Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/914 E. 2026/1474 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/914
- Karar No
- 2026/1474
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2026/914
KARAR NO: 2026/1474
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 6/11/2025
NUMARASI: 2018/1038 (E) - 2025/819 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 1/10/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 1/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, 2.749.743,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı ... 165.784 TL'den sorumlu olması koşuluyla, davalı... Hesabından 26/7/2018 gününden, diğer davalılardan ise kazanın meydana geldiği 7/5/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine; 3.301.231,89 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının, davalı ... 164.216 TL'den sorumlu olması koşuluyla, davalı... Hesabından 26/7/2018 gününden, diğer davalılardan ise kazanın meydana geldiği 7/5/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; ek tazminat başvurusu nedeniyle müvekkili kuruma başvuru yapılmadığından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; müvekkilinin ... Yönetmeliğinin 15'inci maddesi uyarınca davacıya tazminat ödemekle borçtan ve yükümlülükten kurtulduğunu; davaya konu zarar nedeniyle ... (...) tarafından davacıya para ödenip ödenmediğinin araştırılmadığını, somut olayda ebeveynin bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hesaplanan tazminattan birlikte (müterafik) kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini; müvekkili kurum tarafından daha önce davacıya ödenen tazminatın hatalı mahsup edildiğini, sürekli iş göremezlik limitinden ödenen tazminat kalemine ilişkin istemin, limitin tüketilmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmolunan maddi tazminat miktarının eksik olarak hesaplanıp eksik tazminata hükmedildiğini, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun hatalı belirlendiğini; hükme esas alınan maluliyet raporunun da hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf başvurusunun sürede olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin 6/11/2025 gün ve 2018/1038 (E) - 2025/819 (K) sayılı kararıyla reddine karar verilen davalı ...'nun, kendisine 6/3/2026 günü tebliğ edilen anılan ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmaması nedeniyle adı geçen davalının istinaf başvurusu inceleme dışı bırakılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:
... ...Müdürlüğünün 23/11/2018 tarihli yazısıyla davacı...'a herhangi bir tazminat ödenmediğini ve aylıkta bağlanmadığını bildirmesi; hasar dosyası içeriğine göre, davacı...'ın velisi Nurcan Kızılcık vekilinin eldeki davayı açmadan önce maddi zararının giderilmesi istemiyle davalı... Hesabına başvurduğunun anlaşılması karşısında, bu konulara ilişkin istinaf nedenleri benimsenmemiş; hükme esas alınan bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda, yönetimindeki bisikletle seyir halinde iken tali yoldan anayola çıkmadan önce "DUR" işaret levhasına göre mutlaka durması ve anayolu takiben kavşağa yaklaşan otomobile ilk geçiş hakkını vermesi, daha sonra kavşağa girmesi gerekirken, trafik düzen ve güvenliğiyle ilgili dikkat ve özen yükümlülüğüne ve kavşaklarda geçiş hakkı kurallarına uyma zorunluluğuna aykırı davranan davacı...'ın %60; kavşakta geçiş önceliğine sahip olmakla birlikte kavşağa yaklaşırken hızını azaltması, kavşak kollarını kontrol etmesi gerekirken, yolda ölçülen fren izi uzunluğu gözetildiğinde, kavşağa aşırı hızını koruyarak dikkatsizce giren ve görüşün açık olduğu koşullarda tali yoldan anayola katılan bisikletliye şiddetli biçimde çarpan davalı sürücü...'nun ise %40 oranında kusurlu olduğunun bildirilmesi, böylece davacının yönetimindeki bisiklet ile davalı sürücü...'nun yönetimindeki ... plakalı otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; davacının anne ve babasından kaynaklanan, kazanın oluşumuna etkisi olmamakla birlikte kaza nedeniyle oluşan zararın ağırlaşmasına neden olan birlikte kusurlarının varlığı ispat edilemediğinden hükmolunan tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiş; davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararının, gelirinin asgari ücret düzeyinde olacağı kabul edilerek ve olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplandığının bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 7/5/2017 günü yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5'inci maddesi uyarınca, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinin, üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren sağlık giderleri teminatı kapsamında; sürekli iş göremezlik tazminatının ise sürekli sakatlık teminatı kapsamında bulunması; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulunun .../4/2024 gün ve ... sayılı raporunda, davacı...'ın 7/5/2017 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan tüm vücut engellilik oranının, 30/3/2013 gün ve .... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %96 (yüzdedoksanaltı) olduğunun; iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 24 (yirmidört) aya kadar uzayabileceğinin; kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğunun bildirilmesi karşısında bu konuya yönelen istinaf nedenleri benimsenmemiştir.
Diğer yandan, hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporuyla hesaplanan davacının sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gereksiniminden kaynaklanan maddi zararının miktarı ile davalı ... tarafından dava açılmadan önce davacıya ödenen 164.216 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 165.784 TL bakıcı gideri tazminatının güncellenmiş miktarı dikkate alındığında, davacıya ödenen tazminatlarının yetersiz olduğunun, eldeki davanın da, ibranamelerin düzenlendiği 20/7/2018 gününden itibaren başlayan ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 111'inci maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen 2 yıllık süre içinde 9/11/2018 günü açıldığının anlaşılması karşısında, bu konuya yönelen istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcı ile 2.002 TL istinaf başvurma harcının, HMK'nin 339'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesinin 16/04/2024 gün ve 2018/1038 sayılı ara kararıyla adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilen davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 22.542,30 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından peşin ödenen 5.631,30 TL, karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 16.911 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı... Hesabından tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı ve davalı ... istinaf başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 1/10/2026