Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/938 E. 2026/972 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/938
Karar No
2026/972
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/938 - Karar No:2026/972 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/938 KARAR NO : 2026/972

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2022/684 E-2023/818 K

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

: 2- VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Teminat ve Emanet Alacağı (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan teminat ve emanet alacağı davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri ile katılma yoluyla davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı idarenin A... 28/12/2015 tarihinde "... Onarım İşi" için yapmış olduğu ihale sonucunda, yüklenici olarak davalı ....Şti. tarafından ihaleye konu işi üstlendiğini, ihale yetkilisinin 31.12.2015 tarih ve 332-10144 sayılı oluru doğrultusunda idare ve yüklenici arasında söz konusu işe ilişkin olarak 20.01.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı idare ve diğer davalı yüklenici arasındaki sözleşme uyarınca, davalı yüklenici ....Şti. tarafından, sözleşme konusu iş için alt yükleniciler ile sözleşmeler imzalandığını ve müvekkilinin de söz konusu iş bünyesinde alt yüklenici olarak, idarenin onayı ile 2017 yılı Ankara 25. Bölge Bakım, Onarım, Hizmet Alımı, 2017 yılı Ankara 96. Bölge Bakım, Onarım, Hizmet Alımı, 2016/15 Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım ve 2016/103 Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım işlerini yapmayı üstlendiğini, bu kapsamda davalı ....Şti. ile; 2017 yılı Ankara 25. Bölge Bakım, Onarım, Hizmet Alımı işi için KDV hariç 5.984.034,80 TL bedelli olarak 27.02.2017 tarihli 2017 yılı Ankara 96. Bölge Bakım, Onarım, Hizmet Alımı İşi için KDV hariç 6.184.318,45 TL bedelli olarak 06.10.2017 tarihli, 2016/15 Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi için KDV hariç 3.393.425,22 TL bedelli olarak 11.02.2016 tarihli 2016/103 Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi için KDV hariç 6.431.989,24 TL bedelli olarak 08.03.2016 tarihli sözleşmelerin imzalandığını ve ... Ltd.Şti. ile ... ... arasında imzalanan ana sözleşme ile idari ve teknik şartnamelerin, bu sözleşmelerin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edildiğini, davalı ...Şti. ve müvekkili arasında imzalanan sözleşmelerin 6 ve 7.maddelerinde teminat ve kesintiler düzenlendiğini, sözleşme bedellerinin %6'sı tutarında teminat verileceği, iş bu teminatların verilmemesi durumunda teminat tutarı kadar hakedişlerden nakit kesintilerin yapılacağı ve bunun yanı sıra yapılan işler neticesinde alınan hak ediş ödemelerinden ayrıca %5 oranında emanet kesintileri yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşme hükümleri doğrultusunda, müvekkili tarafından üslenilen işler için teminat mektupları hazırlanarak davalı ...Şti'ye sunulduğunu ve müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, hak edişlere istinaden faturaların düzenlendiğini ve ödemelerin alındığını, hiçbir kusur veya eksiklik tespit edilmediğini, kesinti yapılan bedeller nedeniyle oluşan müvekkilinin teminat ve emanet alacaklarının tespit edilmesi için ...Şti tarafından 13.12.2018 tarihli mutabakat mektubunun düzenlendiğini ve anılan mutabakata göre;2016 yılı teminat alacağı olarak 630.102,49 TL, 2016 yılı emanet alacağı olarak 525.085,39 TL, 2017 yılı teminat alacağı olarak 715.749,75 TL ve 2017 yılı emanet alacağı olarak 596.458,11 TL alacağın bulunduğunu, müvekkiline gönderilen iş bu mutabakat mektubunun onaylandığını ve müvekkilinin alacak bakiyesi açısından taraflarca mutabakata varıldığını, ancak söz konusu teminat ve emanet alacaklarının 4 yıl geçmiş olmasına rağmen hala müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin alacak tutarının enflasyon karşısında değerini kaybettiğini ve zarara uğradığını, bir kısım teminat mektupların da talep edilmiş olmasına rağmen müvekkiline iade edilmediğini ve bu teminatlar için müvekkilinin komisyon bedeli ödediğini, teminat mektuplarının iadesi için ...Şti'ye müvekkili tarafından 06.08.2020 ve 22.09.2020 tarihlerinde başvurular yapıldığını, ancak cevap alınamadığını, Ankara 63. Noterliğinin 29.07.2022 tarihli 25957 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara ihtarname gönderildiğini, anılan ihtarnameye karşılık olarak ... ...'nin 05.08.2022 tarihli yazısı ile müvekkili tarafından yapılan işlerin kabul edilmiş olmasına rağmen, Kesin Hesap Raporunun onaylanarak yüklenici ...Şti.'nin idareye herhangi bir borcu olmadığının tespit edilmesi halinde kesin teminat ile ilgili işlemlerin yapılacağının bildirildiğini, ayrıca da; ....Şti. tarafından ise müvekkili firmanın alt yüklenici konumunda olduğu işin 31.03.2018 tarihinde tamamlandığı, son hakedişin idare tarafından onaylandığı, son hakedişe göre alt yüklenici hakedişlerinin yapıldığı, müvekkili firmanın hakediş alacağının olmadığının, ... ... tarafından söz konusu işin teftiş kuruluna verildiğinin bildirildiği ve bu nedenle 22/01/2019 tarihinde işin kabulü yapıldığı halde- halen kesin hesabın imzalanmaması nedeniyle teminatların iade edilemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin anılan sözleşmelere bağlı olarak edimlerini yerine getirdiğini ve 22.01.2019 tarihli kabul tutanağı ile onaylandığını ancak teminat iadeleri ile emanet ödemelerinin yapılmadığını, kesin hesap raporunu hazırlayarak müvekkilinin haklarını almasını sağlayacak tarafın davalı ... Belediyesinin olduğunu, her iki davalı arasında organik bağın bulunduğunu, yönetim ve karar mekanizmalarının bağlantılı olduğunu, ortak hareket ettiklerinin açık olduğunu, davalılar arasında imzalanan ve müvekkilin taraf olduğu sözleşmenin eki niteliğindeki İdare ile ....Şti. arasında imzalanan ana sözleşmenin 20.3. maddesinde, iş tamamlandığında kabul işlemlerinin yapılması için yüklenicinin talepte bulunması üzerine, işin kabule elverişli şekilde teslim edildiği tarihten itibaren 60 iş günü içerisinde kesin hesap raporunun onaylanması gerekmekte ise de, iş bu sözleşme hükümlerine aykırı olarak hala kesin hesabın onaylanmadığını ve buna bağlı olarak teminat işlemlerinin de gerçekleştirilmediğini, idarenin müvekkiline gönderdiği yazıda kabul tutanağının 22.01.2019 tarihinde onaylandığını beyan ettiğini, dolayısıyla işin eksiksiz teslim edildiğinin İdare tarafından da kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin eki niteliğindeki hizmet işleri genel şartnamesinde de kabul tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde teminat iadelerinin yapılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, yıllardır iadeler ve ödemeler yapılmamakta ve şartname hükümlerine aykırı davranılmakta olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan sebeplerle; davanın kabulüne, teminat mektuplarının iade edilmesine, şimdilik 2016 yılına ilişkin şimdilik 100,00 TL teminat alacağının,2016 yılına ilişkin şimdilik 100,00 TL emanet alacağının, 2017 yılına ilişkin şimdilik 100,00 TL teminat alacağının, 2017 yılına ilişkin şimdilik 100,00 TL emanet alacağının kabul tutanağının imzalandığı tarihi olan 22.01.2019 tarihinden itibaren 60 iş gününün dolduğu tarih itibariyle, ticari temerrüt faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... Başkanlığı vekili; davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, işbu davada idare mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı ile müvekkili arasında akdedilen bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili idare nezdinde yapılan araştırmada bizzat davacıyla alakalı bir evrakın tespit edilmediğini, diğer davalı .... Şti., ... İktisadi Teşekkülü olduğunu ve özel hukuk tüzel kişisi olarak tacir sıfatının bulunduğunu, dolayısıyla faaliyetlerini, hem bir kamu işletmesi hem de TTK'nın 18.maddesinin 1. fıkrasına göre, belediyelerce özel hukuk statüsünde işletilmek üzere kurulan teşekkül ve müesseselerin "tacir" sayıldığını, bağımsız bir kuruluş olduğunu,.... Şti.’nin işbu davada doğru hasım olduğunu, müvekkili idare aleyhinde açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili idare ile sözleşmesel bir ilişkisi olmayan davacının alacak talebinin müvekkili idare tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını, davacı ile diğer davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin "Ödeme Koşulları" başlığı altında bulunan madde hükümleri dikkate alındığında diğer davalı şirketin, davacının alacaklarından kesinti yapabileceği ve bu hususun da davacı tarafından kabul edildiğini, davacının diğer davalı şirket ile yaptığı sözleşme kapsamındaki alacaklardan diğer davalı şirketin kesinti yapmasının yasal bir durum olduğunu, bu madde hükümlerini mahkemenin değerlendirmesi gerektiğini, "Teminata İlişkin Esaslar ve Kesintiler" başlığı altında bulunan madde hükümlerinde diğer davalı şirket tarafından davacıdan alınan teminat mektubu ve emanet kesintinin ne koşullarda iade edilebileceği hususlarının düzenlendiğini, iade koşullarının oluşup oluşmadığının diğer davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, iade hususunun gerçekleşebileceği kanaatine varılsa bile bu iadenin diğer davalı şirket tarafından yapılması gerektiğini, 20.01.2016 tarihli müvekkili idare ile yüklenici .... Şti. arasında imzalanan sözleşme kapsamında Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, sözleşme, idari şartname hükümleri çerçevesinde .... Şti. tarafından alt yüklenici çalıştırıldığını, davacının talep ettiği teminat ve emanet kesinti tutarlarının müvekkili idareden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... ...vekili; dava şartlarından olan harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin ...'nın bütün yeşil alanlarını oluşturan iş kapsamının bir kısmını kendi bünyesindeki personelle yaparken, bir kısmını da davacı şirket gibi taşeron marifetiyle yerine getirmekte olduğunu, İlgili işin davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmeler doğrultusunda da belirttiği gibi yalnızca sözleşmelerdeki dönemler için 2016/103. Bölge 2016/15. Bölge 2017/96. Bölge 2017/25. bölgedeki işlerini yapmış olduğunu, müvekkili ile davacı şirketle imzalanan sözleşmenin 6. maddesinde teminata ilişkin esasların düzenlendiğini, davacının bahsetmiş olduğu teminat alacakları ile ilgili müvekkili ...’nın henüz işi veren idare işin kesin hakedişini yapmadığını ve teminatları çözmediğini, ilgili işin bütünüyle ... ... tarafından teftişe verildiğini ve bilirkişilerce işin teftişinin sürdüğünü, kamu şirketine verilmiş olan zararlarla alakalı hukuki süreçlerin yürütüldüğünü, kesin kabulü yapılmamış bir işin teminatlarının çözülerek yükleniciye vermesinin uygun olmayacağını, sözleşmede açıkça idareden kesin kabulü ve teminatların çözülmesinden sonra kendisine iade edileceğini kabul ettiğini, teftişte olan bütün dosyaların yoğun inceleme altında olduğunu ve sürekli farklı bulgulara rastlanarak ilgili hukuki süreçlerin başlatıldığını, Sayıştay denetimine tabi müvekkili ve ilgili personeli bunun hukuki müeyyideleri ile karşı karşıya kalacağını savunarak, davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı firma ile davalı .... Şti. arasında yapılan sözleşmelerin 2016/103 Bölge, 2016/15 Bölge, 2017 Yılı Ankara 96.Bölge ve 2017 yılı Ankara 25. Bölge kapsamındaki işlere ait olduğu, sözleşme kapsamındaki işlere ait imalatların yapıldığı, davalı firma tarafından davacı yana hakedişlerin ödendiği, 2016-2017 yılına ait "... Onarım İşi"nin kabulünün 22.01.2019 tarihinde, 2018 yılı "... Onarım İşi"nin kabulünün 26.02.2019 tarihinde onaylandığı, 2019 yılı "... ... İl Sınırları ve Sorumluluk Alanları İçerisinde Bulunan Yeşil Alanlar, Parklar, Refüjler, Yan Bantlar, Mezarlıklar, Piknik Alanları, Barajları, Gölleri Rekreasyon Alanları, ve Tesislerin Bakım, Onarım ve Tadilat İşi"ne ait davacı firma ile davalı .... Şti. arasında yapılan herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, söz konusu işin kabulünün yapılmadığı, Ocak 2016 ile Nisan 2019 tarihleri arasındaki yapılan üretim ve imalatlarla ilgili ... ... Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan teftişin devam ettiği, davacılardan Era Grup Ltd. Şti ile davalılardan .... Şti. arasında 2016-2017 yıllarında eser sözleşmesi olduğu, 11.02.2016, 08.03.2016, 27.02.2017 ve 06.10.2017 tarihli dört ayrı sözleşme imzalandığı, sözleşmelerin formatlarının tamamen aynı olmakla birlikte, yapılacak imalatların mevki olarak konumlarının bedellerinin ve sürelerinin farklı olduğu, sözleşme süreleri itibariyle 11.02.2016 imza tarihli ilk sözleşmenin 31.12.2016 tarihine kadar 08.03.2016 imza tarihli ikinci sözleşmenin 31.12.2016 tarihine kadar 17.02.2017 imza tarihli üçüncü sözleşmenin 31.12.2017 tarihine kadar 06.10.2017 imza tarihli dördüncü sözleşmenin 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olduğu, 11.02.2016 ve 08.03.2016 tarihli ilk iki sözleşmenin konusunun; Bölge (İlk sözleşme için 2016/15 nolu bölge, ikinci sözleşme için 2015/103 nolu bölge ) Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi, Son iki sözleşmenin konusunun ise; Bölge (3.Sözleşme için 25.bölge, döndüncü sözleşme için 96.bölge) Bakım Onarım, Hizmet Alım İşi olduğu, sözleşme bedellerinin sırasıyla KDV ayrık olarak 3.393.425,22 TL, 6.431.989,24 TL, 5.984.034,80 TL, 6.184.318,45 TL olarak belirlendiği, sözleşmelerin tümünün, “Teminat”la ilgili 6.maddesinde; Yüklenicinin, sözleşme bedelinin % 6'sı oranında teminat vereceği, bu teminatın; teminat mektubu olarak verileceği, teminat mektubu verilmemesi durumunda, toplam teminat tutarı kadar hakedişlerinden % 6 oranında nakit kesinti yapılacağı, teminatın iade edilebilmesi için 1.7.1. Sözleşme konusu işin, sözleşme ekleri ve teknik şartinameye uygun bir biçimde yerine getirilmesi, Vergi, SGK borcunun olmadığına ilişkin resmi belgeyi ...' ya teslim etmesi, ...' nın idareye işin kabulünü yaptırma aşamasında çıkabilecek noksanlıklar ve yüklenicinin SGK'ya yatırdığı prim tutarının SGK' 1nın iş bu sözleşmede yazılı keşif bedeline göre belirleyeceği prim tutarı arasındaki fark, ceza ve çeşitli borçların çıkması riskine ve bu işte çalıştırdığı işçilerin her türlü ücrete ilişkin muhtemel alacaklarında karşı ...'da tutulacağı bu teminatın, ...'nın bu işle ilgili SGK'nın soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak idareden teminatını çözdürmesinden sonra ve yukarıda söz konularda bir soruna rastlanamaması halinde kendisine iade edileceği; yine, tüm sözleşmelerin “Emanet Kesintisi”ne ilişkin 7.maddesinde; ...'nın yüklenici nin her hakedişinden (KDV ayrık) hakediş bedelinin %5'i kadar emanet kesintisi yapacağı, Emanet Kesintisinin; yüklenicinin, ... ile işin kabulünü yapması ve kesin hakedişinin (sözleşme bitim tarihinde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesine onaylanmış hak edişin) onaylanmasından sonra yüklenici” ye iade edileceğinin belirtildiği ,davacı alt yüklenici firma ile davalı üst yüklenici firma ... tarafından yapılan ödemelerle davacının, hak edişe/ işe dayalı bir alacağının kalmadığı ancak davacının teminata ve emanet kesintilerine ilişkin (işin bitirilmesi ve idarece kabul tutanağının onaylanmasına karşın) kesintilerin davalı ... tarafından, davacıya iade edilmediği, uyuşmazlığında bu olacak talebinden kaynaklandığı, bunun nedeninin, ... tarafından 22.01.2019 tarihinde söz konusu işin kabulünün yapılmasına karşın, ... ... yürütülen teftiş incelemesinin beklenmesi ve sözleşme ve eklentilerindeki hükümler uyarınca teminatların serbest bırakılmaması olduğu, davacı alt yüklenici Era Grup Ltd. Şti, davalılardan ... Ltd. Şti. ile yaptığı 11.02.2016, 08.09.2016, 17.02.2017 ve 06.20.2017 tarihli eser/hizmet sözleşmesi ve ekleri uyarınca yükümlülüğünü yerine getirdiği, işi 02.04.2018 tarihinde bitirerek teslim ettiği, davalılardan üst yüklenici ... Ltd. Şti'de esasen, diğer davalı ... ... ile yaptığı 20.01.2016 tarihli ana sözleşme kapsamında işin bitirildiği, bu doğrultuda 2016-2017 yıllarına ilişkin işin kabulünün 22.01.2019 tarihinde, 2018 yılına ilişkin işin kabulünün 26.02.2019 tarihinde yapılmasına, işin sona erdiği ancak 2019 yılına ait işin ... ... yapılmadığı, ... ... tarafından, ...'nın teminat ve emanet kesintilerinin de iade edilmemesi suretiyle, 2019 yılına ait işin kabulünün yapılması gerekçe gösterilerek, 31.12.2019 tarihli Mutabakat Mektubunda, 31.12.2018 tarihi itibariyle davacının 2.595.109,99 TL alacaklı olduğu hususunda mutabık kaldıktan belirtilerek, ... ve Era Grup firmalarınca onaylandığı ve davalı ... Ltd. Şti. nin edinimi tam olarak yerine getirmediği, teminat kesinlileri (700) toplamının 11.02.2016 tarihli sözleşme kapsamında 244.183,85 TL) 8.03.2016 tarihli sözleşme kapsamında 385.919,34 TL 27.02.2017 tarihli sözleşme kapsamında 338.026,25 TL) 06.10.2017 tarihli sözleşme kapsamında 368.131,18 TL olmak üzere toplam 1.336.260,62 TL olduğu, 3.2. emanet kesintileri (/65) toplamının, 11.02.2016 tarihli sözleşme kapsamında 203.485,95 TL, 08.03.2016 tarihli sözleşme kapsamında 321.599,44 TL 27.02.2017 tarihli sözleşme kapsamında 281.688,54 TL, 06.10.2017 tarihli sözleşme kapsamında 306.775,97 TL olmak üzere toplam 1.113.549,90 TL olduğu söz konucu alacaklara ilişkin davacının davalıdan 1.356.260,62 TL'si teminat 1.111.549,90 TL'si emanet kesintileri olmak üzere toplam 2.449.810,52 TL talep edilebilir alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve talepten fazlaya hükmolunamayacağından 200,00TL teminat alacağı ile 200,00TL emanet alacağının dava tarihi olan 24.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda; dava dilekçelerinde ve dosyaya sunulan tüm beyanlarında ısrarla açıklandığı üzere ... ... ile ....Şti. arasında imzalanan Ana Sözleşmenin 20.3 maddesinde; iş tamamlandığında kabul işlemlerinin yapılması için yüklenicinin talepte bulunacağı, işin kabule elverişli şekilde teslim edildiği tarihten itibaren ise 60 iş günü içinde idare tarafından kesin hesap raporunun çıkarılacağı kesin olarak düzenlendiğini ,bizzat davalılar tarafından ikrar edildiği ve bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere söz konusu işin kabul tutanağı idare tarafından 22/01/2019 tarihinde onaylandığını ,bu nedenle en geç 22/01/2019 tarihinden itibaren 60 iş günü içerisinde kesin hesap raporunun çıkarılması ve onaylanması, devamında ise teminat ve emanet iade işlemlerinin yapılması gerektiğini ,bu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı olup ayrıca talep veya ihtara gerek bulunmadığını, müvekkili ile davalı ...Şti. arasında imzalanan sözleşmelerde, Teknik ve İdari Şartnamelerin sözleşmelerin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edildiğini Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde teminat/emanet işlemleri düzenlenmiş, işin kabul tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde teminatların iade edileceği/ödeneceği kesin olarak hüküm altına alındığını ,iş bu düzenleme uyarınca her helükarda işin kabul tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde sürecin tamamlanarak teminat iade/ ödemelerinin gerçekleştirilmesi gerektiğini, kabul tutanağının ise idare tarafından 22/01/2019 tarihinde onaylandığını olup bu tarihten itibaren 2 yıl içerisinde teminat ödemelerinin yapılacağını, açıklananlar doğrultusunda 22/01/2019 tarihinden itibaren en geç 60 iş günü içerisinde kesin hesap raporunun yapılması gerektiği ve en geç 2 yıl içerisinde teminat işlemlerinin tamamlanmış olması gerektiği yasa ve sözleşmelerden kaynaklı olup ayrıca ihtar veya talebe gerek olmaksızın davalılar tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini bu nedenle dava dilekçesinde de talep edildiği üzere faiz başlangıç tarihinin, kabul tarihinden itibaren 60 iş gününün dolduğu tarih olan 17/04/2019 tarihi olarak kabul edilmesi, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise izah edildiği üzere 2 yıllık sürenin dolduğu tarih olan 22/01/2021 olarak kabul edilmesi gerektiğini Mahkeme kararında ise iş bu sözleşme ve şartname maddeleri gözetilmeksizin dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına yönelik verilen kararın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tüm bunların yanı sıra, sözleşme, şartname veya kanun maddeleri değerlendirmeye alınmasa dahi, müvekkili tarafından ödemelerin yapılması ve mektupların iadesi talepli ihtarname her iki davalıya gönderildiğini, iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödeme ve iadelerin yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağı bildirildiğini ihtarnamelerin de davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini ihtarnamenin tebliğine rağmen ödemeleri yapmayan davalılar aleyhine açılan davada ise en geç ihtarnamede belirtilen 7 günlük sürenin dolduğu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, ihtarnamelerin tebliği incelendiğinde, davalılara 03/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle, 7 günlük sürenin dolduğu tarih olan 11/08/2022 tarihi itibariyle faiz uygulanması gerektiğini(EK-İhtarname ve tebliğ şerhleri), söz konusu ihtarnamelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğu halde mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmaması ve dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, mahkeme kararındaki faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı ......Şti vekili istinaf başvurusunda; mahkemeye sunulan taraflar arasındaki sözleşmede, dava konusunu oluşturan teminat ve emanet kesintilerinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre işi veren idare olan ... Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi tarafınca onaylanmış kesin hakedişin yapılmasına bağlandığının açıkça belirtildiğini, bunun da müvekkilinin bundan sebeple işi veren idarenin kesin hakedişte kesinti yapması durumunda rücu davalarına sebebiyet vermeyip, ilgili işle alakalı kesintileri rücu edebilmesi olduğunu, müvekkili ve ilgili idare arasındaki sürecin de, ... ... ile 20.01.2016 sözleşme tarihli işin 25.01.2016 tarihinde başlayıp 31.03.2018 tarihinde tamamlandığını, bu sözleşme kapsamında toplam 20 adet ara hak ediş yapılmış olup, 20 nolu son hakedişte idare tarafından müvekkilinden toplam 174.205.384,00 ₺ tutarında kesinti yapıldığını, bu kesintiye karşılık 20 nolu hakedişin müvekkilinin itirazı kaydı ile imzalandığını, yapılan bu kesinti miktarının sözleşmede devam eden alt yüklenicilere yapılabildiği kadar yansıtıldığını fakat idareden kaynaklı olarak büyük bir kısmının da yansıtılamadığını, bu iş kapsamında kesin hesap hakedişinin yapılması hususunda ... Belediyesine defalarca başvuru yapılmış olup, işin kesin hesabının zamanında yapılmadığı gibi, ... ... Başkanlık makamının 30.05.2019 tarih ve 176 sayılı kararı ile işin incelenmesi için müfettiş tayin edildiğini, idarece tayin edilen müfettişlerin müvekkilinden 197.043.317,68 ₺'nin faiziyle birlikte kesilmesini talep ettiğini, müvekkilinin bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, bu sürecin sonunda müvekkilinin itirazlarını dikkate almayarak bilirkişi raporunu dikkate alıp kesin hesap raporunun hazırlandığını ve 197.043.317,68 ₺ tutarındaki kesintiyi faiziyle birlikte müvekkilinden talep ettiklerini, takdir edileceği üzere bu kesintinin müsebbiplerinden bir kısmının da davacının eksik yapmış olduğu iş olduğunu, müvekkilinin kesin hesap raporunu itirazlı kayıtla imzaladığını, müfettiş tarafından belirlenen bu kesintinin alt taşeronlara nasıl yansıtılacağı ile ilgili herhangi bir bilgi belge sunulmadığını, ... ...'nin; kurumu zarara uğrattığı gerekçesiyle düzenlenen bilirkişi ve teftiş raporuna istinaden Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/285 Esas sayılı dosya ile yersiz ödemenin istirdadı amacıyla müvekkili aleyhine dava açıldığını ve hukuki sürecin devam ettiğini, sözleşmeye göre alt yüklenicinin kesin hesabının yapılabilmesi yüklenicisi oldukları işin kesin hesabına bağlı olu, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun “Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin” 18.maddesinde alt yükleniciler ile ilgili düzenleme yapıldığını, müvekkilinin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre “açık ihale usulü” ile almış olduğu işte alt yüklenici kullandığını, dolayısıyla söz konusu Kanunlar çerçevesinde ortaya çıkan zarar ve ziyandan müteselsilen alt yüklenicilerin de sorumlu olduğunu, alt yüklenici ile imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde “...’nın taahhüdü altındaki “... Onarım İşi bünyesinde bulunan ... Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi'dir” denildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde “... ...’nin ...’nın hak edişlerinden her hangi bir şekilde, her hangi bir sebeple kesinti yapması halinde; ... yapılan bu kesintiyi aynı şekilde ve aynı miktarda YÜKLENİCİ’ye yapacağı ödemeye yansıtacak, kesilen miktar kadar YÜKLENİCİ’ye eksik ödeme yapacaktır. Bu husus, YÜKLENİCİ tarafından kesin ve dönüşü mümkün olmayacak şekilde kabul edilmiştir”, sözleşmenin 6. maddesinde “Bu teminat ...’nın bu işle ilgili SGK’dan soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak İdareden teminatını çözdürmesinden sonra ve yukarıda bahsedilen konularda bir soruna rastlanmaz ise kendisine iade edilir” denildiğini, aynı sözleşmenin 7.maddesinde “...yapılan bu kesintiler, YÜKLENİCİ’nin ... ile işin kabulünü yapması ve kesin hak edişinin (sözleşme bitim tarihinde düzenlenen ve ...onaylanmış hak edişin) onaylanmasından sonra kesilen emanet tutarı YÜKLENİCİ’ye iade edilecektir.” denilmekte olup, sözleşmeye göre alt yüklenicilere emanet ve teminatların iadesinin mümkün olmadığını, bu iade durumunda tacirler arasındaki sözleşmede açıkça akit altına alınmasına rağmen ödeme yapılması durumunda, Sayıştay denetimine tabi müvekkili şirketin zararından kaynaklanan bir kamu zararı doğacağının açık olduğunu, hal böyle olunca söz konusu iş kapsamında alt yüklenicinin kesin hesapları hukuki süreç devam ettiği için yapılamamış olup, yapıldığı takdirde alt yüklenici teminatlarının durumunun belli olacağını, müvekkilinden 197.043.317,68 ₺'nin faiziyle birlikte kesilmesinin talep edilmiş olup, müvekkilinin bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, bu sürecin sonunda müvekkilinin tüm itirazlarını dikkate almayarak bilirkişi raporunu dikkate alıp kesin hesap raporunun hazırlandığını ve 197.043.317,68 ₺ tutarındaki kesintinin faiziyle birlikte müvekkilinden talep edildiğini, Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/285 Esas sayılı dosya ile belirtilen yersiz ödemenin istirdadı amacıyla müvekkili aleyhine dava açıldığını, işbu dava devam ederken hangi taşeronun nerede ne kadar eksikliğinden bu tutar kesintileri belirsiz iken, bu tutarın müvekkilinden istenilmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve hukuka uygun olmayacağını, zira müvekkilinin bu tutarı ilgili idareden aldığı takdirde ödeme yapacağının sözleşmede hükme bağlandığını, kamu hizmeti veren müvekkilnin almadığı bir tutarı ödemesinin müvekkilinin verdiği kamu hizmetini veremez hale gelmesine sebebiyet vereceğini, ana işveren ile davalı şirket arasında sözleşmeye konu teminat mektuplarının iadesi ve diğer hususlara yönelik açılan davanın Ankara 38.Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/285 Esas ile görülmekte olup, halen derdest olduğunu, müvekkili şirket hakkında verilecek kararın dönüşü olmayan hak kayıplarına sebebiyet vereceğinden, mahkemeden dosyasının bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini ancak mahkemece kabul edilmediğini, eksik yapılan işten dolayı ve birbirine sıkıca bağlı alacakların, idareden, müvekkilinden alınamaması nedeniyle davacı yana iade şartlarının oluşmadığının açık olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda; mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davada, davacı tarafından, müvekkili değil diğer davalı ....Şti. bünyesinde olan bir alacak talep edilmiş olup, ....Şti.’nin müvekkilinden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, özel bütçesi, tüzel kişiliği dolayısıyla davada taraf olma ehliyetine haiz olan ....Şti.'nin sorumlu olduğu işlerden dolayı yargılama sürecini de kendisinin takip ettiğini, dolayısıyla ....Şti'nin, işbu davada doğru hasım olup, müvekkili ... aleyhinde açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini ancak husumet itirazlarının göz ardı edilerek müvekkili belediyenin de sorumlu tutularak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki davacının da diğer davalı .... Şti.’den alacak talebinde bulunduğunu ve alacağını alamadığını beyan ettiğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda da davacının talebinin ve alacağının, diğer davalı ....Şti.'den olduğunun belirtildiğini, bu kapsamda müvekkilinin davadan sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, dosya kapsamındaki cevap dilekçesinde detaylı olarak açıklandığı üzere davacı ile müvekkili ... arasında akdedilen bir sözleşme olmayıp, davacının da diğer davalı ile akdettiği sözleşme uyarınca diğer davalıdan alacak talebinde bulunduğunu, müvekkili ile sözleşmesel bir ilişkisi olmayan davacının alacak talebinin müvekkili tarafından karşılanmasının da mümkün olmadığını, dava konusunun, davacı ile diğer davalı ....Şti. arasındaki alacak uyuşmazlığına dayandığını, bilirkişi raporunda bir kısım belirlemeler yapıldığını, müvekkili ile ....Şti. arasında olan ihale kapsamındaki hususların konusunun direkt olarak işbu davada öne sürülemeyeceğini ve müvekiline husumet yöneltilemeyeceğini, aksi yöndeki mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı ile diğer davalı şirket arasında akdedilen sözleşmelerin incelenmesinde ise "Ödeme Koşulları" başlığı altında ... tarafından yükleniciye yapılacak ödeme koşullarının kararlaştırıldığı "a. ...'nın YÜKLENİCİ'ye yapacağı ödeme tutarı, YÜKLENİCİ tarafından yapılan ve ... tarafından kabul edilen imalat tutarı kadardır. Ancak, ...'nın kesinleşmiş hakediş alacaklarını ... Belediyesinden tahsil edememesi sonucunda, doğacak sosyal ve mali problemleri önlemek amacıyla, Yükleniciye yapacağı hakediş ödemelerine mali kaynak yaratmak amacıyla ...'nın bankalar ve/veya finans kurumlarından alacağı krediler sebebiyle ödeyeceği faiz, komisyon, masraf ve her türlü giderlerin kendisi tarafından karşılanacağını ve bu giderlerin ayrıca bir ihtarname keşidesine gerek kalmaksızın bir kerede hakedişlerinden kesilmesine muvafakat ettiğini dönüşü mümkün olmayacak şekilde kabul beyan ve taahhüt etmiştir. b. ... ...'nin ...'nın hakedişlerinden her hangi bir şekilde, her hangi bir sebeple kesinti yapması halinde; ... yapılan bu kesintiyi aynı şekilde ve aynı miktarda YÜKLENİCİ'ye yapacağı ödemeye yansıtacak, kesilen miktar kadar YÜKLENİCİ'ye eksik ödeme yapacaktır. Bu husus, YÜKLENİCİ tarafından kesin ve dönüşü mümkün olmayacak şekilde kabul edilmiştir." madde hükümleri dikkate alındığında, diğer davalı şirketin, davacının alacaklarından kesinti yapabileceği ve bu hususun da davacı tarafından kabul edildiğinin görüleceğini, davacının diğer davalı şirket ile yaptığı sözleşme kapsamındaki alacaklardan diğer davalı şirketin kesinti yapmasının yasal bir durum olup, bu madde hükümlerinin mahkemece değerlendirilmesinin yapılmadığını, teminata ilişkin esaslar ve kesintiler başlığı altında bulunan madde hükümlerinde, diğer davalı şirket tarafından davacıdan alınan teminat mektubu ve emanet kesintisinin ne koşullarda iade edilebileceği hususlarının düzenlendiğini, bu iade koşullarının oluşup oluşmadığının diğer davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, bir an için iade hususunun gerçekleşebileceği kanaatine varılsa bile, bu iadenin diğer davalı şirket tarafından yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından alınmayan ve uhdesinde bulunmayan bir meblağın müvekkili idare tarafından iade edilmesinin de beklenemeyeceğini, bu sebeple işbu davanın müvekkili yönünden kabulünün hukuka aykırı olduğunu, İKN 2015/157124 nolu, ihale yetkilisinin 31.12.2015 tarih ve 332-10144 sayılı Olur’u ile davalı ... ....... Ltd. Şti. uhdesinde kalan “Ankara İl Sınırları İçerisinde Bulunan Parklar, Refüjler, Yan Bantların Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Rekreasyon Alanları, Mezarlıklar, Havuzlar ve Göletler İle Belediyemize Ait Tesislerin Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik, Bakım ve Onarım Hizmet Alımı İşi”nde, sözleşmenin 11.maddesinde teminata ilişkin hükümler maddesi gereğince yükleniciden %6 kati teminat karşılığı olarak emanete alınan, kesin teminat mektupları, sözleşmenin 11.3.maddesinde "Yüklenici tarafından verilen kesin ve ek kesin teminat, 4734 sayılı Kanunun 34.maddesinde belirtilen değerlerle değiştirilebilir..." hükümleri doğrultusunda iade edilerek, yüklenici firmanın müvekkili Belediyede bulunan muhtelif işleri nedeniyle doğmuş olan ve tahakkuka bağlanarak ödeme emri belgesi düzenlenmiş alacaklarında %6 kati teminat karşılığı tutarın, sözleşmenin 11.4. maddesi hükümleri ve 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 31.maddesi hükümleri çerçevesinde iş ve işlemler tamamlanana kadar tutulmasının müvekkili ... bünyesindeki Çevre Korumu ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'nca Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığına bildirildiğini, bu durumun kanun kapsamında yapılan yasal bir işlem olduğunu, söz konusu hizmet işinin 02.04.2018 tarihi itibari ile bitirildiğini ve kabul tutanağı muayene ve kabul komisyonu ve yüklenici tarafından 21.01.2019 tarihinde imza altına alınarak onaya sunulduğunu, Başkanlık makamınca 22.01.2019 tarihinde onaylandığını, muayene ve kabul komisyonunca kesin hesap raporunun 18.08.2022 tarihinde (-) 197.043.317,68 TL kesinti yapılarak onaylanmış olup kesinti tutarının ... ....... Ltd. Şti.'den tahsiline yönelik hukuksal sürecin devam ettiğinden bahisle, müvekkili Belediyede bulunan %6 kati teminat ve fiyat farkından kesilen %6 teminatın gelir kaydı yapıldığını, sözleşme ve kanun hükümleri kapsamında müvekkili ... ile yüklenici (üst yüklenici) arasında yapılan bu işlemlerin üst yüklenici diğer davalı ile alt yüklenici davacı arasındaki işlemlerle herhangi bir ilgisi olmayıp, yapılan iş ve işlemlerin sözleşme ve kanun hükümleri kapsamında olduğunu, müvekkilinin davadan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat iadesi ve emanet kesintisi alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekileri ile katılma yoluyla davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava davacı ile davalı ... ....... Ltd. Şti. Arasında imzalanan 06/10/2017 tarihli 2017 yılı Ankara 96. Bölge Bakım, Onarım, Hizmet Alımı İşi ,;11/02/2016 tarihli, 2016/15 Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi ,08/03/2016 tarihli 2016/103 Bölge Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi ; 27/02/2017 tarihli 2017 yılı Ankara 25. Bölge Bakım, Onarım, Hizmet Alımı İşi başlıklı sözleşmelerin 6. Maddesine göre teminatın iadesi ile 7. Maddesine göre kesinti iadesi istemlerine ilişkindir. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasında ki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Somut olayda Sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince davacı ile davalılardan ... ... arasında akdi ilişki yönünden dava dosyasına ilişkin hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı şeklide hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemesince davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirdiği,davacı ile davalı ... arasında işin kabulünün yapıldığı, davalı yüklenici ile davalı iş sahibi ... ... arasında sözleşmeye konu işe ilişkin kesin hakedişin düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de ;davalı ... , iş sahibi ... ... ile aralarında düzenlenen kesin hesap raporunda davacı ile davalı arasında sözleşmenin hükümlerini de içerir şekilde kesinti yapıldığı ve bu bedelin istirdadı için davalı iş sahibince Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/285 esas sayılı dosyasında dava açıldığını belirterek talep edilen iade şartlarının oluşmadığı iddiasında bulunmuş, Mahkemesince yargılama aşamasında davalı tarafça dosyaya sunulan deliller ve açıldığı belirtilen dava dosyasına ilişkin hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi davalı yüklenicinin davacının SGK ilişiksiz belgesinin olmadığına dair rapora yönelik itirazları da değerlendirilmeden yazılı şeklide hüküm kurulduğu görülmüştür. Yine eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında, faiz temerrüt tarihinden itibaren başlatılabilecektir. TBK 117. Madde gereğince "Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." hükmü gereğince yüklenicinin alacak miktarı da gösterilmek suretiyle ödeme talep edilerek temerrüde düşülmesi gerekir. Bu kapsamda mahkemece dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediği hususu da incelenip değerlendirilmeden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur. Mahkemesince yapılması gereken iş, taraflar arasında davaya konu sözleşmeler ve ekleri, sözleşmeler kapsamında davacının SGK borcunun olup olmadığına ilişkin resmi belgeler , taraflar arasında düzenlenen hakedişler aynı sözleşme kapsamında davalı ile davalı iş sahibi ... ... arasındaki sözleşme, düzenlenen hakedişler, geçici ve kesin kabul tutanakları, kesin hakediş düzenlenmişse buna ilişkin bilgi ve belgeler ile Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/285 Esas sayılı dosyası getirtilmek suretiyle ve toplanan deliller kapsamında denetlenebilir nitelikte bilirkişi incelemesi de yapılarak teminat ve kesintilerin sözleşmelerdeki hükümler kapsamında iade şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle rapor alınması, itiraz edilmesi halinde taraf itirazlarını karşılar ek rapor / ek raporlar alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilleri ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilleri ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2023 tarih ve 2022/684 Esas- 2023/818 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Davalı ......Şti tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 6-Davalı ... ... Başkanlığı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 7-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 25/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/938, K. 2026/972, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-938-e-2026-972-k-5ead9d3c59a3