Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2 E. 2026/14 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2
Karar No
2026/14
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

69. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/2

KARAR NO : 2026/14

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (Kapatılan) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 04/10/2022

NUMARASI : 2021/268 Esas, 2022/698 Karar

DAVA: İtirazın İptali (İşyeri Poliçesi Kaynaklı)

KARAR TARİHİ: 01/10/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket nezdinde ...Poliçesi ile dava dışı .... A.Ş. adına sigortalı bulunan ''... Mah. ... Cad. No: ... ...-.../...'' adresinde kain iş yerinde, kurulum ve montajı davalı... Limited Şirketi tarafında yapılan yangın söndürme sistemine ait dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansatör bağlantı kelepçesindeki contanın yırtılması ve buna bağlı olarak sigortalı depo alanına su sızdırması neticesinde sigortalı iş yeri ve içerisinde bulunan emtialarda 11.08.2019 tarihinde hasarın meydana geldiği, eksper raporunda sigortalı depo içerisinde yangın söndürme sistemine ait kompansatör bağlantı kelepçesinin plastik contasının yırtılmasına bağlı olarak depo içerisine su sızması sonucunda hasarın meydana geldiğinin ve kaçağın montaj sırasında hatalı malzeme kullanımı veya hatalı montaj işlemi nedeni ile oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkilinin müşterek poliçedeki sorumluluğu oranında (%60) 20.069,98 EURO hasar tazminatının 04.03.2020 tarihinde sigortalıya ödendiğini, TTK. m. 1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olduklarını, davalıya ödemek zorunda kaldıkları bedelin müvekkiline ödenmesi için ihtarname gönderdiklerini, davalının ödeme yapmaması üzerine ... Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... E. Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ancak davalının haksız şekilde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından sigortalanan deponun mekanik tesisat işini üstlenen davalının yaptığı sulu yangın sistemini test ve devreye alma işlemlerinden sonra sigortalı şirkete 21.08.2017 tarihinde teslim ettiği, depoda su basma suretiyle hasarın meydana geldiği, 12.08.2019 tarihine kadar yangın tesisatının sorunsuz kullanıldığı, sistemin periyodik yapılan kontrollerinde de bir soruna rastlanmadığı, hasar günü tutulan tutanağa göre, ana yangın borusunun ek yerinden su kaçırdığı, suyun depo zeminine döküldüğü ve çeşitli firmalara ait emtiaların üstüne aktığı, fotoğraflama yapıldığı, davacı tarafından hasarın niteliği ve miktarı yönünden alınan eksper raporunda; sigortalı depo içerisinde yangın söndürme sistemine ait dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansör bağlantı kelepçesinin plastik contasının yırtılmasına bağlı olarak depo içerisine su sızması sonucu hasarın meydana geldiği görüşüne varıldığı, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti dosyasında alınan raporda makine mühendisi bilirkişi tarafından kaçağın montaj sırasında hatalı malzeme kullanımı veya hatalı montaj işlemi nedeni ile oluştuğu yönünde değerlendirme yapıldığı, Mahkemece dava konusu hasarda davalının sorumlu olup olmadığını belirlemek üzere makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişilerden rapor alındığı, sigorta bilirkişisi ayrık raporunda ekpertiz raporu kapsamında davalının ödenen hasar bedelinden sorumlu olduğunu beyan ettiği, teknik bilirkişinin ise delil tespitinden

önce yangın tesisatında onarım yaptırılmış olmasının sorumlulukların belirsizleşmesine neden olduğunu ve meydana gelen hasarın davalının sorumluluğu kapsamında meydana geldiği hususunun ispata muhtaç olduğunu belirttiği, dosya kapsamındaki teknik değerlendirmelerdeki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda; davalı tarafından yapılan yangın tesisatı işinin teslim edilmeden önce sözleşmede belirlendiği şekilde gerekli basınç testlerine tabi tutulduğu ve contadan su sızıntısı olmadığının tespit edildiği, montaj esnasında conta hatalı ve sıkıştırılarak yapılmış olsaydı basınç testinde mutlaka su kaçağının meydana gelmesi gerektiği yönünde teknik değerlendirmelerde bulunduğu, Mahkemece alınan son raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, yaklaşık 2 yıl önce sigortalı işyerine davalı tarafından yapılan yangın söndürme tesisat işinde yırtık conta kullanılmış olsaydı ya da montaj sırasındaki zorlama sonucu yırtılma meydana gelse idi tesisata uygulanan basınç testinde bu hususun mutlaka fark edileceği, davalıya kurduğu tesisata ilişkin kusur izafe edilemeyeceği, davacı tarafça hasarın davalının sorumluluğu kapsamında meydana geldiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yangın söndürme tesisatındaki su sızıntısı ve conta yırtılmasına dair ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili, eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, makine mühendisi bilirkişinin kendi içinde çelişkili beyanlarda bulunduğunu, hasarın montaj hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının netleştirilmesi için uzman bir heyetten ek rapor alınması gerekirken davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddiyle birlikte davalı lehine hükmedilen nispi vekalet ücretinin hatalı olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, kurulum ve montajı davalı tarafından yapılan yangın söndürme sistemine ait dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansatör bağlantı kelepçesindeki contanın yırtılması ve buna bağlı olarak sigortalı depo alanına su sızdırması neticesinde meydana gelen işyeri zararı nedeniyle davacının işyeri sigortası poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

İstinafa konu uyuşmazlık; iş yerinde su sirayeti nedeniyle meydana gelen zarardan, yangın söndürme sisteminin kurulum ve montajını yapan davalı şirketin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

... A.Ş. tarafından düzenlenen ...Poliçesi incelendiğinde; sigortalısının ...A.Ş. olduğu, riziko adresinin "... Mah. ...-... Cad. No: .../1 .../..." olarak belirlendiği, faaliyet konusunun ise "Genel Depo, Antrepo, Ardiye - Tam Kagir" olduğu, poliçe vadesinin 03.10.2018-03.10.2019 tarihlerini kapsadığı; Yangın (Emtia) teminatı başta olmak üzere Deprem, Hırsızlık, Ek Teminatlar, Sel ve Su Baskını ile...-Terör rizikolarının her birinin 16.500.000,00 EURO sigorta bedeli üzerinden teminat altına alındığı, poliçenin 2018-2019 ... A.Ş. ve bağlı kuruluşları sigorta özel wording şartları çerçevesinde geçerli kılındığı, poliçenin %60 oranında ... A.Ş. ve %40 oranında ... A.Ş. ortaklığıyla müşterek sigorta esaslarına göre tanzim edildiği, döviz ödeme klozuna göre, Euro üzerinden belirlenen primlerin ve hasar tazminatlarının T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası tahakkuk ve tahsil edileceği, hasar tarihindeki kurun esas alınacağının karara bağlandığı, davacı sigortacı tarafından 11.08.2019 tarihinde meydana gelen hasar ile ilgili olarak 04.03.2019 tarihinde 20.069,98 Euro ödeme yapıldığı ve ödenen bu bedelin rücuen tahsili için iş bu eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... A.Ş. vekili tarafından borçlu... Limited Şirketi aleyhine 11.08.2019 tarihinde meydana gelen yangın ve su sızıntısı hasarı sebebiyle sigortalısına ödediği hasar tazminatının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili amacıyla Örnek No: 7 ilamsız takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak 04.03.2020 tarihli ve 20.069,98 TL tutarlı hasar tazminat ödemesinin gösterildiği, takip tarihi (05.11.2020) itibarıyla 20.069,98 EUR asıl alacağın 1 EUR = 9,9041 TL kuru üzerinden hesaplanan 200.453,04 TL Türk Lirası karşılığı, 9.214,71 TL icra masrafı ve 16.861,28 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 226.529,04 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, borçlu vekilinin yasal süresi içerisindeki 02.11.2020 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, sigortaya konu olayda, yapılan işlemlerde ve tesisatta müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur veya sorumluluğun yer almadığını ileri sürerek borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, döviz kuruna, vekalet ücretine ve tüm takip ferilerine itiraz ettiği, takibin itiraz üzerine durduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye icra dosyasında rastlanmadığından iş bu itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Eksper raporunda; Sigortalı depo içerisinde yangın söndürme sistemine ait dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansör bağlantı kelepçesinin plastik contasının yırtılmasına bağlı olarak depo içerisine su sızması sonucu; ... .... Ltd. Şti. Firmasına ait 12 palet 146 koli tekstil emtiasına temas etmesi sonucu ıslanmış olduğu, .... A.Ş. firmasına ait üzeri naylon ile korumalı 5 adet kurutma makinesi ve 1 adet konveyör makinesine zeminden sirayet etmiş olduğu, .... Ltd. Şti. firmasına ait 1 adet ... reklam panosunun ıslanmış olduğu, 09.10.2019 tarihinde sigortalı firma yetkilisi tarafından tarafımıza iletilen e-postada ... ...A.Ş.'nin ürünlerini teslim almaya geldiği sırada 44 adet güç kaynağı kasası ve 1 adet sunucunun ıslanmaya bağlı hasar gördüğünün bildirildiği, 17.10.2019 tarihinde hasara konu ürünlerin görüldüğü, cihazların su sirayetine bağlı hasarlı olduğunun tespit edildiği, sigortalı depo içerisinde yangın söndürme sistemine ait kompansatör bağlantı kelepçesinin plastik contasının yırtılmasına bağlı olarak depo içerisine su sızması sonucu söz konusu hasarın meydana geldiği yönünde görüş bildirilmiştir.

Gaziosmanpaşa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/48 D. İş sayılı dosyasında tanzim edilen 17/12/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı vekilinin, sigortalısı .... A.Ş.’ye ait iş yerinde meydana gelen sprink tesisatı patlamasının ve hasarın gerçek nedeninin belirlenmesi amacıyla delil tespiti talep ettiği, 28.11.2019 tarihinde yapılan keşifte yangın sisteminin tamir edildiğinin ve borunun patlayan noktasının binanın dilatasyon bölgesinde kaldığının görüldüğü, İnşaat Yüksek Mühendisi ... tarafından yapılan incelemede, iki döşemede kot farkı veya zemin oturması bulunmadığı, imalatın kuralına uygun yapıldığı ve hadisenin yapı sisteminden kaynaklanmadığı yönünde görüş bildirildiği, Yangın Uzmanı ... tarafından yapılan değerlendirmede, 6” kaplinin contasında deformasyon oluşarak su kaçağına sebebiyet verdiği, sistemde kullanılan malzemelerin sertifikalı ve periyodik bakımlarının tam olduğu, contadaki deformasyonun zamanla deprem yükü, bina oturması veya imalata bağlı bir hata nedeniyle meydana gelebileceğinin belirtildiği, Makine Mühendisi ... tarafından yapılan teknik incelemede ise tesisat pompa basınçlarının normal olduğu, kaplinde bir deformasyon bulunmadığı ancak contanın doğrudan zedelenmiş olduğu, hasarın bina zemin hareketinden kaynaklanma ihtimalinin sıfıra yakın olduğu, contanın ya montaj esnasında yırtık takıldığı ya da sıkıştırılarak takılması sebebiyle zamanla yırtıldığı, netice itibarıyla kaçağın montaj sırasındaki hatalı malzeme kullanımı veya hatalı montaj işlemi nedeniyle meydana geldiği yönünde görüş bildirilmiştir.

Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 30.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda; yangın söndürme sisteminin ve malzemelerin kalitesine yönelik olumsuz bir durumun bulunmadığı, mağdur şirketin delil tespiti öncesinde hasarlı parçayı tamir ettirerek orijinal contayı ve kelepçeyi muhafaza etmediği, bu durumun hasar nedenini tam olarak belirlemeyi imkansız kıldığı, davalı montajcı ... firmasının doğrudan sorumlu tutulabilmesi için somut bir kusurun ispatlanması gerektiği, hasar sonrası hemen onarım yapılmasının sorumlulukların belirsizleşmesine yol açtığı, bu nedenle davalı .... Ltd. Şti.'nin taktığı bağlantı kelepçesi içindeki contanın yırtık olması nedeniyle su kaçağının meydana geldiği hususunun ispata muhtaç durumda kaldığı ve dosyadaki mevcut delillerle davalının kusurunun tam olarak kanıtlanamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

29.12.2021 tarihli ayrık rapor sunan sigorta uzmanı bilirkişi raporunda; poliçede ...Teminatı ve Şartları açıkça belirtilmiş olduğundan, 11.08.2019 tarihinde meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında meydana geldiği, sigortalının hasar ihbarını süresi içinde yaptığı, davacı Sigorta Şirketinin yasa ve yönetmeliklere uygun olarak eksper ataması yaptığı, Eksper raporunun poliçe özel ve genel şartlara uygun, eksik/aşkın sigorta sovtaj, muafiyet vb. hususlar dikkate alınarak denetime elverişli hazırlandığı, dava konusu hasarın üzerinden yaklaşık 2,5 yıl geçmiş olması, bu süreçte dosya konusu hasarın miktarını tespite imkân sağlayacak delillerin ortadan kalmış olması sebebiyle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 22.17 maddesi "eksper tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir” gereği ekspertiz raporundaki tespit edilen hasarlar, miktarları ve bedellerinin uygun olduğu, eksperin bu hususta dava dışı sigortalıyla da mutabık kaldığının görüldüğü, davacı şirketin eksper raporuna göre 04.03.2020 tarihinde ...Bankası BBVA üzerinden ... .... ... Ltd. firmasına 20.069,98 EURO ödeyerek TTK nun 1472. Maddesi gereği dava dışı sigortalının haklarına halef olduğu, buna mukabil Sigortalı deponun yangın tesisat işlerini yapan... Limited Şirketi'nden ödediği tazminatı rücu yoluyla talep edebileceği'' yönünde görüş bildirilmiştir.

Dosya kapsamında teknik bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.

Makine mühendisi

bilirkişi tarafından düzenlenen 08/04/2022 tarihli raporda özetle; Dosyadaki mevcut beyanlar, sözleşme, keşif listeleri, mekanik tesisat şartnamesi, Test ve İşletmeye Alma Formu, tutanak, servis periyodik bakım raporları, eksper raporu ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu olayın, taraflar arasında yapılan sözleşme şartlarında davalı .... Ltd. Şti. tarafından dava dışı işveren şirkete ait "... Mah. ...-... Cad. No: ..., .../..." adresindeki ... depo projesine ait mekanik tesisat kapsamında imal edilen yangın tesisatının tamamlanıp 21.08.2017 tarihinde 16 bar gibi yüksek basınç altında 24 saat test edilerek sistemin basıncında bir azalma olmadığının tespit edilmesi üzerine yangın tesisatının işletmeye alınarak teslim edildiği, dava konusu sulu sistem yangın tesisatının davalı firma tarafından imal edilip 21 Ağustos 2017 tarihinde sorunsuz ve eksiksiz olarak işverene tesliminden sonra, 12.08.2019 tarihinde yani 2 yıl sorunsuz kullanıldıktan sonra, yangın söndürme sisteminin dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansatör bağlantı kelepçesinin kauçuk esaslı contasında bir deformasyon meydana gelmesi sonucu oluşan su kaçağının depodaki emtialara zarar verdiği, yangın tesisatının tamamlanıp 21.08.2017 tarihinde 16 bar gibi yüksek basınç altında 24 saat test edilip sistemin basıncında bir azalma olmadığının tespit edildiği; eğer dava konusu yangın tesisatında, kelepçe ve contada bir sorun olsaydı, tesisat 16 bar basınç altında 24 saat tutulması sonucunda kelepçe ve contada bir sorun olmadığının, contadan su sızması meydana gelmediğinin tespit edildiği; montaj esnasında contanın hatalı ve sıkıştırılarak yapılmış olması durumunda bu testte mutlaka su kaçağının meydana geleceğini ancak gelmediği, ayrıca .... Ltd. Şti. firmasının, test ve devreye alma işlerini 21 Ağustos 2017 tarihinde tamamlanarak teslim edilmiş sulu yangın söndürme tesisatının her yıl periyodik bakım ve kontrolünü yapmış olduğu, kelepçe ve contada bir sorun olmadığının görüldüğü, bilirkişi heyetinin, meydana gelen su kaçağının kendilerine sigortalı tarafından verilen bağlantı kelepçesi ve yırtık contanın meydana getirdiği varsayımı ile görüşlerini belirttikleri; ancak kelepçe de darbe ve hasar izi ile conta da sürtme ve ezilme olmadığı; eğer conta hatalı montaj edilseydi veya conta sıkıştırılarak montaj yapılsaydı contada ezilme ve sürtme izi olması gerektiği, contada böyle bir hasarın mevcut olmadığı; ayrıca suyun sızdırmazlığının zor sağlanan bir akışkan olduğu, hatalı montajda ve yüksek basınçta testte mutlaka sızdıracağını fakat sızdırmadığı, bütün bu kontroller ve tespitlere göre; dava konusu sulu yangın söndürme sisteminde meydana gelen su kaçağının, kompansatör bağlantı kelepçesinin kauçuk esaslı contasının hatalı montajından veya conta sıkıştırılarak montaj yapılmasından kaynaklanmadığı sonucuna varıldığı, yangın kompansatörünün iki farklı yapının birleşim noktasındaki hareketlerin önlenmesini ve diğer tarafa aktarılmamasını sağladığı; mevcut durumdaki su kaçağının oluşması için dış etkenler tarafından bir darbe olması gerektiği, bu darbenin kelepçe üzerinde olmak zorunda olmadığı, kompansatör sabitleme elemanlarının arasında kalan kısma herhangi bir darbe ile kelepçelere iletileceği; ya da bina salınımı kompansatörün izin verdiği salınım limitlerinin üzerine çıkması gerektiği; bu duruma göre dava konusu sulu yangın söndürme sisteminde meydana gelen su kaçağının, kompansatör sabitleme elemanlarının arasında kalan kısma herhangi bir darbeden ya da bina salınımının kompansatörün izin verdiği salınım limitlerinin üzerine çıkmasından kaynaklanabileceği sonucuna varıldığı, Gaziosmanpaşa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/48 D.İş dosyasında kapsamında hazırlanan 17.12.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki görüş ve tespitlere katılmadığını; yapılan değerlendirmede makine mühendisi bilirkişi ile yangın uzmanı ve inşaat mühendisi ile çeliştiğini ve hatta makine mühendisi bilirkişinin kendi içinde çelişkili olduğu; ayrıca bilirkişi heyetinin dosyaya sunulmayan taraflar arasındaki sözleşmeyi ve teknik şartnameyi incelemeden rapor hazırladıkları, 17.12.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki görüş ve tespitlere katılmadığı yönünde görüş bildirmiştir.

Davacının rapora karşı sunduğu itirazlarının karşılanması için aynı bilirkişiden ek rapor alınmıştır.

Aynı bilirkişi tarafından tanzim edilen 27.06.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ... şartnamesinin, şartnamede belirtilen malzeme ve uygulama şartları ile özellikle uygulanacak testlerin tam olarak incelendiği; dava konusu olayın, taraflar arasındaki sözleşme şartlarında davalı .... Ltd. Şti. tarafından dava dışı işverene ait "... Mah. ...-... Cad. No: ..., .../..." adresindeki ... depo projesine ait mekanik tesisat kapsamında imal edilen yangın tesisatının tamamlanıp 21.08.2017 tarihinde 16 bar gibi yüksek basınç altında 24 saat test edilerek sistemin basıncında bir azalma olmadığının tespit edilmesi üzerine işletmeye alınarak teslim edildiği, dava konusu sulu sistem yangın tesisatının davalı firma tarafından imal edilip 21 Ağustos 2017 tarihinde sorunsuz ve eksiksiz olarak tesliminden sonra, 12.08.2019 tarihindeki olay anına kadar 2 yıl boyunca sorunsuz şekilde kullanıldığı; yangın söndürme sisteminin dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansatör bağlantı kelepçesinin kauçuk esaslı contasında deformasyon meydana gelmesi sonucu oluşan su kaçağının depodaki emtialara zarar verdiği, yangın tesisatının imalatından sonra 16 bar yüksek basınç altında 24 saat test tutulduğu, bu test sonucunda kelepçe ve contada bir sorun olmadığının ve contadan su sızması meydana gelmediğinin kesin olarak tespit edildiği; eğer montaj esnasında contanın hatalı veya sıkıştırılarak takılması gibi bir imalat hatası olsaydı, bu testte mutlaka su kaçağının meydana geleceğini fakat gelmediği, dosyadaki diğer bilirkişi raporlarının da tek tek incelendiğini; ancak dosyaya sunulan önceki bilirkişi raporlarında, tarafların imzaladığı sözleşme şartları ile teknik şartname incelenmeden rapor hazırlandığını, ... A.Ş. tarafından atanan eksperin 13.12.2019 tarihli raporundaki hasar tespit bedeline katıldığı, ancak eksper raporunda olayın meydana geliş analizinin yapılmadığı, eksperin görevinin yalnızca hasar ve bedel tespiti olduğu, Gaziosmanpaşa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/48 D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi heyetinin, olay yerinin temizlendiği ve yangın sisteminin tamir edilmiş olduğu bir durumdayken inceleme yaptıklarını kendilerinin de belirttikleri; bu heyetin tarafların imzaladığı sözleşme ve teknik şartnameyi incelemeden rapor hazırladığı, ayrıca sistemde kullanılan kauçuk esaslı contayı hatalı şekilde "plastik conta" olarak ifade ettikleri, üç kişiden oluşan o bilirkişi heyetinin kendi aralarında dahi çelişkiye düştüğü; heyet raporundaki değerlendirmede makine mühendisi bilirkişinin, yangın uzmanı ve inşaat mühendisi ile çeliştiğini ve hatta makine mühendisi bilirkişinin kendi içinde çelişkili olduğu, yangın tesisatının montaj ve devreye alınmasından sonra 2 yıl geçtiği, eğer montaj hatası olsaydı ilk 1 hafta içerisinde sürekli basınç altındaki sistemde ıslaklık ve damlama meydana gelmesi gerektiği, orijinal parçalar incelendiğinde kelepçe üzerinde darbe ve hasar izi, conta üzerinde ise sürtme ve ezilme bulunmadığı; contanın yalnızca yırtık olduğu, eğer hatalı montaj yapılsaydı contada ezilme ve sürtme izi olması gerektiği, ancak olmadığı; suyun sızdırmazlığı zor sağlanan bir akışkan olmasından ötürü hatalı montaj durumunda yüksek basınç testinde mutlaka sızdıracağı, değişik iş dosyasından hazırlanan bilirkişi heyet raporuna ve sigorta bilirkişisi raporuna yukarıdaki gerekçelerle katılmadığı, dosyada yer alan ... Şartnamesi'nin Madde 3.12.b'deki "Test Etme Prosedürü" uyarınca testlerin borular doldurulmadan, duvarlar ve asma tavanlar kapatılmadan ve izolasyonlar yapılmadan önce uygulanması gerektiği, basınç testlerinin yangın sistemi için 13,8 bar da su/24 saat olarak belirlendiği, ... ... Tesisleri'nde 21.08.2017 tarihli "Test ve İşletmeye Alma Formu" ve "...Test Raporu" uyarınca; yangın tesisatına 21.08.2017 günü saat 13.00'te 16 bar basınç uygulandığı, 22.08.2017 günü saat 14.30'da da 16 bar basıncın uygun olduğu, 24 saatlik test süreci sonrasında sistem basıncında bir azalma olmadığı ve testin tüm zonlarda eksiksiz tamamlandığının imza altına alındığı, bu test raporuna göre, dava konusu yangın tesisatının 16 bar basınç altında 24 saat tutulması sonucunda kelepçe ve contada bir sorun olmadığı, montaj esnasında contanın hatalı veya sıkıştırılarak yapılması durumunda bu testte mutlaka su kaçağının meydana geleceği, ancak gelmediğinin kesinleştiği, dosyadaki mevcut .... Ltd. Şti. firmasının 02.06.2018 tarihli servis formunda; tesisteki 3 adet dizel pompa, 1 adet elektrikli pompa ve 2 adet jokey pompanın periyodik bakım, kontrol ve rulman kontrollerinin yapıldığının, pompaların otomatik konumda sorunsuz bırakıldığı; aynı firmanın 02.04.2019 tarihinde de sulu söndürme sisteminin periyodik bakımlarını yaparak sistemleri sorunsuz teslim ettiği, bu duruma göre, test ve devreye alma işleri 21 Ağustos 2017 tarihinde tamamlanmış olan sulu yangın söndürme tesisatının her yıl periyodik bakım ve kontrolünün yapıldığı, bu süreçte kelepçe ve contada hiçbir soruna rastlanmadığı, yapılan tüm kontrol ve tespitler uyarınca; dava konusu sulu yangın söndürme sisteminde meydana gelen su kaçağının, kompansatör bağlantı kelepçesinin kauçuk esaslı contasının hatalı montajından veya contanın sıkıştırılarak montaj yapılmasından kaynaklanmadığı sonucuna varıldığı, bu duruma göre su kaçağının; kompansatör sabitleme elemanlarının arasında kalan kısma dış etkenler tarafından yapılacak herhangi bir darbeden ya da bina salınımının kompansatörün izin verdiği salınım limitlerinin üzerine çıkmasından kaynaklanabileceği, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynen geçerli olduğu yönünde görüş bildirmiştir.

6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.

Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür

1-Dairemizce dosyadaki tüm teknik bilirkişi raporları, sigorta poliçesi hükümleri, ekspertiz raporu ve sunulan tüm belgeler birlikte incelendiğinde; davacı tarafça delil tespiti raporuna dayanarak tesisattaki contanın hatalı montajlandığı ileri sürülmüş ise de; taraflar arasındaki sözleşme eki ... Şartnamesi'nin 3.12.b maddesi uyarınca sistemin teslim edilmeden evvel zorunlu kılınan yüksek basınç testine tabi tutulduğu, 21.08.2017 tarihli resmi "Test ve İşletmeye Alma Formu" ile "...Test Raporu" incelendiğinde sulu yangın söndürme sistemine 24 saat boyunca 16 bar gibi çok yüksek bir işletme basıncı uygulandığı ve basınca karşı hiçbir sızdırma veya azalma meydana gelmediğinin tarafların karşılıklı imzalarıyla imza altına alındığı, suyun fiziki yapısı gereği sızdırmazlığı en zor sağlanan akışkanlardan biri olduğu gözetildiğinde; montaj esnasında contanın sıkıştırılarak veya zedelenerek hatalı takılmış olması halinde, bu durumun 16 bar basınç altındaki 24 saatlik test sürecinde mutlaka su kaçağına sebebiyet vereceğinin alınan son teknik bilirkişi raporu ile tespit edildiği, sistemin bu testten başarıyla geçerek teslim edilmesinden sonra tam 2 yıl boyunca hiçbir sızıntı ve arıza yapmaksızın sorunsuz bir şekilde çalışmış olması ve ... sistemleri firmasınca yapılan yıllık periyodik bakımlarında da hiçbir teknik hata belirtisi kaydına rastlanmaması, davalı firmanın montajı eksiksiz ve kusursuz yaptığını doğruladığı, Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 08.04.2022 tarihli kök ve 27.06.2022 tarihli ek raporda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; orijinal parçalar üzerinde yapılan bilimsel incelemede kelepçede hiçbir darbe veya hasar izine, contada ise sürtme ve ezilme emaresine rastlanmadığı, contadaki temiz yırtılma şeklindeki hasarın; montaj hatasından değil, 2 yıllık süreç içerisinde kompansatör sabitleme elemanlarının arasında kalan kısma dış etkenler tarafından uygulanan harici bir darbeden veya binanın yapısal salınım limitlerinin kompansatörün izin verdiği tolerans sınırının üzerine çıkmasından kaynaklanabileceğinin tespit edildiği, davacı sigortacının delil tespiti yaptırmadan evvel hasarlı orijinal parçaları sökerek sistemi yenilemiş olması ve orijinal contayı gerektiği gibi muhafaza etmeyerek sorumluluğun belirsizleşmesine sebebiyet verdiği, bu belirlemelere göre davalı montaj firmasına kusur atfedilmesinin somut delillerle mümkün görülmediği, ilk derece mahkemesince delil tespiti dosyasındaki çelişkili ve sözleşme hükümlerini irdelemeden eksik hazırlanan ilk rapora itibar edilmeyerek, dosyaya sunulan şartnameler ışığında bilimsel ve denetime elverişli saptamalar içeren son bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka ve fenne aykırı bir yön bulunmadığı ve davacının hasarın davalının montaj kusurundan kaynaklandığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2-Karar tarihi olan 2022 yılı itibariyle yürürlükte olan AAÜT m.13/4 gereğince maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 7. maddesinde Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar bakımından hükmedilebilecek tutar olarak 9.200,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu nedenle, mahkemece nispi 30.400,66 TL vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamış ise de, salt bu nedenle kararın kaldırılması halinde karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin 2/3. fıkrası ve 21. maddesi gereğince davalı lehine karar tarihindeki vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, bu durum davacının aleyhine olacaktır. Bu nedenle özellikle istinaf edenin sıfatına göre, aleyhe hüküm kurulamayacağından bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-(Kapatılan) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/268 Esas, 2022/698 Karar sayılı ve 04/10/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2, K. 2026/14, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2-e-2026-14-k-aaf3c1af1d60