Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1186 E. 2026/1303 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1186
Karar No
2026/1303
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1186 - 2026/1303 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1186 KARAR NO : 2026/1303

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : 2024/145 Esas 2025/480 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.08.2023 tarihinde sürücü...'ın idaresindeki aracı ile ... bulvarını takiben ... istikametine seyri sırasında ... önüne geldiğinde arka gerisinden aynı istikamete seyreden... plakalı aracın kendi aracına çarpması ile aracın yönü sağa tarafa döndüğünde sağında bulunan ve aracını yanlış yere park eden ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda davalıya zmms ile sigortalı... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta maddi hasar oluştuğunu, bu kazadan dolayı aracın değer kaybettiğini ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, bu nedenle müvekkilinin kaza sebebiyle uğramış olduğu tüm zararlarını tahsilini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek, 11.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, HMK 107. Maddesi kapsamında maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 50,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere ve 50,00 TL hasar bedeli (belirsiz alacak olarak geçici talep) olan maddi tazminat bedelinin kaza tarihi 29.11.2023 tarihi itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88/1. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 163/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 81.653,18TL hasar bedeli talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00 TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup, zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmasının gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, itirazları baki kalmak kaydıyla değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanmasının gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; makina mühendisi bilirkişiden alınan 29/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün “arkadan çarpma” asli kuralını ihlal etmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, davacıya ait ...model araçta meydana gelen hasar miktarının olay tarihi olan 11/08/2023 tarihi itibarıyla 81.653,18 TL olacağı, aracın kaza tarihi itibarıyla gerek 12 yaşında ve gerekse geçmişinde 5 kez trafik kazasına karışarak orijinal durumunun bozulmasıyla reel piyasa şartlarına göre, aracın olay sırasında kaza öncesi ve kaza sonrası piyasa değerinin 710.000,00 TL mertebesinde olmasıyla ikinci el piyasasında değer kaybının görülmeyeceği anlaşıldığından; “1-Davanın KISMEN KABULÜNE; 1.a-81.653,18 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olarak kabul edilen ( arabuluculuk başvuru tarihi) 23/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, 1.b-Değer kaybına yönelik tazminat talebinin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; değer kaybı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, hesap raporundaki yöntem ve kusur oranı ve diğer verilerin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; başvuru dava şartının gerçekleşmediğini, tüm belgelerle başvurulmadığını, usulüne uygun başvurulmadığından faiz sorumluluklarının da olmadığını, faizin de dava tarihinden ve yasal faiz olması gerektiğini, ekte sundukları uzman mütalaası da değerlendirilerek tarafların en azından eşit kusurlu kabul edilmeleri gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı sigortaya başvuru dava şartının gerçekleştiği, sigortanın temerrüdünün de oluştuğu, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu, buna göre davalı tarafın tam kusuruyla meydana gelen kazada davacının aracın hasar gördüğü, hükme esas alınan hesap raporunun yerleşik içtihatlardaki yönteme uygun olarak düzenlendiği, bu kapsamda davacının aracındaki hasar miktarının doğru olarak tespit edildiği, sigortalı aracın kamyon olması nazara alındığında avans faizine hükmedilmesinin doğru olduğu, aracın önceki kazaları nedeniyle zarar gören parçalar ve aracın yaşı nazara alındığında değer kaybı zararının oluşmadığı anlaşıldığından davacı ve davalının bu hususlara yönelik istinaflarına itibar edilmemiştir. 26/04/2016 tarihinde 2918 sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile "Sigortacılar, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi getirilmiştir. Somut olayda davacının eldeki davadan önce davalı sigorta şirketine 16/11/2023 tarihinde tüm belgelerle başvuru yaptığı, ödeme yapılmaması üzerine 27/02/2024 tarihinde eldeki davanın açıldığı, davalı sigorta şirketinin 16/11/2023 tebliğ tarihinden sekiz iş günü sonrası 29/11/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından, hüküm altına alınan tazminatlara 29/11/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, 23/11/2023 tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru değilse de davacı vekilini bu yönde bir istinafının bulunmaması ve belirtilen yanılgının da davalı lehine olması karşısında bu husus düzeltme nedeni yapılmamış, davalıya sigortalı aracın kamyon/ticari nitelikte olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.577,72 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.401,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.176,72 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1186, K. 2026/1303, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1186-e-2026-1303-k-df2887cce4a7