İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/277 E. 2026/217 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/277
Karar No
2026/217
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/277 Esas - 2026/217 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/277 Esas KARAR NO : 2026/217

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2022 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari alım satım gerçekleştiğini, davalının davacıdan aldığı bir kısım ürünlerin bedelini ödemediğini, sözlü ve yazılı tüm uyarılara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla 17/06/2020 tarihinde ..... esas sayılı dosyasında icra takibine başlanıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, dava öncesi arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yapı müteahhidi olduğu projede davacı ile projenin iç ve dış mekan aydınlatma ürünlerinin temini yönünden tarafların anlaştığını, davcının teslim ettiği ürünlerin ayıplı olduğunu, taahhüt ettiği şekilde teslim etmediğini, bu nedenle zarara uğradıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN ..... ESAS DAVA: Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı şirketin davalı şirket ile aralarında yaptıkları ticari alım satım sözleşmesine göre davalı şirketin iç ve dış mekan aydınlatma ürünlerini ayıplı ürün olarak teslim ettiğini, bu nedenle ayıplı malların ayıpsız misli ile değiştirilmesine, mümkün değil ise sözleşme konusu ürünlerin rayiç değerlerinin tespiti ile temerrüt tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1000 TL maddi tazminatın teslim tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN .....ESAS DAVADA CEVAP: Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı müvekkili şirketin davacı şirket ile aralarında imzalanan sözleşmeye göre yükümlülüklerine yerine getirdiğini, ancak alacaklarını tam alamadığını, inşaatın iç ve dış aydınlatma malzemesinin temini işinin alındığını, ürünlerin seçiminin tamamen davacı şirket tarafından yapıldığını, ürünlerin seçiminde özellikle fiyat hassasiyetleri belirtilerek uygun fiyatlı ürünler olması istenmiş olduğunu, ürünlerin sadece satışının davalı müvekkili şirket tarafından olup montajın farklı bir şirket tarafından yapılmış olduğunu, davacı tarafa şahit numunelerin aynısı olarak diğer ürünlerin tespit edildiğini, davacı taraf teslim edilen ürünlerin bedel yaklaşık 30.000 TL 'lik kısımı ödemediğinden ..... sayılı icra takibi başlattıklarını, icra takibine yapılan itiraz üzerine ..... esas sayılı dosyası ile derdest bulunduğunu, arızaların davacı şirketin kendi kusurundan kaynaklandığını, davacı tarafın tek taraflı yaptırdığı tespit dosyasını kabul etmediklerini, açılan davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN ..... ESAS DAVA: Öncelikle davayı ek dava olarak açtıklarını, ..... Esas sayılı dosyasında 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 57.338,00 Tl'den bakiye kalan 56.338,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilinden ibaret olduğunu, davalı şirketin sözleşmeye aykırı ve ayıplı ürün teslim ettiğini, ..... dosyasında bilirkişi raporu ile alacaklarının tespit edildiğini, davalı şirketin teslim etmeyi taahhüt ettiği nitelikleri, markaları ve belirlenen ürünleri teslim etmediğini, teslim ettiği ürünlerin ise ayıplı olduğunu, müvekkilinin ..... yapı müteahhidi olduğunu, davalının iç ve dış aydınlatma ürünlerini müvekkiline önerdiğini ve anlaşma yapıldığını, davalı şirket tarafından söz konusu ürünlerin bir kısmının teslim edildiğini, büyük kısmının teslim edilmediğini, teslim edilen kısımların ayıplı ve eksik olduğunu, bu sebeple müvekkilinin mağdur olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın kabulünü, ve dosyanın..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN ..... ESAS DAVADA CEVAP: Davaya konu ..... dosyasının kesinleşmediğini, bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı yapıldığını, müvekkili şirketin davacı ile aralarında imzaladıkları sözleşmeye göre edimini yerine getirdiğini, ve ürünleri teslim ettiğini, ürünlerin model seçiminin davacı tarafından yapıldığını, davacı yetkilileri tarafından seçilen ürünlerin tamamının ithalatçıdan ve fabrikasından temin edildikten sonra kendilerine teslim edildiklerini, ürünlerdeki arızanın yanlış mantolamadan kaynaklandığını, müvekkiline herhangi bir kusur yükletilemeyeceğini, tüm bu sebeplerden ötürü davanın reddi ile, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı uyarınca mali müşavir bilirkişiden alınan 18.11.2025 tarihli raporda özetle; "..... kararına istinaden Mahkemenizce tarafıma verilen görevlendirmede "Dosyanın rapor düzenleyen mali müşavir ...'a tevdi ile ..... kararı doğrultusunda birleşen davada yenisi ile değiştirilmesi talep edilen emtianın değerinin tespit edilmesinin istenilmesine..." şeklinde görev verilmiş ise de bu konu uzmanlık alanıma girmediğinden, teknik konu olduğundan daha önceki teknik heyetimizde yer alan Elektirik Mühendisi ...'ye dosyanın tevdi edilmesi gerekmektedir." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile sözleşme kapsamındaki ürünlerin ayıplı olup olmadığı, misli ile değişim şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Mahkememizce asıl ve birleşen dava hakkında verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine istinaf davasını inceleyen ...... Hukuk Dairesi'nin ..... sayılı ilamı ile "...Birleşen davada davacının dava dilekçesindeki talebinin ayıplı malların misli ile değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde ayıplı malların bedelinin avans faizi ile birlikte tahsili ile ayrıca uğranılan zararın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, harç 1.000,00 TL üzerin den yatırılmış ve yargılama bu miktar harç ile tamamlanmıştır. Davacının ilk iki talebinin terditli olduğu ve misli ile değiştirilmesi ya da avans faizi ile birlikte talep edilen mal bedelinin taraflar arasındaki faturalarda kuruşlandırılan miktarı tespit edilerek yargılamanın bu miktar eksik harç tamamlanarak davaya devam olunması gerektiği halde mahkemece birleşen dava yönünden eksik harç ile hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanun'un 27 ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK'nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır. Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan yasal düzenlemeler gözetilerek, davacı yanca satım sözleşmesine konu ayıplı olduğu ve misli ile değişimi talep edilen kısım yönünden fatura bedeli üzerinden eksik harcın tamamlatılmaması halinde, HMK'nın 150.maddesi hükmü uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılması, bu maddede öngörülen süre içerisinde harcı yatırılmak suretiyle dava dosyasının yenilenmesi halinde davaya kaldığı yerden devam edilmesi, üç aylık süre içerisinde harç yatırılmak suretiyle dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesi tarafından yargı harçları ikmal edilmeden hüküm kurulması hali, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen incelenerek Aynı Kanunun 353/1. fıkra (a-4) maddesinde yer alan "diğer dava şartlarına aykırılık bulunması" şeklindeki düzenleme gereğince, yargı harçlarının ikmali için ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde ilam ile Mahkememiz ilamı kaldırılarak dosya Mahkememize iade edilmiştir. Birleşen davada davacı 29/01/2026 tarihli beyanında aradan geçen 6 yıllık süre nedeniyle ayıpsız misli ile değişim taleplerinden vazgeçildiğini ve ayıp indirim bedelinin tahsilini talep etmiştir. Birleşen dava davacısı tarafından bakiye 56.398,00 TL üzerinden harç 04/03/2026 tarihinde ikmal edilmiştir. Asıl davaya yönelik yapılan değerlendirmede, mahkememizce hükme esas alınan 21.06.2021 ve 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporlarında taraf defterlerinin incelenmesinde taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve defter içeriklerinden asıl davacı-birleşen davalı alacağının 19.418,03 TL olduğu anlaşılmakla asıl davada tarafların birbiri ile uyumlu defterlerine itibar edilerek alacağın belirlenen miktar üzerinden kabulüne karar verilmiş, yine alınan bilirkişi raporunda davalı-birleşen davacının takibe karşı koymakta ve ayıba yönelik olarak ödemezlik defini ileri sürmekte haklı olduğu anlaşılmakla, davacı-birleşen davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş yine davadan önce davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen ..... esas sayılı dava dosyası yönünden ise, birleşen davada davacı vekilince 29/01/2026 tarihli dilekçesi ile ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesinde hukuki yararın kalmadığı belirtilerek ayıplı ürün bedelinin tahsili talep edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmede satıcı tarafından 2 senelik garanti süresinin verildiği, davalı tarafından ise tutulan tutanaklar ve e-posta yolu ayıba yönelik olarak gerekli ihtarların yapıldığı, yine dosya içerisinde celp edilen ...... Diş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda tespite konu ürünlerin ayıplı olduğunun belirtildiği, mahkememizce alınan raporda ise ayıplı ürünlerin dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin 57.338,00 TL olduğunun anlaşılmış harcın ikmal edilmesi ile bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, ispatlanamayan ve soyut talep niteliğinde kalan diğer maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. Mahkememizin birleşen ..... Esas sayılı dava dosyası yönünden yapılan değerlendirmede, , dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan haller olarak tanımlanır. Dava şartları, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Dava şartlarından birinin bulunmadığı anlaşılırsa; mahkemece, dava esastan inceleme yapılmaksızın salt bu nedenle reddedilecektir. 6100 sayılı HMK'nin 114/1-ı maddesi “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" hususunu dava şartı olarak belirtmiştir. Eldeki dava açısından derdest kabul edilebilmesi için öncelikle eldeki davadan daha önce açılmış bir davanın olması ve bu davanın da eldeki dava ile konusu, tarafları ve sebebinin aynı olması gerekir. Aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının olup olmadığı mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen araştırılır. Mahkememizin birleşen .....Esas sayılı dava dosyasında davacı tarafından öncelikle ayıpsız malların misli ile değiştirilmesi, terditli olarak ise ayıp giderim bedeli talep edilmiş olup, birleşen ..... Esas sayılı dosyasında da yine ayıp giderim bedelinin tahsili talep edilmiştir. Bu nedenle birleşen davanın derdestlik dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (Her ne kadar Mahkememizin birleşen ..... Esas sayılı dava dosyası yönünden açılan davanın HMK 114/1-ı ve 115/2. Maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğundan reddine, şeklinde ifade yer almış ise de, ..... şeklindeki ifadenin yazım hatasından kaynaklandığı ve HMK 304. Maddesi gereğince Mahkememizce resen düzeltilebilecek hususlardan olduğu anlaşıldığından sehven yazılan .....Esas sayılı dava dosyası .....Esas olarak düzeltilmiştir) HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1- Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile ..... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 19.418,03 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, 2-Davcının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Asıl davada alınması gereken 1.326,45 TL harçtan peşin alınan 329,61 TL'nin mahsubu ile bakiye 996,84‬ TL harcın asıl davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Asıl davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre 1.009,14 TL'sinin asıl davada davalıdan, 310,86‬ TL'sinin asıl davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Asıl davada davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 329,61 TL peşin harç olmak üzere toplam 384,01‬‬ TL'nin asıl davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Asıl davada davacı tarafından yapılan 203,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.682,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre 1.378,78 TL yargılama giderinin asıl davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Asıl davada davacı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 19.418,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, B) 1-Birleşen ..... esas sayılı dava dosyası yönünden davanın 57.338,00TL üzerinden kabulü ile birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2- Davacının maddi tazminat talebinin reddine, 3-Birleşen davada alınması gereken 68,31 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 13,91‬ TL harcın birleşen davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 108,80‬‬ TL'nin birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 170,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.570,00 TL yargılama giderinin birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Birleşen davada davacı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Birleşen davada sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, C) Mahkememizin birleşen ..... Esas sayılı dava dosyası yönünden açılan davanın HMK 114/1-ı ve 115/2. Maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğundan reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 962,12 TL'den mahsubu ile bakiye 230,12 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .....tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin birleşen davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair asıl davada davacı vekilinin, birleşen ..... esas sayılı ve ..... esas sayılı davalarda davacı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026

Katip ..... e-imzalı

Hakim ..... e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/277, K. 2026/217, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-277-e-2026-217-k-8124a4c1dabd