Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/904 E. 2026/996 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/904
- Karar No
- 2026/996
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/904 - Karar No:2026/996 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/904 KARAR NO : 2026/996
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2024 NUMARASI : 2023/1212 E-2024/498 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözlşemesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026 Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait...plakalı araçlarına ekte sundukları servis fişlerinde belirtilen işleri yaptığını ve ilgili malzemeleri temin ettiğini, yapılan işler karşılığında müvekkilinin davalıya 19.09.2023 tarihinde toplamı 163.824,23 TL'lik 14 adet fatura keşide ettiğini, fatura münderecatlarının TTK'nın 23.maddesi anlamında kesinleştiğini, bu hususun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını, davalının 16.09.2023 tarihinde fatura alacağına karşılık 80.000,00 TL ödeme yaptığını, bu tutarın cari hesaptan düşüldüğünü, müvekkilinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile bakiye 82.200,98 TL alacağının bulunduğunu, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine 16.10.2023 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/50766 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sanuçlandığını beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/50766 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine itiraz edilen miktar üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı iddialarının usul ve yasaya, maddi gerçeğe aykırı olduğunu, taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yük taşıma işi yapan müvekkiline ait dorselerin bir kısım tamir işlerinin davacıya yaptırıldığını, taraflar arasında tamir işlerinden kaynaklı ticari bir ilişkinin bulunduğunu, ancak davacının müvekkilinden herhangi bir cari hesap alacağının bulunmadığını, müvekkilinin tamir bedellerine ilişkin ödemeleri davacıya yaptığını, müvekkilinin bilgisi dahilinde olmaksızın içerik olarak ve miktar olarak alakasız bir şekilde 09.09.2023 tarihli 163.824,23 TL'lik 14 adet fatura kesildiğini, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturalar üzerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin faturaları sistemde görmesi üzerine iade faturaları kestiğini, müvekkilinin ... plakalı araçta şasi düzeltme işini davacı firmaya yaptırdığını ancak yapılan işlemin eksik yapıldığını bu hususta davacı firmaya ulaştığında kendisini yapan ustaya yönlendirdiğini ancak daha sonra davacı tarafından eksik ve yanlış yapılan işlem düzeltilmediğini ,taraflar arasında bu hususta tartışma çıktığını ,müvekkilinin çıkan bu tartışma sebebi ile davacı tarafın kötü niyetli olarak içeriği olmayan kötü niyetli bu işlemi gerçekleştirdiğini düşündüğünü, davacının dosyaya dayanak belge olarak sunduğu 5 adet servis fişi ve 14 adet faturanın çelişkili olduğunu, içerik olarak ve hukuken kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığını, servis fişlerinin toplam rakamı 89.600,00 TL iken faturaların toplam bedelinin 163.824,23 TL olduğunu, faturalar ile servis fişlerinin kendi için çelişkiler barındırdığını, müvekkiline ait ... plakalı araçların bulunmadığını, müvekkili tarafından davacıya toplamda yapılmış olan işlemler için 188.000,00 TL kart, 12.000,00 TL elden olmak üzere 200,000,00 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin tamamının davacıya yapıldığını, hukuki geçerliliği olmayan servis fişleri ve 09.09.2023 tarihli kesilen ve yanlış içerikli 14 fatura ile olmayan alacakları için haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia ettiğinden, icra takibine dayanak 163.824,23 TL tutarlı 14 faturanın incelenmesinde; hiçbir davacı faturasının davalı tarafından BA formuyla bildirilmediğinin görüldüğü, 114.348,01 TL tutarındaki 9 adet davacı faturasının ise davalı ticari defter ve kayıtlarında bulunduğu, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin defterine kayıt yapmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde ticari defterlerine söz konusu faturaları işlediği, bu itibarla taraflar arasındaki bu faturalar yönünden akdi ilişkinin varlığı ve hizmetin ifası yönündeki davacı iddialarının kanıtlandığı, 49.476,22 TL tutarındaki 5 adet davacı faturasının ise hem BA formuyla davalı tarafından bildirilmediği, hem de davalı kayıtlarında kayıtlı olmadığının görüldüğü, bahsedildiği üzere fatura düzenlenmesinin tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/ hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altında olduğunu, bu kapsamda davacı taraf bir takım servis fişleri sunmuşsa da, servis fişlerinde yapılan işlerin bu faturaların kapsamıyla birebir uyuşmaması, davalı şirket yetkilisinin imzasının veya kaşesinin bulunmaması ile hizmetin ifa edildiğini gösterir başkaca delil sunulmamış olması gözetilerek, bu 5 adet fatura yönünden davacının alacağını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varıldığı, bu tespit ve kabuller doğrultusunda, davacının 9 fatura yönünden hukuki ilişkiyi, hizmetin ifasını ve alacağının varlığını kanıtlaması, 5 fatura yönünden kanıtlayamaması karşısında davacının 9 adet faturaya konu 114.348,01 TL alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, davalının dosya kapsamında ihtilaf bulunmayan, davacı kabulünde olan ve davacı kayıtlarında yer alan 81.603,24 TL ispatlanmış bir ödemesi bulunduğu, söz konusu ödeme düşüldüğünde davacının 32.744,77 TL dava konusu icra takibinden kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısman kabulüne, davalı tarafından Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2023/50766 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 32.744,77 TL üzerinden devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; yargılama aşamasında mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve bilirkişi tarafından dört ihtimalli bir rapor tanzim edildiğini, buna göre ''1-Davacının 14 adet fatura tuturı olan 163.824,23 TL'nin ve davalı kayıtlarında yer alan 81.603,24 TL'nin kabulü durumunda davacının davalıdan 82.220,99 TL alacaklı olacağı, 2-Davacının 14 adet fatura tutarı olan 163.824,23 TL'nin ve davalı kayıtlarında yer alan 188.000,00 TL ödemenin kabulü durumunda davalının davacıdan 24.175,77 TL alacaklı olacağı,3-Davalının kayıtlarında yer alan 9 adet davacı faturası toplamı olan 114.348,01 TL davacı faturası ve davalının kayıtlarında yer alan 188.000,00 TL tutarındaki ödemesinin kabul edilmesi durumunda davalının davacıdan 73.651,99 TL alacaklı olacağı,4-Davalının kayıtlarında yer alan 9 adet davacı faturası toplamı olan 114.348,01 TL davacı faturası ve davacının kayıtlarında yer alan 81.603,24 TL tutarındaki davalı ödemesinin kabul edilmesi durumunda davacının davalıdan 32.744,77 TL alacaklı olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiğini, mahkemenin de bu seçeneklerden 4 nolu seçeneği kabul ettiğini ve neticede müvekkilinin davalıdan 32.744,77 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığını, halbuki dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler incelenseydi itirazın tümüyle iptaline karar verilmesi gerektiğinin görüleceğini, mahkemenin, kısmi kabul gerekçesinde müvekkili tarafından tanzim edilen 5 adet faturayı kayıtlarına almayan davalının bu eyleminin olumsuz sonuçlarını müvekkiline yüklediğini, halbuki taraflarınca bu ihtimalin ön görüldüğünü, 28.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde yeni bir bilirkişiden dosya üzerinden veya keşif yapılmak suretiyle rapor alınmasını, bu aşamada davalı tarafa tamire konu araçları hazır etmesi hususunda süre verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın cevap dilekçesinin 2.sayfasının esasa ilişkin itirazlar bölümünün 3 nolu bendinde müvekkili şirketten hizmet aldığını kabul ettiğini, yalnızca faturalarda yapılmayan işler bulunduğu iddiasında bulunduğunu, bu nedenle mahkemece müvekkili tarafından 09.09.2023 tarihinde tanzim edilen fatura içeriklerine konu araçlara yapılan hizmetin bu tarih itibariyle değerinin tespitinin önem arz ettiğini, mahkemece, keşif yapılmayacak olsa dahi en azından tümü yazılı delil başlangıcı hükmünde olan ve faturalarla birlikte değerlendirildiğinde alacaklarının varlığını tevsik edebilecek olan, dosyada mübrez fotoğrafları, whatsapp yazışmalarını ve ses kayıtlarını incelemesi gerektiğini, mahkemenin bu incelemeyi yapmadığı gibi gerekçeli kararında sundukları delilleri tartışma gereği dahi duymadığını, halbuki söz konusu yazışmalarda ve kayıtlarda davalı tarafın borcun varlığını, miktarını, yapılan işi kabul ettiğini, öyle ki yazışmalarda davalı tarafın ödeme yapamama gerekçelerinden vs. bahsettiğini, bu manada hükmün eksik incelemeyle verildiğini, dosyada mübrez delil listesinde keşif ve yemin delili mevcut olup bu delillerine yönelik de işlem tesis edilmediğini, sonuç olarak eksik inceleme sonucu verilen karar ile müvekkilinin mağdur edildiğini belirterek, makeme kararının kaldırılarak, davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirketin şahıs şirketi olup, yurt içi ve yurt dışına yük taşımacılık işi yaptığını, yük taşıma içi için kullanmış olduğu dorselerin bir kısım tamir işlerini ise davacı tarafa yaptırdığını, bu nedenle aralarında tamir işlerinden kaynaklı ticari ilişki söz konusu olduğunu ancak davacı şirketin müvekkili firmadan herhangi bir cari hesap alacağı bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhinde başlatılan takibin haksız olduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafa yapılmış olan tamir bedellerine ilişkin ödemeleri yapıldığını, akabinde müvekkilinin bilgisi dahilinde olmaksızın içerik olarak ve miktar olarak alakasız bir şekilde 09.09.2023 tarihli 163.824,23 TL'lik 14 adet fatura kesildiğini, söz konusu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturalar üzerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin bu faturaları sistemde görmesi üzerine kabul etmeyip içerik olarak yaptırmadığı işler olması ve bu miktarda bir borcununda bulunmaması sebebi ile iade faturaları kestiğini, müvekkilinin ... plakalı araçta şasi düzeltme işini davacı firmaya yaptırdığını ancak yapılan işlemin eksik yapıldığını, bu hususta davacı firmaya ulaştığında kendisini yapan ustaya yönlendirdiklerini ancak daha sonra davacı tarafından eksik ve yanlış yapılan işlemin düzeltilmediğini, taraflar arasında bu hususta tartışma çıktığını, müvekkilinin çıkan bu tartışma sebebi ile davacı tarafın kötü niyetli olarak içeriği olmayan kötü niyetli bu işlemi gerçekleştirdiğini düşündüğünü, davacı tarafça dosyaya dayanak belge olarak 5 adet servis fişi ve 14 adet fatura sunulduğunu ancak dosyaya sunulan servis fişi ve faturaların içerik olarak ve hukuken kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığını, "02.08.2023 tarihli servis fişi 12.900 TL, 03.08.2023 tarihli servis fişi ve ücreti yazmayan, 04.08.2023 tarihli servis fişi 800 TL, 07.08.2023 tarihli servis fişi 9440 TL, 05.08.2023 tarihli servis fişi 38500" olmak üzere toplam 5 adet servis fişi sunulduğunu, servis fişleri içeriklerinin sonradan doldurmaya müsait şekilde el ile doldurulmuş olup, içeriğinde yazan rakamlar toplandıktan sonra aşağıda toplam şeklinde yazılan kısımlar birbirleri ile uyuşmadığını, nitekim 05.08.2023 tarihli servis fişi içeriğinde yazılan rakamlar toplandığında 27.960 TL tutarken fişin altında 38.500 TL yazdığını, 03.08.2023 tarihli servis fişinde ücret yazmadığını, bu hususun servis fişlerinin ücret kısımları boş bir şekilde de düzenlenebildiğini ve sonradan üzeri doldurulabilir olduğunu gösterdiğini, dosyaya sunulan servis fişlerinin toplam 89.600 TL iken davacı tarafından kesilen faturaların toplam bedelinin 163.824,23 TL olduğunu, servis fişleri içerik olarak dahi çelişkiliyken davacı tarafından dosyaya sunulan fatura bedeli ile servis fişleri kendi içinde de çelişkiler barındırdığını, dava dilekçesinde müvekkilinin yaptırmış olduğu iddia edilen araçların plakaları dahi doğru olmayıp, müvekkili firmaya ait ... plakalı, ... plakalı,... plakalı araç bulunmadığını, dosyaya sunulan servis fişlerinin hiçbirinde müvekkili ...'ün imzasının bulunmadığını, müvekkili ...'ün firmasının şahıs firması olup, kendisinden başka imza yetkisi bulunan hiç kimse olmadığını, dolayısıyl içeriği çelişkili olan servis fişlerinin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, davacı tarafından faturaların müvekkili firma tarafından kabul edildiği ve kesinleştiği bu konuda bir tereddüt bulunmadığı şeklindeki beyanlarının kabul edilmediğini, nitekim davaya konu faturaların müvekkili firmaya elden ya da posta yolu ile tebliğ edilmediğini, müvekkili firma tarafından sisteme düştüğünün fark edildiği anda ise tüm faturalar için iade faturaları kesildiğini, davacı tarafından müvekkilinin faturaları iade etmesi üzerine ise toplamda 3 kez aynı faturalar tekrar tekrar kesildiğini, davacı tarafın bu hususta sadece sistemde faturalar görünsün ya da müvekkiinin fatuları iade etmeyi unutur gayesi ile kötü niyetli olarak sürekli müvekkili firmanın arkasından fatura kesip sisteme ekletmeye çalıştığını, davaya konu çekişmeli bir alacakta bile davacı tarafın halen müvekkili firma adına fatura kesmeye çalıştığını, davacının isminden de anlaşılacağı üzere dorse satım ve tamir işi ile uğraştığını, müvekkili firmaya kötü niyetli kesilen fatularda müvekkili firmaya "çıkma lastik" satışının gösterildiğini, davacı tarafın bir lastik satış firması olmadığını, müvekkili firmanın lastik işlerini lastik firmalarına yaptırdığını, davacının kendi yapmadığı ve satmadığı bir ürünü müvekkiline satış göstermesinin kötü niyetli hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu, müvekkilinin davacı firmaya 2023 Haziran ayından Ağustos ayına kadar 3 aylık süreçte bir dorselerin tamir işlemlerini yaptırdığını, davacı tarafın müvekkili firmaya yapmış olduğu işi Ağustos ayında yapmış olduğunu servis fişleri ile gösterdiğini ama faturaları 14 adet ve 09.09.2023 tarihi olarak gösterdiğini, bu hususun davacı tarafın kesilmiş olan faturalar tamir işlerinden çok daha sonra ve müvekkilinin arkasından haksız bir şekilde kesildiğini gösterdiğini, 213 Sayılı VUK 5.fıkrasında da görüleceği üzere, yapılmış olan işten aylar sonra kesilen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağının belirtildiğini, müvekkili tarafından davacı tarafa yapılmış olan tamirat bedelleri için 07.06.2023 tarihinde 60.000,00 TL (... firması adına kart çekmek sureti ile), 04.08.2023 tarihinde 24.000,00 TL (... firması adına kart çekmek sureti ile), 04.08.2023 tarihinde 24.000,00 TL (... firması adına kart çekmek sureti ile -24.000,00 TL'lik iki farklı karttan 3 dk ara ile çekim yapılmıştır-), 04.08.2023 tarihinde ayrıca 12.000 TL elden ödeme yapıldığını, 48.000 TL karttan 12.000 TL elden toplam 60.000 TL ödeme yapıldığını), son olarak 16.09.2023 tarihinde 80.000,00 TL (... firması adına kart çekmek sureti ile) ödeme yapıldığını, kredi kartından post cihazına kart çekmek sureti ile yapılan işlemlerden "..." numaralı kart müvekkilinin abisi ...'e ait olup, "..." numaralı kartın ise müvekkili ...'ün alacağı bulunduğu ... adına olan kart ile müvekkilinin borcuna mahsuben kesildiğini, davacı tarafından ... isimli şahsın ... firması adına çekmiş olduğu kart ödemesinin zaten dava dilekçesinde 80.000 TL ödeme yapıldığı şeklinde kabul edildiğini, müvekkili tarafından davacı firmaya toplamda yapılmış olan işlemler için 188.000,00 TL kart, 12.000,00 TL elden olmak üzere 200.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak davacı firmanın müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında içerik olarak çelişkili hukuki geçerliliği olmayan servis fişleri ve 09.09.2023 tarihli kesilen ve yanlış içerikli 14 fatura ile olmayan alacakları için haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, mahkemece müvekkili tarafından şirket defterlerinde belirtilen ödemelerden sadece 80.000 TL'lik ödemenin kabul edildiğini bilirkişi tarafından seçenekli olarak belirtilen raporda müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin tamamının neden dikkate alınmadığı hususunun ise tartışmalı olduğunu, nitekim müvekkilinin her iki tarafında şirket defterlerinde belirtilen 80.000 TL'lik ödeme ile aynı şekilde farklı tarihlerde kart çekmek sureti ile ödeme yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerden sadece bir tanesinin dikkate alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tamamen reddi gerektiğini, gerekçeli kararda kısmi kabul kısmi ret kararı ile birlikte icra inkar tazminatına hükmedildiğini, taraflar arasındaki alacak çekişmeli ve yargılamayı gerektiren bir alacak olup, müvekkilinin icra takibine itirazında haklı olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, hal böyle iken likit olmayan bir alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalıya ait araçların süreç içerisinde davacı tarafça bakım, onarım, tamir işlerinin yapılmasına yönelik taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kapsamında takibe dayanak yapılan 16.10.2023 tarihli cari hesap alacağına dayalı bakiye alacak iddiası kapsamında itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça açılan itirazın iptali davasında delil olarak 14 adet fatura ve servis fişleri girdileri sunulmuş olup, bu fatura bedellerinden 80.000,00 TL ödendiği belirtilerek bakiye 82.220,98 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Mahkemesince yapılan yargılamada muhasebe ve finansman uzmanı tek bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından sadece taraf defterleri kayıtları incelenerek dava dilekçesinde belirtilen 14 adet faturadan 9 tanesinin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu kabul edilerek, bu 9 adet fatura bedelinden ödendiği kabul edilen 80.000,00 TL'nin mahsubuyla davacının bakiye alacağın 32.744,77 TL olduğu belirtilmiş, rapora karşı taraf vekillerince eksik inceleme yapıldığı belirtilerek teknik nitelikte itirazlarda bulunulmuş, mahkemece ek rapor alınmaksızın ''hizmetin ifa edildiğini gösterir başkaca delil '' gösterilmediği belirtilerek sadece davacı defterler kayıtları ile düzenlenen faturalara göre belirlenen rakama göre hüküm kurulmuştur. Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak yüklenicinin yaptığı işi , iş sahibinin de bedeli ödediğini ispat etmekle yükümlü olup, yüklenicinin alacağını talep edebilmesi için fatura düzenlenmiş olması , faturanın tebliği ile defterlerde kayıtlı olması zorunlu değildir. Bu kapsamda mahkemesince taraf iddia, beyan, savunma ve delilleri doğrultusunda davacının sunmuş olduğu CD içerisindeki whatsapp yazışmaları,fotoğraf ve video kayıtları davacının davasına dayanak yaptığı araçlar, bu araçlara yapılan işlemlere ilikşin düzenlendiği iddia olunan servis formları , bir kısım servis formlarında isim ve imzalar bulunmakla bu servis formlarının bağlayıcı olup olmadığı, imzaları olmayanlar yönünden ise taraf beyanları ve delilleri ile birlikte değerlendirilerek, taraf defterlerinde kaytılı olmayan davacı tarafça yapıldığı ispatlanan işlemler yönünden talep edilen bedellerin talepte uyumlu olup olmadığı da değerlendirilerek iş bedelin belirlenmesi; tüm bu açıklamalar kapsamında davacı yüklenicinin talep edebileceği toplam iş bedelinden davalı tarafça iddia olunan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere uygun inceleme ve değerlendirmeyi içermeyen ve bilirkişi tarafından sadece taraf defterleri incelenerek sonuca gidilmesi, mahemece teknik olarak dosyaya sunulan serviş fişleri ile bunların faturalarla uyumlu olup olmadığı yönündeki teknik incelemeyi gerektiren konuda değerlendirme yapılmayarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Tüm bu açıklamalar kapsamında, mahkemece yapılması gereken iş, mali müşavir yanında dava konusu araçların tamiri işlerinden anlayan uzman bilirkişi eklenerek davacının yukarıda belirtilen ilkeler kapasmında yaptığı imalatların miktarı ve bedelinin belirlenmesi, bu miktar belirlenirken tarafların kabulünde olan işlemlerin ve bedellerin olduğu gibi kabul edilerek, imzalı olup faturası tarafların ticari defterlerine kayıtlı olmayanlar yönünden servis fişlerindeki imzanın davalıyı bağlayıp bağlamayacağı hususu değerlendirilerek, davalıyı bağladığının kabul edilmesi durumunda aynen, imzasız fişler yönünden ise işin yapıldığının ispat külfetinin davacıda olduğunun kabul edelerek, ispatlanacak olan iş miktarının yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmek suretiyle toplam iş bedelinden davalı tarafça ödendiği iddia olunan bedellerin mahsubunu içerir denetlemeye elverişli rapor alınması, itiraz edilmesi halinde itirazları karşılar ek rapor/ek raporlar alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılmasından ibarettir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2024 tarih ve 2023/1212 Esas- 2024/498 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan 559,20 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 6-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 25/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır