Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/80 E. 2026/1444 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/80
Karar No
2026/1444
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/80

KARAR NO: 2026/1444

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/10/2022

NUMARASI: 2018/661 Esas - 2022/800 Karar

DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2017 yılı Temmuz-Ağustos Ayı içerisinde davacının ... ilçesinde bulunan üretim tesislerinde ... firması için üretilerek sevk edilen ... isimli ... baskılı torba ürünlerinin iç yüzeyinde baskı sırasında sıçratma şeklinde noktacık halinde mürekkep yapışması gerçekleştiğini, dolumu yapılan tüm ürünlerin karantinaya alındığını, ... firması tarafından ürünlerin kullanılamayacağı kararının alınıp, tazminat istendiğini, tazmini istenilen hususun; firmaya sevk edilen torbalardan firmanın kendi ürünü olan çocuk bezlerine mürekkep partiküllerinin bulaşması sonucu ürünlerin komple iade veya fire edilmesi sonucu uğranılan zarar kalemi olduğunu, oluşan hasarın sigorta sözleşmesi kapsamında tazmin edilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen ürün mali mesuliyet sigorta poliçesine konu olay neticesinde davacı şirket tarafından kusurun giderilmesi adına birçok işlem yapıldığını ve birtakım masraf kalemlerinin meydana geldiğini, hasarın gerçekleşmesiyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, başvuru üzerine ekspertiz çalışması yapıldığını, ekspertiz raporu kapsamında davalı sigorta şirketinin haksız ve soyut gerçeklerle bir kısım hasarı poliçe kapsamı dışında tuttuğunu, ret gerekçelerinin açık ve anlaşılır olmadığını, kısmen kabul edilen bölümün cebri icra yolu ile davacı şirkete ödendiğini, kabul etme gerekçesinin, kendi tesisleri ve müşteri tesislerinde yapılan ayıklama işlemi sonucunda hurdaya ayrılan ürünler ve bloke edilen ürünlerin imha masrafları, yani hurda edilecek son ürün bedeli ile bloke edilen ürünlerin imha masraflarının üründeki kusurdan kaynaklandığı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ibranamenin davacı tarafından imzalanmadığını, davalı tarafın Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 ve TTK md 1448 hükümlerine aykırı davrandığını beyanla; davanın kabulü ile ortaya çıkacak hasar miktarının hesaplanmasından sonra dava değerini belirlemek üzere şimdilik 10.000 USBD (Amerikan Doları)'nın dava konusu sigorta poliçesi riskinin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faaliyet konusu plastik paket/kaplama üretimi olan .... A.Ş.'nin davalı Sigorta şirketince 28.02.2017-28.02.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı "Ürün Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi" ile sigorta teminatı altına alındığını, davacı tarafından davalı şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, davalı şirket tarafından ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, zarar miktarının ve poliçe teminatında bir rizikonun tespiti için ekspertiz çalışması yapıldığını, eksper raporu sonucunda tespit edilen hususlar çerçevesinde değerlendirme yapıldığını, davacı tarafından başlatılan icra takibine istinaden.... İcra Müdürlüğünün... E. numaralı dosyasına 05.07.2018 tarihinde 943.561,69 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalı şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, ödemesi gereken bakiye bir hasar bedelinin olmadığını, sigorta poliçesindeki poliçe şartları gereğinde ürün mali hasarında hasarlı mali mesuliyet kalemleri için 2.500 USD tenzili muafiyet şartı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta hukukunun ana ilkelerinden birinin "gerçek zararın ödenmesi" ilkesi olduğunu, öncelikle gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararın ise sigorta teminatı altına alınan menfaatin, rizikonun gerçekleşmeden bir gün önceki haline getirilmesine ilişkin yapılması gereken tüm giderler olduğunu, davacı sigortalının zarara uğradığını gösterir gerekli belgeleri sunmadığını, iddialarını doğrulayan hiçbir delil veya emare bulunmadığını, ispat yükünü yerine getirmediğini beyanla, alacağın mevcudiyetinin iddiada bulunan davacı tarafça ispatlanmadığından davanın reddine, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini ödeyerek üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğinden davalı şirketin temerrüte düşmediğine, dava öncesi başlatılan icra takibine istinaden 943.561,69 TL hasar bedeli davalı tarafından ödendiği ve bakiye zarar söz konusu olmadığından davanın reddine, davacının haksız ve fahiş tazminat talebinin reddine, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı sigorta şirketince.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile ödenen 186.260,60 USD dışında bakiye istenebilecek tazminat miktarı toplam 490.172,66 USD olarak belirlenmiştir. Davacı vekili 20/12/2021 tarihli artırım dilekçesi ile taleplerini 10.000 USD den 631.824,21 USD ye artırdıklarını bildirmiştir. Mahkememizce 490.172,66 USD davacı zararı sabit bulunmuş, tahsiline karar verilmiştir. 05.04.2017 tarihli poliçenin genel şartlar başlıklı 6. Maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin Eksper ... tarafından düzenlenen (zararı ve miktarını öğrendiği tarih) 29/01/2018 tarihli rapor ile temerrütünün başladığı kabul edilmiş, sabit bulunan 490.172,66 USD tazminata bu tarihten itibaren 3095 sy nın 4-a md gereğince ticari faiz ile yürütülmesin, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen ürün mali mesuliyet sigorta poliçesine konu olay neticesinde davacı şirket tarafından kusurun giderilmesi adına birçok işlem yapıldığını ve birtakım masraf kalemleri meydana geldiğini, bu masraf kalemleri sigorta poliçesi kapsamına kaldığını, dosya kapsamında yer alan talep artırım dilekçesinde yer alan tam dava değeri üzerinden davacının kabulüne karar verilmesini, davacı şirket, müşterisi ... için ürettiği poşet torbalarındaki kusur, bunların içine doldurulan bebek bezlerinin sağlığa zararlı madde ile kontamine olmasına yol açtığını, kontamine olmuş bebek bezlerindeki kimyasal maddelerin bebeklerin cildine bulaşma riski olduğu için şüpheli/kusurlu bezlerin imha edilmesi zorunluluğunu ortaya çıkardığını, davacı tarafından yapılmış masraflar zararın büyümesinin önlenmesine yönelik masraflar olduğunu ve bu nedenle davalı şirket tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, davacı tarafından yapılmış masraflar gerçekleştirilmemiş olsaydı uyuşmazlık konusu zararın büyüyeceğini ve davalı şirketin daha büyük bir zarar kalemini tazmin etme yükü ile karşı karşıya kalacağını, zararı önleme yükümlülüğü davacının yasa gereği altında olduğunu, kusur içeren ambalaj poşetlerinin ayıklanarak elenmesi ve kullanılmaya hazır olan temiz poşetlerin ayrılması için yapılmış olan masrafların sigorta ettirenin sigortacı tarafından karşılanması gerektiğini, taraflarınca tazmini istenen hususun davacı şirket tarafından müşteriye sevk edilen torbalardan doldurulma sonrası müşterinin kendi ürünü olan çocuk bezi ürünlerine bulaştığı tespit edilen mürekkep partikülleri sebebiyle bitmiş ürünlere ait lotun komple iade veya fire edilmesi sonucu uğranılan zarar kalemi olduğunu, davalı tarafça tazmin edilmesi gereken masraf kalemleri; alıcı firma çalışanlarının ayıklama işçilik masrafı, kalite kontrol firmasınca gerçekleştirilen ayıklama işlemi masrafı, alıcı firmanın üretim kapasite kaybı, Almanya’da alıcının firmasında gerçekleştirilen ayıklama için yapılan malzeme masrafı, alıcı firmanın ... tesisinde üründeki kusur nedeniyle üretim hattında meydana gelen duruş kalkışlardan dolayı artan hat hurda bedeli, hurda edilecek kusurlu poşet ambalaj bedeli, sigorta ettirenin Almanya’da ayıklama için tuttuğu depo masrafı, sigorta ettirenin çalışanlarının Almanya’da süpervizörlük masrafları, sigorta ettirenin Türkiye’de ayıklama için yaptığı malzeme masrafı, sigorta ettirenin alıcı firma ... ... tesisinde gerçekleştirdiği ayıklama işçilik masrafı, sigorta ettirenin firmasında ayıklama yapan işçilerin mesai maliyetleri ve sigorta ettirenin çalışanlarını alıcı firma ...’ın ... tesisine taşıma giderleri şeklinde olduğunu, TTK Md. 1409 açık hükmü kapsamında ispat yükü altında olan davalı sigorta şirketinin ispat yükünü yerine getiremediğini, sigorta şirketi, davacının taleplerini, alıcının kâr/kazanç kaybının oluşmasını önlemek için yapılmış giderlere ilişkin oldukları gerekçesiyle reddettiğini ve buna ilişkin tek bir somut açıklama yapmadığını, talep artırım dilekçesinde talep ettikleri şekilde 631.824,21 USD üzerinden hüküm kurulmasını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları mahkeme tarafından eksik ve hatalı inceleme ile yapıldığını, zarar taleplerinin Ürün Sorumluluk Sigortası Özel ve Genel Şart hükümleri gereği teminat kapsamı dışında kaldığını, zarar kalemlerinin 261.889,00 USD'lik kısmını ayıklama masrafı oluşturduğunu, dava konusu talepler sigortalı tarafından üretilen ve henüz ...tarafından kullanılmadığını ve nihai ürün haline gelmemiş poşet malzemelerinin ayıklanması masraflarından oluştuğunu, bu ayıklamanın sebebinin de müşteri ...firmasının üretim hattının durmaması, yeniden ambalaj ve poşet teminine kadar geçen süresi iş durması vb. ikincil zararlara uğramasından kaynaklı olduğunu, Ürün Sorumluluk Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden doğan doğrudan zararlar sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alındığını, iş durması ve kar kaybı gibi dolaylı zararlar ilgili sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmadığını, müşteri bebek bezi üretim hattının durmaması adına hatalı ürünlerden kullanılabilir durumdan olanların elleçlenerek ayrımından doğan zararların sırf ...tarafından sigortalıdan talep edilmesi hasarın sigorta teminatı kapsamında sayılması için yeterli olmayacağını, bu talebin sigortalı tarafından ödenmiş olması tazminat talebinin sigorta poliçesi kapsamında kaldığını göstermeyeceğini, davacı sigortalının ...ile olan ticari ilişkilerinin zarar görmemesi adına yaptığı tüm masrafların sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, talep edilen ayıklama masrafları netice hasarı şeklinde değerlendirilebileceğini, müşteri konumundaki ...tarafından henüz kullanılmamış ve kendi ürünlerinde zarara yol açmamış olan poşetlerinde elleçlenerek kendi üretiminin aksamasına yönelik maliyetleri teminat kapsamında değerlendirilemeyeceğini, konunun TTK md. 1448 ve Genel Şartlar B.3.1 md. açısından ele alınmasının ve hasarın teminat kapsamında değerlendirilmesinin olanaksız olduğunu, hükme dayanacak teşkil eden bilirkişi raporu ile dava konusu tazminat talebine konu masrafların kadri maruf olup olmadığına, makul gider kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin bir inceleme yapılmadığı gibi bir önceki bilirkişi raporunda dava dosyasında mevcut olmadığı için tazminat hesabına dahil edilip edilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan giderlere ilişkin de bir inceleme yapılmadığını, davacı tarafça Almanya'da ayıklama için tuttuğunu iddia ettiği depo masrafının yalnız davaya konu ürünler için yapılıp yapılmadığının da ispat edilmediğini, ayıklama işlemi için 180.297 USD ve 81.592 USD tazminat talep etmesinin makul gider olarak değerlendirilemeyeceğini ve bu kadar yüksek bir tazminatın çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkeme gerekçeli kararında dayanak teşkil ettiği son bilirkişi raporunda teknik ve hukuki yönden hiçbir incelemede bulunmadığını, bilirkişi raporunun HMK 279/4 maddesinde belirtilen koşulları taşımadığını ve hükme dayanak teşkil etmediğini, hiçbir teknik inceleme bulunmadığını ve sadece eksper raporunun özetinin olduğunu, bilirkişilerin tarafsızlığına gölge düştüğünü, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını ve bu husustaki itirazlarının mahkemece incelenmediğini, temerrüt tarihi ve faiz oranının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından talebe konu edilen faturaların ekspere ibraz edilmediğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, Ürün Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi nedeniyle hasar bedelinin tahsili talepli tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının taleplerinden poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.

Davalı tarafından davacıya 28.02.2017 başlangıç, 28.02.2018 bitiş tarihli Ürün Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi tanzim edilmiştir.

Davacı, ... firması için üretilerek sevk edilen ... isimli ... baskılı torba ürünlerinin iç yüzeyinde baskı sırasında sıçratma şeklinde noktacık halinde mürekkep yapışması nedeniyle, dolumu yapılan tüm ürünlerin ... firması tarafından kullanılamayacağı kararı alınarak firmaya sevk edilen torbalardan firmanın kendi ürünü olan çocuk bezlerine mürekkep partiküllerinin bulaşması sonucu ürünlerin komple iade veya fire edilmesi sonucu uğranılan zararların tazminin talep edildiğini, oluşan hasarın sigorta sözleşmesi kapsamında tazmin edilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen ürün mali mesuliyet sigorta poliçesine konu olay neticesinde müvekkili şirket tarafından kusurun giderilmesi adına birçok işlem yapıldığını ve birtakım masraf kalemlerinin meydana geldiğini, hasarın gerçekleşmesiyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, başvuru üzerine ekspertiz çalışması yapıldığını, ekspertiz raporu kapsamında davalı sigorta şirketinin haksız ve soyut gerçeklerle bir kısım hasarı poliçe kapsamı dışında tuttuğunu, kısmen kabul edilen bölümün cebri icra yolu ile ödendiğini, kendi tesisleri ve müşteri tesislerinde yapılan ayıklama işlemi sonucunda hurdaya ayrılan ürünler ve bloke edilen ürünlerin imha masrafları, yani hurda edilecek son ürün bedeli ile bloke edilen ürünlerin imha masraflarının üründeki kusurdan kaynaklandığını, davalı tarafın Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 ve TTK md 1448 hükümlerine aykırı davrandığını beyanla 819.520,96 USD zararın tazminin talep etmiş, davalı, zarar miktarının ve poliçe teminatında bir rizikonun tespiti için ekspertiz çalışması yapıldığını, .... İcra Müdürlüğünün... numaralı dosyasına 05.07.2018 tarihinde 943.561,69 TL ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, ödemesi gereken bakiye bir hasar bedelinin olmadığını, sigorta poliçesindeki poliçe şartları gereğinde ürün mali hasarında hasarlı mali mesuliyet kalemleri için 2.500 USD tenzili muafiyet şartı olduğunu, sigorta hukukunun ana ilkelerinden birinin "gerçek zararın ödenmesi" ilkesi olduğunu, gerçek zararın ise sigorta teminatı altına alınan menfaatin, rizikonun gerçekleşmeden bir gün önceki haline getirilmesine ilişkin yapılması gereken tüm giderler olduğunu, bakiye zararın olmadığı savunmasında bulunmuştur.

6102 sayılı TTK 1448. Maddesinde; (1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır. Birden çok sigortacının varlığı ve bunların birbirlerine aykırı talimatlar vermeleri halinde, sigorta ettiren, hu talimatlardan zararın azaltılması ve rücu haklarının korunması bakımından en uygun olanım dikkate alır.

(2)Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.

(3)Sigortacı sigorta ettirenin birinci fıkra gereğince yaptığı makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazminatından veya bedelinden ayrı olarak tazmin etmekle yükümlüdür. Eksik sigortanın yapıldığı hallerde 1462. madde hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

(4)Sigortacı, sigorta ettirenin istemi üzerine giderlerin karşılanması amacıyla gerekli tutarı avans olarak ödemek zorundadır.'' düzenlemesi bulunmaktadır.

Ürün Sorumluluk Sigortası Genel Şartnamesinin Giderlerin Ödenmesi başlıklı B.3.1 maddesinde,'' Sigortacı, zararı önleme, azaltma, artmasına engel olma ve rücu haklarının korunmasına yönelik sigortalının yaptığı makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazminatından ayrı olarak tazmin eder. '' şeklindedir.

Dosya içinde bulunan ekspertiz raporunda, hurdaya çıkarılan ve bloke son ürünlere ait imha bedeli 188.760,60 USD tazminat isteminin poliçe kapsamında olduğu, bu bedelden poliçedeki 2.500 USD tenzili muafiyet düşüldükten sonra 186.260,60 USD hasar olduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen ... Noterliğinin 25/05/2018 tarihli, ... yevmiyeli numaralı ihtarnamesi ile 1.008.281,56 USD miktarındaki poliçenin hasarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasında, '' 186.260,60 USD'lik 28.06.2018 vade tarihli ... poliçe numaralı Ürün Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Sözleşme Tazminatı'' sebebine dayalı olarak 186.260,60 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 28.06.2018 tarihinde ilamsız haciz takibi başlatılmış, davalının 06.07.2018 tarihinde 943.561,69 TL ödeme yaptığı görülmüştür.

Mahkemece hükme esas alanın bilirkişi raporunda, poliçe kapsamında olan ve ödenmeyen, mağdur çalışanlarının ayıklama işçilik masrafları, 180.297,00 USD, kalite kontrol firmasınca gerçekleştirilen ayıklama işlemi masrafı 81.592,00 USD, ayıklama için yapılan malzeme masrafı 4.080,00 USD, sigortalının Almanya'da ayıklama için tuttuğu depo masrafı 218.698,49 USD, sigortalının ...mağdur ... tesisinde gerçekleştirdiği ayıklama işçilik masrafı 3.031,68 USD, ...... tesisi talıma maliyetleri 2.108,84 USD olmak üzere toplam 490.172,66 USD olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup Mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Somut olayda, davacı sigortalının dava dışı ... firması için üretilerek sevk edilen baskılı torba ürünlerinin iç yüzeyinde baskı sırasında sıçratma şeklinde noktacık halinde mürekkep yapışması nedeniyle, dolumu yapılan tüm ürünlerin ... firması tarafından kullanılamayacağı kararı alınarak poliçe kapsamında davalıdan zararın karşılanması talep edilmiştir. Mahkemece öncelikle bilirkişilerden 3. kişinin zarara uğrattığı iddia edilen ürün bedelinin değeri tespit edilerek, zarara uğrayan ürün bedeli, yapıldığı belirtilen masrafların zararın artmasına neden olup olmadığı, bu ürünlerin kurtarılması için gereken masrafların kadri maruf olup olmadığı da değerlendirilerek, dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkilerde giderilerek hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

2- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/80, K. 2026/1444, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-80-e-2026-1444-k-be567ebe17d6