Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1047 E. 2026/1395 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1047
- Karar No
- 2026/1395
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1047 - 2026/1395 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2022/1047 KARAR NO : 2026/1395
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/11/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/529E., 2021/664K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/06/2026 YAZIM TARİHİ : 24/06/2026
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesine konu ... şase numaralı ... marka Ekskavatörün davalı sigorta şirketi nezdinde 20/04/2105 - 20/04/2018 vadeli ... poliçe numaralı Leasing All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalatığını, Kaya Çarpması sonucu ... şase numaralı Ekskavatörün hasara uğradığını, hasarın poliçe teminatı kapsamında kalmasına rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 4.000.00 TL hasar bedeli ve 1.000,00 TL taşıma gideri olmak üzere 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi İle birlikte davalıdan tahsili dava ve talep edilmiştir. Davacı vekilince, 28/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile taşıma gideri ile ilgili istem 6.000,00 TL, hasar bedeli ile ilgili istem 39.546,02 TL arttırılmıştır. Davalı vekili özetle: Davacının poliçenin sigorta ettireni, dava dışı ... Anonim Şirketi'nin sigortalısı olduğu 24/04/2015-2018 tarihleri arasında geçerli leasing poliçesi düzenlendiğini, 04/04/2018 tarihinde meydana gelen hasar sonrasında başvuruya istinaden hasar dosyasının açıldığını, ancak hasar ve poliçe şartları birlikte değerlendirildiğinde hasarın operatör belgesinin eksikliği sebebiyle teminat dışı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle ödeme yapılmadığını savunarak, haksız davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...2918 Sayılı Karayolları Kanununun 109/1.maddesinde "motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içerisinde zaman aşımına uğrar" denilmektedir. Aynı kanunun 109/2.maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza konunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi ön görmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir". hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu kaza 04/04/2018 tarihinde meydana gelmiş, mevcut dava ise 10/07/2018 tarihinde açılmış, ıslah dilekçesi ile artırım ise 02/03/2021 tarihinde yapılmıştır. Davalı vekilince, süresi içerisinde ıslah dilekçesine karşı sunulan cevap dilekçesinde, zaman aşımı def'inde bulunulmuştur. Kısmi davada, zaman aşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ıslah ile artırılan miktar için ıslah tarihi itibari ile 2 yıllık zaman aşımı süresi geçmiş olmakla, davada ıslah ile artırılan miktar içinde davanın reddi cihetine gidilerek davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL'nin 10/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,... " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesinin gerekçesinin kendi içerisinde çelişkili olduğu, davalının tazminat yükümlüsü olduğunun yargılama sırasında tanık anlatımlarıyla anlaşıldığı hususu mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen, zaman aşımının tazminat yükümlüsünün kesin ve net olarak belirli olmadığı bir dönemden başlatılarak ıslah tarihi olan 28.09.2020 tarihinde 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunun kabul edilmesinin bir çelişki olduğu, ıslah dilekçesinin tazminat sorumlusunun belli olmasından itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde sunulduğu, aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğu, açıkça kötü niyetle hareket eden davalının bu tutumunun hukuk düzeni tarafından korunmaması gerektiği, davalı lehine hükmolunan vekalet ücretinin hatalı olduğu, davalı taraf lehine belirlenen vekalet ücretinin taraflarına verilen vekalet ücretini geçemeyeceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ekskavatör operatörünün tanık beyanlarıyla belirlenmesinin hatalı olduğu, davacı tarafça video görüntülerinin ilk derece mahkemesine sunulmadığı, ilk derece mahkemesinin tanık anlatımlarına itibar ederek karar verdiği, ancak bu hususun tanık anlatımına itibar edilerek ispatlanamayacağı, dava konusu hasarın teminat kapsamı dışında olduğu, operatörün ehliyeti hususunda Dairemiz aksi kanaatte ise bile poliçede açıkça; makinenin sadece sigortalı şirket tarafından kullanılması gerektiğinin düzenlendiği, poliçeye aykırı olarak bahsi geçen ekipmanın sigorta ettiren tarafından kullanılması nedeniyle, dava konusu olay teminat dışında olduğu, müvekkilinin bu açıdan da poliçeden kaynaklı bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte ek rapor yerine, kök raporun hükme esas alınması gerektiği, ek raporun hükme esas alınmaya ve denetime elverişli olmadığı, bilirkişi raporunun aksine hidrolik yağ tutarı ve sarf malzemelerinin teminat kapsamı dışında olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, Leasing All Risks Sigorta Poliçesi kapsamında hasar bedelinin davalıdan tahsili taleplidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar taraflarca istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, davacının taraf sıfatı olup olmadığı ve rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı noktasındadır. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bağ"dır. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde, sıfat, dava konusu hakka ilişkindir. Mahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi de davalıdır. Davacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği düşüncesi ile kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de; hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır. Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder. Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur (Yargıtay 3. HD, 2014/12514 E-2015/5042 K). Bu açıklamalara göre, taraf ve dava ehliyeti olan kişilerin, dava konusu hakla ilgileri yok ise taraf sıfatı (husumeti) olmadığı kabul edilir. Dava, sigorta hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan sigorta poliçesi incelendiğinde, poliçenin davalı şirket tarafından düzenlendiği, sigorta ettirenin davacı, sigortalının ise dava dışı şirket olduğu görülmektedir. 6102 sayılı TTK 1454 maddesine göre sigorta ettiren üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir veya onu dava edebilir. Buna göre somut olay değerlendirildiğinde, dosya içinde bulunan poliçe ve ekleri incelenerek davacının taraf sıfatı bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi verilmesi gerekirken, mahkemece, eksik ve yetersiz araştırma ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir. HMK'nın, 353/1-a.6 355/1. m. 2. cümle hükmü re'sen gözetilerek esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma nedenine göre tarafların istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Re'sen yapılan değerlendirmeye göre HMK m. 355 gereğince istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/529E., 2021/664K. sayılı 04/11/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harçlarının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/06/2026 Başkan Üye Üye Katip