Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/501 E. 2026/1694 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/501
- Karar No
- 2026/1694
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/501 - 2026/1694 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/501 KARAR NO : 2026/1694
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2025 NUMARASI : 2023/822 Esas - 2025/12 Karar
DAVACI : ... BEYAZ EŞYA YAN SANAYİİ ÜRETİM VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... Dilovası/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - ..... Gebze/KOCAELİ DAVALI : ... YÖNETİM YAYINCILIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - .... VEKİLİ : Av. ... - ..... Gebze/KOCAELİ
DAVA TÜRÜ : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 19/10/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 26/10/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 01/01/2021 tarihinde personel temini sözleşmesi imzalanarak geçici iş ilişkisinin kurulduğunu, davalı şirketin kurum tarafından verilen personel kiralama faaliyeti için izin belgesinin alınmadan geçici iş ilişkisi kurulması neticesinde davacı şirketin de idari para cezası kesildiğini, davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğinden 28/08/2023 tarihinde 116.805,00.-TL idari para cezasını ödemek mecburiyetinde kaldıklarını, taraflar arasında imzalanmış personel temini sözleşmesinin 3.20. maddesi ile davalı şirket kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya eksik veya geç yerine getirmesi nedeniyle davacı şirketin faiz dahil herhangi bir müeyyide ile karşı karşıya kalması halinde bu müeyyiden sorumlu olduğunu, davacı şirketin ödemek zorunda kalabileceği bu bedelleri ödemeyi tazmin etmeyi kabul beyan ve taahhüt ettiğini, cezanın %25 indirimli ödendiği, 116.805,00.-TL'nin rücuen iadesi için davalı şirkete Gebze 1. Noterliği'nin 12/09/2023 tarihli 19814 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, belirlenen süre içerisinde ödenen meblağın geri iade edilmediğini, idari para cezasının ödeme günü olan 28/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte rücuen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ödediği idari para cezasında davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı şirketin tüm yasal izinlerini alarak kanunen herhangi bir eksiği bulunmadan faaliyet gösterdiğini, uygulanan idari para cezasının hukuka aykırılığından dolayı itiraz edildiğini, iptali için dava açıldığını, davanın Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinde devam ettiğini, bu itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı şirketin herhangi bir şekilde bilgilendirilmediğini, eksik bir hususun tamamlanmasına dahi süre verilmediğini, kurum tarafından davacıya bugüne kadar herhangi bir tebliğ ve bilgilendirme yapılmadığını, davalı şirketin kuruluş ve faaliyet tarihlerinden yasal olarak istenen zorunlu bir belgenin söz konusu olmadığını, davalının herhangi bir şekilde kamuya zarar vermediğini, devleti zarara uğratmadığını, bilerek ve kasten ihmal ettiği yerine getirmediği bir evrak eksikliğinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın da davalıya iş ilişkisi kurulması ve devamı esnasında tüm ayrıntılara vakıf olup bu nedenle idari para cezasını talep etmesinin haksız olduğunu, bu nedenle gerek talep ettiği meblağ ve gerekse de talep ettiği faiz oranı ve miktarının haksız olup kabul etmediklerini, davacı tarafın da basiretli bir tacir olarak sözleşme ilişkisine girdiğini ve kendi hata ve kusurundan kaynaklanan bir durum var ise bunu taraflarına yöneltemeyeceklerini, açılan işbu davanın haksız ve hukuka aykırılığından reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ödediği iki ayrı idari para cezasını davalıya rücu edebileceğine dair taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı ve buna dair dosya kapsamında sunulmuş bir delil bulunmadığı yönündeki kanaat, maddi gerçeğe ve dosya kapsamına aykırı olup bu gerekçeye dayanılarak yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olduğunu, davacının, davalıya rücu edebileceğini öngören imzalı/kaşeli sözleşmenin dosyada mübrez olduğu sabit olduğu halde; yerel mahkemece gerçeğe ve dosya durumuna aykırı olacak şekilde aksi yönde bir kanaat benimsenmesi isabetsiz olduğunu, taraflar arasında personel teminine ilişkin sözleşmenin dosyaya süresinde sunulmadığı kabul edilse dahi; tarafımıza çıkarılan davetiyede, süresinde dosyaya sunulmaması halinde bildirdiğimiz delile dayanamayacağımıza dair bir şerh mevcut olmadığından, yerel mahkemece hüküm kurulurken dosyada mübrez olan delil yok sayılamayacağını, bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarımız da yerel mahkemece dikkate alınmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2025 Tarih - 2023/822 Esas - 2025/12 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın yapılan incelenmesinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/01/2021 tarihli personel temin sözleşmesi kapsamında geçici iş ilişkisi kurulduğu, davalı şirketin gerekli izin belgesini almaksızın personel temini gerçekleştirmesi nedeniyle davacı şirket hakkında 116.805,00 TL idari para cezası uygulandığı ve bu bedelin davacı tarafından ödendiği, sözleşmenin 3.20. maddesi uyarınca davalının söz konusu müeyyideden sorumlu olduğu/olacağı ileri sürülerek, ödenen 116.805,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise özetle; idari para cezasında davalı şirkete affedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, şirketin gerekli yasal izinleri alarak faaliyet gösterdiği, idari para cezasının hukuka aykırı olması nedeniyle iptali için Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinde dava açıldığı, ayrıca davacıya eksikliğin giderilmesi için herhangi bir bildirim veya süre verilmediği belirtilerek, davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı şirket hakkında uygulanan 116.805,00-TL tutarındaki idari para cezasının, taraflar arasındaki personel temin sözleşmesinin 3.20 maddesi uyarınca davalı şirkete rücu edilip edilemeyeceği ve davalının bu bedelden sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan 26.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ve davalının 2021/2022 yılına ait yasal defterlerinin sahibine lehine delil kudretine haiz olduğu, tarafların arasında 2021 yılında yazılı sözleşme olduğu, 2022 ve 2023 yılına ait yazılı sözleşmenin olmadığı, davacı ile davalı arasında geçici iş ilişkisi, diğer adıyla ödünç iş ilişkisi kurulduğu, ödünç alanın davacı şirket ödünç verenin davalı şirket olduğu, işçiler açısından asıl işverenin özel istihdam bürosu olan davalı taraf olduğu, davalının Türkiye İş Kurumu'ndan gerekli izne sahip olmadan personel istihdamına aracılık etmesinden dolayı maddi zarara sebebiyet verdiği, kendisine idari para cezası kesildiği rapor tarihine kadar kurumdan hala izin almadığının anlaşıldığı, geçici iş ilişkisi izin belgesinin tarafına ve dosyaya sunulmadığı, Türkiye İş Kurumu tarafından 15/03/2022-26/05/2022 tarih aralığındaki teftişe ve müfettiş raporuna rağmen tarafların 2023/ Mart ayı sonuna kadar geçici iş ilişkisi kurmaya devam ettikleri, faturaların tevkifatlı düzenlendiği ve taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, basiretli tacirler olarak bu konuda cezai yaptırımlara ait olayın farkında oldukları, 2021 yılı yazılı sözleşmenin 3.24 maddesine göre tarafların zararlardan kusura göre sorumlu olacaklarının hükmedildiği de dikkate alındığında davacının 28/08/2023 tarihinde ödediği 116.805,00.-TL'den eşit şekilde sorumlu olabilecekleri ancak bunun değerlendirilmesinin mahkemenin taktirinde olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olduğu görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanununun 7/1.maddesine göre; "Geçici iş ilişkisi özel istihdam bürosu aracılığıyla ya da holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde görevlendirme yapılmak suretiyle kurulabilir." Aynı Kanunun 7/2. Maddesi gereğince "Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, Türkiye İş Kurumunca izin verilen özel istihdam bürosunun bir işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi yaparak bir işçisini geçici olarak bu işverene devri ile a) Bu Kanunun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 74 üncü maddesinde belirtilen hâllerde, işçinin askerlik hizmeti hâlinde ve iş sözleşmesinin askıda kaldığı diğer hâllerde, b) Mevsimlik tarım işlerinde, c) Ev hizmetlerinde, d) İşletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde, e) İş sağlığı ve güvenliği bakımından acil olan işlerde veya üretimi önemli ölçüde etkileyen zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması hâlinde, f) İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması hâlinde, g) Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde, kurulabilir." 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu'nun "Özel istihdam bürolarının kurulması, seçme, izin verme, yenileme ve denetim" başlıklı 17 maddesinde "İş arayanların elverişli oldukları işlere yerleştirilmeleri ve çeşitli işler için uygun işçiler bulunmasına aracılık etme görevi, Kurum ve bu amaçla gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan özel istihdam bürolarınca yapılır. Özel istihdam büroları, Kurumca iş piyasasının ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenecek sayıda ve aranan koşullar çerçevesinde seçilmek ve izin verilmek kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşları dışında iş ve işçi bulma faaliyetlerinde bulunabilirler." Eldeki davada; taraflar arasında 2021 yılında personel tedarikine ilişkin bir hizmet ilişkisinin bulunduğu, sözleşme örneğinin dosyaya sunulmamış olmakla birlikte bilirkişi incelemesiyle bu ilişkinin tespit edildiği, davalı şirketin işçilerinin SGK bildirimlerinden sorumlu alt işveren olduğu ve tarafların işleriyle ilgili belirli yükümlülükleri birlikte üstlendiği, davacı şirket hakkında 4857 sayılı iş kanununa aykırılık nedeniyle idari para cezaları uygulandığı ve söz konusu cezaların davacı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince verilen kararın dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Nitekim 4857 sayılı iş kanunun 7. maddesiyle 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu ile ilgili bazı düzenlemeler hakkında kanun hükümleri uyarınca özel istihdam bürolarınca geçici iş ilişkisi kurulabilmesi için kurumdan izin alınmasının gerektiği, somut olayda davalı şirketin gerekli izni almaksızın davacıya geçici işçi temin ettiği ve bu nedenle taraflar hakkında idari para cezaları uygulandığı görülmektedir. Yine, tacir olan davacının basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu, yukarıdaki kanun maddesi ve Özel İstihdam Büroları Yönetmeliği'nin 12. maddesi gereğince geçici iş ilişkisi kurduğu davalı ... Yönetim Yayıncılık Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından izin verilip verilmediğinin araştırılmasının gerektiği ancak bu araştırmanın dahi yapılmadığı görülmektedir. Eldeki davada; davacının ödediği idari para cezalarının davalıya rücu edilebileceğine ilişkin taraflarca imzalanmış sözleşmede açık bir düzenleme bulunmadığı gibi bu yönde başkaca yazılı delil veya davalının rücu sorumluluğunu kabul ettiğini gösterir bir delilin de dosyaya sunulmamış olduğu anlaşılmıştır. Yine, davacı hakkında düzenlenen idari para cezasına yönelik itirazını da Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğince reddedilmiş olması karşısında, davacının ödediği cezaların davalıdan tahsilini gerektiren hukuki ve sözleşmesel dayanak bulunmadığından davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. H.D 2024/1497 E.-2026/50 K. sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*