Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/774 E. 2026/1064 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/774
Karar No
2026/1064
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/774 - 2026/1064 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/774 KARAR NO : 2026/1064 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 NUMARASI : 2022/1047 Esas - 2026/112 Karar

DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : GÜÇLÜ ÇELİK ENDÜSTRİYEL TEKNİK YAPI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebi HÜKÜM : Kararın kaldırılması- Gönderme İSTİNAF EDEN : Davalı vekili

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ile davalı şirket arasında, civatalı ve kaynaklı tüm çelik montaj işleri hususunda 06/04/2022 tarihinde mutabakata varıldığını, yapılan işler kapsamında doğan alacakların ödenmesi hususunda e posta kanalı ile davalı şirketle yazışmalar yapıldığını ve durumun bildirildiğini, doğan alacakların ödenmemesi üzerine yapılan işlere ait hak ediş raporu hazırlandığını, hak ediş raporunda da belirtilen alacakların ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, icra dosyasında gönderilen ödeme emrine davalının itiraz ettiğini belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, Roketsan şantiyesinde almış olduğu işin bir kısmını yaptırmak için davacılar ile görüşüldüğünü, görüşme akabinde henüz mutabakat sağlanmadan işin ivedi olması sebebiyle davacıların söz konusu şantiyede çalışmaya başlatıldığını, ancak fen ve sanat kurallarına uygun iş yapmamaları sebebiyle kendilerinin uyarılması üzerine zaten hatalı yaptıkları işleri bile tamamlamadan eksik/hatalı işleri yarım bırakarak şantiyenin davacılarca terk edildiğini, işin baştan yapılması sebebiyle ana firmaya karşı gecikme yaşanmış olup halen daha ceza ödeyebilme durumu bulunduğunu, davacılar ile adam/saat'e göre iş yapılmasının konuşulduğunu, bunun hem davacıların kullandığı malzemenin maddi değerinin kalmamasına hem de hem sökme hem yeniden takma şeklinde iki ayrı işçilik maliyetinin oluşmasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' 1-Davanın KABULÜ İLE, Davalının Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2022/11273 Esas sayılı takip dosyasında asıl alacağa yaptığı itirazın iptali ile, takibin 154.561,03.-TL asıl alacak üzerinden devamına, Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İspat yükünün hatalı tayin edildiğini, ispat yükünü vekil eden şirkete yüklenmesi fiili karinenin hatalı yorumlanmasının bir sonucu olduğunu, yerel mahkeme tarafından tesis edilen hükmün gerekçesi incelendiğinde, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına rağmen, davacıların şantiyede çalışmaya başlamış olmalarından hareketle işin tamamının davacılar tarafından yapıldığına dair bir "fiili karine" oluşturulduğu görüldüğünü, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve iş bedelinin sözleşme fiyatları ile piyasa rayiçlerine göre, eksik ve ayıplı işler düşülerek hesaplanması zorunlu olduğunu, Yerel mahkemenin, bilirkişinin "tespit edilemedi" dediği noktada, ispat yükünü müvekkile yükleyerek "müvekkil aksini ispat edemediği için davacılar yapmış sayılır" şeklinde hatalı bir sonuca vardığını, mahkemenin, davacıların bu yazılı ikrarını ve müvekkilin mahsup savunmasını değerlendirmeyerek, davacıların hiçbir belgeye dayanmayan fahiş taleplerini kabul ettiğini, davacıların eksik bıraktığı ve vekil edence tamamlanan işlerin bedelinin davacılara ödenmesine karar verilmesi, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, davacıların ticari defterlerinde hiçbir kayıt bulunmaması, bir davacının vergi mükellefiyetinin dahi olmaması ve işin "adam/saat" mi yoksa "götürü" mü olduğu konusundaki derin ihtilaf, alacağın varlığını ve miktarını tamamen belirsiz kıldığını, bilirkişi raporu dahi işin bedelini "onaysız sözleşme" ve "varsayımsal miktarlar" üzerinden hesaplamışken, mahkemenin bu belirsizliği müvekkil aleyhine kesin bir borç olarak tescil etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir. Davacılar vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı ayrıca dosya kapsamı ile örtüşmeyen istinaf taleplerinin reddini, yerel mahkeme ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK

3. Değerlendirme ve karar Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu kapsamda; Davacılar yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili; taraflar arasında civatalı ve kaynaklı tüm çelik montaj işleri hususunda 06/04/2022 tarihinde mutabakata varıldığını, yapılan işler kapsamında doğan alacakların ödenmesi hususunda e posta kanalı ile davalı şirketle yazışmalar yapıldığını ve durumun bildirildiğini, doğan alacakların ödenmemesi üzerine yapılan işlere ait hak ediş raporu hazırlandığını, hak ediş raporunda da belirtilen alacakların ödenmemesi üzerine 154.561,03 TLasıl alacak ve ferisi üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacıların yüklendikleri işi fen ve sanat kurallarına uygun iş yapmamaları sebebiyle kendilerinin uyarılması üzerine zaten hatalı yaptıkları işleri bile tamamlamadan eksik/hatalı işleri yarım bırakarak şantiyenin davacılarca terk edildiğini, işin baştan yapılması sebebiyle ana firmaya karşı gecikme yaşanmış olup halen daha ceza ödeyebilme durumu bulunduğunu, davacılar ile adam/saat'e göre iş yapılmasının konuşulduğunu, davacıların kullandığı hatalı malzemelerin sökülüp yapacaklarını belirttikleri işlerin baştan yaptırıldığını, davacıların alacağı kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Somut dosyada; taraflar arasında civatalı ve kaynaklı tüm çelik montaj işleri yapımına dair eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Buna karşılık, yapımı kararlaştırılan işin bedeli ve davacıların ne miktar alacağı olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince; hükme dayanak bilirkişi raporu ile onaysız sözleşmeye göre iş bedelinin 1,30 TL/kg*650.000 kg=845.000 TL olduğu, yerinde yapılan incelemelerde işlerin tamamlandığını, yüklenici karinesi nedeniyle işlerin davacılar tarafından yapıldığını, bunun aksinin davalı iş sahibince yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin 154.561,03.-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de, taraflar arasında iş bedelinde anlaşma sağlanamadığından yüklenicinin hakettiği iş bedelinin götürü yönteme göre belirlenmesi hatalı olduğu gibi yüklenicinin hakedişinden davalının ne miktar ödeme yaptığı da kararda belirtilmeden bakiye hakedişin talep kadar olduğuna hükmedilmesi de verilen kararı gerekçe yönünden de hatalı kılmaktadır. Öte yandan, taraflarca karşılıklı olarak tek taraflı hakkedişler düzenlenmiş, bu hususta mail yazışmaları da yapılmış olup özellikle davacı tarafından davalıya gönderilen mailde 6.4.2022-6.6.2022 tarihleri arasında yapılmış olan işler için kalan bakiye alacağın 76.108 TL olduğu bildirilmesine rağmen mahkemece anılan maille ilgili gerektiğinde davacıların isticvabı sağlanarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca bu yönde değerlendirme yapılmamış olması da hatalı olmuştur. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmelidir. Mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunlar ayrıca eklenmeyecektir. Bu durumda mahkemece, hükme dayanak raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak veya gerektiğinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak tarafların karşılıklı sundukları tek taraflı hakkediş raporları da gözetilerek davacı yüklenici tarafından eksik ve kusurlarda dikkate alınıp yukarıda açıklanan yönteme göre işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hakkedilen iş bedeli hesaplattırılarak davacının toplam hakedişi belirlenip davalı tarafından ispatlı ödemeler düşülmek suretiyle davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, öte yandan, mail yazışmalarında özellikle davacı tarafından davalıya gönderilen mailde 6.4.2022-6.6.2022 tarihleri arasında yapılmış olan işler için kalan bakiye alacağın 76.108 TL olduğu bildirildiğinden anılan maille ilgili gerektiğinde davacıların isticvabı sağlanarak ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilmek süratiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/02/2026 tarih, 2022/1047 E. 2026/112 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 18/06/2026

* Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/774, K. 2026/1064, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-774-e-2026-1064-k-5872eeb59cca