Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/611 E. 2026/1682 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/611
Karar No
2026/1682
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/611 - 2026/1682 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/611 KARAR NO : 2026/1682

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/04/2022 NUMARASI : 2019/968 Esas - 2022/330 Karar

DAVACI : ... GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... Gebze/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - ..... Kartal/İSTANBUL DAVALI : ... KARGO SERVİSİ ANONİM ŞİRKETİ - ... Gebze/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - ..... Maslak/İSTANBUL

DAVA TÜRÜ : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/10/2019

KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 23/10/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 17.04.2019 tarihinde Kanada’ya gönderilmek üzere ürünlerini dava dışı ... şirketi vasıtasıyla konteynerde taşınmak üzere yükleme yapıldığını, eşyanın yüklendiğini gösterir konşimentonun hatalar nedeniyle düzeltilmesine gerek duyulduğunu, bu sebeple 20.05.2019 tarihinde dava dışı ... tarafından Davalı ... ile geri gönderildiği, ancak söz konusu konşimentonun bulunduğu torbanın çalındığını, konşimentonun kayıp olduğunu için gerekli prosedürünün yürütüldüğü, söz konusu konşimentonun yeniden düzenlenmesini ve tekrar alıcıya ulaştırılmasının 20-25 gün süre aldığını, bu süre zarfında 4.715 USD demuraj ve 7.518,80 USD depolama bedeli olmak üzere toplam 12.233,80 USD zararının olduğunu bu nedenlerle davanın kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; (1) adet kargo dava dışı ... Gemi Acentelığı şirketine gönderilmek üzere teslim alındığını, ancak kargonun taşıma esnasında kayıp duruma düştüğü ve yapılan araştırmalara rağmen tespit edilemediğini, ancak davalı şirketin kayıtlarında kargo içeriğinin konşimento olarak yer almadığını, yalnızca dosya olarak kayıtlı olduğunu, dolayısıyla öncelikle kargonun içeriğini davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, kargonun kaybından meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduklarını, ancak yan giderler ile kargo içeriği arasında illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafla aralarında özel bir sözleşme olmadığını, taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu 880. ve 882. maddelerin uygulanması gerektiğini, sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınmasını, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlar sunulduğunu, talep miktarına ilişkin yapılan değerlendirmeye itirazlarının bulunmadığını, davalı şirketin davacı şirketi, taşınamayacak eşyalar konusunda uyarıp uyarmadığına ya da buna ilişkin evrak verdiğini gösterir bir delil de bulunmadığını, Davalı tarafından dosyaya sunulan deliller arasında yalnızca kargoya ilişkin davalı sistemlerinden alınan ekran çıktısı olup gönderi fişi veya makbuzu gibi herhangi bir evrak bulunmadığını, davalı taşıma şirketinin kargoyu teslim aldığında taşınması yasak ürünlerin olup olmadığını sorması, eğer mevcut ise risklerini anlatması, gerekirse özel taşıma ile sigortalatılıp taşınabileceği uyarılarının yapılması gerektiğini, Ancak dosya içerisinde buna ilişkin hiçbir şekilde kayıt ve delil bulunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kargo içeriği davalı şirket kayıtlarında “dosya" olarak kayıtlı bulunmakta olup davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, yerel mahkeme kararına dayanak olan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere müvekkil şirketin taşımadan kaynaklı sorumlu tutulamayacağı açıkça ortada olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2022 Tarih - 2019/968 Esas - 2022/330 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; Kanada’ya gönderilmek üzere olan ürünlerin dava dışı ... şirketi vasıtasıyla konteynerde taşınmak üzere yükleme yapıldığını, eşyanın yüklendiğini gösterir konşimentonun hatalar nedeniyle düzeltilmesine gerek duyulduğunu, bu sebeple 20.05.2019 tarihinde dava dışı ... tarafından Davalı ... Kargo şirketi ile geri gönderildiği, ancak söz konusu konşimentonun bulunduğu torbanın kaybolduğunu, konşimentonun kayıp olmasından kaynaklı gerekli prosedürünün yürütüldüğü, söz konusu konşimentonun yeniden düzenlenmesi ve tekrar alıcıya ulaştırılmasının 20-25 gün süre aldığını, bu süre zarfında 4.715 USD demuraj ve 7.518,80 USD depolama bedeli olmak üzere toplam 12.233,80 USD zararının doğduğunu bildirmekle davalının bu zarardan sorumlu tutulmasını talep ettiği; davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; (1) adet kargo dava dışı ... Gemi Acentelığı şirketine gönderilmek üzere teslim alındığını, ancak kargonun taşıma esnasında kayıp duruma düştüğü ve yapılan araştırmalara rağmen tespit edilemediğini, ancak davalı şirketin kayıtlarında kargo içeriğinin konşimento olarak yer almadığını, yalnızca dosya olarak kayıtlı olduğunu, dolayısıyla öncelikle kargonun içeriğini davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, kargonun kaybından meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduklarını, ancak yan giderler ile kargo içeriği arasında illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafla aralarında özel bir sözleşme olmadığını, taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu 880. ve 882. maddelerin uygulanması ve sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınmasını belirterek bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusunun, içeriğinde kıymetli evrak cinsinden olan konişmento niteliğini haiz evrak bulunan gönderinin, taşıyıcı davalı uhdesindeyken kaybolması (zıyaa uğraması) sonucunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda bir kıymetli evrakın taşınması sırasında evrakın taşıyıcı uhdesinde kaybolması inceleme konusu olduğundan mevcut uyuşmazlığın çözümü için ilgili mevzuata bakılması gereklidir. 6102 sayılı TTK'nın 875/1. Maddesi gereğince; "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." 6102 sayılı TTK'nın 898/1-(a) maddesi gereğince ise; "Kanunun 878 inci maddesinde öngörülenlerden farklı olarak, zıyaın veya hasarın aşağıdaki sebeplerden kaynaklanması durumunda, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: a) Taşıyıcı, değerli maden, taş, mücevher, posta pulu, madenî para, belge veya kıymetli evrak taşıyorsa." şeklindeki düzenleme ile taşınan gönderinin kıymetli evrak niteliğini haiz olması durumunda taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. 29019 sayılı Posta Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin 20/1-(b). Maddesinde ise; "Hizmet sağlayıcılar; ... b) İlgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla; kâğıt para, madeni para, elinde bulunduranın faydalanabileceği her türlü kıymetli evrak, altın, platin ve gümüş külçeleriyle değerli taşlar veya bunlardan yapılmış eşya ve mücevher gibi değerli maddeleri, değer konulmuş veya sigortalı olarak gönderilmesi şartıyla, kabul edebilir." şeklinde düzenleme uyarınca, göndericiye kıymetli evrak niteliğini haiz bir eşyayı posta, kargo yoluyla taşıtması halinde, ilgili evrak için değer konulmuş bir biçimde taşıyıcıya bildirerek yahut sigortalı bir biçimde taşıtmasının zorunlu olduğu, aksi halde ise taşıyıcının ilgili gönderiyi kabul edemeyeceğini düzenlemektedir. Bu durumda taşıyıcının kıymetli evrak niteliğini haiz gönderinin uhdesindeyken zıyaa uğraması halinde, sorumluluğunun doğması açısından öncelikle göndericinin gönderisinin içeriğinde kıymetli evrak bulunduğunu taşıyıcıya bildirmesi, sonrasında ise bu eşyanın değer konulmuş yahut sigortalı olarak taşıtılması mevzuat açısından bir zorunluluktur. Aksi takdirde ise taşıyıcının sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Eldeki davada; davalı tarafça dava dosyasına sunulan gönderi hareketlerinde, davacı tarafça içerisinde dava dışı ... şirketi ile aralarında düzenledikleri kıymetli evrak niteliğini haiz konişmento evrakının niteliğinin "Dosya" olarak geçtiği, davacının Posta Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği uyarınca kendisine yüklenen beyan yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu anlamda gönderi içeriğindeki kıymetli evraka değer konulmadığı gibi evrakın sigortalattırılmadığı da açıkça görülmektedir. Bu kapsamda davalı şirketin davaya konu kıymetli evrakın taşıma sırasındaki zıyaından ve buna bağlı olarak meydana gelen sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Zira kıymetli evrakın taşıyıcı tarafından kabulünün şartlarından birisi olan sigortalama işleminin de aynen bu amaca hizmet ettiği, ayrıca göndericinin usulüne aykırı taşıtılan gönderiden kaynaklanan dolaylı zarardan da sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde, davalı şirketin, davacı şirketi kabulü şarta bağlı gönderiler hususunda bilgilendirilmediği belirtilmişse de; davacının bir anonim şirket olmakla tacir olduğu, bu kapsamda 6102 sayılı TTK'nın 18-(2) maddesi gereğince basiretli bir tacir gibi davranmasının kendisinden beklendiği, basiretli tacirin de taşıtacağı gönderisinin içeriği hakkında göndericiyi bilgilendirmekle birlikte gerekli önlemleri alması gerektiği anlaşıldığından davacının bu yöndeki istinaf beyanlarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli maktu 732,00-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.575,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.843,00-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/611, K. 2026/1682, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-611-e-2026-1682-k-58e788de6cff