Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1668 E. 2026/133 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1668
Karar No
2026/133
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1668 - 2026/133 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1668 KARAR NO : 2026/133

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/45 E., 2026/125 K. KONKORDATO TALEP EDENLER : 1- 2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : İflas KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Konkordato talep edenler vekili özetle: 2006 ve 2015 yılından itibaren atık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen yetki ve lisanslar kapsamında sektördeki en büyük atık firmalarından olduğunu, piyasada olumlu bir itibara sahip olduğunu, ülkemizde son 2-3 yıllık periyotta ülkemizde yaşanan yüksek enflasyondan dolayı fiyatların sürekli arttığının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, şirketlerin bu değişimlerden olumsuz etkilendiğini, müvekkili şirketlerin faaliyet alanları olan atık kabul ve bertarafı hizmetine ilişkin ilgili devlet kurumları ve özel sektörde faaliyet gösteren kurum/kuruluşlarla hizmet sözleşmesi yaptığını, söz konusu sözleşmenin sürelerinin ortalama 3 yıl olmakla birlikte, 3 yıl boyunca sözleşme bedelinde müvekkillerinin herhangi bir değişiklik talep edemediğini, bu sebeple günden güne müvekkillerinin geliri değişmezken, gideri öngörülemez şekilde arttığını, bu fiili duruma istinaden şirketin kârlılığı geçmiş yıllara göre ister istemez azaldığını, ancak hem atık sektörünün bir yandan kamuyu ilgilendirmesi hasebiyle, hem de yapılan sözleşmelerin çoğunun KİK'e tabi ihale sonucunda alınmış olması, dolayısıyla verilen yüksek teminatlar kapsamında teminatın yanmasından kaçınmaları, sektördeki faaliyetinin devamı hususunda da sözleşmenin feshinin mümkün olmayacağı da göz önünde bulundurularak ticari faaliyetlerini zarar etse de devam ettirdiğini, ülkemiz ekonomisinde son 1-2 yıllık periyotta yaşanan olumsuzluklardan dolayı hem kredi maliyetleri yükseldiğini, hem de bankalar kredi kullandırmakta daha seçici davranmaya başladığını, borçlanma faizlerindeki artış ve uzun vadeli borçlanma koşullarının zorlaşması da nakit dengesi üzerinde bir diğer olumsuz etkiyi meydana getirdiğini, bu nedenle bankalarır yeni kredi kullandırmadığı gibi, şirketin mevcut kredi limitlerini düşürmeye başladığını, şirketin de bankalara verilmiş yüklü miktarda ipotekleri olmasına rağmen, açık olan kredi limitlerinin kullandırılmadığını, bunun sonucunda şirketin üzerindeki finansman baskısı artarak, sınai ve ticari süreçleri aksamaya başladığını belirterek, yararlarına geçici mühlet kararı verilmesini, akabinde de kesin mühlet kararı ve konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince ".......Konkordato komiserler kurulu raporunda özetle; ... A.Ş. yönünden şirketin 31.12.2025 tarihli rayiç bilançosuna göre reel varlıkları toplamının 182.691.667,38 TL, reel borçları toplamının 189.923.379,76 TL olarak gerçekleşmiş olduğu, şirketin reel özvarlığının ise (-) 7.231.712,38 TL olduğu ve borca batık durumda olduğu, revize proje incelendiğinde toplam ödenecek borçların 300.761.580,20 TL olduğu, toplam kaynakların ise 263.984.263,86 TL olduğu, bu haliyle toplam kaynakların toplam borçları ödemeye yetmediği, 36.777.316,30 TL'lik bir açık olduğu, davacı şirketin yıl sonunda kurumların atık stoklarını elden çıkartması gerektiğinden şirket gelirlerinin artabileceği beklentisinin karşılık bulmadığı, faaliyet karlılığına ulaşma ihtimalinin mümkün olmadığı, bu aşamada konkordato projesinin uygulanabilirliğinin mümkün olmayacağı, öte taraftan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Ankara 1. Organize Sanayi Bölgesi açısından atık sahanın boşaltılmasının öncelikli olduğu, bu anlamda davacı şirketin ... A.Ş. ile yaptığı anlaşmanın önemli olduğu, davacı ... Şti yönünden şirketin 31.12.2025 tarihli rayiç bilançosuna göre reel varlıkları toplamının 114.980.798,16 TL, reel borçları toplamının 117.419.578,17 TL olarak gerçekleşmiş olduğu, şirketin reel özvarlığının ise (-) 2.438.780,01 TL olduğu ve borca batık durumda olduğu, revize proje incelendiğinde toplam ödenecek borçların 199.108.630,35 TL olduğu, toplam kaynakların ise 178.425.197,26 TL olduğu, bu haliyle toplam kaynakların toplam borçları ödemeye yetmediği, 20.683.433,10 TL'lik bir açık olduğu, davacı şirketin satışlarının ... Yönetimi şirketinin faaliyetleri ile ilişkili olduğu, ancak ... Yönetimi'nde beklenen satış artışının gerçekleşmesi, bu nedenle ... da satışlarının beklenen düzeyde artmadığı, şirketin faaliyet karlılığına ulaşma ihtimalinin mümkün olmadığı, bu aşamada konkordato projesinin uygulanabilirliğinin mümkün olmayacağı, davacı ... yönünden herhangi bir ticari faaliyetin olmadığı, kendisinin asaleten ve kefaleten olan borçlar nedeniyle konkordatoda olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla İİK'nun 292.maddesi gereğince kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşma şansının olmadığı,bu arada davacı tarafın alacaklılar zararına hareket ettiği anlaşıldığından kesin mühletin kaldırılmasına ve şirketin borca batık olduğu anlaşıldığından davacı şirket hakkında iflas kararı, iflasa tabi olmayan borçlu diğer davacı hakkında davanın reddine...." karar verilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle: Konkordato projesinin ciddi bir proje olduğunu, 24 taksit halinde borçların ödenebileceğini raporda belirttiklerini, borca batıklığın geçici bir mali bozukluktan kaynaklandığını, toplam bilanço dikkate alındığında 7.2 milyon ve 2.4 milyonluk borca batıklığın minimal düzeyde kaldığını, 2025 yılında kar düşse de yaklaşık 800 milyon liralık kar bulunduğunu, şirketin zarar etmediğini, banka kredilerinin çok olduğunu, bunların da üçüncü kişilerin mal varlığı ile teminat altına alındığından bunların satılması halinde şirketin pasif hükümdarı azalacağını, komiserim bunları dikkate almadığını, iki şirketin de birlikte hareket ettiğini farklı değerlendirilmemesi gerektiğini, her iki şirketin de ekonomik olarak sürdürülebilir yapısı bulunduğunu, Çevre Bakanlığı tarafından kesilen idari para cezasına iptal davası açtıklarını ve yine yeni kurmayı düşündükleri işle ilgili organize sanayi bölgesinin muvafakat vermemesi nedeniyle dava açtıklarını buradan 35.000 liralık ek gelir beklendiğini, mahkemenin bu iki derdest dosyayı beklemesi gerektiğini, atık tesisler nedeniyle kamu sağlığına da zarar verileceğini o nedenle mahkeme kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, İİK'un 7101 sayılı yasa ile değişik 285 vd. maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; konkordato talep edenler vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcının peşin alınan 2.196,00 TL'dan mahsubu ile fazla alınan 1.464,00 TL'nın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-)Konkordato talep edenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1668, K. 2026/133, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1668-e-2026-133-k-a4c504be0c45