İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/710 E. 2026/868 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/710
- Karar No
- 2026/868
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/710 Esas KARAR NO :2026/868
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/12/2023 KARAR TARİHİ:25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava-dışı ... ve davalı şirketlerin yetkilisi ... ...’nın müvekkili firma sorumlularına ... Markasının Antalya'da şubesi olmak istediklerini ifade ettiklerini, kendilerinin Antalya'da mağazaları olduğunu söylediklerini, müvekkili ... ... MALZEMESİ PAZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'nin Pendik'te kiralamış olduğu bir mağaza şubesinin iç ve dış dekorasyonu için seramik ihtiyacı oluşuğunu, davalı firmalardan seramik siparişi noktasında anlaşmaya varıldığını, dava-dışı ...'nın ödemeyi sanal pos yöntemi ile ... üzerinden davalı ... MİMARLIK PROJE TASARIM LİMİTED ŞİRKETİ hesabına yaptıklarının kredi kartı hesap ekstresinden anlaşıldığını, müvekkiline de güven sağlamak adına ... mail order yöntemi üzerinden taksitli bir şekilde ödemenin yapılabilmesi için kart bilgilerinin ilk 6 numarası ile son 4 numarasının görünecek şekliyle fotoğrafı ve satıma konu olan ürünlerin teslim alındığına dair belgeler gerektiğini ileri sürerek ... sanal postan kendilerine gelen mailleri müvekkiline atarak güven oluşturdukları, hileli davranışlarla müvekkilini kandırarak kredi kartından 712.600,00 TL çekildiğini, ancak yapılan bu ödeme neticesinde hiçbir borcu ifa etmediklerini ürünlerin ulaştırılmadığını ve dava konusu borcunu yerine getirdiğinin kanıtlaması gerektiğini, bu hususta ... CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini belirterek; açıklamam ve sayın mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ve faize ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla, İstanbul ... 7 Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/... e. davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL alacağın Ticari avans faiziyle birlikte ödeme tarihinden itibaren müvekkiline ödenmesini, 2023 yılına ait mizan, bilanço, büyük alışlara ve büyük satışlara ilişkin kayıt ve belgelerin vergi dairesinden istenerek bu belgelerle birlikte bir bilirkişi incelemesi yapılmasını, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Mimarlık Proje Tasarım vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline karşı açılmış olan işbu davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın müvekkili firma yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddialar ve beyanların gerçek dışı olduğunu, tamamen soyut iddialardan oluştuğunu, davacı tarafın dava dilekçesine ek olarak ibraz etmiş olduğu delilere açıkça itiraz ettiklerini, zira söz konusu eklerin müvekkili firma ile bir ilgisi bulunmamakta olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme var ise davacı tarafın bunu ibraz etmesi gerektiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığının belli olacağını, davacının 1.000 tl bedel üzerinden açılmasının hukuka ve usule açıkça aykırı olduğunu, açıklanan nedenler ve sayın mahkemenin resen gözeteceği hususlar ışığında, davacı tarafın açmış olduğu hukuka ve usule aykırı olan davanın önce usulen, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Yapı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline karşı açılmış olan işbu davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın müvekkili firma yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların ve beyanların gerçek dışı olduğunu, tamamen soyut iddialar olduklarını, davacı tarafın dava dilekçesine ek olarak ibraz etmiş olduğu delilere açıkça itiraz ettiklerini, zira söz konusu eklerin müvekkili firma ile bir ilgisi bulunmamakta olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme var ise davacı tarafın bunu ibraz etmesi gerekmekte olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin, davacı tarafa borçlu olmadığının belli olacağını, müvekkili tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirilmiş olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, davacının 1.000 tl bedel üzerinden açılmasının hukuka ve usule açıkça aykırı olduğunu, izah edilen nedenler ve sayın mahkemenin resen gözeteceği hususlar ışığında, davacı tarafın açmış olduğu hukuka ve usule aykırı olan davanın önce usulen, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : ... ... Vergi dairesi, ... Sulh Ceza Hakimliği yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Davacının davalıya ödediğini iddia ettiği ve karşılığında davalının borcunu ifa etmediği iddiasına dayalıdır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 26.06.2024 tarihli raporunda; Verilen görevle sınırlı olarak yapılan incelemede; Davacı tarafından ibraz edilen e defter statüsündeki yasal defterlerin süresi içinde defter beratlarının Maliye Bakanlığı’na verildiği ve bu yönü ile ilgili sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirildiğini, ... Bankası’nın ... sayı ve 14.05.2024 tarihli yazısında davacı şirket hesaplarından davalı şirket hesaplarına toplam 712.600.-TL bedelin sanal pos vasıtası ile aktarılmıştır. Gerek davalı ... tarafından düzenlenen fatura gerekse de davalı yanca tahsili gerçekleşen ödemelerin davacı defterlerinde -davalıya ait bir cari hesap açılarak kayda alınmadığı, pos cihazından yapılan ödemelerin ortaklar cari hesabına işlendiği ve davalı ile ilişkilendirilmediği, Davalı yanca davacı adına KDV hariç 712.600.-TL değerinde fatura düzenlendiği, davacının iş bu faturaya itiraz ettiğine ilişkin belge ibraz etmediği, faturanın davacıya -whatsapp yazışmaları kabul edilmesi halinde- whatsapp üzerinden iletildiği, -Whatsapp yazışmalarının kabulü halinde- ... tarafından hizmetin verilmediğine yönelik tarafların yazışmaların bulunduğu, Davacının, davalı tarafından hizmetin verilmediğini iddia ettiği, davalı yanca defter ve belge ibraz edilmediği, hizmetin verildiği iddia edildiği taktirde sevk irsaliyesi, teslim-tesellüm tutanağı vb belgelerin ibraz edilmesi gerektiği, Görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Davacı vekili 04/02/2026 tarihli ıslah dilekçesinde; Davayı ıslah etme zarureti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000,00-TL üzerinden açılan davayı, yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde talep etmiş oldukları alacak miktarlarını 711.600,00 TL arttırarak dava değerini 712.600,00 TL olarak ıslah ettiklerini alacağın ticari avans faiziyle birlikte ödeme tarihinden itibaren müvekkiline ödenmesini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tanık ... ... Beyanında; "ben davacı ... mobilyada bayi yapılandırma sorumlusu olarak çalıştım, 2023 yılının sonuna doğru ayrıldım. Aramızda herhangi bir husumet yoktur. 2023 yılında davalı şirket yetkilisi olan davalı ... bey ile tanıştık, kendisi davacı şirketin bayisi olmak istedi, kendisini mimar olarak tanıttı, kendisi bir AVM'nin yakınında mağaza bulduğunu söyledi. Fakat davacı şirket yetkilisi olan ... kendisine bayilik vermek istemedi, kendisine Pendik'te bulunan mağazasının mimarlık işlerini vermek istedi, davalı mimarlık işlerini yapacağını kabul etti, sonrasında kendisine bir adet seramik işi siparişi verilmiş, kendisi de mallar gelmeden para almak istemiş, davacı şirket ... ... isimli şahsa ödemeyi göndermiş, fakat davalı hem mimarlık işini yapmamış hem de seramik ürünlerini teslim etmemiştir, bunun üzerine piyasada yaptığımız araştırmada kendisinin dolandırıcı olduğunu öğrendik, sonrasında kendisi ile hiçbir şekilde iletişime geçilememiştir, bildiğim gördüğüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... beyanında; "ben davacı ... şirketinde 2019 yılından bu yana perakende satış direktörü olarak çalışmaktayım, davalılar ile ... ... isimli mağazamızda ilk olarak görüşüldü görüşmede ben de vardım, davacı yeni bir mağaza açacaktı bu mağazanın seramik taş ve yapıştırıcı gibi malzeme alımı için davalı şirketler ile görüşüldü daha doğrusu bunların şirket olduğunu zannediyorduk, görüşmede davalı tarafça bana Başakşehirde bir adres verilmişti ben bu adrese görüşmeye gittiğimde o adres yakınındaki esnaflar güvenlik bana gülerek "her gün bu şekilde buraya elli kişi geliyor" dediler, bunun üzerine ben davalı şirketler yetkilisi olarak bildiğim ...'ya telefonla ulaştım her gün çeşitli bahanelerle oyaladı, en son telefonlara çıkmamaya başladı kesilen faturalar kadar ödeme fatura kesilen şirkete yapıldı ben hangi şirket olduğunu ve rakamı şuan hatırlayamıyorum fakat malzemeler teslim edilmedi, benim dava ile ilgili bilgim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davacı şirket tarafından ibraz edilmiş olan defterlerin e-defter olduğu, süresi çinde defter beratlarının Maliye Bakanlığı’na verildiği ve sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı, davalı tarafça inceleme günü defter ve belge ibraz edilmediği ve yerinde inceleme talep edilmediği, davacı, davalı tarafından 712.600,00-TL bedelin pos cihazından çekilmesine rağmen davalı yanca malın tesliminin gerçekleştirilmediğini iddia ettiği, davalı ... şirketi tarafından davacı adına 712.610,00-TL değerinde fatura keşide edildiği, davacıya yana faturanın Whatsapp üzerinden iletildiği, davacıya ait B formunda davacının söz konusu faturayı kayıtlarına almadığı ve B formunda bildirmediği, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 1.000,00-TL'nin dava tarihi olan 04/12/2023 tarihinden itibaren, 711.600,00-TL'nin ıslah tarihi olan 06/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gerekli 48.677,71 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç, 12.200,00 TL ıslah harcın mahsubuyla bakiye 36.207,86 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 12.200,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.739,70 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 10.245,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 112.890,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı ve davalı ... Mimarlık vekilinin yüzüne karşı davalı ... Mimarlık vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır