Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/952 E. 2026/1007 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/952
- Karar No
- 2026/1007
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/952 - Karar No:2026/1007 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/952 KARAR NO : 2026/1007
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2022/196 E-2024/455 K
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketin üstlendiği "...Çevre Düzenlemesi" işinin ahşap imalatlarının yapım işinin 01.11.2019 tarihli Taşeron Sözleşmesi ile davalı şirkete taşare edildiğini, bu sözleşme kapsamında davalının üstlendiği işlere karşılık 9 adet çek ile toplamda 206.000 TL ödeme yapıldığını, 15.200 TLnın da elden ödeme yapıldığını ve davacıdan davalının başkaca bir alacağı kalmadığını, metraj farkı nedeniyle fazla ödenen bedelin iadesi amacıyla davalıya 11.03.2021 tarihinde Ankara 6. Noterliği'nin 02862 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile iade faturası gönderildiğini, davalının 22.03.2021 tarihli Altındağ 6. Noterliiği'nin 02501 yevmiye no'lu ihtarı ile müvekkilinin gönderdiği faturaların iade edildiğini, davalı taraf aleyhine Ankara 6. İcra Dairesi'nin 2021/12838 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/72 D.İş. dosyası ile yapılan tespit sonucu imalatların toplam bedelinin 154,772,65 TL olduğunun tespit edildiğini, oysa davalıya 221.200 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi işletilmesine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında 01.11.2019 tarihli taşereon sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.maddesinde “Sözleşmenin Ekleri” bölümünde, yapılacak işleri gösteren açıklayan ve metrajlarım bildiren 2 sayfadan oluşan sözleşme ekinin, bu taşeron sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğunu, toplamda 206.000 TL ödediğinin doğru olduğunu ancak davacının dava dilekçesinde sunduğunu beyan ettiği 28.01.2021 tarihli tutanağın dosya ekinde olmadığını, bu tutanağın ne olduğunu bilmediklerini, dava dosyasına sunulduğu takdirde bu tutanak hakkında beyanlarını sunacaklarını, dava dilekçesinin 3.maddesinde yazılı, değişik tarihleri içeren toplamda 15.200.00 TL ödemenin müvekkiline ödenmediğini, bu ödemeleri kabul etmediklerini, davalı müvekkilinin imza ve kaşesi olmayan hiçbir ödemenin müvekkiline yapılmadığını, bu hususta tanık dinlenmesi konusunda muvafakatlerinin olmadığını, davalı müvekkili ...Ltd. Şti. adına yetkilisi ..., taşeron sözleşmesi ve ekleri uyarınca, 22.08.2020 tarihli ... numaralı, KDV dahil 140.986.11 TL bedelli ve 25.12.2020 tarihli ...numaralı 80.978.98 TL bedelli faturaların düzenlenip, 2020 yılı 8.ayın ve 12. ayın sonunda davalıya gönderildiğini, bu faturaların davacı ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesine göre yapılan işlerin faturaları olduğunu, bu faturalara 8 günlük yasal süre içinde itiraz etmeyen davacının TTK.21 maddesi uyarınca bu fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, 2020-7 numaralı faturanın davacıya 2020 yılı Ağustos ayı sonunda gönderildiğini, 2020-12 numaralı faturanın da 2020 yılının 12.ayında gönderildiğini, tarafların ikisinin de tacir olduğunu, davacı tarafın müvekkili tarafından kesilen bu faturaları 2020 yılı ticari defterlerine işlediğini, bu durumda davalının fatura içeriğinin aksini yazılı delille ispat zorunda olduğunu, ticari defterleri ile ispat edebileceğini, bu nedenle faturaların yasal süre içinde TTK ve VUK'na uygun olarak düzenlenip, davacıya teslim edildiğinin ve faturaların teslim tarihlerinin tespiti bakımından davacının ticari defterlerinin delil olarak incelenmesini, faturaların ticari defterlere işlenip işlenmediği konusunda bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, davalı müvekkilinin 2020/7 numaralı faturayı 2020 yılı 8. ayında, 2020/12 numaralı faturayı da 2020 Aralık ayında düzenleyip davacıya teslim ettiği halde, davacının yasal süre olan 8 günlük sürede faturalara itiraz etmediğini 2020/7 numaralı faturanın tesliminden 7 aydan sonra, 2020/12 numaralı faturanın tesliminden 2,5 ay sonra, davalı müvekkiline Ankara 6.Noterliği'nin 11.03.2021 tarih ve 02862 yevmiye numaralı ihtarname ile iade faturası kesilerek itiraz edildiğini, bu itirazın yasal süre olan 8 günlük süre içinde yapılmadığı için geçerli bir itiraz olmadığını, TTK. 21 maddesine aykırı ve sonuç doğurmayan bir itiraz olduğunu, yok hükmünde olduğunu, TTK'nın bu şekilde bir keyfîliğe cevaz vermediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı ihtarnamesine müvekkilinin Altındağ Noterliği'nin 22.03.2021 tarih ve 02501 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile cevap verildiğini, cevabi ihtarnamede "a-Taşereon sözleşmesinde yazılı ,307 metrekare zemin döşeme lambrisinin imal edilip, montaja hazır hale getirilip caminin içine konulduğu, lambrilerin büyük bir kısmının döşendiği, ancak bir kısmının tavan süslemeleri bitirilemediği ve caminin ortasında iskeleler sökülmediği için, monte edilemediği, bu hususta müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığı, taban zeminin döşenmeyen, malzemelerinin cami içinde olduğu (bulunduğu) belirtildiğini, cami taban döşemesinin bitirilmeyen orta kısmında iskelelerin olduğunu fotoğraflayan malzemeleri cami içine istifleyen işçi ve imalatları monte eden ve yapan tanıklarının deliller bölümünde sunulduğunu, b-55 metrekare ahşap tavan yapıldığı, c-167 metrekare kemerli pencere doğraması yapıldığı, hesaplamanın kemerin üst noktası ile pencere doğramasının en alt noktası arasındaki mesafe ile pencerenin eni çarpılarak hesaplama yapıldığı, bu hesaplamanın pencere kemerli doğrama yapılmasında bütün imalatçıların kabul ettiği bir hesaplama yöntemi olduğunu belirttiklerini, d-15.35 metrekare göbekli doğrama yapıldığı, 18.18 metrekare kapı doğraması yapıldığı, 7,51 metrekare tuvalet kapısı doğraması, 1.96. metrekare tuvalet penceresi doğraması yapıldığı belirtildiğini, e-8 adet kolon giydirmesi yapıldığı, 28 adet merdiven basamağı yapıldığı belirtildiğini, f-2,5x5 ebadında 180 metre tül tavan çıtası, 8 adet düz ve kemerli küçük doğramaların da hesaba dahil edilmediğinin" belirtildiğini, ayrıca iade faturalarına itiraz ettiklerini ve kabul etmediklerini bildirdiklerini, davacının daha sonra müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, tüm imalatları yapıp monte ettikleri için borca itiraz ettiklerini, burada borcun likit olmadığını, yargılamaya ihtiyaç olduğunu, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, icra dosyasına kötü niyetli olarak itiraz etmediklerini, çünkü tarafların borç-alacak durumu yargılama sonunda ortaya çıkacağını, davacının daha sonra Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/72 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını ancak bu tespite itiraz ettiklerini, yapılan tespitler de bilirkişinin hesaplamayı KDV'yi eklemeden KDV'siz yaptığını, davacı ve davacı işçilerinin beyanlarına göre tespit yapıldığını, böyle bir delil tespitinin yasal olmadığını, tespit gününün taraflarına bildirilmediğini, tespitin gıyaplarında yapıldığını, pencerelerin ve doğramaların ölçümünde sıva altında kalan imalatların hesaba katılmadığını, mahkemenin tek bilirkişi ile tespit yaptığını, bizzat marangozluktan anlayan bir bilirkişinin görevlendirilmediğini, endüstri mühendisi bilirkişinin tayin edildiğini, dava konusu olayı aydınlatacak uzman bilirkişinin görevlendirilmediğini, cami ortasındaki iskelelerin kaldırılması sonucu cami tabanında iskele altında kalan yerlere yapılan döşemelerin malzemelerinin müvekkilinin getirip cami içine istif ettiği malzemeler olduğunun belirtilmediğini, sanki malzemeler davacı şirkete aitmiş gibi değerlendirildiğini, iskelelerin ne zaman söküldüğü ve davalıya montaj için ihtarname gönderilip gönderilmediğinin belirtilmediğini, ''a-Cami içi saçaklı üst kata çıkış merdiveni b-Merdiven altı ve yanlan çakılan lambri bedeli-Bir adet 18.18.metrekare ahşap kapı bedeli c-11 lik 90 metre tahta bedeli d-120 metre 9x35 Ebadında profil. e-30 metrekare ahşap küpeşte.f-Cami sağ ve sol çıkış merdivenleri, g-Sağ ve sol çıkış merdivenleri iskelet bedeli, h-Aynca talep üzerine hazırlanıp gönderilen ahşap, tahta ve saçaklıklar." hususlarının değerlendirilmediğini, bu nedenlerle tespit raporunun hatalı ve eksik olduğu için itiraz ettiklerini, hesaplamalarda en önemli hatanın 2 kalemde yapıldığını, birinci kalemin ahşap döşeme miktarında olduğunu, müvekkilinin 307 metrekare ahşap taban (zemin döşemesi) döşemesi yaptığını, mahfiller ölçüldüğünü 307 metrekare alan tespit edildiğini, bu alanın tüm ahşap döşeme malzemesinin hazırlanıp caminin içine konulduğunu, bu taban döşemelerinin büyük bir kısmının zeminin müsait olan kısımlarına döşendiğini ancak caminin kubbe içinde tavan süslemeleri ve kalem ve yazı işleri yapıldığından, iskeleler caminin iç tabanında kurulu olduğundan, taban döşemeleri malzeme orada olduğu halde kubbe altına gelen kısmı döşenemediğini ,kalem ve süsleme işlerinin ne zaman sona erdiği tespit edildiğinde, taban döşemesinin neden eksik kaldığının anlaşılacağını, müvekkilinin malzemeleri sözleşmedeki metrajlar üzerinden hesapladığını, imalatını yaptığını ve caminin içine koyduğunu, müvekkilinin malzemeyi imal ettiği halde tabana döşememesinde bir menfaati olmadığını, cami zemin döşemesinin büyük bir kısmının müvekkilinin görevlendirdiği marangoz işçileri vasıtası ile taban zemin döşemesi yapıldığını ancak zemin içinde orta kısımdaki iskeleler boşaltılmadığını, 6 ay boyunca iskeleler sökülmediği için taban döşemesinin bir kısmı yapılamadığını, burada kusurun işverende olduğunu, daha sonra müvekkiline bildirilmeden işveren tarafından müvekkiline ait malzemelerin cami tabanında eksik yerlere döşendiğini, müvekkiline haber verilmeden cami içindeki müvekkili malzemelerin işverenin talimatı ile kullanıldığını, tabanda eksik olan yerlerin müvekkilinin cami içine istiflediği malzemelerle tamamlandığını, taban döşemeleri, saçaklık malzemeleri, tavan pervazları tamamen müvekkiline ait malzemelerle yapıldığını, müvekkilinin cami içine 350 metrekare taban döşemesi istiflediğini, diğer malzemelerle bu taban döşemelerini kullanan, işverenin sanki bu malzemenin sahibi kendisiymiş gibi bilirkişiye hesaplama yaptırdığını, kemerli pencerenin metretül hesaplamasında hata yapıldığını, bilirkişinin müvekkilinin imalatını az çıkarmasının temel sebebinin bu hesaplamayı hatalı yapması olduğunu, müvekkilinin hesaplamasına göre 167 metrekare kemerli pencere yapıldığını, bilirkişinin bu hesaplamayı 156 metrekare üzerinden yaptığını, bu nedenle uzman ve marangoz ve hukukçu olmak üzere üç kişilik bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılarak müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak yaptığı imalatların ve metrajlarının tespitini talep ettiklerini, müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve fazladan iş yapıp malzeme verdiği halde bu malzemelerin de bedelini ödemeyen davacının haksız olarak açtığı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 01.11.2019 tarihli Taşeron Sözleşmesi uyarınca davalı şirketin üstlendiği edimleri yerine getirdiği, davacının da karşılığından bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalının yaptığı iş bedelinin 251.257,94 TL olduğu halde davacının davalıya yaptığı ödemenin 221.200,00-TL olduğu, buna göre davacının davalıya fazla ödemesinin bulunmadığı, incelenen ve usulüne uygun tutulan davalı defterlerine göre davalının davacı şirkete borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı, davacının defterlerinin hatalı tutulduğunun kendisinin de kabulünde olduğu, davacının eksik iş ya da kusurlu iş talebinin bulunmadığı, davacının fazla ödeme yaptığını ve davalının sözleşmedeki metrajdan daha az metrajda iş yaptığını ispatlayamadığı taraflar tacir olup imzalarına havi sözleşmenin her iki tarafı da bağlayacağının tartışmasız olduğu, dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; tüm bilirkişi raporları ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davalı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, taraflar arasında ...Çevre Düzenlemesi işinin malzemeli ve işçilikli olarak yapımı konusunda 01.11.2019 tarihli sözleşme akdedildiğini, ilgili sözleşmede çalışma yapılacak alanların projeleri, metraj ve imalat miktarları detaylı olarak belirtildiğini ancak mahkemece her ne kadar gerekçeli kararında davalı şirketin, sözleşme ve eklerine göre edim yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirtmiş ise de, söz konusu tespitin gerçeğe aykırı olduğunu, Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/72 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerde "Taraflar arası akdedilen sözleşme ve ekinde yer alan 'Metraj ve İmalat Miktarları (TL) Çarpım Cetveli' doğrultusunda İlbey...Şti'nin yaptığı imalatlar toplam bedelinin 154.772,65 TL olduğu" değerlendirmesinin yapıldığını, davalı taraf tanıklarından ...'ün 25.01.2023 tarihli celsede "..sadece cami içinde orta alanda 40-50 m2'lik kısmı yapamadık, ... 15 gün 1 ay sonra tekrar gittik, başka yerlerdeki cami içindeki işleri tamamladık, ancak 45-50 m2'lik alanla ilgili iskele hala durduğundan dolayı herhangi bir işlem yapmadık", ...'ün 25.01.2023 tarihli aynı celsede "caminin merkezindeki iskelenin bulunduğu yerdeki yer döşemesi kalmıştı, o da 45-50 m2 kadar birşeydi, biz de resimlerini çekerek oradan ayrıldık,ayrıca malzemelerin hepsini götürüp caminin içerisine yığmıştık, yapılmayan işlerle ilgili malzemede caminin içinde bulunmaktaydı", ...'un 25.01.2023 tarihli aynı celsede "bir kısım işleri yaptık, en son yerde iskele olduğundan o kısımdaki işleri yapamadık", ...'nun 25.01.2023 tarihli aynı celsede "30-40 m2'lik bir alan kalmıştı, burada iskele olduğu için döşemeyi yapamadık" şeklinde beyanda bulunduklarını ve işi tamamlamadıklarını ikrar ettiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşme konusu ve tarafların yükümlülükleri gereği eser sözleşmesi niteliğinde olup, TBK 470 madde gereği yüklenicinin, eseri sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin beklentileriyle uyulması zorunlu yasal düzenlemelere uygun olarak meydana getirmesi gerektiğini, buna karşılık iş sahibinin ise söz konusu esere karşılık bedel ödemekle yükümlü olduğunu, her ne kadar müvekkili davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüğünü fazlası ile yerine getirmiş ise de, davalı şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, tanıkların tamamının tamamlanmayan kısımlar olduğunu, eksik işlerin sonrasında da tamamlanmadığını, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini açıkça beyan ettiklerini, bu doğrultuda davalının edim yükümlülüğünü yerine getirdiğinden bahisle davanın reddinin gerçeğe aykırı olduğunu, davalı şirketin sözleşme ve eklerine aykırı hareket ettiğini, yaptığı kadar kısmı dahi sözleşmeye aykırı teslim ettiğini, 01.09.2019 tarihli sözleşme ve eklerinde işin nasıl yapılacağının, hangi metrajlarda ve ne kadar işçilik kullanılarak yapılacağının detaylandırıldığını ancak davalı şirketin gerçeğe aykırı imalat bedelleri yansıttığı faturalarla yaptığı işin çok üstünde tutarları uhdesine geçirdiğini, işi halihazırda yarım bırakan davalı şirketin, yaptığı diğer işlerin de sözleşme ve şartlarına uygun olup olmadığının, söz konusu imalatlarda gizli ayıp olmadığının tespiti için Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/72 D.İş sayılı dosyası tespit yaptırıldığını, bilirkişi incelemelerinde davalı şirketin yaptığı imalatların toplam bedelinin 154.772,65 TL olduğunun belirtildiğini, oysa davalı şirketin müvekkili şirkete ilettiği faturalar ile toplam 221.200,00 TL tahsil ettiğini, mahkemece alınan 28.08.2023 tarihli raporda özetle "...Keşif ve yerinde inceleme sonrası Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/72 D.İş dosyasına sunulan 24.01.2022 tarihli bilirkişi raporu, Taraflar arasında imzalanan 01.11.2019 tarihli taşeron sözleşmesi ve eki metraj ve imalat miktarları ile çarpım cetveli doğrultusunda davalı şirket tarafından yapılan toplam imalat bedelinin %18 KDV ile birlikte toplam 184605,75 TL olduğu" hususlarının belirtildiğini, 07.12.2023 tarihli ek raporda ise, davalı tarafın yaptığı imalat bedelleri toplamının KDV dahil imalat bedelinin 1845075,1 TL olduğunun belirtildiğini, kaldı ki, davalı taraf tanıkları da beyanlarında sözleşme ve eklerinden bağımsız olarak çalıştıklarını beyan ettiklerini ve işlemleri sözleşmede belirtilen ölçülerden bağımsız şekilde yaptıklarını ifade ettiklerini, yapılan ve yapılmayan kısımlar için söz konusu raporlarda alternatifli hesaplama yapıldığını ve daha sonradan yapılan kısımların kim tarafından yapıldığının mahkemenin takdirine bırakıldığını, davalı tarafından yapılmayan ve alternatifli hesaplamaya konu imalatların müvekkili şirket tarafından tamamlandığını ancak davalı tanıklarının da beyan ettiği üzere yapılmayan diğer bir kısım tavan ve ahşap döşemelerin ancak alternatif hesaplamaya konu edilen imalatların mahkemece hangi saikle davalı şirket tarafından yapıldığının kabulüne karar verildiğinin anlaşılamadığını, mahkemenin "Davalı şirketin yaptığı iş bedelinin 251.257,94 TL olduğu halde davacının davalıya yaptığı ödemenin 221.200,00 TL olduğu, buna göre davacının davalıya fazla ödemesinin bulunmadığı" yönündeki değerlendirmesinin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, Kültür Ve Turizm Bakanlığı tarafından dosyaya ibraz edilen evraklarda davalı şirketin işi tamamlamadığı ve eksik ifada bulunduğunun ortaya konduğunu, 15.11.2022 tarihli Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından ibraz edilen belgelerde 07.06.2022 tarihinde yapılan incelemelerde işin bitim tarihinin 14.12.2020 olduğu ancak bitirilmediği, daha önce 10.12.2020 ve 24.01.2021 tarihlerinde süre uzatım kararları verildiği 125 maddelik kusur noksanlarının tamamlanmak üzere 21 gün ek süre verildiği, imalat nedeniyle birim ve metraj farklılıkları nedeni hakediş tutarlarının belirtildiğini, söz konusu belgelerde davalı şirketin yaptığı imalat kalemleri nedeniyle müvekkili şirkete eksik hakediş ödendiğinin ortada olduğunu, her ne kadar bir kısım bilirkişi raporları ile müvekkilinin haklılığı ispatlanmış ise de, davalı şirketin eksik imalat yaptığı dönemlere ait Bakanlık evraklarının da değerlendirmeye alınarak bilirkişi raporu hazırlanması halinde davalı şirketin edim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin bir kez daha ispatlanmış olacağını, hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan 12.02.2024 tarihli raporda müvekkilinin alacağının açıkça belirlendiğini, keşif üzerine alınan bilirkişi raporlarının ardından alınan 12.02.2024 tarihli hesap raporunda teknik inceleme neticesinde davalının yaptığı iş bedelinin KDV dahil 184.507,51 TL olduğu, (206.000,00 TL ödenen- 184.507,51TL iş bedeli=) 21.492,49 TL davacının alacağı bulunduğu, dava dışı Sedat Dursun’a yapılan ödemenin davalıya yapıldığının kabul edilmemesi halinde; davacının icra takibinde 21.492,49 TL anapara, 2.010,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 23.502,49 TL talep edebileceği, dava dışı ...’a yapılan ödemenin davalıya yapıldığının kabul edilmesi halinde ise; davacının icra takibinde 36.692,49 TL anapara, 3.431,51 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 40.124,00 TL talep edebileceği hususlarının değerlendirildiğini, söz konusu raporda müvekkili alacağının açıkça ortaya konulduğunu, hükme esas alınan 10.05.2024 tarihli raporda "incelenen ve usulüne uygun tutulan davalı defterlerine göre davalının davacı şirkete borcunun bulunmadığının anlaşıldığı" değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin defterlerinin incelenmediğini, 06.03.2024 tarihli celsede verilen ara kararda "Dosyanın son bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların itirazlarının tek tek karşılayacak şekilde ve tarafların 2019 tarihinden itibaren günümüze kadar olan ticari defterlerinin de incelenmek sureti ile yeniden ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor hazırlamalarının istenmesine" karar verildiğini, 10.05.2024 tarihli raporda ise "Sayın Mahkemece tarafların 2019 tarihinden itibaren günümüze kadar olan ticari defterlerinin incelenmesi yönünde karar verilmiş ise de taraflara ulaşılamamış, bu nedenle de incelenememiştir. " denilerek defterlerin incelenmeden hesaplama yapıldığının açıkça belirtildiğini, ayrıca "Davacının ısrarla defter ve kayıtlarına dayanması anlaşılamamış, defter ve kayıtlarına girmemiş, fatura ve benzeri giderlerin delil niteliği bulunmadığı kanaatine varılmıştır." denilerek dosyayı tümüyle incelemeden hukuki değerlendirmede bulunulduğunu, bilirkişilerin hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacaklarını, bunlarla birlikte yargılama esnasında belirttikleri üzere davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki dava konusu projeye kadar uzun yıllar devam ettiğini, bu nedenle aralarında çok fazla alacak verecek sirkülasyonu olduğunu, bu nedenle önceki dönem ticari defterlerin ve güncel ticari defterlerin incelenmesiyle birlikte taraflar arasındaki tüm makbuzların, hesap kayıtlarının da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu, hatalı ticari defter kayıtları, davalı tarafından yapılan işin sözleşmede belirtilen metrajdan daha az olduğunu ve buna bağlı olarak fazla ödeme yapıldığını ispatlayan delillerin mahkemece göz ardı edilmesinin hukuka uygun hale getirmediğin (Yargıtay 13.HD'nin 30.11.2015 tarih ve 2015/37944 E- 2015/34696 K, Yargıtay 22.HD'nin 11.11.2019 tarih ve 2019/5678 E- 2019/20807 K), tarafların itirazları değerlendirilmeden alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında imzalı ve kaşeli teklif mektubu ile ekiyle belirtilen kalemlerin ayrı m², m³, metretül cinsinden miktarının yerinde ölçülerek ve teklifteki birim fiyatları ile iş bedelinin kararlaştırıldığının düzenlenmiş bulmasına, mahkemece bu kapsamda mahallinde keşifle yapılan imalatların belirlenmiş olmasına, konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporun denetlenebilir mahiyette olduğunun anlaşılmasına; yine eser sözleşmesinde kural olarak sözleşme ayakta olduğu sürece yapılan imalatın sözleşmenin yüklenicisi tarafından somut olayda davalı tarafından yapıldığının kabulünün gerektiği ve bu hususun aksinin davacı tarafça yasal delillerle ispatlanmamış olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 28.09.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır