İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/106 E. 2026/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/106
- Karar No
- 2026/694
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/106 Esas - 2026/694 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/106 KARAR NO: 2026/694
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/09/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 14/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ve müvekkili sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan .... plakalı aracın karıştığı 15.10.2024 tarihli trafik kazası sonucunda dava dışı üçüncü kişiye ait .... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, hasarın ekspertiz incelemesi doğrultusunda değerlendirilerek sigorta poliçesi kapsamında 16.000,00 TL hasar tazminatının ödendiğini, kazadan sonra araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle yapılan ödemenin sigortalıya rücu edilmesi amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık; davacı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün meydana gelen kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinden bahisle ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesi gereğince, üçüncü kişiye ödediği hasar bedelinin rücuen tahsiline karar verilmesi istemi ile başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesi talebidir. Davacı sigorta şirketinin davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği görülmüş, davalı tarafından görevsiz mahkemede alınan beyanında; ...... plakalı kamyonun ağabeyi Halil İbrahim Tunalı tarafından kullanıldığını, park halindeki minibüsün aynasına çarptıklarını, araç sahibine ulaşıldığını ve hasarın sigorta kapsamında karşılanacağının belirtilmesi üzerine aracı uygun bir yere park ettiklerini, olay yerini terk etme veya aracı Suriyeli bir şoförün kullandığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını beyan etmiş, bu beyanı dışında kaza tespit tutanağının aksini ispata elverişli ve tutanak tanzim edilirken orada bulunmamasını haklı gösterecek başka bir delil sunamamıştır. Uyuşmazlık, maddi hasarlı kazalarda, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 16.04.2020 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendi kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. (Ankara BAM 26. HD. 2023/370 E, 2025/294 K sayılı ilamı) Somut olaya olaya gelindiğinde dosyaya sunulan trafik kazası tespit tutanağında davalının kaza mahallinde bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere istisnai durumlar sayılmış, davalı tarafından bu istisnai durumlar nedeniyle olay yerinin terk edildiği yönünde herhangi bir somut delil dosyaya sunulmamıştır. Dolayısı ile davalının iddialarını ispat edemediği, davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Davanın yaptığı ödemelerin temelini ise dava dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporu oluşturmaktadır. Davacı tarafından rapor yapıldığına dair dekontun mahkememize sunulduğu görüldü. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ekspertiz tarafından belirlenen miktarın davaya konu araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu ve davacının davalıdan raporda belirlenen tutarları talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği anlaşılmıştır. Neticeten takip miktarının gerçek zarara uygun olduğu, taleple bağlı kalınarak ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faizi işletilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın ekspertiz raporu ile belirlendiği, bu nedenle likit olduğunun kabulü ile davacının icra inkar tazminatının da kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı yönünden rücu şartlarının oluştuğu, davalının haksız itirazının iptali ile alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü yönünde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 16.000,00-TL asıl alacak ve 1.262,47 TL faiz yönünden DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacak (16.000,00-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (3.200,00- TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 1.092,96-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 477,56-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL peşin harç ile 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere 1.230,80- TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 16.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.140,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 18/09/2026
Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır