Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1356 E. 2026/1493 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1356
Karar No
2026/1493
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1356

KARAR NO : 2026/1493

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 11/06/2024

NUMARASI : 2022/24 E. - 2024/175 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çeşitli talaşlı imalat ve hidrolik pres imalatları alanlarında faaliyet gösterdiğini, ... no'lu ... parçası tasarımını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalının müvekkili şirketten izin almadan, tescil edilmiş "... Parçası" ürününü, kendi ürünlerinde kullanmaya ve ürettirmeye başladığını, kataloglarında yer aldığını, internet sitesinde yer aldığını, e-tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, kıyaslandığında, ölçü, şekil, form üzerinde kullanılan bağlantı elemanlarının birebir aynı olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/192 D.İş dosyasındaki kararı ile davalı adresinde delil tespiti yapıldığını, tasarım tecavüzüne konu olan ürünlerin bilirkişi tarafından fotoğrafları çekildiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen ürünlerin tescil edilmiş ürüne benzediğinin tespit edildiğini, söz konusu üründe tasarım ve üretim olarak teknik bir zorunluluk olmadığını, piyasada ürünün farklı şekillerde yapılmış tasarım ve üretimleri olduğunu, davalı eylemlerinin müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin toplum içerisindeki statüsü ve saygınlığının da zarar gördüğünü, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı yanın tasarım tecavüzü suretiyle müvekkili şirketin hakkını gasp ettiğini ve davalı fiillerinin tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik en az 50.000TL maddi ve 20.000TL manevi zararın tazminini, hükmedilecek meblağa tasarım teşkil eden fiillerin gerçekleştiği tarihten itibaren avans faizi ile tahsilini, Tasarım ihlali olan ürünlerin toplatılmasını, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasını, masrafları tecavüz edene ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların tasarım hakkı müvekkile ait ... Parçalarının (... - ...) sökülmesini, Tespit konusu ürünlerinin üretiminin ve piyasaya sürülmesinin önlenmesini ve durdurulmasını, üretilen, elinde bulundurulan ve herhangi bir şekilde satışa sunulan tecavüze konu ürünlerin imalathane ve mağazalardan el konulmasını, davalıdan ürettiği saryo makarası ile ilgili ticari defterlerini, geniş anlamda muhasebe kayıtlarını, müşteri ve bayilerle olan yazışmalarını, sipariş dökümlerini, müşteri isim ve ünvanlarını mahkemeye sunmasının emredilmesini, https://www.....com/.. https://www.....com/...adreslerine erişim engeli konulmasını, Bu linklerde yahut site içerisinde herhangi farklı bir bölümde/linkte sergilenmesinin, satışının yapılmasının yasaklanmasını, Masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın tirajı 50.000 üzeri günlük gazetelerden birinde tamamen ilan edilmesini veya ilgililere tebliğ edilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacının dava açmakta hiçbir hukuki yararı olmadığını, tescil belgesindeki ürün ile müvekkili firmanın ürünlerinin birbiri ile aynı olmadıklarını, davacıya ait ürünlerin ayırt edici ve yenilik niteliği taşımadıklarını, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2021/294 Tal. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda “ürünlerin form ve dış görünüş olarak benzer oldukları fakat, tespit isteyenin ürününün ayırt edici ve yenilik niteliklerini taşımadığı, tasarım haklarına bir tecavüz ve haksız rekabete konu bir durumun tespit edilmediği” sonucuna varıldığını, ürünün bağlantı elemanı olan somun vb. gibi kısımlarının aynı olmasının doğal olduğunu, ürünlerin tasarım olarak değerlendirildiğinde fiziki zaruriyet üzerine şekillendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; davacı adına tescilli tasarımın tescil kaydı, incelendiğinde ... tescil numaralı tasarım tescilinin davacı şirkete ait olduğu, 22.08.2021 tarihinden itibaren beş yıl süre ile tescilin yenilendiği, bu haliyle tasarımın halen koruma altında bulunduğu, davacı tarafın iddiaları çerçevesinde davalı tarafın ürünleri ile davacının tescilli tasarımı yapılan tespit işlemi ve kataloglar incelenerek karşılaştırıldığında, davacı ve davalı ürünlerinin hepsinin alt kısmında yatay L biçimli bir taban öğesi (A) bulunmakta, bu öğenin

alt düz kısmında boşluklar yer almaktadır. Davalıya ait çiftli kullanımda bu öğe daha uzun olduğu, tasarımları

oluşturan ve alt taban öğesine karşılıklı olarak monte edilmiş benzer bükümlü ve üst tarafı radyuslu metal öğeler

(B) ve bu öğelerin arasında yer alan makaralar (C) benzer şekilde olduğu, tasarımları oluşturan öğelerin birbirleri ile

ilişkileri, konumları ve biçimleri benzer olduğu, bu tespitler karşısında davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait tasarımlar

arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile

benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmış ve tasarım hakkına tecavüz talepleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 150. Maddesine göre hakları ihlal edilen tasarım hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, davacı tarafın SMK'nın 151/2. Maddesi gereği davalı tarafın elde ettiği net kazanç yönünden talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının tasarım üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davalı kayıtları incelendiğinde, davalı tarafın satışı yaptığı ihlale konu bu ürünlerden elde ettiği net kazancın 13.611,07 TL olduğu, davacı tarafın bu miktar yönünden davalı taraftan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın talebi dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının "... makarası" ve "... makarası" isimli ürünlerini imal edilip satışa sunulması sebebiyle davacı tarafın ... tescil numaralı tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markasının ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 15.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın erişimin engellenmesi talepleri de incelenmiş, davalı tarafın davacı tarafın tesciline konu tasarımı yönünden tecavüz oluşturan "... makarası" ve "... makarası" isimli ürünlerin "https://www.....com/...", ve "https://www.....com/.... URL adreslerinde tanıtımını yaptığı, bu haliyle de tasarım hakkına tecavüzde bulunduğu, bu sebeple davacı tarafın bu URL adresleri yönünden erişimin engellenmesini talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.

Davacı taraf dava konusu kararın yayınlanması talebinde bulunmuş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafça davacının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu haliyle davacı tarafın kararın yayınlanması yönünden menfaatinin bulunduğu kabul edilerek davacının kararın gazetede yayınlanması talebinin de kabulüne,"

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

1- Davalı tarafın satışa sunmuş olduğu "... makarası" ve "... makarası" isimli ürünler dolayısıyla davacı tarafın ... tescil numaralı tasarımdan kaynaklı tasarım hakkına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile tecavüzün DURDURULMASINA,

Tecavüze konu ürünlerin üretiminin ve piyasaya sürülmesinin önlenmesine ve durdurulmasına, üretilen ve satışa sunulan ürünlere satışa sunuldukları imalathane ve mağazalarda el konulmasına,

Masrafı davalıdan alınmak suretiyle davalıya ait tecavüze konu "... makarası" ve "... makarası" isimli ürünler ile, bu ürünlerin üretiminde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara diğer davalı ürünlerinin üretimine engel olmayacak şekilde EL KONULMASINA ve KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İMHASINA,

2-Davalı tarafın davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzü dolayısıyla 13.611,07-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3-Davalı tarafın davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzü dolayısıyla 15.000,00-TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

4-Davalı adına tescilli "https://www.....com/...", ve "https://www.....com/...0" URL adresleri ile sınırlı olmak üzere davacı internet sitelerine erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi yönünden kesinleşmiş karar örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesine,

5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı yan tarafından ... numaralı 14.12.2006 tarihli ile 02.02.2012,30.12.2016 ve 10.08.2021 yenileme tarihli "... Parçası" tasarımına müvekkili şirket tarafından tasarım hakkına tecavüz edildiğinden dava açıldığını, haksız ve mesnetsiz olan işbu davada davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı şirkete ait ürünlerin ayırt edici yenilik unsurlarını taşımadığını ve SMK'da belirtilen tanım gereğince tasarım hakkı tecavüzünün mevcut olmadığını, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/294 Talimat numaralı dosyası üzerinden tanzim edilen raporda ürünün ayırt edici ve yenilik niteliklerini taşımadığının ve teknik zaruretler sebebiyle bu formda olmasının ihlal oluşturmayacağının belirtildiğini, SMK m. 56/2-b uyarınca parçanın görünür durumda olan özelliklerinin yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılaması gerektiğini, dava konusu "... parçası"nın piyasada yaygın şekilde bulunan ... markası olarak geçen bir ürün olup tek başına kullanılamadığını ve bir profile takılarak kullanıldığından kullanım anında görünmediğini, SMK m. 56 gerekçesinde mutlak yenilik ilkesinin benimsendiğini, somut olayda parçanın normal kullanım anında görünür olmadığını ve mutlak yenilik şartını taşımadığını, SMK m. 58/4-b ve m. 58/44-c uyarınca teknik fonksiyonun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerinin koruma kapsamı dışında değerlendirildiğini, ürünün bağlantı elemanlarının aynı olmasının gayet doğal olduğunu ve fiziki zaruriyet üzerine şekillendiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf gerekçeleri usul hukukunun en temel ilkelerinden teksif ilkesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ve taraflarca getirilme ilkesine aykırı olduğundan hukuken dinlenebilir olmadığını, davalı yasal süresinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığını, mahkemece verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu, davalı kullanımlarının davacı adına tescilli 2006 65592 tescil nolu ... parçası tasarımına tecavüzün tespiti önlenmesi ve SMK 151/2-b maddesi uyarınca tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre maddi tazminat ve manevi tazminat talebidir.

Davalı, davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edici özelliği bulunmadığını, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2021/294 Tal. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda “ürünlerin form ve dış görünüş olarak benzer oldukları fakat, tespit isteyenin ürününün ayırt edici ve yenilik niteliklerini taşımadığı, tasarım haklarına bir tecavüz ve haksız rekabete konu bir durumun tespit edilmediği” sonucuna varıldığını, belirterek davanın reddine talep etmiştir.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

09.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "... no ile tescilli “... parçası” isimli endüstriyel tasarımın Türk Patent nezdinde davacı adına tescil edilmiş olduğu , davacı tarafa ait 2006/05592 numaralı tasarım ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları" belirtilmiştir.

08.05.2023 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle;" Taraflar arasındaki ürünler arasındaki benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı" belirtilmiştir.

17.05.2023 tarihli SMM bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;"

"2021 yılı ticari defterlerinden, uyuşmazlık konusu ... parçası "... makarası" ‘dan 01.11.2021-31.12.2021 tarihleri arasında toplam 63.390,00 TL net satış yaptığı, 2021 yılı ticari defterlerinden ve 01.01.2022-31.01.2022 tarihleri arasındaki düzenlediği faturalardan yapılan tespitler doğrultusunda, uyuşmazlık konusu ... parçası "... makarası" ‘dan toplam 48.848,91 TL net satış yaptığı, toplam 2.257,99 TL gelir elde edebileceği"belirtilmiştir.

02/05/2024 tarihli farklı bilirkişi heyetine ait heyet raporunda özetle;" Davalı taraf ... Anonim Şirketi'nin “...” ve “... ...” isimli ürününün, davacı taraf ... Limited Şirketi'nin ... no'lu endüstriyel tasarımın koruma kapsamında olduğu, Taraflara ait tasarımların benzerliklerinin teknik zorunluluklardan kaynaklanmadığı, Davaya konu ürün tasarımının normal kullanımı esnasında görünür durumda olduğu, Mali açıdan inceleme için 17.05.2023 bilirkişi raporu ile davalı firmanın 2021 ve 2022 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri haricinde başka bir belge yer almamaktadır. Dava konusu ürünlerin maliyeti hususunda bir tespit yapılmadığı da göz önünde bulundurulduğunda davalının 2021 ve 2022 yılları toplam maliyetlerinin toplam net satışlara oranı üzerinden ortalama hesaplama yapılarak dava konusu üründen elde ettiği kar tespitin aşağıdaki şekilde tespit edildiğini,

Davalı firmanın net satışlarının 2021 yılı için 0,87575’i , 2022 yılı için 0,88260’ı satışların maliyeti olduğunun görüldüğünü, 01.11.2021-31.01.2022 tarihleri arası dava konusu ürünlerden elde edilen kar; (7.876,21 TL+5.734,86 TL)= 13.611,07 TL., olduğu" belirtilmiştir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından, kendi adına tescilli, ... no'lu ... parçası tasarımını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalının müvekkili şirketten izin almadan, tescil edilmiş "... Parçası" ürününü, kendi ürünlerinde kullanmaya ve ürettirmeye başladığını, kataloglarında yer aldığını, internet sitesinde yer aldığını, e-tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, kıyaslanan tasarımlarda yer alan tüm form özelliklerinin

birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan ebat ve konum ilişkilerinin birbirleri ile benzer

olduğu, davacı tarafa ait ... no'lu endüstriyel tasarım ile

davalı tarafa ait “... makarası” ve “... makarası” isimli ürün tasarımlarının

bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı,

birbirleri ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları, davanın sübut bulduğu anlaşılmıştır.

Davalı istinafında, davacıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edici özelliği bulunmadığını ileri sürmüş ise de, dava konusunun tasarımın hükümsüzlüğü davası olmadığı için bu davada dinlenemeyeceği, davalı tarafından kullanımının SMK 58/4-b kapsamında kaldığı ileri sürülmüş ise de davalı kullanımının teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, mahkemece alınan farklı iki bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği ve davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına göre yerinde olduğu değerlendirilmiştir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/06/2024 tarih ve 2022/24 E., 2024/175 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.954,42 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 487,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.167,42 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1356, K. 2026/1493, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1356-e-2026-1493-k-717cf2df646f