Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1343 E. 2026/1496 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1343
- Karar No
- 2026/1496
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1343
KARAR NO : 2026/1496
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/04/2024
NUMARASI : 2023/138 E. - 2024/110 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “... ...” markasının tescilli sahibi olduğunu, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın tescil tarihi olan 14/12/2009 tarihinin üzerinden 5 yıldan fazla süre geçtiğini, buna karşın davalının markasını kullanmadığını, bu durumun ise 6769 sayılı SMK'nun 9. maddesinde yer alan kullanım zorunluluğuna aykırılık teşkil ettiğini, ... tescil numaralı markanın varlığının, markaya yatırım yapıp kullanma niyetinde olan müvekkili için engel oluşturduğunu, ayrıca, müvekkili adına daha önce yapılan ... sayılı marka başvurusunun dava konusu marka nedeniyle kısmen reddedildiğini belirterek, davalıya ait ... tescil numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptal edilmesini ve sicilden terkinini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “...” markası ... nice sınıflarında 14.12.2009 tarihinde ... numara ile müvekkil şirket adına tescil edilmiş olup, müvekkili adına tescilli markanın koruma süresi 10 yıl süre uzatıldığını, davacı tarafa ilişkin vergi kayıtlarının celbi neticesinde davacı tarafın ... sektöründe ciddi bir ticari faaliyet yürütmediği, davacı tarafın müvekkili şirket adına tescil “...” markasının yapılacak yatırımlar açısından risk oluşturduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı netlik kazanacağını, 13.01.2023 tarihinde tescil edilen ticaret sicil gazetesi içeriği ile de sabit olduğu üzere; 2 ortaklı davacı şirket toplam 248.000 TL sermaye ile kurulmuş olup, şirket kuruluş sermayesinin de sadece 62.000,00 TL’si ödendiğini, davacı şirketin sermaye miktarı, kuruluş sermayesinin 3/4’nün dahi ödenmediği, ... sektöründe faaliyet yürüttüğü iddia olunan davacı tarafça yapımına devam olunan ... projelerine / işlerine ilişkin somut bir delil ibraz edilmediği gerçeği dikkate alındığında davacı tarafın TMK. 2. Maddesi anlamında iyiniyetle hareket etmediğini, davanın ikamesi akabinde dava dilekçesi henüz müvekkil şirkete tebliğe dahi çıkarılmamış olmasına rağmen 18.07.2023 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen mail ile davanın açıldığına dair bildirimde bulunulmuş olup, dosyaya kapsamında tesis olunan 10.07.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı da müvekkili şirkete iletilerek anlaşma talep etmiş olup, söz konusu husus dahi tek başına davacı tarafın TMK. 2. maddesi hilafına kötüniyetle hareket ettiğine işaret ettiğini, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkili şirket adına tescilli “...” markası aktif olarak kullanılmakta olup, müvekkil şirket adına ... nice sınıflarında tescilli “...” markası ile ilgili olarak gerek davacı şirketin gerekse üçüncü özel ve tüzel kişilerin tescil taleplerine müvekkili şirket tarafından itiraz edildiği gerçeği markanın aktif olarak kullanıldığının en bariz göstergesi olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame olunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; Yukarıda ifade edildiği üzere SMK'nın 9. Maddesine göre tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markaların iptaline karar verileceği düzenlenmesi karşısında ve davacı tarafın ihtilaf konusu markayı aynı / benzer sınıflarda kullanma iradesinde olduğu, bu irade dikkate alındığında davacının davayı ikame etmekte hukuki menfaatinin var olduğu, markaların tescilinden sonraki dönemde fiilen kullanılması gerektiği, markayı, 14. maddedeki şartlar dairesinde kullandığını ispat yükü marka sahibinin üzerinde olduğu, marka sahibi, gerekirse ticari defter ve belgelerini ibraz ederek bir markayı kullandığını ispatlaması gerektiği, davalı tarafa ait markaların 2009 yılında tescil edildikleri, ... tescil numaralı ... markasının ....sınıfta davalı adına Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu ve 14.11.1995 tarihinde tescil tarihi olduğu, dava tarihi olan 07/07/2023 tarihi itibariyle tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçmekle davacının markasını tescil kapsamında ciddi ve işlevine uygun şekilde kullanma ve bunu da ispat mükellefiyetinin olduğu, davalı tarafça etkin kullanıma ilişkin delil ibraz edilmediği, 09.02.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafa etkin kullanıma ilişkin delil biraz etmek üzere kesin süre verildiği, kesin süre içinde davalı tarafça etkin kullanıma ilişkin bir delil dosyaya ibraz edilmediğinden davalının dava konusu markayı tescilli oldukları sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden kesintisiz olarak kullandığını ispat edemediğinden,"
Davanın KABULÜ ile,
Davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden kullanılmama dolayısıyla İPTALİ ile SİCİLDEN TERKİNİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ... markasının 01,02, 06,19, 29,30, 35,36, 37,40, 43 nice sınıflarında 14.12.2009 tarihinde ... numara ile müvekkili şirket adına tescil edildiğini ve koruma süresinin 10 yıl uzatıldığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 26/1 maddesi ile Kanunun 9/1 maddesindeki hallerin mevcut olması halinde iptal davası açılabileceğini, davacı tarafın iyi niyetle hareket etme yükümlülüğünün bulunduğunu, davacı tarafın ... ... markasını ciddi şekilde kullanma niyetinde olduklarını ve müvekkili adına tescilli ... markasının yapılacak yatırımlar açısından risk oluşturduğunu, vergi kayıtlarının celbi neticesinde davacının ... sektöründe ciddi bir ticari faaliyet yürütmediğinin ve bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, Davacı Şirketin Kuruluşuna ilişkin ticaret sicil gazetesi suretinden 13.01.2023 tarihinde tescil edilen içeriğe göre 2 ortaklı davacı ve toplam 248.000 TL sermaye ile kurulduğunu ve bu sermayenin sadece 62.000,00 TL kısmının ödendiğini, kuruluş sermayesinin dörtte üçünün dahi ödenmediğini, ... sektöründe faaliyet yürüttüğü iddia olunan davacının devam eden projelerine ilişkin somut delil ibraz etmediğini, bu durum karşısında davacının iyi niyetli hareket etmediğinin açık olduğunu, davanın ikamesi akabinde dava dilekçesi henüz müvekkile tebliğe çıkarılmamışken 18.07.2023 tarihinde müvekkile gönderilen maile davanın açıldığına dair bildirimde bulunulduğunu, 10.07.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının müvekkiline iletilerek anlaşma talep edildiğini, bu hususların dahi davacının kötü niyetli olduğuna işaret ettiğini, yerel mahkemece markanın etkin kullanımına ilişkin verilen kesin süre zarfında delil ibraz edilmeden davanın kabul edildiğini, ancak müvekkili tarafından anılan nice sınıflarında tescilli ... markasıyla ilgili olarak gerek davacının gerekse üçüncü kişilerin tescil taleplerine müvekkili tarafından itiraz edildiğini gösterir belgelerin dosyada bulunduğunu, söz konusu itirazların markanın müvekkili tarafından aktif olarak kullanıldığının açık delili olduğunu, tüm bu hususlar nazara alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme ilamının kaldırılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak kötüniyetle ikame olunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının istinaf dilekçesinin davaya cevap dilekçesindekilerle aynı olduğunu, ispat yükü davalıda iken davalı bu yükümlülüğü yerine getiremediğinden bahisle usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanmasını ve davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu davalı adına tescilli ... tescil nolu,“...” markasının ... sınıflarında kullanılmama sebebi ile iptali davasıdır.
TPMK kaydına göre,“...” markası ... nice sınıflarında 14.12.2009 tarihinde ... numara ile davalı şirket adına tescillidir.
Davacı tarafından, müvekkilinin “... ...” markasının tescilli sahibi olduğunu, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın tescil tarihi, 14/12/2009 tarihinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmesine rağmen davalının markasını kullanmadığını, markanın varlığının, markaya yatırım yapıp kullanma niyetinde olan müvekkili için engel oluşturduğunu, ayrıca, daha önce yapılan ... sayılı marka başvurusunun dava konusu marka nedeniyle kısmen reddedildiğini belirterek, davalıya ait ... tescil numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptal edilmesini ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davacı tarafın ... sektöründe ciddi bir ticari faaliyet yürütmediğini, davacının, müvekkili şirket adına tescil “...” markasının yapılacak yatırımlar açısından risk oluşturduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin toplam 248.000 TL sermaye ile iki ortaklı kurulduğunu, şirket kuruluş sermayesinin de sadece 62.000,00 TL’sinin ödendiğini, davacı şirketin sermaye miktarı, kuruluş sermayesinin 3/4’nün dahi ödenmediğini, davacının ... sektöründe faaliyet yürüttüğünü iddia etmiş ise de,davacının yapımına devam olunan ... projelerine / işlerine ilişkin somut bir delil ibraz edilmediğini,davacının TMK. 2. maddesi anlamında iyiniyetle hareket etmediğini, müvekkilinin “...” markasını aktif olarak kullandığını, “...” markası ile ilgili olarak gerek davacı şirketin gerekse üçüncü özel ve tüzel kişilerin tescil taleplerine itiraz edilmesinin, markanın aktif olarak kullanıldığının en bariz göstergesi olduğunu belirterek davanın reddine talep etmiştir.
Davalı istinafında davacı tarafın, ticaret sicil gazetesi suretinden 13.01.2023 tarihinde tescil edilen içeriğe göre 2 ortaklı davacı ve toplam 248.000 TL sermaye ile kurulduğunu ve bu sermayenin sadece 62.000,00 TL kısmının ödendiğini, kuruluş sermayesinin dörtte üçünün dahi ödenmediğini, ... sektöründe faaliyet yürüttüğü iddia olunan davacının devam eden projelerine ilişkin somut delil ibraz etmediğini, bu durum karşısında davacının iyi niyetli hareket etmediğinin açık olduğunu ileri sürmüş ise de, Kanun koyucu markanın kullanılmama sebebi ile iptali davasını açabilecek, yani davacı olabilecek kişiler için "ilgili kişiler" tanımını kullanmıştır. Hukuki yarar tespit edilirken "ilgili kişi" kavramına ticari rakiplerin de girdiğinin kabulü gerekir. Somut olayda tarafların aynı sınıflar bakımından ticari faaliyette bulunuyor olmaları, davacının hukuki yararının varlığını kabule yeterlidir. "Tescil tarihinden itibaren doğan tekel hakkı, marka sahibine, markanın üçüncü kişiler tarafından markaya tecavüzü engelleme ve markanın kullanımını yasaklama imkanı sağlamaktadır. Fakat, marka sahipleri tarafından kullanılmayan, ancak diğer yandan marka hakkı sahiplerine tekel hakkı tanımaya devam eden ve üçüncü şahısların kullanımına kapatılan markaların ölçüsüz artışı, marka sicilini gereksiz yere şişirecektir. Şüphesiz bu durum aynı veya benzer mal veya hizmetler için, aynı veya benzeri işaretleri tescil ettirmek isteyen diğer işletme sahipleri için ticari alanda özgürlüğü sınırlayıcı bir durum teşkil edecektir. Bu bağlamda markanın kullanılmaması nedeniyle iptal edilmesinde kamu yararı da vardır." (Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2004, s.423)
6769 sayılı SMK 9. maddesine göre; tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde farklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından ciddi biçimde kullanılmayan, kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalı adına tescilli ... tescil nolu,“...” markasının ... sınıflarında kullanılmama sebebi ile iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, markayı ciddi bir şekilde kullanıldığını ispat yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğu, mahkemece, davalı tarafa markayı ciddi biçimde kullandığına dair delillerini ibraz etmesi için kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafından somut delil ibraz edilmediği ve aynı isimde üçüncü kişilerin marka başvurularına itiraz edilmesinin, markanın ciddi biçimde kullanma olarak kabul edilemeyeceğinden, davalı tarafından markayı ciddi bir şekilde kullandığı ispat edilemediğinden, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2023/138 E., 2024/110 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026