Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/379 E. 2026/1179 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/379
- Karar No
- 2026/1179
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/379 Esas
KARAR NO:2026/1179
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ
TARİHİ:14/11/2024
NUMARASI:2023/30 ESAS 2024/186 KARAR
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ:09/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf, dünyada 2009 yılında kurulduğunu, doğa ile dost kişisel bakım ürünleri sunduğunu, davalının ... nolu ... markası nedeniyle kendisinin Türkpatent nezdinde yapmış olduğu başta ... nolu marka olmak üzere yine ..., ..., ... nolu ... marka başvurularını tamamen tescil ettiremediğini, başvuruların kurum tarafından davalı markası nedeniyle resen ret edildiğini, işbu davayı açmakta hukuki menfaati olduğunu, davalının markasını tescil ettirdiği 12.12.2017-12.12.2022 tarihleri arasında hiç kullanmadığını, bu nedenle kullanılmayan bu markanın kullanılmamaya dair 5 yıllık sürenin son günü olan 12.12.2022 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde tümden iptal kararı verilmesi gerektiğini, davalının markasını kullanmaya dair ispat yükümlülüğü altında olduğunu, markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesine dair tedbir kararı verilmesi gerektiğini talep ettiği anlaşıldı.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda ikame edilen davanın, kullanmama sebebiyle açılan iptal davası olduğu anlaşılmakla, huzurdaki dava, kanunda öngörülen 5 yıllık süre dolmadan açılmış olduğundan, öncelikle davanın usulden reddi gerekmekte olduğu, COVİD-19 pandemisi sürecinde, hukuki iş ve işlemler ile bu süreçte işleyecek süreler buna bağlı olarak etkilenmiş, bu husus açılan davalarda etkisini göstermeye devam etmekte olduğu, pandemi sürecinde Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 15.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında tüm hukuki süreler durduğundan, sürelerin işlemesi 15.06.2020 tarihinden itibaren devam etmiş olduğu davalıya ait 12.12.2017 tescil tarihli "..." markası SMK m.9/1'de açıkça öngörülen 5 yıllık süreye, pandemide duran bu 3 aylık sürenin de eklenmesi gerekmekte olup, bu halde davanın bu 5 yıl 3 aylık süre geçirilmeden 14.02.2023 tarihinde açılmış olması sebebi ile davanın açıldığı tarihte henüz dava açmakta haklı menfaati bulunmayan ve kanunen öngörülen kullanım sürelerinin henüz dolmamış olması sebebi ile davanın öngörülen şartları taşımadığı anlaşıldığından öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep etme zaruretimiz hasıl olmuş olduğu, davalının tescil ettiği marka 03 nice sınıfından olup "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (İlaç ihtiva eden sabunlar hariç)." olmak üzere müvekkilimizin marka başvurusu bu sınıfta tescillenmiş olduğu (EK-1: Marka tescili başvuru bilgileri ile marka tescilini gösterir belgeler), Akabinde bu marka ile 03 parfümeri ve sabun sınıfı üzerinden ticaretini yapmak üzere gerekli tüm hazırlık ve alt yapısını oluşturarak, 09.08.2019 yılında ... ŞİRKETİ'ni kurmuş olduğu, (EK-2: ... şirketine ait ticaret sicil gazetesinde kuruluşu gösterir ilan örneği), Şirketin kuruluş ilanında yer alan amaç ve konu kısmına bakıldığında da şirketin "kozmetik, güzellik müstahzaratı, vücut ve cilt bakım ürünleri, kolonya, parfüm, şampuan ve benzerlerinin imalatını, ithalat, ihracat, alım satımı, pazarlamasını, elektronik ticaretini ve perakende ticaretini yapmak." üzere bu alanda hizmet vermek için kurulmuş olduğu, Akabinde müvekkil üretimini yapmak istediği parfümeri ürünleri için etiket, ambalaj ve uçan yağların temini ve tedariği için hazırlığına girmiş, bu teknik alt yapının da tamamlanması akabinde üretime başlanmış olduğu, (EK-3: Etiket, ambalaj ve uçan yağlara ait alış faturaları ve ilgili kayıtlar), Üretimine başlanılan bu ürünlerin 11 Mart 2020 günü Türkiye'de ilk covit-19 vakıasının tespit edilmesi ve pandemi sürecinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de sancılı şekilde geçmesi ve pek çok sektörün bundan ciddi manada etkilenmiş olması sebebiyle ve ayrıca piyasadaki süregelen arz-talep dengesinde pandemi kaynaklı değişiklikler olduğundan dolayı günün şartlarının müvekkilin üreterek piyasada satmak istediği ve ekte sayın mahkemenize de bir numunesi sunulu esanslı/parfümlü kolonyalar ne yazık ki piyasada istenilen ilgiyi görmemiş olduğu, dönemin en yaygın satılan ürünleri limon kolonyası olması sebebi ile müvekkil, ekte numunesi bulunan ürünlerin üretimine ara vermek durumunda kalmış olduğu, (EK-4: Müvekkilimiz tarafından ... markası ile üretilen parfümlü kolonya numunesi fotoğrafları-aslı mahkeme kalemine bırakılacaktır.), bu aşamada ise halihazırda elinde bulunan ürünleri ise ...'ta spot piyasada satarak eritmek istemiş ve bununla İlgili olarak da ... İsimli ... toptancılarından olan esnaf ile görüşerek peyderpey bu kişi üzerinden ürünlerin satışını gerçekleştirmiş olduğu, buna dair müvekkili ile diğer tarafın ... Numaralı hattı arasında yapılan whatsapp görüşmelerine dair ekran resimleri dilekçe ekinde mahkememize sunulduğunu, davalının ayrıca telefonunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, anılı mesajların bu itibarla hazırlanacak rapor ile de dosya arasına alınmasını talep etmekte olduğu, (EK-5: Whatsapp konuşmalarına dair tarih gösterir ekran resimleri) Ayrıca, davacının "..." markasını kullandığına dair ve bu markalı ürünlerin satışını yaptığına dair adı geçenin tanıklığına da başvurulmasını talep edildiği, Piyasadaki durgunluk sebebi ile istediği satış karını elde edemeyen davalının elindeki esansları da dökme olarak satışını yaptıktan sonra, "hella" markalı bu kolonyaların üretimini bir süreliğine askıya alarak , sektörün o dönem için popüleri olan maske imalatı işine girerek, bu alanda 02.09.2020 yılında ... ŞİRKETİ'ni kurmuş ve maske üretimine başlamış olduğu, (EK-6: ... Şirketi kuruluş ilanı ve dökme olarak satışı yapılan kolonyaların satış faturaları), yaklaşık 1,5 yıl bu işle ilgilenen müvekkil, pandeminin de etkilerinin giderek azalması sebebi ile tescilini almış olduğu marka ile üretimine kaldığı yerden devam edebilmek ve bu alanda piyasada yer almak istemesinden dolayı 02.02.2022 yılında .... Şti.'ni Firmasını kurmuş olduğu, (EK- 7: Şirketin kuruluş belgeleri), bu süreç içerisinde, tescilini yaptırmış olduğu ve fakat elinde olmayan sebepler nedeniyle kullanımına ara vermek zorunda kalan müvekkil, bu sürecin geçici olduğuna olan inancı ve gelecekte tescil edilen markası ile üretimine devam edecek olması sebebi ile marka hakkını korumak istediği, tescilini yaptırmış olduğu marka ile ilgili Türkpatent nezdinde yapılan başvurulara da itirazlarını yapmış olup, buna dair tüm itiraz dilekçeleri de ekte dosyaya sunulmakta olduğu, (EK-8: Müvekkilimiz adına Türkiye Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılan itiraz dilekçeleri), Ekte itiraz dilekçeleri ile de görüldüğü üzere, müvekkil esasında hiç bir zaman markasının kullanımını bırakmamış, aksine bizzat marka hakkını korumak için elinden gelen tüm çabayı sarfetmiş ve bu sebeple, marka hakkına tecavüzün önüne geçebilmek adına kötü niyetli ve haksız başvuruların tümüne itiraz etmiş olduğu, m. 9 uyarınca açıkça değinilen husus 5 yıl kullanmamış olmak ve haklı bir sebebe dayanmamış olmak olup, ekte sunulu delillerden de görüleceği üzere müvekkilin 2020 yılı ilk yarısında markasını aktif olarak kullandığı fakat COVİD-19 salgını sebebi ile elinde olmayan sebepler ile bu marka ile 03 sınıfından üretimini yaptığı ürünlerin satışının durmasından /ürünlere talebin azalmasından kaynaklı olarak, ürünlerin o tarih itibari ile piyasada rağbet görmemesinin, kanunda öngörülen "haklı bir sebep olmadan" maddesi karşılığında, haklı sebebinin var olduğunu açıkça gözler önüne sermekte olduğu, bu sebeplerle, müvekkilin 2020 yılı ilk yarısında aktif kullanımının olması, sonrasında ise haklı bir sebebin varlığı ile anılı markanın kullanımını bir süreliğine askıya almış olması karşısında kanunun ön görmüş olduğu 5 yıllık sürenin dolmadığı ve haklı bir sebebin varlığının kabulü gerekmekte olduğu, Markanın kullanılmamasının iptal nedeni olabilmesi için kullanılmamanın marka sahibinin iradesi ile gerçekleşmesi gerektiği, Şayet markanın kullanılmaması marka sahibinin elinde olmayan nedenlerle vaki olmuşsa iptal sonucuna yol açmayacak olduğu, Markanın kullanılmaması haklı bir nedenden kaynaklanıyorsa beş yıllık sürenin geçmesine rağmen markanın iptaline karar verilemeyeceği, huzurdaki dava yasal hak düşürücü süre içinde açılmamış olduğundan, zamanaşımı sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Hükümsüzlük talebinde bulunulabilmesi için davanın hak düşürücü sürede açılmış olması gerekmekte olduğu, Mahkemece bu hususa re'sen gözetilmesi gerektiğinden, davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması ve zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği 10.05.2023 şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/30 Esas 2024/186 Karar 14.11.2024 Tarihli karar; "...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı adına tescilli ... sayılı ... ibareli markanın kullanılmama sebebiyle iptaline ilişkin olup davacının ... numaralı ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğu davalının markasının varlığı nedeniyle kısmi olarak tesciline karar verildiği bu yönüyle incelendiğinde davacının işbu davayı açmada hukuki menfaatinin bulunduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından davaya konu markanın kullanıldığı, ayrıca COVİD 19 salgını nedeniyle haklı bir sebep nedeniyle kullanıma ara vermek zorunda kaldığı belirtilerek davanın reddinin talep edildiği, markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ilişkin hususlar, SMK 9 ve 26. Maddelerinde düzenlenmiş olup "tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markaların iptaline ara verilir. " denilmek suretiyle markanın kullanım sınırları belirlenmiş ayrıca markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlar ile kullanılması markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarda kullanılması ve markanın marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edileceğinin hüküm altına alındığı bu tür davalarda ispat yükü genel kuralın aksine davalı marka tescil sahibinde olup davalı tarafından kullanıma ilişkin tüm delilleri sunması ibraz edilmiş sunulan delillerin incelenmesi için oluşturulan bilirkişi heyeti 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının sunduğu delillerin ciddi biçimde kullanılma olarak değerlendirilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davalı davaya konu markası ile dosyaya örneği de sunduğu üründen de anlaşıldığı gibi ... ibareli dökme kolonya ve el temizleme solüsyonu şeklinde kullanımda bulunduğunu iddia ettiği bu kullanımın davalının davaya konu ... numaralı markanın tescilli olduğu 03. Sınıf kapsamında olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından dava dışı ... AŞ isimli şirket kanalıyla davaya konu ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini iddia etmiş ise de incelenen delillerden ve ticari defterlerden davaya konu dava dışı şirket tarafından kesilen faturaların ... markasına ilişkin ürünler olduğunun anlaşılamadığı gibi yaptırılan sektörel incelemede de davalının ... markası ile tescilli olduğu 03. Sınıfta markanın kullanıldığına dair herhangi bir delil ibraz edemediği, sunulan dava dışı ticari defterin kayıtlarının da davalı ile ilgisi olmadığı gibi her ne kadar şirketin ortağı olsa da bu şirket tarafından kullanıma ilişkin 3 adet fatura sunulduğu, bu faturaların tarihinin 16/03/2022, 18/03/2022 ve 22/03/2022 olup dökme kolonya açıklamasını içerdiği yine el temizleme losyonu açıklaması ile 3. Kişiye 17/08/2020 ve 27/08/2020 tarihlerinde iki adet fatura sunulmuş ise de bu faturaların dava konusu ... markasını içermediği gibi ciddi bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceği her ne kadar davalı tarafça pandemi süreci, kullanılmama için haklı bir neden olarak ileri sürülmüş ise de dava konusu markanın tescil sınıfının kolonya ve el temizleme losyonu olduğu düşünüldüğünde esasen pandemi sürecinde daha yoğun olarak kullanılmasının gerektiği bu nedenle bu yöndeki itirazlara da itibar edilmeyerek markanın tescil tarihi itibari ile 5 yıllık kullanılmama süresinin son günü olan 12/12/2022 tarihinden geçerli olmak üzere markanın kullanılmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile, 1-Davalı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın 12/12/2022 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde kullanılmama nedeniyle iptaline,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın, kanunda öngörülen 5 yıllık süre dolmadan açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini,hem ülkemizde hem de dünyada yaşanan ve sağlık açısından önemli problem yaratan covid-19 pandemisi sürecinde, her sektörde olduğu gibi hukuk alanında da bir takım yeni gelişmeler yapıldığını, dönemin getirdiği zorluklar sebebi ile hukuki iş ve işlemler ile bu süreçte işleyecek süreler buna bağlı olarak etkilendiğini, günümüzde de bu husus açılan davalarda etkisini göstermeye devam ettiğini, buna bağlı olarak, pandemi sürecinde Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 15.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında tüm hukuki süreler durduğundan, sürelerin işlemesi 15.06.2020 tarihinden itibaren devam ettiğini, davalıya ait 12.12.2017 tescil tarihli "..." markası SMK m.9/1'de yer alan açık hüküm ile "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." Açıkça öngörülen 5 yıllık süreye, pandemide duran bu 3 aylık sürenin de eklenmesi gerekmekte olup, bu halde davanın bu 5 yıl 3 aylık süre geçirilmeden 14.02.2023 tarihinde açılmış olması sebebi ile davanın açıldığı tarihte henüz dava açmakta haklı menfaati bulunmayan ve kanunen öngörülen kullanım sürelerinin henüz dolmamış olması sebebi ile davanın öngörülen şartları taşımadığı anlaşıldığından öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini,Yine yerel mahkeme gerekçesinde açıklanan; " dava konusu markanın tescil sınıfının kolonya ve el temizleme losyonu olduğu düşünüldüğünde esasen pandemi sürecinde daha yoğun olarak kullanılmasının gerektiği" yorumlarının kabulü mümkün değildir. Keza dosya içerisinde mübrez dilekçelerimizde bu husus detaylıca açıklandığını,Davalının yaşanan koşullar sebebiyle üretimine başlamış olduğu ürünlerin üretimine ara vermek zorunda kaldığını,Pandemi süreci içerisinde yaşanan kısıtlamaların ne kadar süreceği salgın sürecinin etkisinde iken bilinen bir husus olmadığını,Cevap dilekçesinin 3. Sayfasında atıf yapılan İstanbul Hukuk Mecmuası'nın 78. Cilt 2. Sayının tamamı incelendiğinde: "Marka beş yıllık bir süre boyunca kullanılmamış olmakla beraber, markanın kullanılmaması için haklı bir sebep varsa, markanın kullanılmamasına bağlanan ve yukarıda belirtilen sonuçlar uygulanmaz. " Yine aynı yazının 717. Sayfasında; "Tanınan bu hoşgörü süresi içinde marka sahibinin, marka hakkına dayanabilmesi için markasını kullandığını ispatlamak zorunda değildir. Beş yıllık hoşgörü süresi içinde, marka hakkı sahibi kullanmadığı markasına dayanarak, başkasının markasına itiraz edebilir, tecavüz davası ve hükümsüzlük davası açabilir. Eğer markanın beş yıldan daha kısa bir süre kullanılmadığı tespit edilirse, marka sahibi tescilden doğan bütün haklarını engelsiz bir şekilde kullanabilir" .davalının Markasını Korumak Ve Kullanmak İçin Gerekli Çalışmaları Yaptığı, Marka Hakkına Tecavüz Edebilecek Başvurulara Gerekli İtirazlarda Bulunduğu Ve Dahi Marka İle Üretimde Bulunarak Bu Üretimini Satışa Arz Etmiş Olduğu Cevap Dilekçemiz İle Detaylıca İzah Edilmiş Ve Gerekli Tüm Delilleri İle Dosyaya Cevap Dilekçemiz Ekinde Sunulduğunu, " Bir diğer ifade ile marka bir kere ciddi bir şekilde kullanılmaya başlandıktan sonra, itirazla/davayla karşı karşıya kalan kişi, markanın geçmişte bir dönem beş yıl boyunca kullanılmadığını ileri süremez. Görüldüğü üzere hoşgörü süresinin sonunda marka kullanılırsa, kullanmamaya bağlanan bütün sonuçlar kendiliğinden ortadan kalkar."Davacı tarafın cevap dilekçesindeki açıklamaları markanın kullanılmadığının ikrarı olarak yorumlamış olsa da somut olayda SMK m.9/1 'in açıkça düzenlemiş olduğu haklı sebebin mevcudiyetini izah etmek için yapılan açıklamaların markanın kullanılmadığının ikrarı olarak değerlendirilemeyeceğini,davalının birden çok markasının olması bu kapsamda da her marka için gerekli çalışmaları yapıp ticari faaliyetini sürdürmeye çalışması makul bir tacirden beklenebilecek bir hareket olduğunu,Dosyaya sunulan faturalar dava tarihinden sonraya değil, dava tarihinden çok öncesine ait faturalar olup, davacının bu yöndeki beyanları ise tamamen asılsız olduğunu, dosyaya sunulu bulunan ... markalı ürünlerin yine dava tarihinden çok öncesinde dosyaya tanık olarak bildirilen ... esnafına satılmış olduğu da yine dosyada mevcut whatsapp konuşmalarından açıkça anlaşıldığını,Bildirdikleri tanıklarının dinlenmediklerini, ticari defter incelemesi yapılmadığını, dosyaya sundukları mesajların bilirkişi marifeti ile dahi incelemesinin yapılması talebinde bulundukları ancak yerine getirilmediğini, son olarak, müvekkilin sahibi olduğu firmalar ise anılı süreci tasvir etmek ve somutlaştırmak için detaylıca aktarılmış bilgiler olup, müvekkilimizin yeni firması ... ŞİRKETİ ile de ... markalı ürünlerin üretim ve satışını amaçladığını açıkça sayın mahkemeye bildirdiklerini, bu delillerinden de gerekçeli kararda bahsedilmediğini,davalının 13.03.2017 Başvuru tarihi ve ... Başvuru numarası ile "..." markasının tescilini talep etmiş olup, davalının iş bu başvurusu kabul edilerek, anılı marka 12.12.2017 tarihinde tescil edildiğini,davalının tescil ettiği iş bu marka başvurusu 03 nice sınıfından olup "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (İlaç ihtiva eden sabunlar hariç)." olmak üzere müvekkilimizin marka başvurusu bu sınıfta tescillendiğini, Akabinde davalının tescilini yaptırmış olduğu iş bu marka ile 03 parfümeri ve sabun sınıfı üzerinden ticaretini yapmak üzere gerekli tüm hazırlık ve alt yapısını oluşturarak, 09.08.2019 yılında ... ŞİRKETİ'ni kurduğunu, Şirketin kuruluş ilanında yer alan amaç ve konu kısmına bakıldığında da şirketin "kozmetik, güzellik müstahzaratı, vücut ve cilt bakım ürünleri, kolonya, parfüm, şampuan ve benzerlerinin imalatını, ithalat, ihracat, alım satımı, pazarlamasını, elektronik ticaretini ve perakende ticaretini yapmak." üzere bu alanda hizmet vermek için kurulmuş olduğunu, Akabinde müvekkilimiz tescilini yaptırmış olduğu iş bu marka ile üretimini yapmak istediği parfümeri ürünleri için etiket, ambalaj ve uçan yağların temini ve tedariği için hazırlığına girmiş, bu teknik alt yapının da tamamlanması akabinde üretime başlandığını, Üretimine başlanılan iş bu ürünlerin 11 Mart 2020 günü Türkiye'de ilk covit-19 vakıasının tespit edilmesi ve pandemi sürecinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de sancılı şekilde geçmesi ve pek çok sektörün bundan ciddi manada etkilenmiş olması sebebiyle ve ayrıca piyasadaki süregelen arz-talep dengesinde pandemi kaynaklı değişiklikler olduğundan dolayı günün şartlarının davalının üreterek piyasada satmak istediği ve mahkemede bir numunesi sunulu esanslı/parfümlü kolonyalar ne yazık ki piyasada istenilen ilgiyi görmediğini, dönemin en yaygın satılan ürünleri limon kolonyası olması sebebi ile müvekkilinin ekte numunesi bulunan ürünlerin üretimine ara vermek durumunda kaldığını, Bu aşamada ise halihazırda elinde bulunan ürünleri ise ...'ta spot piyasada satarak eritmek istemiş ve bununla ilgili olarak da ... İsimli ... toptancılarından olan esnaf ile görüşerek peyderpey bu kişi üzerinden ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, buna dair davalı ile diğer tarafın ... Numaralı hattı arasında yapılan whatsapp görüşmelerine dair ekran resimleri dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı ayrıca telefonunda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, anılı mesajların bu itibarla hazırlanacak rapor ile de dosya arasına alınmasını talep ettiğini, Ayrıca, müvekkilininin "..." markasını kullandığına dair ve bu markalı ürünlerin satışını yaptığına dair adı geçenin tanıklığına da başvurulmasını talep ettiklerini, Yaklaşık 1,5 yıl bu işle ilgilenen davalının pandeminin de etkilerinin giderek azalması sebebi ile tescilini almış olduğu marka ile üretimine kaldığı yerden devam edebilmek ve bu alanda piyasada yer almak istemesinden dolayı 02.02.2022 yılında .... ŞTİ.'ni Firmasını kurduğunu, bilirkişi heyeti SMK 9/1'deki 'haklı sebep' kavramını eksik, hatalı ve dar yorumlayarak rapor tanzim edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 26.03.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1'inci maddesi ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, İcra ve İflas takipleri: 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmuş olup, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile de bu süreler 15 Haziran 2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatılmıştır. (4734 Sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç).Davalı vekili her ne kadar durma süresinin 5 yıllık kullanım süre sonuna eklenmesi gerektiğini, davanın 5 yıllık süre tamamlanmadan açıldığını ileri sürmüş ise de; Durdurma konusu sürelerin "Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler" gibi yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirildiği, itiraza konu sürenin niteliği farklı olduğu gibi 5 yıllık kullanım süre sonunun "sürelerin durma" tarihinin başlangıcına denk gelmediği gibi durma süresi içinde de kalmadığından uzamasının mümkün bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta ileri sürülen istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 9/1. maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlendiği, davalının ... numaralı "..." ibareli markasının 03. sınıf:"Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler(insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)." emtialarında 12/12/2017 tarihinde tescil edildiği, kullanmama nedeniyle iptal davasında ispat yükünün marka sahibi olan davalıda olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyet raporu ile markanın tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalının fiilen, ciddi olarak ve işlevine uygun şekilde gerçek bir marka kullanımının bulunmadığı tespit edildiği, sunulu raporun denetime elverişli olduğu, dosya kapsamında "ciddi kullanım" savunmasını ispata elverişli yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebini esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026