Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/199 E. 2026/132 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/199
- Karar No
- 2026/132
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/199 - 2026/132 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/199 KARAR NO : 2026/132
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2024 NUMARASI : 2023/193Esas 2024/85Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :30/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 tarihli 2023/193 Esas 2024/85 karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait ... plakalı aracın ... numaralı Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile davacı şirket bünyesinde sigorta edildiğini, davalıya ait dava dışı ...ün sevk ve idaresindeki aracın 10/11/2021 tarihinde karıştığı kaza neticesinde ... İşletme ve Bakım A.Ş'ye ait oto korkulukların hasara uğradığını, söz konusu kaza nedeniyle oto korkuluklarda 82.256,02 TL hasar meydana geldiğini ve hasar tutarının davacı şirket tarafından ödendiğini, davalıya ait araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ettiğinden ödenen tazminat tutarının rücuen tazmini istemi ile davalı şirket hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/171 E sayılı dosyasından icra takibinin yapıldığını, davalı tarafın itirazı neticesinde takibin durduğunu, davalı tarafın itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı taraf itiraz dilekçesinde borca ve ferilere itiraz ettiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/171 E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkumiyetini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından hasarın teminat dışı kaldığı iddiası ile oluşan toplam 82.256,02 TL hasar bedeli için davalıya rücu edildiğini, davacı şirketin, davalının çalışanının olay yerini terk ettiği iddiası ile hasarın teminat dışı kaldığını iddia ettiğini, olay yerini terk tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmediğini, yolun oldukça kalabalık ve duraklamaya mahal vermeyecek bir alan olduğunu, sürücünün yol üzerinde duraklamasının başkaca kazalara da sebebiyet vereceğini, bu nedenle sürücü tarafından duraksanmamış ve yola devam edildiğini, davalı şirket ve sürücü tarafından ayrı ayrı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davaya konu kaza ile ilgili olarak araç sürücüsüne rücu edebilme durumunun mevcut olabileceğinden davanın ...e ihbarını talep ettiğini, davacı tarafça kaza tespit tutanağının dayanak gösterildiğini, söz konusu kaza tespit tutanağının kazadan sonra tutulmuş olduğunu, araç sürücüsünün imzasının bulunmadığını, davalıya rücu edilmesini gerektirir bir durum bulunmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda; 10/11/2021 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağı içeriğinden ve tüm dosya kapsamından, sigortalı aracın, ... köprüsünün oto korkuluklarına çarpmak suretiyle meydana gelen trafik kazasının maddi hasara neden olduğu, kazada bedeni hasarın sözkonusu olmadığı anlaşılmıştır. Rücu için gerekli olan ikinci sebep ise, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir. Somut olayda, rücu şartlarından biri olan ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen trafik kazasının bedeni hasara neden olmaması, kazanın maddi hasarlı olması nedeniyle, davacı sigorta şirketinin, dava dışı hak sahibine ödediği hasar bedelini sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk nedenine dayalı olarak, davacı sigorta şirketinin, dava dışı hak sahibine ödediği maddi hasar bedelini sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Benzer mahiyette Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.HD 2021/515 dosya numaralı 2024/45 karar numaralı ilamı)..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ZMMS genel şartları B.4/f maddesinin hatalı yorumladığını, olay yerini terk nedeniyle rücu hakkının yalnızca bedeni hasarlı kazalarda uygulanabileceği kabulünün yanlış olduğunu, maddi hasarlı kazaralarda da uygulanmasına engel bulunmadığını, sürücünün olay yerini zorunlu nedenle terk ettiğini davalının ispatlanması gerektiğini bu husus araştırılmadan gerekli bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın reddedildiğini ileri sürerek emsal BAM kararına dayanılarak kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigortacı tarafından ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre salt maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin rücu nedeni olup olamayacağına ilişkindir. Her ne kadar bazı istinaf mahkemesi kararlarında ve uygulamasında; ZMMS Genel Şartları'nın B.4/f bendi kapsamında; meydana gelen trafik kazasının maddi hasarlı olması ve davacı sigorta şirketinin rücu hakkı veren başka bir sebebin varlığı kanıtlanamadığı ve yine sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebi nedeniyle davacı sigorta şirketinin, dava dışı araç malikine ödediği maddi hasar bedelini sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı kabul edilmiş ise de; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 Tarihli ve 2024/11202 Esas-2025/2473 Karar sayılı "Bölge Adliye Mahkemesi Kesin Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair", bölge adliye mahkemeleri arasındaki farklı uygulamaların giderilmesine yönelik bu yöndeki kararları kapsamında oluşan uyuşmazlıkların giderilmesine ilişkin yeni tarihli kararına göre uygulama birliğinin sağlanması kapsamında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartları'nın "Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı" başlıklı B.4/f bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması ..." rücu sebepleri arasında sayılmıştır. Buna göre, "bedeni hasara" neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Somut olayda, davacı tarafından, davalı sigortalıya ait aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sebebiyle davadışı üçüncü kişiye ait aracın hasarlandığından haksahibine poliçe kapsamında tazminat ödendiği, kaza sırasında davalıya ait aracı sevk ve idare eden sürücünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi sebebiyle ödenen tazminat bakımından davalı sigortalıya rücu hakkının bulunduğundan bahisle ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğu iddiasıyla itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafça olay yerini terk iddiasının doğru olmadığı belirtilerek davanın reddinin savunulduğu anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'nın B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin rücu sebebi sayılması yönünden kazanın bedeni hasara neden olmasının zorunlu olmadığı, başka bir ifadeyle maddi hasara neden olan kazalar yönünden de sigortacının olay yerini terk sebebine dayanarak sigortalısına rücu hakkının bulunduğu, bu itibarla tarafların kazanın oluşuna ve kazanın meydana gelmesindeki kusur durum ve oranlarının tespitine, ayrıca davalı sigortalıya ait aracın sürücünün kazadan sonra olay yerini terk edip etmediğine ilişkin tüm delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür. Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksiklikler tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 tarihli ve 2023/193 Esas-2024/85 Karar sayılı kararı aleyhine yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 tarihli ve 2023/193 Esas-2024/85 Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince 30/09/2026 tarihinde KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır