Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/955 E. 2026/1315 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/955
Karar No
2026/1315
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/955 KARAR NO : 2026/1315

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2025 NUMARASI : 2021/649 Esas 2025/430 Karar

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat)

DAVALI : 1 -... - -... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat)

DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat)

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı... adına kayıtlı olan...plaka sayılı, ... motosiklet ile 14/06/2020 tarihinde ...caddesi üzerinde seyir halinde iken trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalının alkollü olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin vücudunda kaza sonucunda kemik kırılması oluştuğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek sürekli iş göremezlik, geçici iş gücü kaybı ve tedavi giderlerine ilişkin zararlarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin yaşadığı kaza sonucunda trafik sigortasının zararı karşıladığını, müvekkilinin alkol etkisi altında kazaya sebebiyet verdiği ve tam kusurlu olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, kaza esnasında davacının mevcut olan hız durumunun göz önüne alınmadığını ve müvekkilinin önüne köpeğin çıkması nedeniyle kaza yaptığını, davacının Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden aldığı maluliyete ilişkin raporda belirtilen oranın fahiş olduğunu, iyileşme süreci ve bakıcıya muhtaç olduğuna ilişkin sürelerin kabul edilemeyeceğinin bildirerek davanın reddini talep etmiştir Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'e izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olan tarafın davacı taraf olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin tedavi gideri tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, yol, yemek ve konaklamaya yönelik zararlardan sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede; davacının, 14/06/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında maddi tazminat talebinde bulunduğu, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği, kusura ilişkin yapılan değerlendirmede ceza dosyasında alınan taraf beyanları, kaza tespit tutanağı ve ATK tarafından görüntüler izlenerek düzenlenen rapora göre tarafların kusur durumunun tespit edildiği ve kazada davacının kusurunun bulunmadığının, davalı ...'ın %75, yola çıkan köpeğin ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olması nedeniyle davacının zararlarının tamamından davalıların sorumlu olması gerektiği hususunun da değerlendirilmesi gerektiği, maluliyet yönünden ESOGÜ tarafından düzenlenen 14/06/2021 tarihli rapor ile ATK İkinci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişki olması üzerine İkinci İhtisas Üst Kurulu'ndan rapor alındığı ve bu raporun da aksini ortaya koyar bir delilin de taraflarca sunulmadığı ve bu nedenle hükme esas alınabileceği, davacının gelirinin tespiti konusunda araştırma yapıldığı ve davacının bilgisayar mühendisliği mezunu olduğu, bu konuda aktüer bilirkişiden kusur oranları ve asgari ücret ve davacının bilgisayar mühendisi olması nedeniyle emsal ücret konularında ihtimalli raporlar hazırlandığı, davacının dava değerini 12/02/2025 tarihli dilekçesiyle artırdığı, aktüer bilirkişi raporunda da görüleceği üzere İnşaat Mühendisleri Odası'nın belirttiği emsal ücretlere göre davacının zararının 2.278.427,77 TL olduğu ve davalı ... şirketi tarafından 75.500,00 TL ödeme düşüldüğünde zararın 2.202.927,77 TL olduğu, kusur oranına göre değerlendirme yapıldığında ise davacının zararının 1.633.320,83 TL olduğu, asgari ücrete göre ise 1.086.554,98 TL, kusur indirimi durumunda 796.041,24 TL olduğu belirtilmekle birlikte, davacının gelirinin bilgisayar mühendisi olarak ve emsal ücretler dikkate alınarak davacının zararının tümünden sorumlu olunduğu dikkate alınarak kabul edilmesi gerektiği ve bu miktarın da 2.278.427,77 TL olduğu, bu miktardan davalı ... şirketi ile yapılan ihtiyari arabuluculuk sözleşmesinde teminat limiti kadar feragat edildiğinin bildirildiği ve teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu ve bu miktarın bu zarardan düşülmesi gerektiği anlaşılmakla birlikte davacının bedel artırım dilekçesindeki talebinin kusur indirimine yönelik olduğu ve bu durumda da aktüer bilirkişi raporunda belirtilen 1.708.820,83 TL olarak dikkate alınması ve bu miktardan da 410.000,00 TL teminat limiti düşürüldüğünde davacının bedel artırım talebindeki miktardan daha fazla alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, ancak sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği ve diğer davalıdan teminat limitinin üzerindeki zarar miktarından sorumlu olduğu ve bu sorumluluğun kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile ödenmesi gerektiği, müterafik kusur yönünden ise; davacının kaza esnasında koruyucu dizlik kullanıp kullanmadığının belirli olmadığı ve yaralanmasının diz kapağı değil bacağından kaynaklı olduğu ve dizlik kullanılmaması ile yaralanma arasında zararı artırıcı bir illiyet bağının da bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur itirazının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; “Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;796.041,24 TL İş göremezlik zararı ile 802.50 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 796.843,74 TL tazminatın kaza tarihi olan 14/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ... den alınarak davacıya ödenmesine, Davalı ...şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine," karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada müvekkiliyle birlikte sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı tarafın sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yaptığını, dava açıldıktan sonra diğer davalı ... şirketi ile davacı arasında 2021 yılında ikame edilen ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağında davacının maliyetinden kaynaklı zararının anlaşma neticesinde ödendiğini, davacının bu nedenle maddi zararının kalmadığını, hükme esas alınan ek raporda 2021 yılının asgari ücret geliri gözetilerek davacının zararının 75.500,00 TL ödemeyle %54,74’ünün karşılandığına ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, davacının tüm zararının karşılandığını, davacının kendi özgür iradesiyle dava açıldıktan sonra ihtiyari arabuluculuk kapsamında anlaşma yapıp zararını sigorta şirketinden aldığını, bilirkişinin 2025 yılı asgari ücret verilerine göre yaptığı hesaplama ile bulunan tazminat tutarının yerel mahkemece benimsenmesinin doğru olmadığını, davacının sigorta şirketiyle sulh olduğu tarih itibariyle dosya kapsamındaki sigorta hizmet dökümlerinden anlaşılacağı üzere asgari ücret düzeyinde dahi gelir elde etmediğini, yerel mahkemece hükmedilen tazminat tutarını kabul etmediklerini, davacının zararı karşılandığından davanın reddi gerektiğini, ayrıca müttefik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılardan ... vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 14.06.2020 günü, saat 17:45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...Caddesini takiben...yönüne doğru seyir halinde iken, kaza mahalli olan ...’ın önüne geldiği esnada, karşı yön yol bölümüne giriş yaparak karşı yönden gelen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki...plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu dava konusu yaralamalı kaza meydana gelmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18/01/2022 tarihli raporda; “Mevcut bulgulara göre; A)-Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, mahal şartlarına uygun her an tedbir alabilecek şekilde seyretmesi, seyre göre sağ taraftan çıkan köpeğe karşı kendi şeridinde olacak şekilde fren tatbikinde bulunarak tedbir alması, karşı yön şeridine giriş yapmaması gerekirken bu hususa riayet etmemiş, önüne çıkan köpeğe çarpmamak için sol şeride yönelerek karşı yönden gelen davacı sürücü idaresindeki motosikletin seyir yönünü kapattığı anlaşılmakla olayda; kusurludur. B)-Davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile kendi şeridinde seyrederken oluşan olayda; atfı kabil bir kusuru yoktur. C)-Taşıt yoluna çıkan sokak köpeğinin, davalı sürücü ...'in sola yönelmesine katkı sağladığı anlaşılmakla olayda; etkendir. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Davalı sürücü ...'in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, B)-Davacı sürücü ...’ın kusursuz olduğu, C)-Taşıt yoluna çıkan sokak köpeğinin %25 (yüzde yirmibeş) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.” şeklinde mütalaada bulunduğu anlaşılmış olup, belirlenen kusur durumu, kaza tespit tutanağına, dosya kapsamına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyetine ilişkin olarak ESOGÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının %9,7 olarak belirlenmesine rağmen, Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda aynı yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %11 olarak belirlenmesi üzerine, yerel mahkemece maluliyete ilişkin raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan alınan 09/11/2023 tarihli raporda kişinin engel oranının balthazard formülü de uygulanmak suretiyle %11 olduğu, yaralanması nedeniyle iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içerisinde bir ay süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği mütalaa edilmiş, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gibi, raporlar arası çelişkiyi giderecek nitelikte düzenlendiğinden yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davanın açılmasından sonra davacı vekili tarafından arabulucuya başvurulması üzerine davalı ...Anonim Şirketi vekili ile davacı vekili arasında arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanarak 16/12/2021 tarihli belge ile dava konusu kaza nedeni ile poliçeden kaynaklı ve trafik kazasından kaynaklanan sürekli sakatlık tazminatı, geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, geçici bakıcı gider ve kalıcı bakıcı gideri ile tedavi gideri yol ve hastane gideri vs her türlü maddi tazminat ile poliçeden kaynaklanan her türlü maddi tazminat ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/649 esas sayılı dosyasında talep edilen tüm tazminatlar için, 75.500,00 TL maddi tazminat karşılığında tarafların anlaştığı, bu anlaşma sonrasında yerel mahkemece davalı ... şirketi hakkında açılan davadan feragat edilmesi nedeniyle sigorta şirketi hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek, yapılan anlaşma nedeniyle diğer davalının da sigorta teminat limiti kadar borçtan kurtulduğu kabul edilerek davalı ...’in sorumlu olduğu tazminat tutarının belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı ... tarafından yatırılması gereken 54.432,39 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 13.608,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 40.824,29 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5- Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... ... Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/955, K. 2026/1315, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-955-e-2026-1315-k-8c3942b26e65