Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2175 E. 2026/136 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2175
Karar No
2026/136
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2175 - 2026/136 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/2175 KARAR NO : 2026/136

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/02/2026 NUMARASI : 2025/1474 Esas - 2026/150 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :30/09/2026 YAZIM TARİHİ :30/09/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2026 tarihli ve 2025/1474 Esas- 2026/150 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, sipariş edilen malların eksiksiz teslim edildiğini ancak bakiye fatura bedeli olan 8.600,54 USD’nin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/12419 Esas sayılı takibine davalının haksız itiraz ettiğini bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, fatura konusu malların eksik gönderildiğini, müvekkilinin ihale aldığı kuruma karşı teslimat yapamadığı için 25.000 USD ceza ödediğini, davacının WhatsApp yazışmalarında eksik teslimatı kabul ettiğini savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda; takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve aynı şekilde ödeme emrinde de yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. İcra Dairesince hazırlanan ödeme emrinde alacağın TL karşılığının bulunmadığı, bu nedenle ortada geçerli bir takibin de bulunmadığı, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olup davanın görülebilmesinin ön şartının ortada geçerli bir takip olması olduğu, somut olayda ortada geçerli bir takip olmadığından davanın da usule aykırı olduğu ve dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Emsal kararlar: Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/8711 ve 2023/1655 Karar, Antalya BAM 2018/1432 Esas ve 2018/1600 Karar sayılı ilamları) ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı vekili yabancı para alacağının TL karşılığının UYAP tarafından otomatik hesaplandığını bu nedenlet takibin geçerli olduğunu ve eksikliğin da şartı sayılamayacağını belirterek, vekille temsil edilmeyen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstinaf konusu uyuşmazlık, takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle, geçerli (usulüne uygun) bir icra takibinin bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak itirazın iptali davasına özgü dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı, borçlunun itirazının iptali ile itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Bu davanın açılabilmesi ve davanın esası hakkında karar verilebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki genel hükümlerin yanı sıra itirazın iptali davalarına özgü bazı dava şartlarının bir arada bulunması gerekir. Bunlar; alacaklının dava ve takipte hukuki yararının bulunması, geçerli bir ilâmsız icra takibi yapılmış olması, süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunması ve davanın itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmasıdır (Yargıtay 3.HD'nin 30.09.2024 Tarih ve 2024/1347 Esas-2655 Karar sayılı ilamı). 2004 sayılı İİK'nın 58/3.maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1.maddesinde de, alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, .... İcra Müdürlüğünün 2022/12419 Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı (davacı) şirket tarafından takip borçlusu (davalı) şirket aleyhine fatura bedeli bakiyesi alacağı sebebine dayanılarak bakiye ana para ve işlemiş faiz alacağından ibaret toplam 9.059,24.USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin de buna uygun düzenlendiği, bu suretle takip konusu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının bu dava türüne özgü bir dava şartı olduğu, 2004 sayılı İİK m. 58/3 ve 60/1-1 hükümleri uyarınca alacaklının takibe konu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talebinde göstermesi zorunlu olup buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususun takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerektiği (Yargıtay HGK'nun 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E.-99/301 K. sayılı kararı), somut olayda takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 3. HD'nin 24/02/2025 Tarih ve 2025/617 E.-1082 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı, Yargıtay 11.HD'nin 25/09/2024 Tarih ve 2023/4847 E.-2024/6761 K. sayılı kararı aynı yöndedir). Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2026 tarihli 2025/1474 Esas ve 2026/150 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2175, K. 2026/136, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2175-e-2026-136-k-88ec72ec563e