlu olduğu, faturanın kaydıyla davacının 2.183.388,00 TL alacaklı hale geldiği, fatura sonrasındaki ödeme hareketlerinin takibe konu faturaya matuf olduğunun birebir tespit edilemediği ve netice itibarıyla davacının takip tarihi (13.11.2025) itibarıyla davalıdan 2.183.388,00 TL cari hesap bakiye alacaklısı olduğu belirlenmiştir. Davalı ise yapılan duruşmalı incelemeye katılmayarak ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş; fatura içeriğindeki malların teslimine dair dosya kapsamında somut veri bulunmamakla birlikte, davalının da takipten önce faturaya itiraz ettiğine dair bir belge sunmadığı görülerek, faturanın geçerliliği ve tarafları bağlayıcılığı hususundaki hukuki değerlendirme mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından 2.183.388,00-TL asıl alacak ile 6.370,71-TL işlemiş faiz olmak üzere 2.189.758,71-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliği üzerine davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu davanın yasal süre içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından fatura ve cari hesap alacağının olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafça ticari defterin incelemeye sunulmadığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı yani HMK 222/3 anlamında ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığı, davacı tarafın 2025 yılı yasal defter kayıtlarına göre, icra takibine konu 16.09.2025 tarihli, ... numaralı, 11.969.000,00 TL tutarlı faturanın davacının yasal ticari defterlerinde 320 Satıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak kaydedildiği; davacının söz konusu fatura kaydından önce, 22.07.2025 tarihi itibarıyla davalıya 9.785.612,00 TL borçlu durumda olduğu, 16.09.2025 tarihli 11.969.000,00 TL tutarındaki takibe konu faturanın kayıtlara alınması sonrasında davacının davalıdan 2.183.388,00 TL alacaklı hale geldiği, fatura kaydından sonra aynı tarihte davalı tarafından 805,69 TL ve 805,69 TL olmak üzere toplam 1.611,38 TL tutarında iki adet ödeme kaydının bulunduğu, ancak söz konusu ödemelerin açıklamalarından takibe konu faturaya karşılık yapıldığının birebir tespit edilemediği, ayrıca davacı tarafından 17.09.2025 tarihinde aynı toplam tutar olan 1.611,38 TL’nin “Gönderilen Havale” açıklamasıyla yeniden borç kaydedilmesi sonucunda cari hesap bakiyesinin 2.183.388,00 TL olarak kaldığı, sonuç itibariyle takibe konu faturadan kaynaklı olarak davacının takip tarihi olan 13.11.2025 itibarıyla davalıdan 2.183.388,00 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmemekle şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, netice itibariyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 2.183.388,00-TL alacaklı olduğu, davalının asıl alacak yönünden icra takibine itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Takip talebinde yer alan işlemiş faiz istemi yönünden davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair ihtarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığına dair bir delil sunulmamış olup, davacının takipten önce işlemiş faizi talebinin yerinde olmayacağı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kısmen kabulü ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibe 2.183.388,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 436.677,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 2.183.388,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 436.677,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 149.147,23-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 26.446,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 122.700,41-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 4.586,61-TL'sinin davalıdan tahsili, bakiye 13,39-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından ödenen 732,00-TL başvurma harcı, 26.446,82-TL peşin harç olmak üzere toplam 27.178,82-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen 13.100,00-TL tebligat ve bilirkişi ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 13.061,88-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 323.674,32-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzeredavacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/210, K. 2026/638, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-210-e-2026-638-k-d6449479f8b9