Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/398 E. 2026/1091 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/398
- Karar No
- 2026/1091
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/398 Esas
KARAR NO:2026/1091
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/12/2024
NUMARASI:2023/568 Esas, 2024/895 Karar
DAVANIN KONUSU:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi tespit
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine, dava tarafından İstanbul 6.İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyası üzerinden Kambiyo takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya takibe konu senet borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketten 2015 yılında 2 günlüğüne bir araç kiraladığı, davalı araç kiralama sözleşmesi altında boş bir senet imzalattığını, müvekkili aracı gününden önce ve sağlam olarak davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından gerekli kontroller yapılarak aracı teslim aldığını, araç tesliminden 8 yıl sonra davalı tarafından müvekkili aleyhine araç kiralama sözleşmesi altında boş olarak imzalatılan senet, miktar kısmına 45.000 TL tanzim tarihi olarak da 30.08.2015, vade tarihi olarak da 30.08.2020, bedel kısmına nakden
yazılarak icra takibine konulduğunu, müvekkili davalı firma ile temasa geçerek borcun sebebini sorduğunda 2015 yılında kiralamış olduğu aracın kazalı olarak teslim edildiğini iddiasında bulunduğu, bu iddia hiçbir şekilde doğru olmadığını davalının boş senedi doldurarak 8 yıl sonra İcra takibine koymuş olması, 2015 tanzim tarihli senede 5 yıl sonrası 2020 yılına vade tarihi yazılması, 2015yılında aracın kazalı teslim edildiğine dair her hangi bir talep, ihtar veya yazılı veya sözlü bildirim yapılmadığını, yapılan araştırmada davalının benzer şekilde onlarca kişi hakkında araç kiralama sözleşmesi altında boş olarak imzalamış olduğu senetlere tarih ve miktar yazarak onlarca kişi hakkında icra takibi yaptığı ve davalı hakkında onlarca dolandırıcılık şikâyeti yapıldığının tespit edildiğini, davalı hakkında bu yöntemle dolandırıcılık yaptığı iddiası ile basında da çok sayıda haberler çıktığını, davalı hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile İstanbul C.Başsavcılığına şikayette bulunulduğu ve 2023/180086 Soruşturma numarası ile şikayet başvurusu yapıldığını, İstanbul 6.İcra Md. ... Sayılı dosyasından borçlu olunmadığının tespitine, takibe konu senedin iptaline, yargılama süresince haciz baskısı altında ödeme yapılması halinde yapılan ödemenin Avans faizi ile birlikte
istirdadına karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, Davacı tarafın, müvekkili şirketten araç kiraladığını ve kiraladığı aracı hasarlı olarak müvekkiline teslim ettiğini, oluşan zararı nakden tazmin etmemiş, müvekkili lehine bono düzenleyerek müvekkile teslim etmiş olduğunu, ancak vade tarihi itibariyle davacı tarafından düzenlenen bononun ödenmediğini, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmedeğini ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili dendiğini, bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmekte olduğunu ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmadığını, işbu davanın görevsizlik nedeniyle usul yönünden reddine, aksi halde esastan reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ve İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"... davalının, kiralama konusu aracın serviste kaldığı günler için kazanç kaybı olduğuna ilişkin iddiasının da somut belgelerle ispata muhtaç olduğu, Davacı tarafından davalı şirketten kiralanan aracın kaza ile hasarlandığına ve davalının işbu nedenle de zarara uğradığına ilişkin olarak davalının kiralama konusu aracın kaza yaptığını ve aracın hasarı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara ilişkin somut belgeleri ile ispata muhtaç olduğu, (Davalı şirketin taraf olduğu benzer nitelikte birçok davada davasının bulunduğu, davalı şirket hakkında C.Başsavcılık nezdinde şikayet ile açılan soruşturmalara taraf olduğu, Davalı Şirket adına İstanbul ve Küçükçekmece Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna müzekkere yazıldığı ve davalı şirket hakkında birçok Ticaret Mahkemesinde ve diğer mahkemelerde yargılamanın devam ettiği anlaşılmakla) hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne.." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Mahkemenin görevsiz olduğunu, Taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı araç kiralama sözleşmesi olduğundan bu ihtilafın çözümünde görevli mahkemelerin Sulh HukuK Mahkemesi olduğunu, emsal pek çok Yargıtay kararı sunduklarını, Esas yönünden ise; Davacının bononun boş olarak imzalandığını iddia ederek ispat yükünü üzerine aldığını, davacı tarafın müvekkili şirketten araç kiraladığını, hasar ile ilgili şirkete bilgi vermediğini, kaza tespit tutanağı düzenlemediğini, bu sebeple müvekkilinin sigorta aracılığı ile zararını gideremediğini, maddi zarar olarak hasar bedeli, kazanç kaybı (aracın serviste kaldığı süre boyunca) ve değer kaybı bedelini tazmin etmek için müvekkili şirkete davacı tarafından imzalanan zorunlu unsurları dolu bononun teslim edildiğini, ispat yükünün müvekkilinde olmadığını, mahkemenin ispata ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, davacının iddiasını ispatlayamadığını, mahkemenin müvekkilinin delillerini toplamadan rapor aldığını, bilirkişi raporunu da hükme esas almasının hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davaların müvekkili lehine sonuçlanmakta olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili usule ilişkin istinaf sebebinde mahkemenin görevli olmadığını ileri sürmüş olmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalıdan 2 gün süreli araç kiraladığını, araç kiralama sözleşmesi altında boş bir senet imzalatıldığını, ancak senedin sonradan doldurularak takibe konu edildiğini ileri sürmüş, davalı araç kiralama ilişkisini inkar etmeyerek dava konusu senedin kiralanan araçta oluşan hasara ilişkin olduğunu savunmuştur. Dosyada yansıyan belgelere göre yazılı araç sözleşmesine rastlanmamış ise de; her iki taraf da kambiyo senedinin araç kira sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürdüğünden HMK 4.md gereğince görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacaktır. Davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf sebebi yerinde olduğundan istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/568 Esas, 2024/895 Karar
kararının KALDIRILMASINA,
2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
-Dosyanın görevli İstanbul Sulh Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesi için Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.