Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1104 E. 2026/1289 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1104
Karar No
2026/1289
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1104 - 2026/1289 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1104 KARAR NO : 2026/1289

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2025 NUMARASI : 2016/442 Esas- 2025/362 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- 2- VEKİLLERİ : Av.

: 3- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07/10/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.10.2012 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında, kontrollü olarak karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan davacıya çarpmasıyla meydana gelen kazada davacının yaralandığını, sürekli olarak çalışamaz hale geldiğini, bir meslek ve kazanç elde edemez duruma düştüğünü, kaza öncesinde işlek bir lokantanın çay ocağını işletme işini yapan sigortalı işçi iken kaza sonrasında sağlık sorunları nedeni ile çalışamadığını, yüzünde meydana gelen sabit izin kazancına da etkisinin olumsuz olduğunu, kazadan önce tek başına yaşayan ve günlük tüm işlerini kendi yapan davacının kaza sonrasında gelininin bakımına muhtaç hale geldiğini, davalılardan istenebilecek tüm tedavi ve iyileştirme giderlerinin özellikle davacının olması gereken ameliyat ve operasyonlar da dikkate alınarak uzman bilirkişilerce hesaplatılmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve ileride artırılmak üzere; 1.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.12.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile işleten ve sürücüden tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 1.000-TL değerinde açtıkları maddi tazminat miktarını 03.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarını içermek üzere toplam 33.420,65-TL'ye (33.184,68-TL sürekli iş göremezlik tazminatı +235,97-TL geçici iş göremezlik tazminatı) yükselterek 32.420,65-TL'ye işleten ve sürücü yönünden olay tarihi olan 27.10.2012 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın kabulüne, maddi tazminat yönünden; 33.184,68TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 235,97TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 27.10.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden; 30.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 27.10.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan 03.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunu kabul etmediklerini, davacının sağlık durumundan dolayı gidememesi nedeniyle muayenesi yapılamadan hazırlanmış bir rapor olduğunu, mahkemece Hacettepe Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor yerine 03.02.2025 tarihli raporun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, davacının geçirmiş olduğu kaza neticesinde beyin kanaması geçirdiğini ve beyinde kan pıhtısı oluştuğunu, beyinde meydana gelen hasarlar nedeni ile davacıda sürekli unutkanlık hali baş gösterdiğini, kaza nedeni ile sağ tibia plato kırığı tanısı konuğunu ve dizindeki kırık nedeni ile operasyon geçirdiğini, bacağına platin takıldığını, ameliyat sonrasında sağ bacağını tek başına kullanamadığını, uzun süre ayakta duramadığını ve koşamadığını, ağzından çenesine kadar olan kısımda yarık meydana geldiğini ve bu yara nedeni ile yüzünde sabit iz kaldığını, davacının bu sabit iz nedeni ile konuşmasının düzelmesi için ikinci bir ameliyat geçirmesi gerektiğini, 20 gün hastanede yattığını ve ciddi operasyonlar geçirdiğini, psikiyatri kliniğinde tedavi gördüğünü ve çok ciddi yan etkileri olan ilaçlar kullanmak zorunda kaldığını, trafik kazası sonrasında işine dönemediğini ve işten ayrılmak zorunda kaldığını, hükme esas alınan 03.02.2025 tarihli raporda tazminat miktarlarının oldukça düşük hesaplandığını, davacının çalışma gücünü yitirdiğini, geleceğe yönelik olarak çalışma gücünün kaybına ilişkin tazminat talepleri bulunduğunu, bilirkişi ek raporunda Adli Tıp Kurumu raporuna göre bakıcı gideri hesaplanmadığını, Hacettepe Üniversitesi raporuna göre ise oldukça düşük hesaplandığını, her ne kadar davacının bir kısım tedavi giderleri devlet hastaneleri tarafından karşılanmışsa da kaza geçirdiği tarihten tamamen iyileşinceye kadar geçen sürede pek çok masraflar yapıldığını, bu masrafların tamamına yakınının belgelendirilmesi mümkün olmadığından, Yargıtay'ın tedavi ve iyileşme giderlerinin çok kapsamlı olduğunu, bunların istenmesi için belge koşulu olmadığını ve Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi gereğince zararın ve kapsamın belirlenmesi gerekeceğine ilişkin kararları doğrultusunda, davalılardan istenebilecek tüm tedavi ve iyileştirme giderlerinin özellikle davacının ileride olması zorunlu ameliyat ve operasyonlar da dikkate alınarak uzman bilirkişilerce hesaplattırılmasına karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafın sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca,27.10.2012 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında istikametine göre yolun solundan sağına doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya...’ya kamyonetin sağ ön kesimi ile çarpmasıyla meydana gelen kazada yayanın kod:04 “Araçlara ilk geçiş hakkını vermemek” kusurunu işlediği, sürücünün ise KTK.'nın 52/b “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” maddesini ihlal ettiğinin belirlendiği, mahkemece Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 15/11/2018 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in %15 oranında, yaya...’nın %85 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 16.SCM’nin 2013/336 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu, katılanın asli kusurlu olduğunun belirlenmesiyle sanığın taksirle yaralanmaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacı yayaya çarpan aracın kaza tarihini kapsayan ZMM sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği, dosya kapsamında yer alan maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve davacının maluliyet durumunun belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu’ndan alınan 15/06/2021 tarihli rapor uyarınca, davacının 27/10/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak %6 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 17/03/2022 tarihli rapor uyarınca davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik dönemine ait tazminatın 33.184,68 TL, geçici iş göremezlik dönemine ait tazminatın 235,97 TL olarak tespit edildiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in %15 oranında, yaya...’nın %85 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya, denetime ve kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına, buna göre davacının 27/10/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak %6 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, her ne kadar davacı vekili dava ve açıklama dilekçesinde tedavi giderlerini de talep ettiklerini belirtmiş ise de mahkemece açıklama yapması için verilen süre içinde sunduğu açıklama dilekçesinde de tedavi giderine dair kuruşlandırma yapmadığı, bilakis ıslah dilekçesinde ‘1.000-TL değerinde açtıkları maddi tazminat miktarını 03.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarını içermek üzere toplam 33.420,65-TL'ye (33.184,68-TL sürekli iş göremezlik tazminatı +235,97-TL geçici iş göremezlik tazminatı) yükselterek 32.420,65-TL'ye işleten ve sürücü yönünden olay tarihi olan 27.10.2012 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olduğundan, mahkemece verilen hükümde bu yöne ilişkin bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına(kaldı ki ileride yapılması muhtemel tedavilerin farazen değerlendirilmesiyle tedavi giderine hükmedilmesinin de mümkün bulunmadığının anlaşılmasına),davacının yaralanmasının mahiyeti, kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ilkesi uyarınca mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf harçları yatırılmadığından Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davacı adli yardım talebinden yararlandığından tebligat masrafından oluşan 60,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar tarafından yapılan tebligat masraflarından oluşan toplam 45,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1104, K. 2026/1289, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1104-e-2026-1289-k-e13e77047f2b