İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/285 E. 2026/989 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/285
- Karar No
- 2026/989
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2025/285 KARAR NO : 2026/989
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22.04.2025 KARAR TARİHİ : 26.10.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin organizasyonlara, etkinliklere, sinema ve dizi sektörüne dekor amaçlı her nevi eşya kiralaması yapan bir şirktet olduğunu, davalı şirketin "..." projesi için 20.05.2024 ve 22.05.2024 tarihlerinde dava dilekçesi ekinde sundukları mobilyaların teminini, kiralamasını, nakliyesini ve montajını üstlendiğini, davalı şirketin ürünlerin kendilerine tesliminin ardından davalı adına kesilen, nakliye, hizmet ve ürün kiralama bedelleri fatura edilmişse de davalının hiçbirini ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine davalı hakkında ...1. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 517.445,01-TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, 23.08.2024 tarihinde borca haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet satım ilişkisi nedeniyle faturaya dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malı/hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Hak Düşürücü Süre Yönünden: 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 16.08.2024 tarihinde, davalı aleyhine, 14.06.2024 tarihli ... nolu, 369.000,00 TL bedelli faturaya dayanarak, 369.000,00.-TL asıl alacak, 15.498,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 384.498,00.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 24.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.08.2024 tarihinde ... İcra Dairelerinin Yetkili olduğunu belirterek, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline 31.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 22.04.2025 tarihinde 591.022,59.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Dava değeri tevzi formunda 591.022,59 TL olarak belirtildiğinden tensibin (21) nolu ara kararı ile eksik bakiye 7.555,29-TL peşin harcın yatırılması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili 07.05.2025 tarihli beyan dilekçesi ile dava değerinin maddi hata sonucu fazla bildirildiğini, dava değerinin takip çıkışı olan 384.498,00.-TL olduğunu belirterek ödenmesi gereken 4.028,38 TL bakiye nispi peşin harç miktarını aynı tarihte yatırmış, dava değerinin takip çıkış miktarı olan 384.498,00.-TL olarak kabul edilmiştir. Yetki İtirazı Yönünden; Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir, hükmü gereğince icra dairesinin yetkili olduğu kabul edilmiş, itiraz yerinde görülmemiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan 14.09.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Bilirkişi raporunda; (1) Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2024 yılı Haziran ayına ait Yevmiye ve Kebir Defterlerinin elektronik defter (e-Defter) kapsamında tutulduğu ve söz konusu defterlere ilişkin e-Beratların yasal süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminе sunulduğu; 2024 yılına ait Envanter Defterinin nevi değişikliği öncesinde süresi içerisinde tasdik ettirildiği, nevi değişikliği sonrasında Anonim Şirket adına tutulan Envanter Defterinin de süresi içerisinde tasdik ettirildiği; (2) Dava konusu ... numaralı, 14.06.2024 tarihli, KDV dahil 369.000,00 TL bedelli faturanın Davacı şirketin incelenen yasal defter ve kayıtlarında yer aldığı ve icra takip tarihi itibarıyla Davalıdan 369.000,00 TL alacaklı bakiye bulunduğunun tespit edildiği (3) Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesince dosyaya gönderilen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizlerinde, Davacı tarafından Davalya 1 adet ve KDV hariç 307.500,00 TL tutarında satış bildirildiği, Davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden dosyaya gönderilen Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizinde ise Davacıdan buna karşılık gelen alış kaydının bulunmadığı görülmüş; Davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden Davalı kayıtları üzerinde karşılaştırmalı inceleme yapılamadığı, (4) Dava konusu faturanın ticari fatura senaryosunda düzenlendiği, Davalı tarafından e-Fatura sistemi üzerinden reddedildiğine veya süresi içerisinde itiraz edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgele birlikle, faturanın Davacı ticari defterleri ve Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi ile desteklendiğinin değerlendirildiği, (5) Bu kapsamda yapılan hesaplamalardan da anlaşılacağı üzere davacı tarafça icra takip tarihine kadar talep edilebilecek asıl alacak + işlemiş faiz tutarı (369.000,00+12.764,65 TL) 386.264,65 TL olarak hesaplandığı, (6) Davacı tarafça icra takibinde; 369.000,00 TL asıl alacak, 15.498,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 384.498,00 TL talep edildiği, (7) Yukarıda yapılan hesaplamalar sonucunda, icra takip tarihine kadar asıl alacak + işlemiş faiz toplamının 386.264,65 TL olduğu, ancak davacı tarafça icra takibinde 369.000,00 TL asıl alacak ve 15.498,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 384.498,00 TL talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince icra takip konusu toplam alacağını 384.498,00 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştin Davacının ibraz ettiği e-defter ve belgeler incelendiğinde, 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için adresinin bulunduğu mahkemeye talimat yazılmış, talimat mahkemesince usulüne uygun olarak çıkartılan e-tebligata (08.11.2025 e-tebliğ) rağmen 2 haftalık kesin süre içerisinde defter ve belgelerini talimat mahkemesine ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 369.000,00.-TL faturadan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 369.000,00.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 369.000,00.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (369.000,00.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 73.800,00.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 25.206,39-TL olup, peşin alınan 615,40-TL ve 4.028,38-TL tamamlama harcı toplamı olan 4.643,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 20.562,61-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 4.028,38-TL tamamlama harcı toplamı 5.259,18-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 735,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 12.735,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 12.221,68-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 59.040,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 15.498,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 3.454,89-TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK, B) 145,11-TL'sinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/10/2026
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır