Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1112 E. 2026/1182 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1112
- Karar No
- 2026/1182
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ 2026/1112 - 2026/1182 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1112 KARAR NO : 2026/1182
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 21/11/2025 KARAR TARİHİ : 21/11/2025 NUMARASI : 2025/964 Esas - 2025/883 Karar
DAVANIN KONUSU : İrtifak Hakkının İptaline Dair İşlemin İptali
Yukarıda ilk derece mahkemesi ve dosya numarası yazılı hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. DAVA: Davacı vekili özetle; davacı şirket lehine 2013 yılında 30 yıllık daimi irtifak hakkı kurulduğunu, davalı idarenin 17/09/2024 tarih ve ... Sayılı yazı ile İl Müdürlüğü makamının 28/08/2024 tarih ve ... sayılı oluru ile irtifak hakkının iptal edildiğinin uygun görüldüğünü ve 39.704,91 TL tazminat ödenmesinin bildirildiğini, idari yargıda dava açıldığını, ancak adli yargının görevinde olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiğini, 17/09/2024 tarih ... ve ... irtifak hakkı iptali konulu işlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "1-Davacının davasının HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle USULDEN REDDİNE, " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili özetle; davacı ile davalı idare arasındaki sözleşmenin 2886 Sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olduğunu, uyuşmazlık mahkemesinin birçok kararında sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süreçte idari yargının, sözleşme imzalandıktan sonra doğan uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğunu, davacı şirkete borcun ödenmesi için tebligat yapılmadan irtifak hakkının iptaline dair bildirim yapıldığını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER: Tapu kaydı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 17/09/2024 tarih ve ... sayılı yazısı vs. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket lehine Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına konulan irtifak (üst) hakkı bedelinin ödenmediğinden bahisle irtifak hakkının iptaline ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı, TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmelidir. Ticari davalar kendi aralarında, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalarda tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken Kanun o davayı ticari dava olarak tanımladığı için ticari dava sayılır. Mutlak ticari davalar ,TTK nın 4/1/a-f bentleri arasında sayıldığı gibi, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiştir. Buna karşılık tarafları tacir olan ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalara ise nispi ticari dava denir. Yani bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de tarafların tacir olması gereklidir. Öte yandan 6100 sayılı HMK'nın 2/1.maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; UYAP sisteminden edinilen tapu kaydına göre ... ada 1 parsel sayılı, Hazine adına kayıtlı taşınmazda davacı lehine 30 yıllığına irtifak (üst) hakkı tesis edildiği, davalı idare tarafından davacının irtifak hakkı bedelini ödemediğinden bahisle irtifak hakkının iptaline karar verildiği, davacının davalı ile arasındaki irtifak hakkı bedelinden kaynaklı uyuşmazlık nedeniyle iş bu davayı açtığı, mahkemece davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, görülmekte olan dava davacı şirket ve Hazineye ait taşınmaz için davalı tarafça yapılan irtifak hakkı sözleşmesi kapsamında irtifak bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıktan doğan dava niteliğinde olduğu ve adli yargının görev alanında olduğu gibi Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddelerinde öngörülen davalardan da olmadığı, bu haliyle açılan davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu görülmektedir. Hal böyle olunca; davacının talebinin, irtifak hakkı sözleşmesinden kaynaklandığı gözetilerek asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle idari yargının görevli olduğuna karar verilmiş olması doğru değildir. Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nun 353/1-b/2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/11/2025 tarih, 2025/964 Esas, 2025/883 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3-4 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, B-HMK'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Dava konusu Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden HMK 114/1-b-c ve 115/2 maddesi uyarınca Görevli Mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ve Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- İş bu görevsizlik kararı verildiği anda kesin olduğundan; HMK'nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi halde HMK'nın 20/1 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Dosyanın sair usul işlemlerinin ikmali için MAHKEMESİNE İADESİNE, C-1-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatıran tarafa İADESİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından sarfedilen 315,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak istinaf yoluna başvuran tarafa VERİLMESİNE, 3-Kararın kesin olduğu dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27.maddesi ile aynı kanunun 302/5.maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, harç ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine GETİRİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362.maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 24/06/2026
Başkan
¸E-İmzalıdır
Üye
¸E-İmzalıdır
Üye
¸E-İmzalıdır
Katip
¸E-İmzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır. ¸