Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/72 E. 2026/2519 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/72
Karar No
2026/2519
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/72 - 2026/2519 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/72 KARAR NO : 2026/2519

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2022/456 Esas, 2024/812 Karar DAVACI : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 12/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2024 tarih ve 2022/456 Esas, 2024/812 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile ...’ın oğlu, ...’ın kardeşi olan ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olup davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 29.11.2019 tarihinde çarpışması sonucunda ...’ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ceza yargılaması sonucu davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, davacı ... ile ...’ın destekten yoksun kaldığını, ayrıca tüm davacıların manevi zarara uğradığını, destekten yoksun kalma zararın tazmininden davalıların sorumlu olduğunu, bu maksatla davalı sigorta şirketine müracaat sonucu ödenen tutarın yetersiz olduğunu ileri sürerek ve maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (Destekten yoksun kalma tazminatı) (davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde) ve baba ... için 75.000,00 TL, yine anne ... için 75.000,00 TL ve kardeşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 29/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza davasında müvekkilinin cezalandırılmasına karar verilmiş ise de kararın henüz kesinleşmediğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkiline atfedilebilecek kusurun bulunmadığını, müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın maddi tazminat yönünden trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, maddi tazminat yönünden; davacılar ... ve ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat yönünden davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat talepli davanın reddine, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 29/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; yargılamanın devam eden sürecindeki benimsenen ilk ihtimalden sonra herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve de hangi delile dayanıldığı belirtilmeden ikinci ihtimalin benimsendiğini belli etmeksizin davanın reddedilmesinin hem usul hem de esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla lehlerine yorumlanması gereken ATK kusur raporunun hangi sebeple ve delille aleyhe yorumlandığına dair herhangi bir emare bulunmadığını, ayrıca müvekkilleri ile davalı sigorta şirketi arasında kısmi ibraname bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı ... vekili; müvekkiline kusur izafe edilerek alınan kusur raporlarının hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffaya ait 29.11.2019 tarihli ölüm muayene tutanağı ile kesin ölüm sebebinin kafa içi travma sonucu beyin kanası olduğunun tespit edildiğini, bu tespitten anlaşılacağı üzere müteveffanın kaza anında kask takmadığının ortada olduğunu, müteveffanın ...'ın uyuşturucunun etkisi altında güvenli sürüş yeteneğini kaybederek trafiğe çıkması da göz önünde bulundurulduğunda yaşanan kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığının sabit olduğunu, müteveffanın kanında uyuşturucu ve uyarıcı madde tespit edilmiş olmasının yaşanan kazada etkisi olup olmadığının da ne kusur raporunda ne yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, yeterli araştırmanın yapılmadığını, müteveffanın motosiklet üzerinde seyahat halindeyken kask takmaması ve uygun kıyafetler giymemesi sebebiyle ağır kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari %25 oranında indirim yapılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından keşif yapılmaksızın alınan raporların kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosyada bulunan kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'in kavşakta ilk geçiş hakkını vermediğinden, ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından dolayı kusurlu oldukları belirtilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4863 soruşturma sayılı dosyasında trafik bilirkişisinden alınan 04.12.2019 tarihli raporda ... plaka sayılı davalı ...'in kavşakta geçiş önceliğine uymadığından 1.derecede asli kusurlu, ...'ın ise 2.derecede tali kusurlu oldukları belirtilmiştir. ....Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/100 Esas, 2021/357 Karar sayılı ATK'dan alınan ihtimalli raporda ...'in asli oranda, davalı sürücü ...'ın tali oranda, diğer ihtimal durumda müteveffa ...'in tali oranda, davalı sürücünün asli oranda kusurlu olabilecekleri belirtilmiştir. Mahkemesince alınan14.11.2022 tarihli ATK raporu incelendiğinde; Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi tarafından .... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmuş 26.01.2021 tarihli raporda olay iki hale göre değerlendirilerek; 1. halde, olay kaza anında motosikletin farının yandığı kabulüyle değerlendirildiğinde: sürücü ...’in asli kusurlu olduğu ve sürücü ...’ın kusursuz olduğu, 2. halde, olay kaza anında motosikletin farının yanmadığı kabulüyle değerlendirildiğinde: sürücü ...’in tali kusurlu olduğu ve sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. Yine bu rapor içeriğinde “… 30.11.2019 tarihli tutanakta; "...motosikletin aydınlatma sisteminin çalışıp çalışmadığı kontrolü için yeni sanayi sitesinde faaliyet göstermekte olan ... Oto elektrik ustası olan ..... ... plakalı motosikleti emniyet otopark ve yedieminde kaza haliyle yapılan motosikletin incelemesi sonucunda; motosikletin aküsünün olmadığı, motosikletin arka stop lambalarının aktif halde çalıştığı, ancak ön far lambasının çalışmadığı yapılan kontroller sonucunda anlaşıldığı..." ifade edilmiştir. …” ifadelerine yer verilmiştir. .... Asliye Ceza Mahkemesinin aynı olaya konu 15.06.2021 tarihli Gerekçeli Kararı dosyada mevcut olup bu karar içeriğinde “… Mahkememizce kusur durumunun tespiti maksadıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış olup, tanzim edilen rapor ile motosiklet farının yandığı kabul edildiğinde sanığın asli kusurlu, müteveffanın kusursuz olduğu, kaza anında motosiklet farının yanmadığı kabul edildiğinde sanığın tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu olduğuna yönelik rapor tanzim edilmiş olup, motosiklet farının yanıp yanmadığına ilişkin şüphenin mevcut olduğu olay itibari ile bu durumun tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla ceza yargılamasına hakim olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince ilgili husus sanık yararına değerlendirilerek sanığın tali, müteveffanın asli kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. …” ifadelerine yer verilmiştir. .... Asliye Ceza Mahkemesinin aynı olaya konu 15.06.2021 tarihli Gerekçeli Kararı içeriğinden ve 11.11.2020 tarihli Keşif Tutanağı içeriğinden anlaşılmakla sürücü ... keşifteki ifadesinde “… Ben ...’a arkadaşımı bırakmaya geldim. Dönüşümde kavşak noktasında sağı solu kontrol ettim. Hareket ettiğimde bir patlama sesi duydum, aracımın camı patladı. İndikten sonra motosiklet olduğunu fark ettim. Saat akşam 18:00 sıraları idi. Ben iki tarafımı kontrol ettiğimde herhangi bir ışık görmedim. İndiğimde yerde iki kişinin olduğunu gördüm. O sırada jandarma ve ambulansı aradım. Ben kavşakta beklerken herhangi bir araç sesi ve ışığı görmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Asliye Ceza Mahkemesinin aynı olaya konu 15.06.2021 tarihli gerekçeli kararı içeriğinden ve 11.11.2020 tarihli keşif tutanağı içeriğinden anlaşılmakla tanık ... ifadesinde “… Biz olay günü müteveffa ile gidiyorduk. Motorun hızı 60-70 km hızındaydı. Motorun dörtlüleri yanıyordu ve kısa devrelerimiz yanıyordu. Biz kavşak noktasına geldik. Daha sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Hava yeni kararmaya başlamıştı. Soruşturma aşamasındaki ifade anında ben şoktaydım. Olay şu anda belirttiğim şekilde gerçekleşti. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir” şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Asliye Ceza Mahkemesinin aynı olaya konu 15.06.2021 tarihli gerekçeli kararı içeriğinden anlaşılmakla tanık ... ifadesinde “…Olay günü ben ve ... isimli arkadaşım ...'a gitmiştik. Orada işlerimiz vardı. İşlerimizi hallettik ve geri ... ilçesine dönüyorduk. ... kavşağına geldiğimizde yolu kontrol ettik ancak gelen sadece bir tır vardı. Tır geçtikten sonra akabinde ... yola çıkacakken bir motosiklet gelerek sol ön taraftan arabaya çarptı. Biz bu şahsın geldiğini görmedik. Akşam hava karanlıktı ve motosikletin ışığı yoktu. Herhangi bir ses de duymadık. ... ve ben yolu kontrol ettik ancak motosikleti görmedik." şeklinde beyanda bulunmuştur. 11.11.2020 tarihli keşif tutanağı içeriğinden anlaşılmakla tanık ... keşifteki ifadesinde “Ben kazaya karışan motorun sahibiyim, olay günü ... benden motoru istedi. Ben öğlen sıralarında motoru ...e vermiştim. Ben motoru verdiğimde motorun ışıkları çalışıyordu. Motorun herhangi bir arıza sıkıntısı yoktu.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyada mevcut olan beyanlar, trafik kazası tespit tutanağı ve bu tutanak içeriğindeki kaza yeri krokisi, ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuş 04.12.2019 havale tarihli bilirkişi raporu, .... Asliye Ceza Hakimliğine sunulmuş olay yerinde 11.11.2020 tarihinde yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenmiş 16.11.2020 tarihli Bilirkişi Raporu, Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi tarafından .... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmuş 26.01.2021 tarihli rapor, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli gerekçeli kararı ile diğer tüm veriler heyetçe incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında; kaza sırasında ... plakalı motosikletin farının yanıp yanmadığı hususunda tereddüt oluştuğundan dolayı mahkemenin takdirine bırakılmak üzere olay iki hale göre değerlendirilip rapor hazırlanmıştır. Mevcut verilere göre; Birinci halde; olay sırasında ... plakalı motosikletin farının yanıyor olması durumunda: --- Davalı Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında alacakaranlık vakitte seyri sırasında geldiği aydınlatmasız olay yeri kavşak başında seyir yönüne hitaben bulunan “DUR” levhasına uyarak ve tali yoldan anayol konumundaki bölünmüş devlet karayoluna çıkmakta olduğunu dikkate alarak durup anayolu takiben seyir halinde bulunan motosiklete ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı devlet karayolu üzerinde solundan gelen motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda kusurludur. --- Müteveffa Sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahal dışında alacakaranlık vakitte bölünmüş devlet karayolunu takiben seyri sırasında geldiği aydınlatmasız olay yeri kavşakta sağındaki tali yoldan kavşağa giren otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda kazaya etken kural ihlali bulunmadığından kusursuzdur. İkinci Halde; olay sırasında ... plakalı motosikletin farının yanmıyor olması durumunda: --- Davalı Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında alacakaranlık vakitte seyri sırasında geldiği aydınlatmasız olay yeri kavşakta, seyrine göre solundan kavşağa gelmekte olan ve farı yanmadığı için fark edemediği motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda, her ne kadar çarpıştığı motosikletin farı yanmamakta ise de kavşak başında seyir yönüne hitaben “DUR” levhası bulunduğunu ve tali yoldan anayol konumundaki bölünmüş devlet karayoluna çıkmakta olduğunu dikkate alarak çıkacağı yol üzerindeki trafiği iyice kontrol etmesi gerekirken bu kurala uymadan ve yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı devlet karayolu üzerinde solundan gelen motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda kusurludur. --- Müteveffa Sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile trafiğin seyir durumunu tehlikeye düşürecek biçimde aracının farı yanmadığı halde meskun mahal dışında alacakaranlık vakitte bölünmüş devlet karayolunu takiben seyre çıktığı, aracının görünürlüğünü kısıtlayıcı biçimde farı yanmaz vaziyette seyri sırasında geldiği aydınlatmasız olay yeri kavşakta sağındaki tali yoldan kavşağa giren otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda kusurlu olduğu kanaatine varıldığından sonuç olarak birinci hale göre; davalı Sürücü ...’in %100 oranında kusurlu, müteveffa sürücü ...’ın kusursuz, ikinci hale göre; davalı sürücü ...’in %20 oranında kusurlu, müteveffa sürücü ...’ın %80 oranında kusurlu olduğu şeklinde rapor hazırlandığı görülmüştür. Ceza mahkemesinde yargılama sırasında alınan tanık beyanlarında 2 tanığın aracın farlarının yandığı, 1 tanığın ise farların yanmadığı şeklinde beyanda bulundukları, ceza mahkemesince bu durumun ispatı mümkün olmayıp sanık lehine olması sebebiyle sanık ...'in tali kusurlu olduğunun kabul edildiği görülmüştür. Görüldüğü üzere KTT, ceza dosyasında alınan kusur raporu, işbu dosyada alınan kusur raporları arasında çelişkinin bulunduğu görülmekle mahkemece bu çelişki giderilmeksizin alınan kusur raporunun hükme esas alınması hatalı görülmekle; mahkemece dosyada bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın İTÜ, ODTÜ Makine Mühendisliği veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi heyetine tevdii ile dosyada kusur raporları arasında yer alan çelişkinin giderilmesi gerektiği anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Kararın kaldırma sebebine göre tarafların sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla trafik kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki çelişkilerin giderilerek tarafların kusur oranının belirlenmesi hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacılar ve davalı ... ... vekillerinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar ve davalı ... ... vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2024 tarih ve 2022/456 Esas, 2024/812 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacılar ve davalı ... ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davacılar ve davalı ... ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.12/10/2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/72, K. 2026/2519, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-72-e-2026-2519-k-7c3a41e3fce3