Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1226 E. 2026/1385 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1226
- Karar No
- 2026/1385
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1226 - 2026/1385 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1226 KARAR NO : 2026/1385
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/10/2024 NUMARASI : 2023/368 Esas -2024/685 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 01/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 21/07/2020 tarihinde davacı...'ın ... plakalı kamyoneti ile... Bulvarı üzerinde sağ şeritte seyir halindeyken,...'ün sürücüsü olduğu ... plakalı açık kasa kamyoneti ile ani şekilde sağ manevra yaparak ... varyantına girmek istemiş, ancak ani manevrası ile...'ın...'ün sürücüsü olduğu açık kasa kamyonete çarpmamak için manevra yapmasına ve direksiyon hakimiyetini kaybedip refüj başına çarpmasına ve bunun sonucunda çift taraflı, yaralamalı, ölümlü trafik kazası yaşanmasına neden olduğunu, bu kaza sonucunda davacı...'ın ... plakalı aracının ağır maddi hasara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü...'ün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 67'de hüküm altına alınan hüküm kapsamında kusurlu olduğunu, söz konusu kazada davacıya ait ... plakalı aracın ağır hasara uğradığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ... ... Şirketi tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, bu sebeple ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ve değer kaybının ... Şirketi tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, şimdilik, maddi hasar sebebiyle 10,00-TL ve değer kaybı sebebiyle 10,00- TL olmak üzere toplamda 20,00- TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davalı şirketçe yapılan ödemenin düşülmesiyle birlikte bakiye teminat limiti dikkate alınması gerektiğini, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatı gerektiğini, davacı tarafın iddiasını belgeleriyle ispatla yükümlü olduğunu, maddi vakanın ispatı halinde davalı şirketin davacının gerçek zararını tazminle sorumlu olduğunu, davalı Şirketin faizden, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kaza tarihi olan 21/07/2020 tarihinde...Mahallesi...... tüneli girişinde davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyoneti ile sağ şeritte seyrettiği sırada sol şeritte seyreden davalı sigorta şirketince ZMM poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı kamyonet ile sağ şeride geçmek için ani manevra ile sağa yöneldiği sırada davacının araca çarpmamak için hızlanarak orta refüje yöneldiği ve buradaki trafik işaretlerine çarparak duruşa geçtiği şeklindeki gerçekleşen kazada mahkememizce yapılan kusur tespitinde sigortalı araç sürücüsünün alt geçit tünele gelmeden uygun mesafede sağ şeride geçmesi gerektiği, bunu yapmayarak alt geçit tünel girişine geldiğinde ani manevra ile sağ şeride geçerek meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, davacının ise kazada etkin fren tedbiri almaması nedeniyle tali kusurlu olduğuna dair alınan raporun dosya kapsamı ile uygun olduğu, dosya kapsamında Türkiye Noterler Birliği yazı cevabından ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı iken hurda işlemi ile kapatıldığı, Milli Emlak Daire Başkanlığı tarafından da hurda tespiti neticesinde Taşıt Muaneye Kontrol Raporu düzenlendiği ve yine 14/12/2021 tarihinde ihale ile satıldığı aracın satışından elde edilen vergiler dahil 10.661,00 TL bedelin 2.650,00 TL otopark ücreti, 310,00 TL çekici ücreti, 1.060,00 TL idari gider, 61,00 TL damga vergisi ve 1.135,00 TL ise MTV borcuna mahsup edilerek 5.445,00 TL'sinin davacı hesabına yatırıldığı, bu suretle davacı tarafından talep edilen maddi tazminat bedeli değer kaybı tazminatı değil, ancak aracının pert total durumuna gelmesi nedeniyle aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki fark olacağı, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 24/05/2024 tarihli raporda aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 55.000,00 TL olduğunun belirtildiği, bu bedelden sovtaj değeri olan 10.600,00 TL'nin indirilmesi ve kusur tenzili sonrasında bakiye 37.740 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “1-Değer kaybı tazminatı yönünden davanın reddine, 2-Araçta meydana gelen hasar (pert-total tazminatı) talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 37.740,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 15.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kusura ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, kazanın oluşumunda davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 55.000 TL olarak belirlendiğini, ancak bu bedelin piyasa koşullarına uygun olmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, kazanın 21/07/2020 tarihinde gerçekleştiğini, bu nedenle ıslah edilen kısım açısından iki yıllık zamanaşımının dolduğunu, davacının eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli (pert total) ve değer kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 21/07/2020 günü saat 11:35 sıralarında davacı sürücü...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile... Bulvarından... Bulvarı istikametine sağ şeritte seyir halinde iken, kaza mahalline geldiği esnada orta şeritte seyirle olay mahallinde ani şekilde sağa manevra yaparak ... ... varyantına girmek isteyen dava dışı araç sürücüsü...’ün sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı açık kasa kamyonete çarpmamak için önce sağa manevra yapıp akabinde direksiyon hakimiyetini kaybederek ... ...varyant refüj başına çarpması neticesinde ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. KTK'nın 109/1. maddesinde, tazminat talebinin zararı ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde kaza gününden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiş, KTK'nın 109/2. maddesinde ise davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması durumunda ise eylem için ceza kanununda daha uzun bir süre öngörülmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı kabul edilmiştir. Somut olayda, dava konusu ölümlü/yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 21/07/2020 tarihinde meydana geldiği, istinaf incelemesine konu belirsiz alacak istemli davanın bu eylem için TCK’nın 66. maddesi ile belirlenen zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı, ve bedel artırımının da zamanaşımı süresi içinde yapıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yerel mahkemece dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı/sürücü...’ın %15 oranında, sigortalı araç sürücüsünün ise %85 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, belirlenen kusur durumu dosya kapsamına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, zararın kapsamını tespit için alınan bilirkişi raporuna, kararın dayandığı yasal gerekçelere göre; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,6 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılması gereken 2.578,02 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 645,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.933,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4- Kararı istinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.