Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/378 E. 2026/1062 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/378
Karar No
2026/1062
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/378 Esas

KARAR NO:2026/1062

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:03/12/2024

NUMARASI:2023/210 Esas, 2024/190

DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

KARAR TARİHİ:01/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait “BERİSTORE” tabelalı işletmede, davacının marka haklarına tecavüz taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin tarafımıza ulaşması akabinde, davalıya ait işletmeden 1 adet “...-...” ibareli ve logolu swaetshırtsatın alındığını, mahkemece bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif incelemesi esnasında davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlerin davacıya ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiği sabit hale geleceğini ileri sürerek, HMK madde 403 uyarınca, davalıya tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak ve delillerin tespitine, davalının eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, müvekkil şirket yetkilisi tüm yaşananlardan huzurdaki dava dilekçesinin tebliğinden çok daha sonra haberdar olduğunu, dava konusu somut olayın yaşanmasına sebep olan şirket çalışanlarının olay öncesi ve sonrası yaşananları müvekkil şirket yetkilisinden gizlediklerini, dava dilekçesi ekinde fotoğrafı dosyaya sunulan ürünün, müvekkili şirket mağazasından alındığının belli olmadığını, şirket yetkilisi tarafından öğrenilmesi üzerine şirket yetkilisinin talimatıyla bu 12 ürün de derhal çalışanlara imha ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkemece davalının iş yerinde yaptırılan tespitte, toplamda 12 adet ... ve ... markalı sweatshirt ve tişört ürününe rastlandığı, davacıya ait tescilli markalar ile davalının işyerinde tespit edilen ürünlerin üzerindeki işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin tereddüde meydan vermeyecek kadar açık olduğu, davalı vekilince ihlalin sona erdirildiği belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına dair talepte bulunulmuş ise de ihlalin dava sırasında aldırılan bilirkişi raporu ile de devam ettiğinin tespit olunduğu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı kullanımlarının davacı markasına birebir benzer mahiyette olup bu durumun ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiği ve 6769 Sayılı SMK' nun 29. maddesi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalı tarafından davacının markalarına yönelik tecavüzün tespitine durdurulmasına, tespiti yapılan taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; müvekkili şirket yetkilisinin mağazasında bu ürünlerin bulunduğundan haberi olmadığını, söz konusu tüm ürünlerin müvekkili şirket tarafından derhal imha edildiğini,, ihlalin sona ermiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığını, bariz ve yoğun bir ihlalin veya marka hakkına tecavüzün olmadığı aşikar iken, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, tüm yargılama giderlerini ve vekalet ücretini müvekkil şirkete yüklendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yargılama sırasında davalının işyerinde, davacının tescil sahibi olduğu, ... ve ... markalı ibareli markaların bulunduğu 12 adet sweatshirt ve tişört ürününe rastlandığı, davalının işyerinde tespit edilen ürünlerin üzerindeki işaretlerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, söz konusu ürünlerin orjinal olmadığının davalının da kabulünde olduğu, ürün sayısının az olmasının tecavüzü ortadan kaldırmayacağı, davalı vekilinin davaya konu ürünleri imha edildiğini ileri beyan ettiği, ancak bu hususta hiçbir delil ibraz etmediği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin ve davanın kabulü nedeniyle yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/378, K. 2026/1062, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-378-e-2026-1062-k-56cc02469ec9