Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/196 E. 2026/145 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/196
- Karar No
- 2026/145
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/196 - 2026/145 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/196 KARAR NO : 2026/145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/01/2024 NUMARASI : 2022/892Esas 2024/28Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :30/09/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2024 tarihli 2022/892 Esas 2024/28 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, ... ili ... bölgesinde tarla ektiğini, ...'nda meydana gelen sel ve su baskını sebebi ile davacıya ait taşınmaz tarlasındaki ekili olan sigortalı mahsullerin hasar gördüğünü (... ili ... ilçesi Merkez-...'da bulunan 0/1153 parsel sayılı taşınmaz) ekili ürünlere ilişkin davacı Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi ... tarafından keşide edildiğini (Poliçe No:...), meydana gelen sel ve su baskını nedeniyle davacı tarafından ...’e hasar ihbarı yapıldığını, ihbar sonrası ... tarafından durum tespiti yapıldığını, davacının tarlasının tamamı suyun altında kalmasına rağmen hasar durum ve oranının ... eksperleri tarafından yetersiz, eksik ve düşük olarak belirtildiğini, tek taraflı olarak ... tarafından belirlenen hasar durum ve tespitlerine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, hasar dosyaları kapsamında belirlenen hasar miktarları ve ödemelerin gerçek zararlarını karşılamaktan uzak olduğunu, gerçeğe aykırı olarak belirlenen hasar durum ve oranları nedeniyle davacının mağdur olduğunu ve zarar gördüğünü, ... tarafından yapılan tespiti, davacı tarlalarına verilen hasar oranını ve miktarını kabul etmediğini, davacının gerçek zararının varsa yapılan ödemelerin düşülerek sigorta poliçesi üst limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, hasar neticesi davalı ...'e gerekli belgeler ile başvuru yapıldığını ve su altında kalan ekili ürün ve zararının miktar ve oran olarak tespit edildiğini, ekili ürünlerinde meydana gelen zararının karşılanmasının talep edildiğini, davalı ... tarafından taleplerinin karşılanmadığını, uyuşmazlığın çözülmesi için arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticeside anlaşma sağlanmadığını, yargılama harç giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalı Şirketten tazmin ve tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; : Davacı adına ... ili ... ilçesi Merkez -... Mahallesi 0/1153 numaralı ada parselde yer alan soğan tarlası ... no'lu Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi ile sigortalının beyanı doğrultusunda tanzim edildiğini, poliçenin başlangıç tarihinin 05.12.2021, bitiş tarihinin 29.08.2022 olduğunu, ... no'lu poliçeli alanlarda 11/02/2022 tarihinde "sel ve su baskını hasarı" olduğu gerekçesiyle müvekkili Kuruma hasar ihbarında bulunulduğunu, hasar ihbarlarını incelemek üzere görevlendirilen eksperlerin 24/02/2022 tarihinde alanlarda incelemelerini yaptığını ve yeniden ekim dikim kararı alarak dosyayı sonuçlandırdığını, yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ürünün fenolojik durumuna göre yeniden ekim-dikim yapılabileceğinin tespit edildiğini, poliçe için yeniden ekim dikim kararı alınan bir hasar olması nedeni ile hasar dosyasının incelendiğini ve tazminat hesaplanarak ödemesinin tamamlandığını, ... no'lu poliçe için 09.03.2022 tarihinde 15.801,00 TL hasar tazminatı sigortalıya ödendiğini, eksperler tarafından sahada yapılan incelemelerde, soğan, sarımsak ve sebze grubu ürünlerde, erken dönemde hasarın meydana gelmiş olması ve meydana gelen hasarın oluş şekli, ürünün gelişme dönemi gibi konuların eksperler tarafından değerlendirilerek yeniden ekim dikim kararı alındığını, eksperler tarafından alanda belirlenen hasar oranları üzerinden muafiyet ve müşterek oran uygulanmaksızın tazminat ödemeleri gerçekleştirildiğini, davacının, ...'nın toprak yapısı ve ürün yetiştirme tekniklerine uygun ekim yapmadığını, ürünleri kendi hâline bırakarak verim almayı beklettiğini, davacının ürün yetiştirme tekniklerini yeterince uygulamadığını, davanın reddi ile masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesine talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Tarafların iddia ve savunmaları, sigorta poliçesi, hasar tespiti, bilirkişi raporu ve dosya münderecatı dikkate alındığında; davacının tarlasını davalı ...'E Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası poliçesi ile sigorta ettirdiği, 11.02.2022 tarihinde meydana gelen sel ve su baskını ile tarlalarındaki ürünlerin zarar gördüğü, davacının süresinde hasar ihbarında bulunduğu, davalı tarafından sel baskını yönünden teminat verildiği, Mahkememizce dosyanın 1 GDU, 1 ziraat mühendisi 1 sigorta bilirkişiden oluşan 3 kişilik teknik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, teknik bilirkişilerden oluşan heyet raporunda; "Taşınmazlarda bulunan Kuru Soğan bitkisinin su altında kalması, bitkiyi çürüteceği, tekrar ekim yapılmasının ise, ürünün fenolojik durumu ve hasat ayı dikkate alındığında mümkün olamayacağı..." bildirilmiş, Mahkememizce bilimsel verilere ve tekniklere uygun hazırlanan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek meydana gelen hasarın teminatı bulunan sel baskını etkisi ile meydana geldiği teknik bilirkişi raporunda da davalının bu miktardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/7023 Esas, 2014/9959 Karar sayılı ilamında "...Ancak, mahkemece hasar tarihi esas alınarak yazılı şekilde temerrüt faizine hükmedilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir..." temerrüt tarihinin hasat tarihi olduğu belirtilmiş, bu sebeple 29/08/2022 hasat tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde karar verilmiştir...." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ürün birim fiyatının piyasa ve sebze hali fiyatlarının altında alınması nedeniyle zararın eksik hesaplandığını, %8 muafiyet indiriminin hesaplanan zarar yerine toplam sigorta bedeli üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, sapın da sigorta kapsamında olmasına rağmen %40 ana ürün gideri indirimi yapılmasının dayanaksız olduğunu, verim ve fiyat hesabında poliçedeki tahmini ve düşük verilen yerine resmi kurumların güncel verilerinin esas alınması gerektiğini, gerçek zararın poliçe teminat limitini aştığını, hükme esas bilirkişi raporunda eksik belirlendiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, poliçe teminatı dışındaki mazot gübre ve destekleme gibi kalemlerin de tazminata dahil edildiğini, sigortalının ...'nın toprak ve iklim yapısına uygun ekim yapmadığını, gerekli toprak işleme ve sulamayı gerçekleştirmediğini, zararın artmasına sebebiyet verdiğini, sel ve su baskını sonrası zararın karşılandığını, hasarın erken dönemde gerçekleşmesi nedeniyle yeniden ekim dikim yapılmasının mümkün olduğunu, buna rağmen yeniden ekim yapılmadığını, henüz ekilmemiş veya yetişmemiş ürünler yönünden ayrıca tazminat istenmesinin poliçe hükümlerine aykırı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, bölgenin sel ve su baskını açısından yüksek riskli olduğunun ve uygun ürün seçilmesi gerektiğinin bilirkişi raporlarında yeterince değerlendirilmediğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ... Sigorta Poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, meydana gelen sel baskını nedeniyle oluşan hasarın teminat kapsamında olduğu, nitekim davalı sigorta şirketi tarafından bu kapsamda davacıya ödeme yapıldığı, teknik bilirkişilerden oluşan heyet raporunda bitkinin su altında kalmasının bitkiyi çürüteceği ve ürünün fenolojik durumu ve hasat ayı dikkate alındığında yeniden ekim-dikim yapılmasının mümkün olmadığına ilişkin tespitte bulunulduğu, bu sebeplerle davalı tarafın istinaf isteminin yerinde olmadığı, bilirkişilerce ürün bedelinin doğru hesaplandığı, %8 olan muafiyet oranının poliçede yazılı toplam sigorta bedeli üzerinden hesaplanarak düşüldüğü bu hususun taraflar arasındaki sigorta poliçesinde açıkça belirlendiği, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası'nda ana ürün, bitkinin ekonomik getiri sağlayan ana kısmını ifade etmekte olup, sigorta bedeli; Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Tarife ve Talimatlarında belirlenen "ürün birim fiyatı" ve "verim miktarı" çarpılmak suretiyle hesaplandığından %40 ana ürün gideri belirlenmesinin de uygun olduğu bu sebeplerle davacı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı mahkemece bu hususlar nazara alınarak davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2024 tarihli ve 2022/892 Esas- 2024/28 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 5.423,06.TL nispi istinaf karar harcı peşin olarak alınan 1.356,00.TL'nin mahsubu ile bakiye 4.067,06.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilgili masrafı yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır