İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1232 E. 2026/866 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1232
Karar No
2026/866
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1232 Esas KARAR NO:2026/866

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/12/2025 KARAR TARİHİ:25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı taraf arasında topraklama şeridi alım satımı hususunda anlaşma sağlandığını, 06.09.2024 tarihli proforma faturaya istinaden sipariş onayı verilerek 936.000,00 TL bedelli ödemenin davalıya gönderildiğini, sipariş edilen malzemelerin 20.000 metresinin teslim edildiğini ancak kalan 10.000 metrenin defalarca iletişime geçilmesine rağmen teslim edilmediğini, davalı tarafın müvekkili firmayı sürekli oyalaması nedeniyle siparişin iptal edildiğini ve 254.134,20 TL tutarındaki iadenin 01.11.2024 tarihli mail ile talep edildiğini, davalının üzerine düşen iade ödemesini yapmadığını, ... 1. Noterliği 04.11.2024 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile borcun ödenmesinin talep edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalının 06.10.2025 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının icra dosyasına sunduğu itirazında borcu olmadığını iddia etmesine rağmen herhangi bir ödeme belgesi sunmadığını, alacağın varlığının banka kayıtları ve ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle sabit olacağını, ... Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvuru neticesinde 2025/... sayılı dosya ile 16.10.2025 tarihinde yapılan görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, davaya konu aynı proforma faturaya dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü nezdinde 2024/... esas ile başlatılan takibe davalının yetki ve borca itiraz ettiğini, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2025/... esas sayılı itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporu ile davalı şirketin borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... esas sayılı dosyanın celbinin gerektiğini, davalı firmanın iş yerini taşıması nedeniyle tebligat yapılamadığını, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, İİK M. 257/2 uyarınca yaklaşık ispat ölçüsünde delillerin mevcut olduğunu belirterek davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ile muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini ve haksız itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : ... İcra Dairesi, ... Vergi Dairesi, İstanbul Defterdarlığı, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, ... 1. Noterliği, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, Burdur Defterdarlığı yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan ... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle işlemiş faiz miktarı-oranına, icra faiz ve ferilerine, avukatlık ücretlerine, işleyecek faizlerin tamamına itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 269.987,20 TL asıl alacak faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 18/05/2026 tarihli raporunda; Dosya kapsamında yapılan incelemeler, tarafların beyanları, icra takip dosyası, deliller ve davacı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda, takdirin Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu bir kez daha işaret edilmek suretiyle, dava konusunun, davacının davalı ile ticari ilişkisinden doğan 254.114,20 TL alacağın tahsili amacı ile yürüttüğü takibe davalı firma tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, dava dilekçesinin tetkikinden Sadece alacak aslının dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Davacı firma ... ... A.Ş’nin davalı firma ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile ticari işlemlerine ilişkin yevmiye defterine kayıt işlemleri bilirkişi raporunun 4.3. kısmında belirtildiği gibi olup, davacı firmanın defter kayıtlarına göre, verilen avanslardan dolayı davacı firmanın davalı firmadan 254.114,20 TL alacağının göründüğü, davacı firmanın davalı firmaya proforma faturaya istinaden yaptığı ödemeyi 159 09 verilen sipariş avansları hesabında, davalı firmadan almış olduğu faturaları 320 181 satıcılar hesabında takip ettiği, davacı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiği, Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı taraftan (... Alüminyum Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) gelen olmadığından ticari defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, 2024 yılında davalı firma tarafından davacı firma ... Enerji Yatırım A.Ş adına düzenlenen 2 adet belge toplamı KDV hariç 568.221,50 TL tutarındaki faturanın davalı firma ... Alüminyum Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ne ait BS formunda yer aldığı, karşılaştırmalı BS/BA formunda, yukarı da bahsi geçen faturaların davacı firmanın da BA formunda yer aldığının belirtildiği, davalı firmanın kalan 254.134,20 TL borcunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesine ilişkin olarak davacı firma tarafından davalıya ... 1. Noterliği aracılığıyla gönderdiği 04.01.2024 tarih ve ... sayılı ihtarnamenin davalının adresinde bulunmadığından komşusuna haber verilerek muhtarlık makamı tarafından kapıya yapıştırmak suretiyle tebliğ edildiğinin dava dosyasının tetkikinden anlaşıldığı, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 254.114,20 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 254.114,20 TL asıl alacak yönünden davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin 254.114,20 TL asıl alacak yönünden aynı koşullarda devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 50.822,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 17.358,54 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.329,98 TL harcın mahsubuyla bakiye 13.028,56 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 4.329,98 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.945,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 11.285,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 11.284,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.599,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 1,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1232, K. 2026/866, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1232-e-2026-866-k-59c3d80e4dc7