Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/82 E. 2026/1319 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/82
Karar No
2026/1319
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/82

KARAR NO: 2026/1319

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/10/2022

NUMARASI: 2020/194 Esas - 2022/641 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 24/06/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacının o dönem şirket borçlarından dolayı çok borcu olduğundan ve çok sayıda icra dosyası olduğundan dolayı bu dosyadan gelen takipte şahsi borçlu olduğunu zannederek takibe itiraz etmediğini, ancak bir süre sonra dosyadan icra takip işlemleri yapılınca davacının adliyeye gidip bu dosyayı incelediğinde söz konusu icra takip dosyasında bulunan çekin keşidecisinin yetkilisi olduğu .... Şti. olduğunun ancak herhangi bir aval vermediği gibi şahsını borçlandırıcı olarak bu çeki imzalamadığı, bu borçtan sorumlu olamayacağını öğrendiğini, icra takip ve ödeme emrinde ...olarak icra takibi yapıldığını, davacı aleyhine açılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, takip alacaklısının kötü niyetli olduğunu, davacının yetkilisi olduğu şirketin borcundan dolayı şahıs olarak hukuka aykırı olarak taraf gösterilip işlem yapıldığını beyanla, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı iflas idaresine usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalının tasfiye işlemlerinin basit tasfiye usulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile yürütüldüğü ve iflas kararının kesinleşmediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tasfiye halindeki davalı şirket tarafından icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu edilen çekin keşidecisinin ... Şti olduğu, ancak davacı tarafından herhangi bir aval vermediği ve çeki imzalamadığı belirtilerek, anılan çek nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespiti noktasında toplandığı, icra takip dosyasında alacaklı görülen ... Şti hakkında verilen iflas kararı üzerine davalı şirketin tasfiye işlemlerinin basit tasfiye usulüne göre ....İflas Müdürlüğü tarafından ... iflas sayılı dosyası ile yürütüldüğü, davalı tarafından icra takibine konu edilen ... AŞ ... Şubesine ait ... çek numaralı 16/07/2016 keşide tarihli 25.551TL bedelli çekin incelenmesinde; çekin keşidecisinin ... Şti olduğu, davacının keşideci firma adına çeki imzaladığı, aval mahiyetinde yahut davacıya borçlandıracak mahiyette başka bir imzanın bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen keşidecisi.... Şti. olan, Lehtarı .... A.Ş. Olan, ...'nın ... Şubesinden ...IBAN nolu hesabından keşide edilen ... nolu, 25.551,00-TL bedelli, 16/07/2016 keşide tarihli çek nedeniyle davacı tasfiye halindeki .... Şti'ye borçlu olmadığının tespitine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı alacağa ilişkin iki farklı mahkemede iki dava açılmış olmasının taraflarınca istinaf edilen işbu kararın hukuki yarardan yoksun olmakla birlikte verilen kararın masa menfaatine aykırı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, çekten ve çeke dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı İflas masası tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının icra takibine konu çek nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı, aynı hususta İstanbul 10. Asliye Ticaret mahkemesi 2020/194 E. Sayılı dosyasında yargılama yapılıp yapılmadığı noktasındadır.

Davacı, takip konusu çekin keşidecisinin, yetkilisi olduğu .... Şti.'ye ait olduğunu, herhangi bir aval vermediğini, şahsını borçlandırıcı olarak çeki imzalamadığından takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Dava dışı .... Şti. tarafından dava dışı .... A.Ş. lehine ... A.Ş. ... Şubesine ait 16.09.2016 tarihli, ... numaralı 25.551,00 TL bedelli çek keşide edilmiştir.

Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasında, '' ... seri numaralı 16.07.2016 keşide tarihli 25.551,00 TL tutarında ... Şubesi Çeki'' nedenine dayalı olarak toplam 28.533,01 TL alacağın tahsili istemiyle 07.09.2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca dava konusu takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığını tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/865 E., 2021/844 K. sayılı dosyasının incelenmesinde, dava dışı..., davalıya karşı, .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına konu çekte imzası olmadığı bahsiyle takibin iptalini talep etmiş olup, Mahkemece takip konusu senet altındaki imzanın takip borçlusu şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığından, imzaya itirazın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasında sahtecilik iddiası haklı bulunduğundan, itiraz eden borçlu yönünden takibin durdurulmasına, karar verilmiş olduğu görülmüştür.

Söz konusu davanın dava dışı... tarafından açılmış takibin iptali davası olduğu, eldeki davanın konusu olmadığından, davalının aynı alacağa ilişkin iki yargılama yapıldığına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Dava konusu çekin keşide tarihi itibariyle keşideci şirketin hali hazırdaki yetkilisinin davacı ... olduğu ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinden görülmüş olup, davacının ortaklık sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davaya konu çekin keşideci .... Şti. olup, davacının çekte avalinin ya da cirosunun bulunmadığından, söz konusu çekten dolayı davacının sorumluluğu bulunmadığı görülerek, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 1.745,38 TL harçtan mahsubu ile eksik 1.664,68 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/82, K. 2026/1319, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-82-e-2026-1319-k-a10fbd61256e