Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1193 E. 2026/1460 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1193
Karar No
2026/1460
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/1193

KARAR NO: 2026/1460

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 9/3/2022

NUMARASI: 2018/1189 (E) - 2022/170 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 1/10/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 1/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı araç ile ...in yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması nedeniyle meydana gelen kazada, müvekili davacı ...'ın yaralandığını, kazaya karışan aracın tescilsiz ve geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesinin bulunmadığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde, geçici iş göremezlikten kaynaklanan 400 TL, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan 100 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 4.500 TL olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın, davalı ... ödeme için ön görünen 8 iş gününden sonra başlayan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş;18/11/2020 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesiyle, geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemlerinin 67.871,82 TL olduğunu bildirmiş; 22/2/2022 günü sunduğu ıslah dilekçesiyle, talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminatını 4.089,36 TL'ye, talep ettikleri sürekli iş göremezlik tazminatını 153.844,27 TL'ye; buna göre talep ettiği toplam maddi tazminatı 157.933,36 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, geçici iş göremezlik zararı 4.089,36 TL, sürekli sakatlık (efor kaybı) zararı 150.827,72 TL olmak üzere toplam 154.917,08 TL maddi tazminatın, 19/10/2018 günüden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemler ile geçici bakıcı giderine ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...vekili dilekçesinde özetle; tazminat istemi için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 97'nci maddesinde öngörülen kuruma başvuru koşulu yerine getirilmediğinden, davanın öncelikli olarak reddine karar verilmesi gerektiğini; kaza tespit tutanağı içeriğinden sürücü belgesi bulunmayan ve alkollü olduğu anlaşılan sürücünün yönetimindeki araçta yolculuk yapan davacı lehine hesaplanan tazminattan %20'den az olmamak üzere birlikte (müterafik) kusur nidrimi yapılması gerektiğini; HMK'nin 176'ncı maddesi uyarınca aynı davada tarafların bir kez ıslah yoluna başvurabilecek olmasına karşın, dilekçelerin içeriğine göre, davacı vekili tarafından iki kez ıslah yapıldığını; Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatının hesaplamasında iskonto oranının (teknik faiz) %1,65-1,80 olarak dikkate alınması gerektiğini; müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını; hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini; aynı kazaya dayanılarak açılan Çorum 5'inci Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen 22/9/2021 gün ve 2019/225 (E) –2021/255 (K) sayılı hükme esas alınan kusur raporunda ... plakalı araç sürüsü ...'in %85 kusurlu bulunduğunu, aynı kazaya ilişkin açılan davalarda alınan farklı kusur oranlarını içeren raporların kabul edilemeyeceğini, öncelikle kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesini; tescilsiz aracın kazaya neden olması durumunda, tazminat sorumluluğunun müvekkili kuruma ait olmadığını; hükmolunan faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin, eldeki davayı açmadan önce, müvekkili davacı ...'ın 7/6/2018 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı bedensel yaralanmasından kaynaklanan maddi zararının giderilmesi istemiyle davalı ... 5/10/2018 günü ulaşan dilekçe ile başvurduğu, böylece KTK'nin 97'nci maddesinde öngörülen, dava açılmadan önce kuruma başvurulması koşulunun yerine getirildiğinin; HMK'nin 107'nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açılan eldeki davada davacı vekili tarafından 18/11/2020 günü sunulan dilekçenin, dava değeri belirleme dilekçesi 22/2/2022 günü sunulan dilekçenin ise, daha önce dava değeri belirleme dilekçesi ile bildirilen talep sonucunu arttırması nedeniyle ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu, bu itibarla eldeki davada iki ayrı ıslah dilekçesi bulunmadığının; davacı vekilinin dava dilekçesinde, başvuru gününü izleyen 8 iş gününün sona erdiği tarihtin itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi isteminde bulunması, davacının uğradığı bedensel yaralanmadan kaynaklanan maddi zararının giderilmesi istemine ilişkin dilekçesinin davalı ... 5/10/2018 günü teslim edilmesi, KTK'nin 99'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen başvuru gününü izleyen 8 iş gününün, son gününün 17/10/2018, temerrüt tarihinin ise 18/10/2018 günü olmasına karşın, ilk derece mahkemesince temerrüt tarihi de geçtikten 1 gün sonra 19/10/2018 gününden itibaren faiz uygulanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının kapsama giren teminat türlerine ilişkin A.5'inci maddesi uyarınca, üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamında olması karşısında, davalı ..., ... Kurumunun sorumlu olmadığı geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulmasının doğru olduğu sonucuna varılmış; kazaya karışan ... plakalı "otomobil" cinsinden aracın işleteninin KTK'nin 91'inci maddesi uyarınca, bu Kanunun 85'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre olan sorumluluğunun karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmasının zorunlu olduğu gözetildiğinde, davalı ..., 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14'üncü maddesinin 2'nci fıkrasının "b" bendi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlardan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamıştır.

KTK'nin 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle sürekli sakatlıktan kaynaklanan tazminatın hesaplamasının 1,65 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, aylık gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu; dosyaya eklenen Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/8237 sayılı soruşturmasında düzenlenen belgelerin içeriğinden hatır taşımasının varlığı kanıtlanmadığından, davacı lehine hükmolunan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmamasının da doğru olduğu sonucuna varılmıştır.

Hükme alınan bilirkişi raporunda yönetimdeki ... plakalı otomobil ile 7/6/2018 günü seyir halinde iken, kendisine "DUR" işaret levhasının bulunmasına karşın süratli biçimde girdiği kavşakta sağ taraftan gelen dava dışı sürücü ...in yönetimindeki ... plakalı otomobile çarpan sürücü ...'in kazanın oluşumunda %100 oranında tam kusurlu olduğu bildirilmiş, böylece kolluk tarafından düzenlenen "Ölümlü/ Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" içeriğine göre ZMSS poliçesi bulunmayan ... plakalı otomobil ile ... plakalı otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişilerin kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.

Ancak, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/8237 sayılı soruşturmasında düzenlenen ifade tutanağı içeriğinden, davacı ...'ın, Hitit Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Laboratuvarında yapılan analizden 1,88 promil alkollü olduğu anlaşılan ...'in yönetimindeki otomobile, adı geçen sürücünün alkollü olduğunu bilerek bindiği gibi, kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Tespit Tutanağı içeriğine göre emniyet kemerini de takmadığının anlaşılması karşısında, aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporuyla hesaplanan ve davacı lehine hükmolunan 4.089,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 150.827,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 154.917,08 TL maddi tazminattan, birlikte kusur nedeniyle %20 oranında indirim yapılarak, 123.933,66 TL maddi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde nihai karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

I-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin nihai kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,

Buna göre:

1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 123.933,66 TL maddi tazminatın, 19/10/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davamı ... tahsil edilerek, davacı ...'e verilmesine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 8.465,90 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90 TL, tamamlama harcı olarak alınan 215,09 TL, ıslah harcı olarak alınan 308 TL olmak üzere toplam 558,99 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 7.906,91 TL karar ve ilam harcının davalı ... tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2'nci maddesinin 3'üncü fıkrası doğrultusunda, Tarifenin 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenene 45.000 TL vekâlet ücretinin, davalı ... tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'e verilmesine,

4-Birlikte kusur nedeniyle reddine karar verilen manevi tazminat istemi yönünden vekâlet ücretine hükmolunamayacağı gözetilerek, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 3.016,55 TL vekâlet ücretinin, davacı ...'ten tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalı ... verilmesine,

5-Davacı tarafından harcanan 1.900 TL bilirkişi raporu gideri, 792 TL posta gideri, 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.727,90 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret (123.933,66/157.933,36) oranına göre hesaplanan 2.140,64 TLyargılama giderinin davalı ... tahsil edilerek, davacı ...'e; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı tarafından ödenen ve hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 558,99 TL karar ve ilam harcının davalı ... tahsil edilerek, davacı ...'e verilmesine,

7-Davalı ...tarafından ödenen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,

II-İstinaf incelemesi bakımından ;

1-Davalı ...tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istenmesi durumunda geri verilmesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvurma harcından ibaret yargılama giderinin, davacı ...'ten tahsil edilerek, davalı ... verilmesine,

3-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 1/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1193, K. 2026/1460, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1193-e-2026-1460-k-d13340849c49