İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1058 E. 2026/855 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1058
- Karar No
- 2026/855
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/1058 Esas KARAR NO : 2026/855
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı ... ... adına kayıtlı ... plaka sayılı ... ... marka aracına ... adına kayıtlı ... plaka sayılı ... ... markalı aracın 30.11.2024 tarihinde çarpması sonucu müvekkilin aracında maddi hasar oluştuğunu, kazanın meydana geldiği tarihte davalıya ait araç zorunlu trafik sigortası kapsamında olduğunu, kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağı düzenlenmiş, davalı tarafın kusurlu olduğu sabit hale geldiğini, davacıya ait araç kaza sonrasında tamir edilmiş olsa da, araçta meydana gelen değer kaybı telafi edilemediğini, bu değer kaybı nedeniyle davacı zarara uğradığını, davacı adına alınan değer kaybı miktarı kaza sonucu meydana gelen maddi zararın tutarına, tamir ve hasar kaydı miktarına oranla çok cüzi bir miktar olup onayına veya bilgisine başvurulmadan 2.805 TL ödeme yapıldığını, ancak bu miktarın yetersizliğini ve ödemeyi kabul etmediği bildirmesine rağmen talebi sonuçsuz kalmış ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, haklı davanın kabulü ile, adli Yardım talebinin kabulünü, davacı Mevlüt Kaya adına Araç Değer Kaybına İlişkin (Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklı) 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre şimdilik 1.000-TL'nin, araç değer kaybı tutarları belirlenerek, olay tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyetinin 23.02.2026 tarihli raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ın % 100, (yüzde yüz) tam kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü Mevlüt Kaya’nın kusursuz olduğu, ... plakalı araçta mezkûr kazada oluşan hasar dolayısıyla; kaza tarihi itibariyle: 1.170.000,00 –1.145.000,00 = 25.000,00 ₺ olduğu, davalının ZMMS ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 2.805,00TL ödeme yapıldığı, bakiye kalan tutar; kaza tarihi itibariyle 22.195,00TL olarak hesaplanmak suretiyle bulunduğu, faiz ve sair taleplerin Sayın Mahkeme’nin takdirinde olacağından tarafımdan değerlendirme yapılmasına yer olmadığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile poliçede yer alan hükümler uyarınca, maddi zararlar bakımından araç başına teminat limiti 200.000,00.-TL olarak belirlenmiştir. Dosya kapsamındaki ödemeler (43.487,26.-TL ve 2.708,00.-TL) dikkate alındığında, poliçe kapsamında kalan teminat limitinin 143.804,74.-TL olduğu hesaplanmıştır. Heyette yer alan uzman bilirkişinin teknik görüşü doğrultusunda, hesaplanan bakiye tutar yönünden ... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olacağı değerlendirilmiştir. Bu hususun takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemenin yetkisi dâhilindedir, görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin 31.03.2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 1.000,00 TL olarak belirtilen talebi 22.195,00 TL’ye artırdıklarını, davanın kabulü ile talebin ıslah suretiyle 22.195,00 TL’ye çıkarılmasını, artırılan kısım dahil olmak üzere alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek, mahkememizin 2026/1058 Esasına kaydedildiği, yargılamanın mahkememizce tamamlandığı görüldü. DELİLLER: -Bilirkişi raporu. -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı zararının, kazaya karışan aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın, davacı adına kayıtlı ... plakalı araca 30/11/2024 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası ile davacının aracında oluşan araç değer kaybının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili taleplerinin sübut ve miktarı noktasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında yahut bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Aynı Kanun’un 91. maddesi uyarınca işletenin bu sorumluluğunun karşılanması amacıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu ise sigortalı aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararlardan, sigortalısının sorumluluğu ve poliçe teminat limitleri kapsamında doğmaktadır. Araçta meydana gelen değer kaybı, trafik kazası sonucunda hasara uğrayan aracın onarılmış olmasına rağmen kaza öncesindeki ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el piyasa değeri arasında oluşan farktan kaynaklanan gerçek zarar kalemidir. Bu zararın belirlenmesinde aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, önceki hasar durumu, hasarın niteliği ve kapsamı, değişen veya onarılan parçaları ile kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa rayiç değerleri birlikte değerlendirilmelidir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan deliller incelenmiş, uyuşmazlığın çözümü bakımından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve düzenlenen 23.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...’ın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’nın ise kusursuz olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının kaza tarihi itibarıyla aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası onarılmış hâlinin ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark esas alınarak 25.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 2.805,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı zararının 22.195,00 TL olduğu belirtilmiştir. Raporda ayrıca, dosyada yer alan diğer ödemeler de dikkate alınarak zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında kalan teminat limitinin 143.804,74 TL olduğu ve bakiye zarar yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Somut olayda, dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, taraf beyanları ve bilirkişi heyetinin 23.02.2026 tarihli raporu birlikte değerlendirildiğinde, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...’nın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetinin kusur değerlendirmesinin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, davalı tarafça bu tespiti çürütecek nitelikte somut bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın kaza tarihi itibarıyla kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 1.170.000,00 TL, onarım sonrası piyasa rayiç değerinin ise 1.145.000,00 TL olduğu belirlenmiş; bu iki değer arasındaki fark esas alınarak araçta meydana gelen toplam değer kaybı 25.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından daha önce 2.805,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından, yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının karşılanmamış bakiye değer kaybı zararının 22.195,00 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anılan raporun değer kaybı hesabı bakımından dosya kapsamına, aracın özelliklerine ve zararın belirlenmesine ilişkin teknik verilere uygun olduğu, aksini gösteren bir delil bulunmadığı değerlendirilerek hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede; zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle üçüncü kişide meydana gelen gerçek zarardan poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda poliçe kapsamında bakiye teminat limitinin 143.804,74 TL olarak hesaplandığı ve hükme esas alınan 22.195,00 TL tutarındaki bakiye değer kaybı zararının bu limit içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dâhilinde bakiye değer kaybı zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacıya ait araçta meydana gelen toplam değer kaybının 25.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketince yapılan 2.805,00 TL ödeme mahsup edildiğinde 22.195,00 TL bakiye zarar kaldığı, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu ve bakiye zararın sigorta teminat limiti içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, davanın ıslah edilmiş hâliyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz yönünden; davacının talebi ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun niteliği dikkate alınarak, davalıların ayrı ayrı tarihlerde yasal faizle sorumlu tutulmaları gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının olay tarihi olan 30/11/2024 tarihinden itibaren faiz talebi doğrultusunda, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise daha önce başvuru yapılarak temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla dava tarihi olan 30/07/2025 tarihinden itibaren hüküm altına alınan alacağa bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği ancak hükümde sehven faiz kısmının tereddüt yaratacak şekilde yazıldığı nedenle aşağıdaki şekilde tavzihine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın Kabulü ile; 1- 22.195,0-TL araç değer kaybı bedelinin 30/11/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 1.516,14-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL peşin harç ve 361,95-TL tamamlama harcı toplamı 1.230,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye 285,34-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 615,40-TL peşin harç, 361,95-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.846,20-TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.866,95-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 22.195,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davalılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 23/09/2026
Katip... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
TAVZİH KARARI
Mahkememizin 23/09/2026 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde, 22.195,00 TL araç değer kaybı bedelinin “30/11/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve kararın gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, hüküm fıkrasında belirtilen 30/11/2024 tarihinin trafik kazasının meydana geldiği tarih olduğu, davalıların hukuki sorumluluklarının niteliği itibarıyla faiz başlangıcı bakımından ayrı değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının infazında tereddüt oluşmaması ve hükmün kapsamının açıklığa kavuşturulması amacıyla; Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyasında verilen hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan faiz başlangıcının “ 30/11/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkarılarak yerine “Haksız fiilden sorumlu davalı ... yönünden faiz başlangıcının kaza tarihi olan 30/11/2024; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise dava tarihi olan 30/07/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” şeklinde düzeltilmesine, -Kararın diğer hükümlerinin aynen korunmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca karar verildi.
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır