Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2 E. 2026/84 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2
- Karar No
- 2026/84
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2 - 2026/84 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2 KARAR NO : 2026/84
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/502 E., 2021/163 K. DAVALILAR : 1- 2- 3- 4- 5- VEKİLİ : Av. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Ankara Ticaret Odası'nda 75054 sicil ile kayıtlı Tasfiye Halindeki ...'nin 21/09/2020 tarihinde yapılan toplantısında zor kullanılarak yönetim kurulu üyeleri ve yakınları tarafından müvekkilinin ve beraberindeki 25 ortağın kapıda bırakılarak alınmadığını, bu olayın tutanak altına alındığını, 21/09/2020 tarihinde toplantının yapılacağı adrese müvekkili, diğer üyeler ve kat malikleri ile birlikte gittiklerinde, orata bulunan yönetim kurulu başkanı ... ve beraberindeki ..., ... ve ... ile yanlarında bulunan şahıslar tarafından fiili müdahalede bulunulduğunu, toplantıya girmelerinin engellendiğini, müvekkilinin söz konusu toplantıya katılmamasına ve herhangi bir ortağa vekaletname-yetki vermemesine rağmen kooperatifin genel kurul toplantısına katılanlar listesinin 60. sırası ortağın imzası kısmında ... adlı üyenin müvekkilinin adına imza attığını, anılan toplantıda birçok usulsüzlük bulunduğunu, sonuç olarak davalı kooperatif ile birlikte, kooperatif yönetim kurulu, denetim kurulu üyelerinin dava süresince mal varlıklarına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kooperatif yönetiminin el çektirilerek öncelikle dosya üzerinden verilecek karar ile hem yönetim hem denetim kuruluna kayyım heyeti atanmasını, kooperatifin tasfiye halinin sona erdirilerek, bilirkişi heyeti ya da komisyon tarafından geçmiş dönemdeki tüm idari ve mali faaliyetlerinin belirlenmesini, yargılama sonunda belirlenen tüm ortaklara toplantı daveti ile birlikte genel kurul toplantısının icrasının yapılmasını talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na göre dava açma hakkının kooperatif üyelerine, yönetim kuruluna ve kararların sorumluluk doğuracağını iddia eden yönetim kurulu üyelerinin iptal davası açma hakkı olduğunu, açılan davanın genel kurul iptali davası değil, kayyım atanması davası olduğunu, kayyım atanması davasını da ancak kooperatif üyesinin açabileceğini, davacının kooperatif üyesi olmadığını, kayyım tayini davası açamayacağını, davacı şahsın satın aldığı 44 numaralı konutu 26/07/2016 tarihinde ... isimli şahsa sattığını, davacının 21/09/2020 tarihli genel kurula katılımının engellendiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, sonuç olarak açıklanan nedenlerle davacının dava ehliyeti bulunup bulunmadığı incelenerek açılan davanın dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddini, esasa geçilmesi halinde maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı kooperatifin denetim kurulu üyesi olmadığını, denetim kurulu üyesi olarak gözüktüğünü de işbu dava ile öğrendiğini, müvekkilinin davalı kooperatiften 02.07.2009 tarihinde konut ferdileşme işlemi ile kazandığını, işbu taşınmazı ise 07/11/2019 tarihinde sattığını, bu süre zarfında müvekkilinin kooperatif işlemleri ile bir ilgisi olmadığını, kooperatifin herhangi bir organında görev almadığını, sonuç olarak hazır olmadığı Kooperatif Genel Kurul toplantısında bilgisi ve onayı dışında denetim kurulu üyesi seçilen, seçilmesine rağmen herhangi bir denetim faaliyet raporunda imzası bulunmayan, denetim kurulu üyesi olmayan müvekkili hakkındaki davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...davalı kooperatifin 14.01.2015 tarihli genel kurulu gundeminin 4. maddesi ile; ..., ... ve ...'in 4 yıllığına kooperatif yönetim (tasfiye) kurulu asil üyeliğine seçilmiş, 4 yıllık süre 14.01.2019 tarihinde sona ermiştir. Bir sonraki genel kurul ise 21.09.2020 tarihinde yapılmıştır. Böylece, 14.01.2019-21.09.2020 tarihleri arasında görev süresi sona ermesine rağmen yönetim kurulunun görev yapmaya devam ettiği görülmüştür. Ancak huzurdaki dava ikame edilmeden önce, 21.09.2020 tarihinde kooperatif genel kurulu toplanarak 3 kişilik yönetim kurulunu seçmiştir. Bu durumda yasanın kayyım atanması için aradığı organ boşluğu halinin davaya konu olayda gerçekleşmediği görüldüğünden davacının bu talebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ortak olmadığı bu sebeple davanın reddedilmesi kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin adının bilirkişi raporunda da yazdığı üzere 2015 yılı hazirun cetvelinde yer alması dolayısı ile ortaklığının kooperatif tarafından zımnen de olsa kabul edilmiş olduğunu, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığının ispatinı davalıların yapması gerekirken yerel mahkeme tarafından yazılı şekilde hüküm kurularak müvekkilinin kooperatif ortağı olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin daha önceki genel kurullara davet edilmiş, kendisinden aidat alınmış ve genel kurullara davet edilerek hazirun cetvelinde yerini almış olduğunu, hal böyle iken davalı evrak ve kayıtlarında müvekkilinin ortak olduğuna ilişkin bir kaydın bulunmadığından hareketle bilirkişi heyeti tarafından hangi usulde inceleme yapıldığı bile belli olmadan düzenlenen bilirkişi raporunu esas alır şekilde davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, eksik , yetersiz ve hatalı bilirkişi raporuna göre verilen kararın hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif yönetim ve denetim kurulunun azli ile kayyım atanması taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL'nın mahsubu ile bakiye 672,7 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.01/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip