İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1960 E. 2026/922 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1960
Karar No
2026/922
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1960 Esas KARAR NO:2026/922

DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ:10/11/2025 KARAR TARİHİ:26/10/2026

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin uzun süredir İstanbul ili, Beykoz ilçesi, Başakşehir ilçesinde faaliyet göstermekte olduğunu, kısa süre önce ticari faaliyet merkezini Kocaeli iline taşımış olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasındaki davacı sıfatıyla devam eden yargılamada mahkemece 10.11.2025 tarihli ara karar ile müvekkili şirketin ticari defterlerinin ibrazının istenmiş olduğunu, ancak evrakların temini sırasında yapılan incelemede müvekkil şirkete ait ilgili dönem ticari defterlerinin taşınma sürecinde kaybolduğunu, tüm aramalara rağmen bulunamadığının anlaşılmış olduğunu, söz konusu defterlerin kaybolması, müvekkil şirketin kusuru dışında taşınma sürecinde nakliyat sırasında meydana gelmiş olduğunu, bu durumun müvekkilinin elinde olmayan bir nedenle gerçekleşmiş olduğunu ve defterlerin yeniden temin edilmesinin mümkün olmadığını, zayi olayının müvekkil şirketin eski merkezi olan İstanbul Başakşehir’de meydana geldiğini ve iş bu davada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu, bu nedenlerden ötürü müvekkil şirkete ait ticari defterlerin taşınma sürecinden zayi olduğunun tespitini, bu hususta müvekkil şirket adına zayi belgesi verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkil üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 82/7. maddesine göre "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11186 Esas 2016/5704 Karar sayılı 25/05/2016 tarihli ilamında da açıklandığı üzere zayi belgesi istenebilmesi için defterlerin muhafazasında tacirin gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması gereklidir.Buna göre, TTK'nun 82/7.maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayiinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirip getirmediği, ticari defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerekir. Bir başka ifadeyle davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerekir. Dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/6973 E., 2014/13720 K. Sayılı ilamı incelendiğinde de "Mahkemece, iddia, ve dosya kapsamına göre; TTK anlamında zayi belgesi verilebilmesi için tacirin defter ve belgelerin korunması anlamında gereken özeni göstermesi, ziyaa uğramanın onun iradesi dışında gerçekleşmesinin gerektiği, davacının zayi belgesi verilmesi için gereken koşulların varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/2065 E., 2025/1993 K. Sayılı kararında " Ticari belgelerin uygun şekilde muhafaza edilmek suretiyle gerekli önlemlerin alınması basiretli bir tacirden beklenecek davranıştır. Davacı dava konusu karar defterinin ne şekilde zayi olduğunu kanıtlamadığı gibi bu konuda delil ve bilgi de sunmamıştır. Davacı ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun davarandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin zayi belgesi istemine ilişkin içtihadı da bu yöndedir (E:2015/13372, K: 2017/1346, T:07.03.2017). Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; TTK'nın 82/7. bendi "bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklindeki ifadesiyle sınırlı sebeplerle ve sınırlı sürede gerçekleşen ziyaa uğrama durumlarında ticari defterler için mahkememizden zayi belgesi talep edilinebilinir. Dava konusu olayda ise, davacı şirkete ait ilgili dönem ticari defterlerinin taşınma sürecinde kaybolduğu, tüm aramalara rağmen bulunamadığı iddiası ile zayi belgesi talep edilmektedir. Kanun hükmü kaybetme, bulamama gibi genel durumlar için değil ani ve arızi olarak gerçekleşebilecek kanunda sayılı "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık" sebepleri dışındaki zayi durumlarını hariç tuttuğundan ve davacının iddia ettiği ziyaa sebebi TTK 82/7 maddesi kapsamında olmadığından HMK 320/1 maddesi gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- TTK 82/7 maddesi şartlarını taşımayan davacının zayi belgesi talebinin reddine, 2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile eksik kalan 116,60 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 4- Gerekçeli karar örneğinin davacıya tebliğine, Dair, davacının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 26/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1960, K. 2026/922, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1960-e-2026-922-k-22be16f15602