İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/589 E. 2026/597 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/589
Karar No
2026/597
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/589 Esas KARAR NO : 2026/597

.... DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket ( Tasfiye Memurunun Azline İlişkin), Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ANA DOSYA YÖNÜNDEN: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 20.02.2019 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında müvekkilinin %50 hissedarı bulunduğu davalı ... .... 28.02.2019 tarihi itibariyle tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak da diğer davalının atandığını, tasfiye karar toplantısından çok sonra iletilen tasfiye öncesi Bilanço ve Gelir Tablosu ile Tasfiye Giriş Bilanço ve Gelir Tablosu arasındaki uyumsuzluklar hakkında, 16.11.2019 tarihli toplantıda müvekkili tarafından yazılı olarak davalı tasfiye memuruna bildirilip, toplantı tutanağına şerh düşülmüş ise de, müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediği, açıklamada bulunulmadığı gibi tasfiye memuru tarafından olumsuz davranışlarda bulunulduğunu, Müvekkilin hissedarı bulunduğu davalı şirket uzun yıllardır gayrifaal olduğu için Vergi Dairesince mükellef kaydı resen kapatıldığını, şirketin alacaklısı olduğu Kooperatif arasında devam eden hukuk davası sonucunda elde edilecek gelirin tahsili, vergilendirilmesi amacıyla mükellef kaydı ihya edildiğini, şirketin 2013 yılından beri gelir getirici bir faaliyeti olmadığı gibi, giderlere neden olacak bir çalışması da söz konusu olmadığı, tasfiye öncesi Bilanço ve Gelir Tablosu ile Tasfiye Giriş Bilanço ve Gelir Tablosu arasında, Ticari Borçlar Hs. bakiyesi tasfiye öncesi bilançosunda 142.748,15 TL (Satıcılar 117.748,15 TL + Borç senetleri 31.000,00 TL) iken tasfiye giriş bilançosunda söz konusu rakamın 324.081,48 TL'ye (Satıcılar 283.081,48 TL + Borç Senetleri 41.000,00 TL) ulaştığının görüldüğü, şirketin gideri gerektiren hiçbir faaliyeti bulunmamasına rağmen, borç miktarının 140.333,33 TL artmasının mümkün olmadığı, Şirketin tahakkuk etmiş ve tahsil edilmemiş (Kooperatif ile şirket arasında devam eden hukuk davası hariç) hiç bir hak ve alacağı olmamasına rağmen diğer alacaklar kaleminde 330.968,05TL kaydının hangi nedenle bulunduğu ve kimden alacaklı olduğunun belli olmadığı, Şirketin tasfiye öncesi Bilançosunda geçmiş yıl zararlarının 102.362,80 TL olarak yer almasına rağmen Tasfiye Giriş Bilançosunda 299.778,52 TL'ye yükselmesinin fiilen mümkün olmadığı, Şirketin 7 yıldır, gideri gerektiren herhangi bir faaliyeti olmamasına rağmen, Tasfiye Giriş Gelir tablosu (Cari Dönem) Olağandışı Gider ve Zararlar kaleminde yer alan 295.786,07TL'lik miktarın hangi giderlerden kaynaklandığının belirsiz olduğu, defalarca bu hususlarda izahat istenilmesine rağmen bilgi vermeyen davalı tasfiye memuru, izahatını vermediği gibi, önceki müdür döneminden intikal eden ve hukuki dayanağı hakkında da bilgi alamadığımız 330.968,05 TL için, tasfiye memuru davalı tarafından müvekkili hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/6547 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tasfiye memurunun görevini, bilerek ve kasten kötüye kullandığını, müvekkili ile ilgisi bulunmayan, muhtemelen önceki yöneticinin zimmetini örtmek için bilançoya koyduğu düşünülen kalemin hesabını önceki (ve halihazırdaki) yönetici ... ve onun selefi eski ortak ...'den sormak yerine, müvekkilinden haksız bir şekilde tahsil etmeye çalışan davalı tasfiye memuru, özen ve sadakat yükümlülüğünü ve tarafsızlığını ihlal ettiğini, davalı şirketin, geçmişte iş yaptığı Tasfiye Halinde SS Mavi Bodrum Hacettepeliler Site Konut Yapı Kooperatifine karşı açıp kazandığı dava Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/604 Esasına, mahkemeden alınan ilamın icrası ise Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2018/6189 Esasına kayıtlı olduğunu, davalı tasfiye memurunun, bu dosyalardan elde edilecek kazancı perdelemek ve diğer ortağa haksız aktarımda bulunmak için görevini kötüye kullanarak, tasfiye meurluğu görevi ile bağdaşmayan eylemlerde bulunduğunu belirterek TTK m. 537/2 gereğince davalı tasfiye memuru ...'nun görevden alınması "azli" ile Mahkemece davalı şirkete resen tasfiye memuru atanmasına, müvekkilinin, kendisi hakkında başlatılan haksız icra takibi ve diğer olumsuzluklar nedeniyle tasfiye sürecinden endişe ettiğini, hak kaybına uğrayacağını düşündüğünü bu nedenle dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar davalı tasfiye memurunun şirket adına, mutad giderler dışında, yönetim ve temsil yetkisinin ihtiyati tedbir yolu ile kısıtlanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DAVACI VEKİLİ 18/02/2021 TARİHLİ ISLAH DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; TTK m. 537/2 gereğince davalı tasfiye memuru ...'nun görevden alınması "azli" ile Sayın Mahkemece davalı şirkete resen tasfiye memuru atanmasına, dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar davalı tasfiye memurunun şirket adına, mutad giderler için harcama yapmak dışında yönetim ve temsil yetkisinin ihtiyati tedbir yolu ile kısıtlanmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI TASFİYE HALİNDE DEMİR YILMAZ İNŞAAT ... LTD ŞTİ VE TASFİYE MEMURU ...'NUN CEVABI: Davalı tasfiye memuru cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın davalı şirketin tasfiye sürecinde olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 643. maddesi ve bu maddeyle bağlantılı 535 ila 548. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davanın asıl sebebinin davacının görev süresi içerisinde gerçekleşen eylemlerinin tasfiye döneminde örtülmeye çalışılması olduğunu, davacı hakkında şirketi zarara uğratma, belgeleri saklama ve icra takipleri gibi nedenlerle başlatılan hukuki süreçlerin bu davanın temelini oluşturduğunu, tasfiye dönemi içerisinde zorunlu bilgilendirmelerin yasal usullere uygun şekilde ortaklara yapıldığını, davacının tebligatları almaktan kaçındığını ve şirket tasfiye memurluğu ile irtibat kurmayarak süreci kasten sekteye uğrattığını, tasfiyeye giriş bilançosuna karşı davacının süresinde itiraz etmediğini, defterlerin tasdik edildiğini ve aradan geçen uzun süreye rağmen hukuki bir girişimde bulunmadığını, tasfiye memurunun tarafsızlığını koruyarak işlemlerini yürüttüğünü, davacının kendi dönemine ait belge ve defterleri saklayarak şirket aleyhine açılan davalarda esastan savunma yapılmasını engellediğini, tasfiye sürecinde şirket envanterinde olduğu tespit edilen aracın ve diğer borçların davacı tarafından gizlendiğini, eşi vasıtasıyla şirketi usulsüz vekaletle borçlandırdığını, tasfiye giderlerine ilişkin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, mevcut muhasebe kayıtlarının kanuna uygun olarak tutulduğunu ve geçmiş dönem hatalarının düzeltildiğini, davacının iddialarının tasfiye dönemi öncesine ait olduğunu ve icra dairelerinin görev alanına girdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir . BİRLEŞEN ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/658 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TBK mad.19, TTK m. 553 ve devamı hükümlerince davacının ortağı olduğu şirketten muvazaalı olarak mal ve para kaçırma eylemleri nedeniyle davalılar ... ve ...'in münhasıran sorumlu olduğunu, 166.304,28 TL KDV iadesi alacağının 13.04.2009 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, 128.586,65 TL'nin 06.05.2008 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, 1.000,00 TL'nin 22.08.2008 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, 1.000,00 TL'nin 30.06.2008 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, 10.990,00 TL'nin tespit edilecek tarihten itibaren TCMB avans faizi ile, davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacının ortağı olduğu Tasfiye Halinde Demir Yılmaz İnşaat Taah. Turz. Teks. Org.San.Tic.Ltd.Şti'ne ödenmesine, tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, tasfiye hesabından davalı ...'e ödenen 27.500,00 TL'nin 29.01.2021 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, tasfiye hesabından davalı ...'na ödenen 75.000,00 TL'nin 29.01.2021 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, tasfiye hesabından ...'ye ödenen 187.000,00 TL'nin 02.02.201 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, Tasfiye hesabından ...'ye ödenen 46.000,00 TL'nin 04.02.2021 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, hesabından ...'e ödenen (457.520,00 TL) 1.626,0 gr 22 ayar bileziğin MİSLİ İLE tahsiline (aynen iadesine) aksi takdirde 1.626,0 gr 22 ayar bileziğin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının 04.02.2021 tarihinden itibaren TCMB avans faizi ile, tasfiye hesabından ...'a ödenen 9.745,69 USD'nin 29.01.2021 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte TBK madde 99/3 gereğince fiili ödeme tarihindeki rayiç Türk Lirası ile, tasfiye hesabından ...'ya ödenen 5.000,00 USD'nin 01.01.2021 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte TBK madde 99/3 gereğince fiili ödeme tarihindeki rayiç Türk Lirası ile, tasfiye hesabından ...'a ödenen 13.150,00 USD'nin 01.02.2021 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte TBK madde 99/3 gereğince fiili ödeme tarihindeki rayiç Türk Lirası ile, tasfiye hesabından ...'ya ödenen 5.000,00 USD'nin 02.02.2021 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte TBK madde 99/3 gereğince fiili ödeme tarihindeki rayiç Türk Lirası ile, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacının ortağı olduğu Tasfiye Halinde Demir Yılmaz İnşaat Taah. Turz. Teks. Org.San.Tic.Ltd.Şti'ne ödenmesini belirterek davanın daha önce açılan Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/589 Esas sayılı dosyası ile açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILAR ... , ... , ... ,... , ...'IN CEVABI: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf sıfatının bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların dava konusu hak ile olan bağlantısını ifade ettiğini, davacı ve davalı sıfatının maddi hukuka göre belirlenmesi gerektiğini, somut olayda müvekkillerin şirket ortağı olmadığını ve şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin açılan bu davada hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını, pasif husumet yokluğunun mahkemece re'sen nazara alınması gereken bir itiraz olduğunu, bu nedenle davanın esasına girilmeden sıfat yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davalılar arasında ne maddi ne de şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, müvekkillerin şirkete yabancı üçüncü kişiler olduğunu, uyuşmazlığın esasını inceleme olanağı bulunmadığını, davanın ticari bir dava niteliği taşımadığını ve tacir olmayan müvekkiller yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ayrıca ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, bu eksikliklerin davanın usulden reddini gerektirdiğini, davacı tarafından iddia edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, ceza zamanaşımı iddiasının mevcut bir kamu davası bulunmadığı için geçersiz olduğunu, esasa ilişkin olarak ise müvekkillere yapılan ödemelerin şirket ile yapılan borç ilişkisi çerçevesinde gerçekleştiğini, söz konusu işlemlerin hukuka uygun olduğunu ve davacının 15 yıl sonra açtığı davanın mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DAVALILAR ... VE ...'İNK CEVABI: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkillerden biri açısından pasif husumet yokluğu bulunduğunu, ilgili müvekkilin şirket ortağı olmadığını ve şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin davada taraf sıfatının bulunmadığını, davalılar arasında maddi veya şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığının söz konusu olmadığını, davanın ticari dava niteliğinde olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ayrıca dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin davalılar bazında ayrı ayrı gerçekleştirilmediğini, davacı tarafın müvekkillerden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, talep edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkillere isnat ettiği iddiaların mesnetsiz olduğunu, ödemelerin hukuka uygun bir borç ilişkisine dayandığını, şirketin asıl müdürü olan davacının kendi dönemine ilişkin yasal defter ve belgeleri gizlediğini veya ibraz etmediğini, müdürlük görevini gereği gibi yerine getirmeyerek şirketi zarara uğrattığını, şirket temsilinde eşine verdiği vekaletnamenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na aykırı olduğunu, davacının şirket hesaplarından kendi nam ve hesabına para kullandığını, vergi borçlarını ödemeyerek ve şirket aracının kaydını silmeyerek şirketi zarara uğrattığını, tasfiye dönemi borçlarının artmasına sebebiyet verdiğini belirterek, husumet itirazlarının kabulü ile davanın incelenmeksizin reddini, hukuki yarar yokluğu, arabuluculuk dava şartı eksikliği ve zamanaşımı nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DAVALI ...'NUN CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan ve mahkemenin dosyası ile birleşen davanın dava dilekçesinin müvekkile tebliğinden sonra süresinde cevap verilememesinin müvekkilin iş gereği yurt dışında bulunmasından kaynaklandığını, bu nedenle HMK hükümleri uyarınca eski hale getirme talebinin kabulü ile süresinde sunulamayan cevap ve delillerin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tasfiye sürecindeki şirket hakkında yürütülen işlemlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerine uygun olduğunu, davacı tarafın iddialarının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olarak görevini hukuk kuralları çerçevesinde icra ettiğini, tasfiye memurluğu ücretine yönelik itirazların yasal olmadığını, tasfiye memurlarının şirket esas sözleşmesinde veya atama kararında aksine hüküm bulunmadıkça olağan ücrete hak kazandıklarını, belirlenen ücretin yasal stopaj ve vergilerinin ödendiğini, davacının şirketin son tam yetkili yöneticisi olarak tasfiye öncesi dönemden, yasal defter ve kayıtların tutulmasından ve ibrazından tek sorumlu olduğunu, tasfiye memurunun tasfiye öncesi dönemle ilgili bir tasarrufunun olamayacağını, tasfiye işlemlerinin davacıdan devralınan kayıt ve belgeler esas alınarak yürütüldüğünü, tasfiye sürecinde yasaların öngördüğü ilanların yapıldığını, tasfiye dönemi genel kurullarının yasal usullere uygun olarak gerçekleştirildiğini, genel kurul tutanaklarının ortaklara tebliğ edildiğini ve süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, dolayısıyla tasfiye halindeki şirketin borç ve alacak durumunun kesinleştiğini, davacının kendi sorumluluğundaki yasal defterleri teslim etmeyerek ve gerçek dışı beyanlarla sorumluluktan kaçmaya çalıştığını, şirketin tasfiye öncesi dönemine ilişkin davacı ve yakınları tarafından açılan davaların sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, tasfiye memurluğu tarafından alacaklılara yapılan ödemelerin yasal yükümlülük gereği olduğunu ve keyfi olmadığını , davacının görev süresinden itibaren tasfiye döneminde devam eden hukuk dışı eylemlerinin yargıya intikal etmesi sonucu suç ve suçlarını örtmek amacıyla ortaya çıkan bu davanın reddi gerektiğinden bahisle eski hale getirme taleplerinin kabulüne, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Ana dosyada dava tasfiye memurunun azli , birleşen dosyada şirketin zararı nedeniyle tazminat istemine iliştindir. Ana dosyada taraflar arasındaki ihtilaf tasfiye memurunun azli şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, birleşen dosyada davalıların şirketi zarar sokup sokmadığı zarar var ise zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. Tarafların delilleri toplanmış , şirketin ticari sicil kayıtları , ana sözleşmesi, tasfiyeye ilişkin genel kurul kararı , faaliyet raporu, icra dosyaları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/125635 nolu soruşturma dosyası , dava dosyaları getirtilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Davalı şirket ... tarafından tek ortaklı limited şirket olarak 50.000,00TL sermaye ile kurulmuş olup sermayesi 2000 paya bölünmüş ve ... tarafından 25/04/2008 tarihinde 1000 pay ... 'a 1000 pay ... 'e devir edilerek hisse devri 11/07/2008 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanmış, ayni genel kurulda ... 20 yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak seçilmiştir. 18/01/2011 tarihinde Şirket hissedarlarından ... hissesini ... 'e devretmiş olup 07/02/2011 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanmış, şirketin temsil yetkisinde bir değişiklik yapılmamış davacı ... şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görevine devam etmiştir. 20/02/2019 tarihli genel kurulda şirket hissedarları ... ve ... tarafından oy birliği ile şirketin tasfiyesine karar verilmiş ve tasfiye memuru olarak davalı ... atanmış bu karar 28/02/2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanmıştır. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Cumhuriyet Vergi dairesi Müdürlüğünün 30/11/2020 tarihli cevabi yazısında davalı şirketin vergi kaydının 12/10/2010 tarihinde açıldığı ve faaliyete başladığı, 26/12/2012 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terk halinde sona erdiği, 07/03/2019 tarih 246238 sayılı 26/02/2019 tarihi itibarıyla tekrar mükellefiyetinin aktif hale getirildiği bildirilmiştir. Davacı tarafından tasfiye kararı alınmadan önce 18/02/2019 tarihli 2014- 2015-2016 2017 ve 2018 yıllarına ait faaliyet raporu düzenlenmiş ve raporun 7. Maddesinde faaliyet yılının sona ermesinden sonra şirkette meydana gelen ve ortakların, alacaklıların ve diğer ilgili kişi ve kuruluşların haklarını etkileyebilecek nitelikte özel önem taşıyan herhangi bir menfi durumun mevcut olmadığı , faaliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu yazılmış ve rapor düzenleyen şirket müdürü ... tarafından imzalanmıştır. Davacı ile davalı şirket ve tasfiye memuruna kesin süre verilmesine rağmen şirkete ait ticari defter ve kayıtlar mahkememizi ibraz edilmemiş, davacı tarafından ticari defter ve kayıtların şirketin mali müşavir ... tarafından tutulduğu, vergi dairesi ve SGK 'ya verilen tüm beyannamelerinde bu kişi tarafından verildiği bildirilmiştir . Şirketin kurulduğu 21/09/2004 ile 11/07/2008 tarihleri arasında şirket müdürü ... olup bu döneme ait ticari defter ve kayıtlarında davacı ... 'a teslim edilmediği davacı vekili tarafından bildirilmiş olup tasfiye kararından sonra da şirket müdürü olan davacı tarafından tasfiye memuru ... 'na şirket ticari defter ve kayıtları teslim edilmemiş bu husus yazışmalarla belirlenmiştir. Mahkememizce alınan ve bilirkişiler Şeref Akbal ve Nevra Başkal tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı yan sunmuş olduğu dilekçe ile “Gelir İdaresi Başkanlı gönderilen bilançoya dayalı olarak inceleme yapılmasını...” talep etmiş ise de, bilançoda yer alan tutarlar, hesabın yılsonu bakiyesine göre “borç / alacak” olarak kaydedilmekte olduğundan dönem içindeki hareketler bilançoda yar almadığından Ticari defterler , hatta ticari defterlerde yer alan kayıtlara ilişkin dayanak fatura/ ödeme belgeleri / mahsup fişleri olmaksızın Mizan' da yer alan kayıtların gerçek bir borç ilişkisine dayanıp dayanmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememize şirkete ait ticari defter ve kayıtlar yapılan ihtarlara rağmen teslim edilmemiş olduğundan banka kayıtları ile dosyaya ibraz edilen belgeler , faaliyet raporları, bilanço ve mizanlar esas alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan ve bilirkişiler Merve Bihter Akıcı ile Celal Koca tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin kurulduğu 2004 yılından başlamak üzere 11.07.2008 tarihine kadar şirket müdürü olarak ...'in şirketi temsil ve ilzam ettiği, ...'in hisselerini (Kızı) ...'e devrettiği 11.07.2008 tarihinden sonra şirketi şirket müdürü olan ...'ın temsil ve ilzam ettiği, dosyasına sunulan belgelerdin tetkikinde şirketin kurulduğu 2004 yılı ile 2008 yılları arası iş ve işlemleri ile ilgili ortaklar kurulunca şirket faaliyetleri ile ilgili herhangi bir faaliyet raporu düzenlenmemiş olduğu, ... tarafından 18.02.2019 tarihinde hazırlanmış faaliyet raporu ve ekinde yer alan şirket bilançoları ve gelir gider tablolarının ortaklar kurulunca kabul edilerek ibra edildiği, Şirket Ortaklar Kurulu 20.02.2019 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verdiği ve tasfiye memuru olarak Bülent POPYRAZOĞLU'nun atandığı, tasfiye memuru tarafından yapılması gereken tescil ve ilan işlemlerinin tamamlanmasını mütcakip 16.11.2019 tarihinde 1. dönem Tasfiye Genel kurulu yapıldığı ... genel kurul gündemi 1.2 ve 3 maddelerine itiraz ederek şerh düştüğü , ...'in tasfiye bilançosuna konu bazı tutarların güncelleştirilmemiş olması nedeniyle bilançonun şirketin fiili durumunu yansıtmadığını beyan ederek bilançoya ve faaliyet raporuna itiraz ettiği, Tasfiye Memurunun ...'ın itirazları ile ilgili verdiği cevapta, en son şirket müdürünün ... olduğunu, 18.02.2019 tarihli faaliyet raporunun adı geçen tarafından düzenlendiğini, tarafınca düzenlenen bilanço ve diğer mali tabloların tasfiye kararı sonrası tarafına teslim edilen Bilanço, Gelir Tablosu, Mizan ve Karar defteri göz önünde bulundurularak hazırlandığını beyan ederek itirazlar ile ilgili yapılması gereken herhangi bir husus bulunmadığını bildirdiği, şirketin diğer ortağı ...'in borçların güncellenmesi ile ilgili itirazlarını göz önünde bulundurarak döviz, altı ve hisse payı karşılığı olarak tespit edilmiş borçları güncelleştirerek 1'nci tasfiye dönemi bilançosunu revize ederek şirket ortaklarına göndermiş olduğu, Taraf beyanları ile de sabit olduğu üzere şirket faaliyetleri ile ilgili mali işlemlerin ve şirket ticari defterlerinin S.M.M.M. ... tarafından tutulmuş olduğu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin çalışma usul ve esaslarını belirleyen yönetmelik hükümlerine göre S.M.M.M. olarak hizmet veren kişilerin mükelleflerine ait defterleri yılın bitimini müteakip (kapanış işlemlerinin yapılmasını akabinde) mükellefine tutanak ve imza karşılığın teslim etmeleri gerektiği, dava dosyasında S.M.M.M. ...'in şirkete ait ticari defterleri teslim ettiğine ilişkin ilişkin herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, dava dosyasında bulunan Kurumlar Vergisi Beyannameleri, 2004-2008 yılları arasını kapsayan 18.02.2019 tarihli faaliyet raporu, anılan faaliyet raporu ekinde yer alan detaylı 2013 yılsonu mizanında yer alan bilgilerden hareketle (2013 yılı mizanında yer alan tutarların yıllara da aynen aktarılmış olması nedeniyle) şirketin tasfiye öncesi güncellenmemiş bilançosunda yer alan tutarların (şirkete ait ticari defterler tasfiye memuruna ibraz edilmemiş olması nedeniyle tasfiye memurunun borç ve alacak tutarlarına ilişkin detay belgeleri inceleme imkanı olamadığından) fiili durumu yansıttığın kabulü gerekeceği, bu kabulden hareketle tasfiye memurunun mizanda yer alan döviz, hisse payı ve altın borcundan kaynaklanan tutarları güncelleştirmesi ile şirketin alacaklı olduğu tutarlarla ilgili adat faizi hesaplaması mevzuat hükümlerine uygun olduğu, tasfiye memuru tarafına sunulan bilgi ve belgeleri esas alarak şirketin tasfiyesi ile ilgili işlemlerini mevzuata uygun olarak yürüttüğünün (2019 yılında ...'in müdürlük görevi sonlanmasına rağmen şirket banka hesabından tahsil ettiği tutarları ilgiliden tahsilini talep etmemesi durumu hariç) söylenebileceği, Tasfiye Memurunun azledilip azledilemeyeceği hususu Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Şirketin tasfiyesine karar verildiği 20.02.2019 tarihli bilanço ve mizanda yer alan değerler esas alınarak (tasfiye memuruna şirkete ait ticari defterler ve bilançoda yer alan borç ve alacak tutarlarına dayanak belgeler verilmemiş olması nedeniyle) yapılmış olan borç güncelleme ve alacaklı olunan tutarlara adat faizi hesaplaması mevzuata uygun olması nedeniyle, tasfiye memurunun şirketten alacaklı olan kişilere yaptığı ödemelerin ilgililerden talep edilemeyeceği, Mahkemenin de malumlarında olduğu üzere tasfiye memuru olarak görevlendirilen kişiler tarafından sarf edilecek emek ve mesaiye karşılık ilgili kişiye ücret ödenmesi gerekeceği, şirketin tasfiyesi yönünde alınmış kararda tasfiye memuruna ücret ödenmesine ilişkin herhangi bir belirlemenin yapılmadığı, tasfiye memurunun şirketin alacaklı olduğu Ankara 9 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada verilmiş kararda hükmedilen şirket alacağının tahsili amacıyla Ankara 16 İcra Müdürlüğü 2018/6189 E. sayılı dosyası kapsamında tahsilat yapıldığı 29.01.2021 tarihine kadar her hangi bir ücret almadan görevini sürdürdüğü, Ankara 12 İcra Müdürlüğü 2018/6189 E. sayılı dosyasında şirkete para aktarılmasını müteakip aylık 3.000,00 TL net ücret olarak tahakkuk ettirdi tutar nedeniyle şirkete borçlu olamayacağı ve söz konusu tutarın iadesinin gerekmeyeceği değerlendirilmiş olmakla birlikte bu hususun Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Şirket ortağı ve 11.07.2008 tarihine kadar şirket müdürü olan ...'in müdürlük görevinin sona ermesinden sonra şirketin Yapı Kredi Bankası Mithatpaşa Şubesinde bulunan hesabından 14.04.2009 tarihinde çektiği 164.000,00 TL ile 24.04.2009 tarihinde çektiği 2.000,00 TL'sını anılan tarihte şirket müdürü olan ...'ın eşi Hüseyin YILMAZ'a verdiğini beyan etmiş olmakla birlikte bu hususu tevsik edici belge sunmamış olması nedeniyle söz konusu tutarların şirket iade edilmesi gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Ana dosyada ; Davacının 25/04/2008 tarihinde tasfiye kararı alındığı 20/02/2019 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu, ... 'ın müdür olduğu 2004- 2008 yılları arasında faaliyet raporunun düzenlenmedi, bu döneme ait ticari defter ve kayıtların davacı tarafından müdür olduktan sonra ... 'den talep edildiğine dair bir belgenin dosyada mevcut olmadığı gibi davacını müdür olduğu 2008- 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafından S.M.M.M. ...'in kendisine teslim etmediğinin bildirildiği, şirketi münferiden temsile yetkili davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu, ticari defter ve kayıtlar mali müşavir tarafından tutulmuş olsa da müdür olduğu dönem içinde şirketi temsile yetkili tek kişi olduğundan bu dönem içinde yapılan tüm işlemler kayıtlardan haberdar olmadığını iddia etmesinin hukuka aykırı olduğu , davacının ticari defter ve kayıtların mali müşavir tarafından kendisine teslim edilmesini talep ettiğine dair bir belge ibraz etmediği, tasfiye memurunun kendisine teslim edilen belgelere göre görevini yerine getirdiği, azlini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine, Birleşen dosyada ; - her ne kadar tasfiyeye ilişkin genel kurul kararında tasfiye memuruna ücret taktir edilmemiş ise de Tasfiye memurunun emek ve mesaisine karşılık ücret talep etme hakkı olduğu, görev başladığı 20/02/2019 tarihinden 29/01/2021 tarihine kadar 25 aylık ( aylık 3000TL ) toplam 75.000TL tasfiye memuru ücretinin fahiş olmadığı , usulüne uygun olarak ticari defter ve kayıtlara işlenerek tahsil edildiği anlaşıldığından ve şirketin bu nedenle zararı söz konusu olmadığından buna ilişkin talebin reddine, -Cemil Çiftci 'den alınan borcun bu kuşu tarafından ibraz edilen ve şirket kaşesini taşıyan belgeye göre 01/05/2008 tarihinde, ...'dan alınan borcunda 30/05/2008 tarihinde davacının müdür olduğu dönemde alındığı, ... ile ... 'dan alınan borçların ... 'in müdür olduğu dönemde alındığı, davacının müdür olduktan sonra bu borçların ticari defterlere kayıt edilip edilmediğini kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğu, bu borçların davacının müdür olduğu dönemde yapılan 2013 yılı bilançosunda yer aldığı ve bu nedenle tasfiye memuru tarafından tasfiye işlemleri gereğince ödendiği , şirket zararının söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından buna ilişkin talebin reddine, -Davalı şirket ortağı ve 2004-2008 yıllarında şirket müdürü olan Hüseyin Yılmaz 'ın davacının şirket müdürü olduğu dönemde yetkisi olmadığı halde şirketin Yapı Kredi Bankası Mithatpaşa Şubesinde bulunan hesabından 14.04.2009 tarihinde çektiği 164.000,00 TL ile 24.04.2009 tarihinde çektiği 2.000,00 TL'sını anılan tarihte şirket müdürü olan ...'ın eşi Hüseyin YILMAZ'a verdiğini beyan etmiş olmakla birlikte bu hususu tevsik edici belge ibraz etmediği, bu bedelin şirket defterlerine her hangi bir şekilde gider olarak ta kayıt edilmediği bu şekilde şirketin 166.000,00TL zarar sokulduğu anlaşıldığından buna ilişkin talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Ana dosyada davanın reddine , 2- Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/658 esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüyle 166.000.00TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Huseyin Demir 'den tahsili ile Tasfiye Halinde Demir Yılmaz İnş. Taah Turz. Teks. Org.San. Tic. Ltd. Şti 'ye ödenmesine , Diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine , 3-Ana dosyada alınması gereken 732,00TL harçtan dava açılırken alınan 54,40TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 59,30TL ıslah harcı toplamı 113,70TL'nin mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 618,30 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/658 Esas sayılı dosyasında alınması gerekli 11.339,46TL harçtan peşin alınan 24.369,60TL'nin mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 13.030,14TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 5-Ana dosyada yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Birleşen dosyada yapılan 3,50TL dosya kapak ücretinin davalı ... 'den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan 50,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafına verilmesine, 8-Ana dosyada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince red edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar tarafına verilmesine, 9- Birleşen dosyada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafına verilmesine, 10-Birleşen dosyada karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince red edilen kısım üzerinden hesaplanan 194.540,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar tarafına verilmesine, 11-Birleşen dosya yönünden zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.360,00TL'nin davanın kabul/red oranına göre 132,44TL'sinin davacıdan , 1.227,56TL'sinin davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 12-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve birleşen dosyada davalılar vekilinin yüzüne karşı , tasfiye memuru ve vekilinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2026

Başkan ... E İmza Üye ... E İmza Üye ... E İmza Katip ... E İmza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/589, K. 2026/597, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-589-e-2026-597-k-233c0593b47f