İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/296 E. 2026/771 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/296
Karar No
2026/771
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/296 Esas KARAR NO : 2026/771

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/04/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olarak faaliyet gösteren müvekkil şirketin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinden olan pay defterinin (dilekçenin bir kısmında karar defteri olarak da değinilen), şirkete ait adresten bilinmeyen bir tarihte hırsızlanması veya kaybolması suretiyle zayi olduğunu, durumun Nisan ayı başında fark edilmesi üzerine 08/04/2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğunu, şirketin pay sahipliği yapısının ispatında güçlük yaşanmaması ve ileride doğabilecek hukuki ihtilafların önüne geçilmesi amacıyla ticaret sicil kayıtları, genel kurul kararları, noter kayıtları ve tanık beyanları gibi delillere dayanarak müvekkil şirkete ait söz konusu defterin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu'nun 2026/... soruşturma nolu soruşturma dosyası istenilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE : Dava, TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. TTK 18/2 maddesi "Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir" hükmünü içermektedir. Tacir basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği özeni göstererek defter ve belgelerini saklamalı ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri özveri ile yerine getirmelidir. TTK 82 ve 18. Madde kapsamında yapılan değerlendirmede; tacirin basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği özeni göstererek defter ve belgelerini saklaması ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri büyük bir dikkat ve özenle yerine getirmesi gerekmektedir. Somut olayda; davacı vekili tarafından müvekkil şirkete ait pay defterinin (dilekçede karar defteri olarak da zikredilen) şirkete ait adresten bilinmeyen bir tarihte hırsızlandığı veya kaybolduğu, durumun 2026 yılı Nisan ayı başında fark edilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2026 tarihli başvurusu ile şikayette bulunulduğu belirtilerek defterin zayi olduğuna dair belge verilmesi talep edilmiştir ancak tacir sıfatını haiz davacının, TTK'nın 18/2. maddesi uyarınca ticari faaliyetlerine ait işlerinde tedbirli ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi, tutulması zorunlu olan pay ve karar defterlerini her türlü riske karşı güvenlik altına alması ve koruması yasal bir zorunluluktur. Davacının defterlerin tam olarak ne zaman ve ne şekilde kaybolduğunu/çalındığını somutlaştıramadığı, basiretli bir tacirden beklenen gerekli koruma ve gözetim tedbirlerini almadığı, dolayısıyla zayi belgesi verilmesi şartlarını yerine getirmediği görüş ve kanaatine varılmıştır. Meydana gelen hırsızlık veya kaybolma iddiası, TTK'nın 82/7. maddesi anlamında tacirin iradesi dışında gelişen, önlenmesi mümkün olmayan bir mücbir sebep (yangın, su baskını, yer sarsıntısı vb. doğal afetler) niteliğinde kabul edilemez. İddia edilen kaybolma/çalınma vakıası, basiretli bir tacirin öngörebileceği ve alacağı muhafaza tedbirleri ile engelleyebileceği nitelikte olup, yasanın aradığı anlamda zayi belgesi verilmesini gerektiren hallerden değildir. Bu doğrultuda, talebe konu defter yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harç peşin ve yeterli alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3- Yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına. 4- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine resen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/296, K. 2026/771, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-296-e-2026-771-k-f8740886f080